Uzun ve sağlıklı yaşamanın ilk koşulu sağlıklı ve bilinçli beslenmedir. Diyette yapılan hatalar pekçok hastalığın nedeni olabileceği gibi, doğru beslenme yine pekçok hastalığın tedavisinde vazgeçilmez bir unsurdur. Beslenmek ciddi bir iştir, bilinçli ve dengeli bir beslenme için bazı kurallara uymak gereklidir. Bu kurallara bir göz atalım:
1. Önce kendi bedenimizi tanıyalım. Kilomuz normal sınırlarda mı, günlük enerji ve besin gereksinimimimiz ne kadar, obezite, diyabet, hipertansiyon, lipidlerde yükseklik, kalp-damar hastalığı, osteoporoz, demir eksikli anemisi, tiroid hastalığı gibi hastalıklarımız var mı? Bütün bu soruların cevabını bulmak için önce bir hekime başvurmalı, sonra bir diyetisyene danışalım. 2. Gebelik ve süt verme durumlarında kalori ve besin gereksinimiminin artacağını unutmayalım. Ancak bu dönemlerde gerğinden fazla kilo almanın yarar değil zarar verdiğini gözardı etmeyelim. Annenin şişman olması verdiği sütün kalitesini arttırmaz. Önemli olan bu dönemde yeterli sıvı almak ve yüksek proteinli diyetle dengeli beslenmektir. 3. Büyüme çağındaki çocukların sağlıklı beslenmesine dikkat edelim. Okulda tükettikleri yiyecekleri kontrol edelim. 4. Yaşlıların dengeli beslenmesi en az çocuklar kadar önemlidir. Sıvı alımı yeterli olmayan yaşlıların kolayca hastalanacağını unutmayalım ve yakınımızdaki yaşlıların sağlıklı beslenmeleri konusunda yardımcı olalım. 5. Yiyecekler ile ilgili bilgi sahibi olalım. İçerdikleri kalori miktarını, besin değerini, tuz içeriğini, vitamin ve mineral miktarlarını bilelim. Alışveriş sırasında paketlerin üzerindeki besin değeri tablolarını okuyalım. Ve tabii ki son kullanma tarihine özellikle dikkat edelim. Yiyeceklerin saklanma kurallarına uygun olarak saklandığından emin olalım. Bilinçli bir tüketici olmamız gerektiğini ve bu şekilde süregelen pekçok hatayı düzeltebileceğimizi unutmayalım. 6. Bir beslenme günlüğü tutalım. Bu bize farkında olmadan yaptığımız hataları gösterecektir. Daha sonra bu günlüğü doktorumuz ve diyetisyenimizle tartışalım. 7. Yemeklerimizi daima sofrada yiyelim. Sofrada paylaşılan zamanlar büyük önem taşır. Çocuklarımızın beslenme alışkanlıklarının sofrada şekillendiğini unutmayalım. Anne ve babalarını model olarak benimseyen çocuklar ileri yaşlarında da evlerinde gördükleri gibi besleneceklerdir. Şişman çocuklar şişman erişkinler olacaktır! Bu sorumluluğumuzu gözardı etmeyelim. 8. Sofra kurallarına uyalım: a. Yemekleri tencere içinde masaya koymayalım. Yeterli miktarlarda tabağımıza alıp tencereyi mutfakta bırakalım. b. Çok büyük tabak seçmeyelim ve tabağımızı tamamen doldurmayalım. c. d. Yemeğe düşük kalorili gıdalarla başlayalım, örneğin salata ile. Yağlı yiyeceklerle başlarsak farkına varmadan aşırı miktarlarda tüketebiliriz, çünkü bu tür yiyeceklerin doyuruculuğu düşüktür, hatta iştahı açarlar. e. Ekmeği soframıza dilimleyerek ve gereken miktarlarda koyalım. f. Küçük lokmalar alalım, yavaş yiyelim, çok çiğneyelim. Böylece tokluk hissimiz artacak, sindirimimiz kolaylaşacaktır. g. Yemeğimizdeki fazla yağı yemeyelim, örneğin etin yağlı kısımlarını, tavuğun derisini ayıralım. h. Sofraya mayonez ve ketçap koymayalım. Eğer tüketmek istiyorsak az yağlı olanını tercih edelim ve az miktarlarda olmak üzere tabağımıza alalım. 