Sebze ve meyve yedikten hemen sonra ortaya çıkan ağız ve boğazla ilgili belirtiler Ağız Allerji Sendromu (AAS) olarak isimlendirilir.
AAS, dudak, dil ve yanak mukozasının sızlaması ve kaşınmasıyla başlar. Hastaların %50’sinde dudaklar şişer. Bir çok hastada boğazda da kaşıntı, sızlanma ve sertlik hissi vardır. Bazen, yüzde kızarma, yanak mukozasında kabarcıklar da görülebilir.
AAS’ a neden olan meyve ve sebzelerin başlıcaları elma, fındık, havuç, fıstık, ceviz, patates, domates, salatalık, kavun, karpuz, muz, armut ve şeftalidir.
Belirtiler, meyve veya sebzeyi yedikten 5 dakika sonra görülmeye başlar ve 30 dakika içinde de tüm belirtiler ortaya çıkmış olur. Çok nadir de olsa, belirtilerin 90 dakika sonra da başlayabileceği bildirilmiştir. Belirtiler, başladıktan 30-90 dakika sonra da tamamen kaybolur.
AAS’ ın belirtileri sadece polen mevsimi görülebileceği gibi, çoğu hastada tüm yıl boyunca da vardır. AAS’ ın genel popülasyondaki görülme sıklığı hakkında güvenilir bir veri yoktur, fakat besin alerjisi olanların %85 kadarında, polen alerjisi olanların ise %6 kadarında görülebileceği bildirilmiştir. Belirtiler, hastaların 2/3’ ünde 2-12 yaş arasında ortaya çıkar.
Hastaların 1/3’ ünde, AAS’ ı takiben ürtiker, mide-barsak sistemi alerjileri ve saman nezlesi... gibi yiyecek alerjilerinin diğer şekilleri de meydana gelir.
AAS’ lıların %80’ e yakınında astım veya alerjik nezle vardır ve bunların da hemen hemen tamamına yakınında polen alerjisi bulunur.
AAS’ IN TANISI
AAS’ ın kesin tanısı için, şüpheli besin ile provokasyon testlerinin yapılması gerekir, ama bunun uygulanmasında çeşitli güçlükler vardır: • Yiyecek maddesinin koku ve tadını maskelemek zordur ve bu işlemde aşırıya kaçıldığında da, yiyeceğin konsantrasyonu her hangi bir reaksiyona yol açmayacak çok düşük düzeylere inebilir. • Maskeleme işlemi yiyeceğin alerjenisitesini bozabilir. • Kapsül içindeki yiyecek ağza yeterince temas etmediğinde her hangi bir belirti oluşmayabilir.
Bu nedenlerden dolayı, AAS tanısı çoğu zaman hastanın bildirdiği belirtilere dayanır. Tipik AAS belirtileri olan bir kişide, o yiyeceğe karşı pozitif deri testi veya kanda IgE yüksekliği olması tanı için yeterlidir. Ticari yiyecek ekstreleri yerine taze meyve ile yapılacak testler daha duyarlıdır.
AAS’ IN OLUŞUMU
AAS semptomlarının ortaya çıkabilmesi için, hastanın o maddeye karşı daha önce duyarlılık kazanmış olması gerekir. Buna sensitizasyon, yani duyarlılaşma diyoruz.
Duyarlılaşma üç şekilde meydana gelebilir: • Hasta şüphe edilen yiyecekle daha önce karşılaşmıştır. • Hasta şüphe edilen yiyecekle çapraz reaksiyon gösteren bir yiyecekle karşılaşmıştır. • Hasta şüphe edilen yiyecekle çapraz reaksiyon gösteren bir polenle karşılaşmıştır.
Bunlar içinde en geçerli olanının sonuncu mekanizma olduğu düşünülmektedir, çünkü AAS çoğu zaman solunumsal bir alerjiyle (allerjik rinit veya astım) birlikte olduğu gibi, polenler AAS’ a neden olan yiyeceklerle çapraz-reaksiyon gösterirler.
AAS’ lı hastalarda belirtilere neden olan yiyeceğe karşı oluşmuş olan IgE’ ler saptanır.
TEDAVİ
Tedavi gayet basittir ve semptomlara neden olan sebze veya meyvenin yenmemesinden ibarettir. Bazı hastalarda polenlere karşı yapılan immunoterapi ile AAS’ ın gerileyebileceği belirlenmiştir, fakat yiyeceklere karşı imunoterapinin hiçbir yararı yoktur. Kaşıntılar için antihistaminikler verilir. Solunumu etkileyen yutak ödemi gelişenlere adrenalin uygulanmalıdır.
Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta Göğüs Hastalıkları Uzmanı www.ahmetrasimkucukusta.com |