Dozunda kullanılan vitaminler, vücuttaki paslanmayı giderici etki yaparak en az 120 yıl yaşamayı vaat ediyor. Çünkü normal koşullarda bir insanın 120 yıl yaşayabileceği biliniyor. Başka bir deyişle biyolojik olarak 120 yaşına kadar yaşamak mümkün...
. Yaşlılığa nasıl “dur” der ve genç kalırız? Yediğiniz besinler zihin açıklığı, hareket rahatlığı için gereken enerjiyi sağlamalıdır. Kimyasal yollarla yetiştirilmedikleri sürece, çoğu sebze ve meyveyi soymanız gerekmez.
Vitaminler gibi sebzelerdeki besleyici maddelerin birçoğu kabukta ya da kabuk yakınında ve çekirdeklerde bulunur. Dozunda kullanılan vitaminler, vücuttaki paslanmayı giderici etki yaparak en az 120 yıl yaşamayı vaat ediyor.
Çünkü normal koşullarda bir insanın 120 yıl yaşayabileceği biliniyor. Başka bir deyişle biyolojik olarak 120 yaşına kadar yaşamak mümkündür.
Antioksidan nedir? Yaşamımız boyunca mükemmel işleyişine akıl sır erdiremediğimiz vücudumuz belli bir yaştan sonra bizlere ihanet eder ve toksik maddeler, cildin kollajen tabakasını tahrip eden serbest radikaller ve karbonmonoksit gibi zararlı gazlar oluşturarak yaşlanma sürecini başlatır.
Bitkilerdeki bazı vitaminlerin bu süreci azaltıcı etkisi vardır. Bir nevi vücuttaki paslanmayı giderirler. Hakkında uzun süredir araştırmalar yapılan, kongreler düzenlenen söz konusu vitaminler, geçtiğimiz yıllarda bir başlık altında toplanmış ve antioksidan adını almıştır.
ANTİOKSİDANLARIN ETKİLERİ
Vücudumuzun kendini tahrip etme özelliği olduğu gibi savunma mekanizmasından ileri gelen tedavi özelliği de vardır. Bunu daha da pekiştiren ve dirençli olmamızı sağlayan besinler, bileşimindeki paslanmayı önleyici maddelerle serbest radikallerin ve toksinlerin oluşumunu engeller ve yaşlanmayı yavaşlatır. Daha da önemlisi başta kanser olmak üzere birçok hastalığın oluşumunu engeller.
Antioksidanlar nelerde bulunur? Belirttiğimiz gibi A, C ve E vitaminlerinde, magnezyum, selenyum, çinko bulunan antioksidanları şöyle gruplandırabiliriz.
A vitamini: A vitamini cilt ve göz sağlığı için önemlidir. Mukoza zarlarının sağlıklı bakımı için yararlıdır. Tüm sarı çiçeklerde, meyveler ve sebzelerde bulunur. Kayısı, koyu renkli yapraklı bitkiler, ıspanak, havuç, kabak, balkabağı, mısır A vitamini kaynaklarıdır.
C vitamini: C vitamini doku tamiri ve kollajen oluşumunda yer alır. Antioksidan etki gösterir. Sağlıklı diş, diş eti ve kemikler için gereklidir. C vitaminin vücudun demir emilimine yardımcı olduğu biliniyor. C vitamini vücutta depolanmadığından düzenli olarak alınması gerekir. Ayrıca, C vitamini bağışıklık sistemi ve vücut direncini artırır. Turunçgiller, narenciyeler, çilek, brokoli, lahana, patates, kuşburnu, maydanoz ve çok sayıda meyve ve sebzede bulunur.
E vitamini: Bitkisel sıvı yağlarda vardır. E vitamini temel hücresel bileşenleri koruyan bir antioksidandır. Sağlıklı vücut ve immün sistemi için gereklidir. E vitamininin selenyum ile birlikte alınması tavsiye edilir. Bu durumda koruyucu etkisi daha da artmaktadır. Bu yağda çözünen vitamin, hem hücre zarlarını koruma yolunda bedenin temel maddelerinden, hem de kansere ve enfeksiyona karşı güçlü bir bağışıklık yanıtı verebilmek için gerekli temel besinlerden biri. Kuruyemişler, bazı bitkisel yağlar ve lifli yeşil besinler.
