Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Nöroloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yüksel Yılmaz, İstanbul gibi yüksek ölçüde kentleşmiş şehirlerde doğan ve büyüyen bebeklerin beyin sağlığının ciddi derecede zarar gördüğünü söyledi.
11.Ulusal Çocuk Nörolojisi Kongresi’nde kent yaşamının bebek ve çocukların beyin sağlıklarına etkisi tartışıldı. Kongrede konuşan Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Nöroloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yüksel Yılmaz, büyük şehirlerde yaşayan pek çok bebek ve çocuğun kentin zararlı uyaranlarına yoğun bir şekilde maruz kalarak büyüdüklerini söyledi. Prof. Dr. Yılmaz, bu yüzden kentli bebek ve çocukların beyinlerinin sağlıklı gelişim gösteremediğini belirtti.
ÇOCUKLARDA MİGREN ARTIYOR Kent yaşamının bebek ve çocuk beynine etkisi konusunda Romanya`da bir grup çocuk üzerinde yapılan araştırmadan örnekler veren Prof. Dr. Yılmaz, araştırmada yeterli sosyal uyaran alamayan bebeklerin beyinlerin bazı bölümlerinin gelişmediğinin ortaya konulduğunu belirtti. Yeterli uyaranları alamadığı için beyinlerin sağlıklı gelişmediği saptanan kentli çocukların ileriki yaşamlarında bu durumun olumsuz etkilerini hissedeceklerini belirten Prof. Dr. Yılmaz, şu bilgileri verdi:
“Dünyada çocuk migren sıklığı her geçen gün artıyor. Çünkü çocuklar da stresini atamıyor. Sosyal uyaranların eksik olması çocukların zihinsel yeteneklerinin azaldığını da gösteriyor. Çünkü çocuklar sürekli ses, gürültü, egzost dumanı, radyasyon gibi uygunsuz uyaranlara maruz kalıyor. Gezmek için bile evden çıkıldığında bu uyaranların çok olduğu alışveriş merkezlerine gidiliyor. Çocuk, bizzat bedeniyle, beyni ve duygularıyla içinde olacağı bir oyun yerine bilgisayar oyunlarıyla oynuyor. Anne, baba, kardeş, akraba gibi insan ilişkileri azalıyor. Tüm bunlar bir araya gelince bebek ve çocukların zihinsel ve ruhsal gelişimleri ciddi boyutlarda zarar görüyor.”
Bebeklerin beyin gelişiminin bedensel gelişimleri kadar önemli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Yüksel Yılmaz, “Beynin gelişmesi için vitaminler ve besinler kadar hatta belki de daha fazla sosyal ilişkiler önemli. Çünkü sinir sistemi için en güzel uyaran sosyal ilişkilerdir” diye konuştu.
GÜVENSİZLİK ŞİDDETİ GETİRİYOR! Kongrede konuşan Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Kültegin Ögel ise, kentli çocuğun en önemli sorununun güven duygusundan yoksunluk olduğunu belirtti. Doç. Dr. Ögel şunları söyledi:
“Köyde iki yaşındaki çocuğu bile dışarıda görebilirsiniz. Annesi başına bir şey gelmeyeceğini, bir tehlike olsa bile etraftakilerin onu koruyacağını bilir. Kentli anne ise çevreye güvenemediği için okula bile çocuğunu kendisi götürüyor. Çocuklarda 10 yaşına kadar güven duygusu çok önemlidir. Kentli çocuklar güven duygusundan mahrum büyüyorlar. Bu duygunun eksik olması da büyüdüğünde şüpheci bir kişiliğe sahip olmasına sebep oluyor. Bu da şiddeti getiriyor. Kendisi zarar görmemek için gerektiğinde şiddet uygulayabiliyor. Dünyada artık okul çağındaki çocukların vahşi cinayetler işlediklerini görmeye başladık.”
|