9. Öğün sayısını arttıralım. Kahvaltı yemeye özen gösterelim. Akşam yemeğinde daha az yiyelim. Ara öğünleri ihmal etmeyelim. 10. Daha çok sebze ve meyve yiyelim. Lif, vitamin ve minerallerin ana kaynağı taze sebze ve meyvelerdir. Mandalina, portakal, domates, ıspanak gibi renkli meyve ve sebzeleri bol tüketelim. Bu tür besinlerdeki renk veren maddelerin sayısız yararları bulunur. İyice yıkanmış marul, soğan ve domatesli salata ve sebze yemeği soframızdan eksik olmasın. Günde 3-5 porsiyon sebze ve her öğünden sonra bir meyve yemeyi ihmal etmeyelim. 11. Daha az tuz daha az şeker kullanalım. 12. Yemekleri hazırlarken yağı gözkararı koymayalım, daima ölçerek ekleyelim. Sıvı yağların özellikle de zeytinyağının daha sağlıklı olduğunu ama kalori içeriğinin katı yağlardan farkı olmadığını unutmayalım. 13. Karbonhidratlı yiyecekleri günde 6-10 porsiyon tüketelim. Düşük glisemik indeksli karbonhidratların önemini unutmayalım ve lif açısından zengin tam buğday ununu ve esmer pirinci tercih edelim. Tahılların ve kurubaklagillerin çok yararlarını gözardı etmeyelim. 14. Yumurta önemli bir protein kaynağıdır. Anne adaylarının ve çocukların yumurta yemesi gerektiğini unutmayalım. 15. Daha fazla balık ve tavuk tüketelim. Haftada 3 kez balık yemek kalp damar hastalığından korunmamıza yardımcı olacaktır. Ancak balık, tavuk ve etleri pişirirken ilave yağ koymayalım ve ızgara yapalım. 16. Süt ve süt ürünleri kalsiyum başta olmak üzere minerallerden, vitaminlerden ve tabii ki proteinden zengindir. Kalsiyumun kemik ve diş sağlığı için önemini unutmayalım. Süt ürünlerini günde 3 porsiyon tüketmemiz gereklidir. Kilomuz fazlaysa düşük yağ içeren süt ve süt ürünlerini tercih edelim. 17. Lokantada yemek yerken taze olmasına dikkat edelim. Bütün gün açıkta ve ışığın altında beklemiş olan yemeklerin besin değerini yitirdiğini unutmayalım. Yiyeceklerin hijyenik koşullara uygun olarak hazırlandığından emin olalım. Pekçok enfeksiyon hastalığının ve zehirlenmelerin kaynağı kötü hazırlanmış yiyeceklerdir. Kızartma yerine ızgarayı tercih edelim, soslu ve kremalı yiyeceklerden sakınalım. Çocuk menüsü isteyelim, çünkü çocuklarımızın kalori gereksimini bizden azdır. Onların yeterli ve gerekli miktarlarda yeme alışkanlığını edinmelerini sağlamak bizim sorumluluğumuzdadır. 18. Okullarda beslenme eğitimi olması gereklidir. Bunun önemini ebeveynler olarak vurgulayalım ve toplumun bilinçlenmesine katkıda bulunalım. 19. Alkolün enerji içeriği yüksektir. Alkollü içeceklerden uzak duralım. Kadınlar için sınırın bir kadeh, erkekler için iki kadeh şarap olduğunu unutmayalım. Aç karnına fazla miktarda alkol alımı şeker düşüklüğüne yol açabilir. 20. Sigara sayısız riskleri ile yaşamı kısaltır ve yaşam kalitesini düşürür.
Prof. Dr. Zeynep Oşar Siva Acıbadem Maslak Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı www.acibadem.com.tr |