Çinko: Bu eser element, genellikle geçici bir vitamin destek hapı olarak tavsiye ediliyor (günde 30-60 miligram). Ama kesinlikle rutin olarak, hele de tek başına, asla kullanılmamalı. Selenyum gibi çinko da bağışıklık sistemini birçok bakımdan destekliyor ve yetersizliği de, insanı potansiyel olarak, bazı belirli kanserlere karşı daha savunmasız yapabiliyor. Çinko eksikliği, koku-tat hissi kaybı, tırnaklarda incelme ve beyaz lekeler, akne, yorgunluk, gelişme bozukluğu, yara iyileşmesinden gecikme, saç dökülmesi, cinsellikte gelişim bozukluğu, gece görme bozukluğu, sık sık tekrarlayan enfeksiyonlar, kısırlık, hafıza kaybı gibi pek çok rahatsızlığın ortaya çıkmasına neden olur.
Selenyum: Hücreleri korur, doğal bir antioksidandır ve vücut direncini artırır. Son yıllarda pek çok kanser türünün engellenmesinde etkisi olduğu üzerinde duruluyor. Selenyum ve vitamin E, kalp ve karaciğer fonksiyonlarının sağlıklı çalışması için gereklidir. Selenyum miktarına bağlı olarak et ve hububatlarda bulunur. Bira mayası, tavuk, süt, deniz ürünleri, brokoli, sebzeler, kabuklu yemişler, meyveler, sarımsak, tahıl ürünleri ve soğan başlıca selenyum kaynaklarıdır.
Selenyum eksikliğinin kalp hastalığı, gelişim bozukluğu, enfeksiyonlarda artış, karaciğer bozukluğu, pankreas yetersizliği, kısırlık, kolesterol düzeyinde artış gibi rahatsızlıklarla birlikte bağışıklık sisteminin zayıflamasına, bunun sonucunda da kanser oluşumunu kolaylaştırdığına dair bilgiler var.
Magnezyum: Hücre büyümesi ve onarımı için gerekli bir antiasittir. Vücut bezlerinin sağlıklı büyümesini sağlar ve merkezi sinir sistemini düzenler.
Bütün bedensel etkinliklerin yüzde 80’i ile ilgilidir. Kas kramplarını önler ve azaltır. Düzenli olarak kullanımında adale kasılmalırını sınırladığı gösterilmiştir. Deniz yiyecekleri, kabuklu yemişler, incir, hurma, soya fasulyesi, karahindiba, yulaf, maydanoz ve ıspanakta mevcuttur.
GÜZELLİĞİMİZİ KORUMAK İÇİN: E VİTAMİNİ
Uzmanlar canlı, parlak, ışıl ışıl bir cilt için E vitaminine gereksinim olduğunda hemfikirler. Bunun bilincinde olan kozmetik firmaları da zaten bu vitaminden çokça yararlanıyor. Hemen hemen her bakım kreminin içeriğinde yer alan E vitamini, cildin en alt hücrelerine kadar nüfuz ederek erken yaşlanmayı önleyici, parlaklaştırıcı ve canlandırıcı bir etki yapıyor.
Ne kadar alınmalı? Uzmanlar her gün alınan sebze ve meyvelerin günlük söz konusu olan antioksidan ihtiyacını karşılamadığında hemfikir. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, vitaminden zengin sebze ve meyvelerden günde en az üç-beş öğün yemek gerekiyor. Antioksidan besinler, Beta karoten (Vitamin A), vitamin C, vitamin E, selenyum ve manganez içerir.
Beta karoten, oksijen molekülünden serbest radikallerin oluşumunu önler. Yağda çözünen vitamin E antioksidan bir enzim gibi çalışıp hücre zarının parçalanmasına engel olur.
Selenyum, peroksit olarak isimlendirilen serbest radikalleri çoklu-doymamış yağlara dönüştüren ve antioksidan etkili bir enzimdir.
Suda çözünen vitamin C, hücrelerdeki zararlı reaksiyonların oluşmasını engeller.
Saç dökülmesi nasıl önlenir? Saç dökülmesi ve enfeksiyonlara dayanıksızlıkta doktor kontrolünde çinko almak gerekmektedir. Bağışıklık sisteminin düzenli çalışabilmesi için bol çinkoya ihtiyaç vardır. Çinko 100’den fazla enzimin çalışmasına yardımcı oluyor.
Erkeklerin günde 15 mg, kadınların ise 12 mg çinko almaları yeterli olmaktadır. Çinko karaciğer, yumurta, hindi, yoğurt, ayçekirdeği, fasulye ve brokolide bulunur.
Dr. Hüseyin Nazlıkul www.huseyinnazlikul.com |