Sık Kullanılanlara Ekle · Anasayfam Yap ·  Üye Girişi · Yeni Üye  
Dr. Hüseyin NAZLIKUL

 
Az Ye, Çok Yaşa
07.11.2010 - 342 defa okundu.

Günlük kalori miktarını kısarak yaşam süresini uzatmak mümkün. Bilim adamları açlık çekmeden yemekten uzak durmanın  yollarını arıyor.

Çinlilerin bundan 3000 yıl önce söyledikleri bir atasözü günümüzde daha bir anlam kazanıyor: Akşam yemeğini düşmanına bırak. Buna benzer bir de Alman atasözü vardır: Sabahları kral, öğlenleri işçi ve akşamları dilenci gibi beslen.

Akşamları çok fazla yemek yiyen insanlar, önce akşamları, daha sonraları gün içinde ve en sonunda hayatları boyunca rahatsızlanmakta ve sahip oldukları bu hastalıkların hayatlarını çekilmez hale getirdiklerini kendileri de görmekte ve duruma şaşırıp kalmaktadırlar.

Geçmiş binlerce yıl incelenecek olursa, günümüzde olduğu kadar çok ve çeşitli yiyecek insanlığın kullanımına sunulmamıştı. Evrimsel açıdan insan vücudu, aç kalmaya göre koordine edilmiştir. Sürekli besin bulamayan insan, besinde uzak kaldığından kendini kontrol edip kalori harcamasını sınırlıyordu.

Evrim sürecini incelediğimizde insanların sürekli ve düzenli gıda bulmaktan zorlandıkları için, beden aç kalmaya ve hatta bazen sağlık orucu yaptıklarına tanık oluyoruz. Son birkaç yüz yıla bakıldığında, hiçbir zaman diliminde insanların gıda tüketimi bu kadar fazla olmamıştır.

Günümüz insanın beslenme koşulları, insanın o bilindik sistemine yabancıdır.  Bu şekilde yanlış beslenen insanın medeniyetin getirmiş olduğu hastalıklara karşı neden bu kadar hazırlıksız ve savunmasız olduğunun göstergesidir.

Geçmiş yıllarda, hiçbir zaman insan bedeninde günümüzde olduğu kadar yüksek kolestrol değerlerine rastlanmamıştır. İnsanların hiçbir zaman kan damarlarını böylesine daraltacak  ve yoğun  miktarda lipid (yağ ve türevlerini) içeren besinleri almalarını sağlayan yiyecekleri yoktu.

Doğanın, damar hastalıklarını (dolaşım bozukluklarını) tedavi etmekle ilgili hiçbir zaman kaygısı olmamıştı. Geçmiş yıllarda, tıkalı kalp damarlarını açabilmek için vücudumuzun hormon salgılamasına hiç gerek duyulmamıştı.

Günümüz insanının ise, kendi vücudunun salgıladığı bu hormona daha önce hiç ihtiyacının olmadığı kadar ihtiyacı bulunmaktadır. Geçmiş yıllarda  insan vücudunun üretmediği bu hormon, gelecek yıllarda artan ihtiyacımızı karşılayamayacak ve insanın kendi vücudunun, ihtiyacını karşılama yetersizliği sebebiyle ilaç endüstrisi bu hormonu yapay olarak üretmek zorunda kalacaktır.

Akşamları yemek yememenin yani akşam yemeğini iptal etmenin insanı hayrete düşürecek kadar hızlı ve belirgin etkileri vardır. Deneme amacıyla bir gün içerisinde sadece öğlen yemeği yemek ve günün geri kısmında besin alımından kaçınıp, akşam yemeğini iptal etmek herkes için denemeye değer.

Akşam yemeği yememiş olmanın sonuçlarını ertesi gün yatağınızdan kalkıp, ayna karşısına geçtiğiniz zaman şaşırarak görebilirsiniz. Yüzünüz diri ve dinçtir. Deriniz pürüzsüz ve parlaktır. Ve tabi deriniz lekesiz ve rengi kusursuzdur.

Sabahları aynada yepyeni ve diri bir yüz görebilmek için,  bir kez olsun akşam yemeğinden vazgeçme konseptini denemeye değer.  Ayrıca yapacağınız bu deney tamamen  tehlikesiz ve yan etkisizdir.

KALORİ AZALTMANIN KANITLANMIŞ BİYOLOJİK FAYDALARI


    Serbest radikallerin azlığı
    Kanser riskinin azalması
    Bağışıklık sisteminin güçlenmesi
    Kaliteli uyku
    Kronik yorgunluğun olmaması
    Kaliteli protein oluşumu ve tüketimi
    Strese karşı daha dayanaklıkta artış

Şüphesiz mükemmel bir sağlık kaynağı olan akşam yemeğini iptal etme konsepti çeşitli problemler de doğurabilir çünkü insan vücudu alışkanlıklarına önceden tahmin edilemeyen oranda bağlıdır.

