Sık Kullanılanlara Ekle · Anasayfam Yap ·  Üye Girişi · Yeni Üye
   Kadın Sağlığı · Erkek Sağlığı · Çocuk Sağlığı · Tüp Bebek / Kısırlık · Göz Sağlığı · Kalp-Damar Hastalıkları · Kanser · Tüm Kategoriler >
İlgili Resimler
 
Arkadaşına Gönder
Yorumları Oku/Yaz
Facebook'ta Paylaş
Twitter'da paylaş
 
 
Çocuğa Ölümü Anlatmak
17.02.2009 - 412 defa okundu.

Çocukların yaşları ne olursa olsun ölümle karşılaşmaları kaçınılmazdır. Ölümü algılamaları ve verdikleri yanıtlar içinde bulundukları takvim yaşına, gelişim düzeyine göre farklılık gösterir. Her gelişim aşamasında ölümü algılamaları farklı olacağı gibi verecekleri yanıtlar da farklı olacaktır. Bilişsel olgunlukları ölüme verilen yanıtları belirler.

Ölümle karşılaşan çocuğa ölümü anlatmaktan çok onu algılamasına yardımcı olmak ve ölümün yarattığı kaybı göğüslemesinde yardımcı olmak çevresindeki yakınları için önemlidir. Bu yardımı çocuğun ve özellikle ailesinin karşılaştığı ya da yaşamakta oldukları gerginlikleri karşılama becerileri önemli oranda belirler.

İlk 3 yaş içinde ölüm kavramından söz etmek imkansız

Kabaca ilk 3 (üç) yaş içinde ölüm kavramından söz etmek olanaksızdır. Bilişsel gelişim olarak ölüm kavram olarak algılanmaz. Yok olan bir birey söz konusudur. Geri gelebileceği ya da gelmeyeceği sorgulanmaz. Kısaca yok olmuştur. Çocuğun kavramakta zorlanacağı ve anlamlandırmakta zorlandığı durum ölüm karşısında yakınlarının, ailenin verdiği tepkilerdir. Özellikle çok yakın bir ilişki içinde olduğu annesinin yas tepkisini anlamakta yaşanan kederi kavramakta zorlanacaktır. Yaşanan ağır matem havasına bir biçimde uyum yapsa da kavramadan yaptığı bu uyumdan kurtulmaya, bir biçimde ailenin matemini dağıtmaya çalışır. Ne denli başarılı olacağı görceği tepkiler belirleyecektir.

3 -5 yaş ya da okul öncesi dönemdeki çocuk bedensel bilişsel ve zihinsel olarak eriştikleri gelişim düzeyi göz önüne alındığında dış dünyayı algılama becerilerine sahip olmaya başlamışlardır. Ancak sık karşılaşmadıkları hatta ilk kez karşılaştıkları ölümü algılarken bu durumu alışkın oldukları uyku gibi algılayıp değerlendirirler. Nasıl uyuyunca hareketsiz, sessiz kalınıyor ve bir süre sonra yani uyanınca tekrar yaşama kaldığımız yerden başlıyorsak ölüm bir şekilde buna benzer olarak algılanır. Yaşamı somut olarak algılayan, soyut kavramalara yakın olmayan ve kavrayamayan çocuk ölümün somut tarafını uyumak olarak algılayacaktır. Soyut algılama becerisi gelişmediği için kaybı somutlaştırarak algıladığı için ölümle başa çıkmasını da somut yapacaktır. Bu çabasını sergilerken yapılacak yardım da somut çerçeve içinde olmalıdır.

6 yaşından sonra ölümün uyku olmadığını kavrıyor

6 -10 yaş, okul döneminde ki çocuklar ölümün uyku gibi olmadığını geri dönülmez bir yok olma olduğunu kavramışlardır. 6 - 7 yaş civarında ölüm ancak yaşlılar için geçerli, çocuklar için söz konusu olmayan bir durum olarak değerlendirilirken, 8 - 10 yaşta ölüm kavramı evrensel özellikleri ile kavranır olmaya başlamıştır. Bu dönem çocukların soyut düşünme ve algılama özellikleri belirmeye başlamasına karşın somut algı ön plandadır. Bu dönmede ölümün hastalık ve kazalar gibi iç ve dış nedenleri ayırt edilmiştir. Ölüm sonrası sorgulanır olmaya başlamıştır ancak bu süreç daha çok somut olarak değerlendirilmektedir. Diğer yandan çevrenin ölümü algılaması ve gösterilen tepkiler daha kavranır olmaya başlamıştır.

11 – 13 yaş, ön ergenlik döneminde bulunan genç için ölüm soyut tarafı ile algılanmaya başlamıştır. Soyut düşünme becerileri gençin verdiği tepkilerinde büyük yer tutmaya başlamıştır. Düşünme yeteneğinde ki bu gelişmeler ölüm karşısında sergilenen tepkinin de büyük olmasına yol açacaktır.
14 Yaş, ergenlik ile ölümü algılama ve göğüsleme nerdeyse erişkin ile eş değer düzeydedir. Ergen erişkinden farksız becerileri ile ölümü algılar ve yanıtlar.
E. K. Ross tarafından 5 aşamada belirtilen yas tepkisi çocuklar ve ergenlerde de gözlenir:

1- İnkar: “Bu bana olmaz, bu durum doğru değil” tepkisi ilk tepkidir. Genellikle uzun süreli değildir.

