Çocuklarda, yemek borusu yanığı sıklıkla mutfaklarda kireç çözücü olarak kullanılan asit içerikli temizlik maddeleri, yağ çözücü olarak kullanılan ve kuvvetli alkali (bazik) olan temizlik maddeleri, çamaşır suları ve diğer bazı deterjan tipi temizlik maddelerinin yanlışlıkla ve az miktarlarda alınması ile ortaya çıkar. Özellikle alkali (bazik) sıvı yağ çözücüler ve katı lavabo açıcılar yemek borusunda çok ciddi yanıklara ve yaralanmalara neden olabilir. Çamaşır suyu ve diğer bazı temizlik deterjanları nispeten daha az zararlı olmaktadır.
Ağıza alınan ve yutulan, genellikle sıvı niteliğindeki bu alkali maddeler yemek borusunda tam tabaka ve çepeçevre yanıklara neden olurlar. Genelde yutulan bu maddeler kaza sonucu ve az miktardadır. En çok etkilenen bölüm ise yemek borusunun ilk kısımlarıdır.
Kostik maddenin alınmasından sonra, erken dönemde hiçbir belirti olmayabileceği gibi, çocuğun tükürüğünü yutamaması, ağız içinde yanık yaraları, hatta solunum sıkıntısı bile izlenebilir. Ana belirti ağız içi yanık yaralarının var oluşu ve tükürüğün yutulamamasıdır. Ancak bu belirtilerin olmaması yemek borusunda yanık olmayacağı anlamına gelmez. Bu yüzden hikayesinde kostik madde alımı olan her hastada aksi ispat edilene kadar yanık var muamelesi yapılır.
Kostik madde içtiği belirlelen hastada, aile bireylerinin yapması gereken en önemli şeyler; hastanın kesinlikle kusturulmaması ve ağızdan herhangi bir şey verilmemesidir. En kısa zamanda hasta bir çocuk cerrahisi merkezine ulaştırılmalıdır. Bu aşamadan sonra ise ilk yapılması gereken bu merkezde hastanın solunum ve dolaşım fonksiyonlarının normalleştirilmesidir. Hastalara kesinlikle mide yıkama girişimi, kusturma ve mide sondası takma işlemi yapılmaz.
Yanığın varlığı sadece yemek borusuna optik bir cihazla (özofagoskopi) bakmakla anlaşılır. Ağız içinde yanık oluşu yemek borusunda yanık olacağı anlamına gelmediği gibi, ağız içinde yanık olmaması yemek borusunda yanık olmayacağı anlamına da gelmez. Bu yüzden en erken sürede, tercihan ilk 48 saat içinde yemek borusuna optik bir cihazla (özofagoskopi) bakılıp, yanığın derecesi ve genişliği hakkında bilgi elde edilir.
Yapılan inceleme sonrası yanığın derinliği ve genişliği hakkında bilgi elde edildikten sonra uygun sıvı, antibiyotik ve ilaç tedavisi başlanır. Tükürüğünü yutan hastada ise aktif dönem geçince ağızdan sulu gıdalar verilmeye başlanır. Bazı vakalarda oluşan yanığın daha sonra sebep olabileceği darlığın önlenmesi için yemek borusu içine kalıp uygulanabilir. Yanık sonrası yemek borusunda oluşabilecek en ciddi komplikasyon darlıktır. Darlığın varlığı 3. haftada çekilen ilaçlı bir yemek borusu filmi ile saptanır. Daha sonra darlığın durumuna göre çeşitli yöntemleri olan genişletme tedavisi (dilatasyon) başlanır. Bazı vakalarda bu genişletme tedavileri aylarca hatta yıllarca sürebilir. Ağır yanık sonrası yemek borusunun büyük bir kısmı etkilenmişse yapılacak tedavi yemek borusu fonksiyonunu görecek bir organın transfer edilmedir. Bunun için mide, ince barsak ve kalın barsak kullanılır. Bu bahsedilen ameliyatlar oldukça meşakkatli ve komplikasyon oranı yüksek ameliyatlardır.
Anlık bir ihmal sonucu oluşan kostik madde içimine bağlı yemek borusu yanıkları, yıllarca süren genişletme tedavilerine, ağır cerrahi müdehalelere hatta çocuğun kaybedilmesine bile neden olabilmektedir. Burada aile bireylerine bu ihmalin önlenmesinde fazlaca iş düşmektedir.
Doç. Dr. Salih Somuncu Hisar Intercontinental Hospital Çocuk Cerrahisi ve Çocuk Ürolojisi Bölümü Kaynak: Hisar Intercontinental Hospital web sitesi (www.hisarhospital.com) |