Öğünler arasında hissedilen bu açlık hissi, sıcak bitki çayı ile bastırılabilir. Akşamları sıcak bitki çayı içme stratejisi denenmiş ve oldukça şaşırtıcı başarılar elde edilmiştir.
Sıvı alımı sayesinde mide şişirilmiş, sıvının sıcaklığı midede dinlendirici bir etki sağlamış ve böylelikle açlık hissi oluşması için gerekli sinyallerin, beyne gitmesi önlenmiştir.

Kaliteli yaşam süresini uzatmanın yüzde 100 tek etkili yöntemi, akşam yemeği iptal konseptini kabul etmek ve akşamları kalori alımından vazgeçmektir.

Her insan vücudunda kötü huylu hücreler taşımaktadır. Çoğunlukla bu kötü huylu hücreler vücudumuzun immün sistemi tarafından tanınmakta ve yakalanıp yok edilmektedir. Fakat bazen bu kötü huylu hücreler herhangi sağlıklı bir hücrenin içine saklanmakta ve yıllar boyunca tanınmadan ve vücutta herhangi bir etki göstermeden yaşamaktadırlar.

Nedensiz veya bazen önemsiz bir sebeple, örneğin çok sigara içmek veya güneşte kalmak gibi nedenlerle bu kötü yapılı hücreler mobilize olurlar ve bugün bilimsel açıdan tam olarak açıklanamamış sebeplerle, durdurulamayan hızlı bir çoğalma gösterirler. Aslında kanser, birdenbire ortaya çıkan ve durdurulamayan bir hücre büyümesidir.

İlginç bir hedef seçicilik ile  organizmamız besinsiz kaldığında ilk önce kanser hücrelerine giden besinleri engeller. Bilim bu programlanmış hücre ölümünün adına “apoptoz”   demiştir.

Büyüme hormonu gün içinde hipofizden farklı yoğunlukta sentezlenir. Gece yarısından hemen sonra vücudumuz  çok yüksek oranda büyüme hormonunu serbest bırakır. Bu potansiyel ile vücudumuzun ihtiyacı olan bütün onarımlar gerçekleşir ve böylece vücudumuz gelecek güne hazırlanmış olur.

Herkesin bildiği genel bilginin aksine, boş mide ile uyumak,   dolu mide ile uyumaktan daha iyidir. Boş mide ile uyumak kaliteli uyku için gereklidir.

Anti-aging stratejileri her zaman olmamakla birlikte, aslında eksiltme terapileridir. Bu stratejiler sayesinde, vücudumuza ait  hormonların, düzenli olarak salınması  sağlanabilir. En azından, vücudumuz için çok önemli yer tutan büyüme hormonu ve melotonln gibi moleküllerin bilimsel olarak da açıklandığı gibi, sadece akşam yemeklerini azaltarak  daha fazla üretilmesi sağlanabilir. Böylece sentetik olarak üretilen bu maddelere ihtiyaç duyulmadan gençleşmek ve hayatı uzatmak mümkün olabilir.

Akşam yemeğini iptal konseptinin en büyük karşıtı çalışma hayatıdır. Aynı aileye ait ferdler gün içinde çalışmakta ve ancak ortak yenen akşam yemeğinde bir araya gelebilmektedirler.

Daha uzun yaşamayı istemenin elbette ki bir bedeli vardır. Sağlıklı yaşamanın bedelini ödemek ya da ödememek kişinin kendi iradesine kalmıştır.

Kanıtlanmış diğer bir deneyim ise, sabahları ve öğlenleri yeterli miktarda yemek yiyen kişilerin, kısa sürede akşam yemeğinden vazgeçebildikleri ve vücutlarının da bu yeni yemek yeme düzenine alışıp, midenin beyne açlık sinyali göndermediği yönündedir.

Bunların sonucunda, bağışıklık sistemi (immün sistem)  güçlenmiş ve  vücudun genel durumu iyileşmiştir. Akşam yemeğini iptal etme konsepti ile vücudumuz kendini tamamen yenilemiş olur.

YEMEK VE SERBEST RADİKALLER

Biyolojik yaşam aslında elektroniktir. Kas hareketlerinden, çok boyutlu düşünmeye kadar,  biyolojik yaşamın bir çok reaksiyonu bu elektroniğin sonucudur. Bütün kimyasal reaksiyonların oluşumunu sağlayan, elektronların sarkaç hareketidir. Bu da yaşamın temelidir. Sarkaç hareketinin yanı sıra elektronların gidip gelme hareketi de enerjiye gereksinim duyar.

Yaşamda varoluş döngüsü inanılmazdır. Oksijen, elektronları koparıp kendine çeker. Bu sıçrama sırasında,  sayısız bileşiğin oluşabilmesi için gerekli enerji açığa çıkar. Oksijen, bu oluşmuş bileşiklerden elektronları tekrar kendine çekerek yeni bir enerji yaratabilir.

Bilindiği gibi dünyada her harekette sürtünme nedeni ile  enerji kayıpları söz konusu olduğundan, sonsuz bir hareket mümkün değildir. Elbette ki bu enerji kaybının dışarıdan takviyesi gereklidir. Oksijenin kendine çektiği elektronları, vücudumuz basitçe aldığı besinler ile kazanır.