2 - Öfke:Yaşanan kayıp nedeniyle her nesneye ve kişiye yönelebilir.

3 – Pazarlık: Gerçekte Allah’la ölümü erteleme konusunda yapılan bir pazarlıktır.

4 – Depresyon: Klasik anlamda bir klinik tablodur.

5 – Kabullenme: Yaşanan bu durumu her yönüyle kabullenme ve geleceği yeniden yapılandırma dönemidir.

Kaynak: Anadolu Sağlık Merkezi web sitesi
(www.anadolusaglik.org)

« Geri

Diğer Haberler

Dikkat Eksikliği Kişiyi Nasıl Etkiliyor?
Psikodrama Nedir, Kimler Psikodramaya Katılabilir?
Stres İle Başa Çıkmanın Yolları
Çalışan Annelerin Hayatını Kolaylaştıracak Öneriler!
Sosyal Fobi Nedir, Nasıl Tedavi Edilir?
İlişkinin Sürekliliği Nasıl Sağlanır?
Sevgililer Günü’nü Yalnız Geçirecekseniz…
Alışveriş Bağımlılığı Tedavi Edilir Mi?
Hasta Yakınları Depresyona Girir Mi?
Tükenmişlik Sendromu Nedir?
Şiddete Uğrayan Yaşlıları Kim Koruyacak?
Tıkınırcasına Yeme Sendromu
Boşanmanın Çocuklara Psikolojik Etkisi Nedir?
Internet Bağımlılığı Nedir?
Aşkın Ruh ve Beden Sağlığına Etkileri
Sınav Stresi Hayallerinizi Suya Düşürmesin
Kaygılı Yaşam Panik Atak Nedeni
Kekemelik Tedavi Edilebilir Mi?
Duygudurum Bozukluğu
Manik Atak
Yorum Ekle
    Adım, Soyadım Görünsün       Rumuzum Görünsün
Mesaj :
Güvenlik Kodu :
 
Köşe Yazısı
Alo 184! Fenerbahçe Tribünleri`nde Sigara İçiliyor!
Esra KAZANCIBAŞI
Tüm Yazılar
Online Randevu
Kriterleri seçin, hastanelerden online randevu alın.
Şehir
 Devlet   Üniversite   Özel
Acil Sağlık
Nöbetçi Eczaneler
Ambulanslar
Kan Merkezleri
Acil Servisler
Sağlık Tedarikçileri
Evde Sağlık Hizmeti
İlk Yardım Rehberi
Alo Sağlık
Hastaneler
Sağlık ocakları
Ana çocuk sağlığı merkezleri
Tahlil laboratuvarları
Görüntüleme merkezleri
Sağlık sigorta şirketleri
İlaç firmaları
Yaşlı bakım evleri
Bakım ve rehabilitasyon merkezleri
Diyaliz merkezleri
Kanser tedavi merkezleri
Ağız ve diş sağlığı merkezleri
Sorun Doktorunuz Yanıtlasın
Sağlıkla ilgili merak ettiğiniz ne varsa, bize yazın. Uzman doktorlar yanıtlasın. »
Detay için tıklayınız
Doktorlarla Canlı Sohbet
Şuan online doktorumuz yok. »
"Sorun Doktorunuz Yanıtlasın" bölümünden bize ulaşabilirsiniz.
Sağlık Kitapları
Haftanın Kitabı

"Beyaz Önlük Siyah Şapka"
-Carl Elliott
Önceki Kitaplar
Haftanın Söyleşisi
Erhan Yazıcıoğlu: Umudunuzu Yitirmeyin Kanseri Yenin
Tiroit ameliyatı sonrasında ses telinin zarar görmesi nedeniyle sesini kaybeden tiyatro sanatçısı ...
Tüm Söyleşiler
Videolar
Çift Terapisi - Çiğdem Demirsoy
 Medikal Ödül - 2
 Medikal Ödül - 1
 İstanbul`da Organ Bağışı Artıyor
Anket
Aile hekimliği uygulamasından memnun musunuz?
Evet, memnunum
Hayır, memnun değilim
Kararsız

Ankete katılmak için lütfen giriş yapınız. Giriş için tıklayınız.

Önceki Anketler
Sağlık Yönetimi
 Sağlık İletişimi
 Sağlıkta Kalite
 Sağlık Ekonomisi
 Sağlık Yönetimi
 Sağlık Hukuku
 Sağlıkta Kalite
 Yasa ve Yönetmelikler
Künye | Danışma Kurulu | Üyelik | Reklam | Gizlilik | Yasal Uyarı | İletişim Bilgileri
Copyright 2011 Sagligimicinhersey.com | Tüm Hakları Saklıdır. | Web Tasarım ve Programlama Grimor

Valid XHTML 1.0 Transitional