Vücudumuza girmiş olan besinler, elektron sıçramasını gerçekleştirecek gücü kazanana kadar, bir çok defa yapısal fazlarına ayrıştırılırlar. Bu ayrışma esnasında, besinlerden ilk önce hidrojen oluşur. Hidrojen, oksijene bağlanarak suyu oluştururken enerji açığa çıkar.

“AKŞAM YEMEĞİNİ DÜŞMANLARINA BIRAK”

İnsanlık Çin’le ilgili olarak bir çok şey söyleyebilir, ancak  kesinlikle  Çin tıbbıyla alay etmemeli, hafife almamalıdır.  Çünkü Çin kültüründe insanlıkla ilgili muhteşem bilgi hazineleri bulunmaktadır. Bu bilgi hazineleri, Avrupalı doğa bilimciler tarafından yıllarca göz ardı edilmiştir.  Çin, bu kaynaklar açısından  hürmet ve saygıyla değerlendirilmesi gereken, derin bir kaya niteliğindedir.

Dr. Hüseyin NAZLIKUL

www.hüseyinnazlıkul.com

KONUYLA İLGİLİ DİĞER BAŞLIKLAR

Soğuk Havalara Özel Beslenme

Bağışıklık Sistemini Güçlendiren Besinler

Obezitede Tedavi Yöntemleri

Obezitede Cerrahi Tedavi

« Geri

Diğer Yazıları

Kronik Yorgunluk
Uykunun Önemi Nedir?
Sigara Bağımlılığı
Ekolojik Tarım
Ozon Tedavisi Nedir?
Detoks Tedavisi
Antioksidanların Önemi
Biyolojik Saat Nedir?
Stresi Nasıl Yenersiniz?
Neden Yaşlanıyoruz?
Sağlık Orucu
Yorum Ekle
  Adım, Soyadım Görünsün   Rumuzum Görünsün
Mesaj :
Güvenlik Kodu :
 

Yorum yapabilmek için üye girişi yapınız. Üye değilseniz üye olmak için tıklayınız.

Köşe Yazısı
Alo 184! Fenerbahçe Tribünleri`nde Sigara İçiliyor!
Esra KAZANCIBAŞI
Tüm Yazılar
Online Randevu
Kriterleri seçin, hastanelerden online randevu alın.
Şehir
 Devlet   Üniversite   Özel
Acil Sağlık
Nöbetçi Eczaneler
Ambulanslar
Kan Merkezleri
Acil Servisler
Sağlık Tedarikçileri
Evde Sağlık Hizmeti
İlk Yardım Rehberi
Alo Sağlık
Hastaneler
Sağlık ocakları
Ana çocuk sağlığı merkezleri
Tahlil laboratuvarları
Görüntüleme merkezleri
Sağlık sigorta şirketleri
İlaç firmaları
Yaşlı bakım evleri
Bakım ve rehabilitasyon merkezleri
Diyaliz merkezleri
Kanser tedavi merkezleri
Ağız ve diş sağlığı merkezleri
Sorun Doktorunuz Yanıtlasın
Sağlıkla ilgili merak ettiğiniz ne varsa, bize yazın. Uzman doktorlar yanıtlasın. »
Detay için tıklayınız
Doktorlarla Canlı Sohbet
Şuan online doktorumuz yok. »
"Sorun Doktorunuz Yanıtlasın" bölümünden bize ulaşabilirsiniz.
Sağlık Kitapları
Haftanın Kitabı

"Beyaz Önlük Siyah Şapka"
-Carl Elliott
Önceki Kitaplar
Haftanın Söyleşisi
Erhan Yazıcıoğlu: Umudunuzu Yitirmeyin Kanseri Yenin
Tiroit ameliyatı sonrasında ses telinin zarar görmesi nedeniyle sesini kaybeden tiyatro sanatçısı ...
Tüm Söyleşiler
Videolar
Çift Terapisi - Çiğdem Demirsoy
 Medikal Ödül - 2
 Medikal Ödül - 1
 İstanbul`da Organ Bağışı Artıyor
Anket
Aile hekimliği uygulamasından memnun musunuz?
Evet, memnunum
Hayır, memnun değilim
Kararsız

Ankete katılmak için lütfen giriş yapınız. Giriş için tıklayınız.

Önceki Anketler
Sağlık Yönetimi
 Sağlık İletişimi
 Sağlıkta Kalite
 Sağlık Ekonomisi
 Sağlık Yönetimi
 Sağlık Hukuku
 Sağlıkta Kalite
 Yasa ve Yönetmelikler
Künye | Danışma Kurulu | Üyelik | Reklam | Gizlilik | Yasal Uyarı | İletişim Bilgileri
Copyright 2011 Sagligimicinhersey.com | Tüm Hakları Saklıdır. | Web Tasarım ve Programlama Grimor

Valid XHTML 1.0 Transitional