Obezite, fiziksel ve ruhsal sorunlara neden olan, vücutta aşırı yağ depolanmasıyla ortaya çıkan enerji metabolizması bozukluğudur. Çocuğun ağırlığının ideal ağırlığına (yaşa ve cinsiyete göre düzenlenmiş tablolardan bulunur) oranlanmasıyla bulunan rölatif ağırlığın yüzde 120`nin üzerinde olması obezite olarak kabul edilmektedir. Obezite nadiren bir hastalığa bağlı olarak gelişir ve vakaların çoğunda belirlenmiş bir hastalık nedeni yoktur. Genellikle alınan enerji harcanandan fazladır.
Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Pediatrik Endokrinoloji Bilim Dalı çocukluk çağı obezitesi konusunda hem poliklinik hizmeti olarak hem de bilimsel faaliyetler açısından çalışmalar yapıyor. Çalışmalarıyla ilgili şu bilgileri verdiler.
Bilimsel faaliyetlerimiz arasında ulusal ve uluslararası saygın tıp dergilerinde çocukluk çağı obezitesi konusunda çalışmalarımız yayınlanmıştır. Bu konu ile ilgili çalışmalarımızdan bazıları deneysel fare çalışmalarıdır. Fareler ile yapılan çalışmamızda kafeterya diyeti ile obezite modeli geliştirilen yenidoğan farelerde aorta denilen ana atar damarda damar sertliği bulguları tespit ettik. Obez çocuk ve ergenlerde yaptığımız bir çalışmada da ultrason ile atar damarların duvar kalınlıklarının normal çocuklara göre artmış olduğunu tespit ettik. Uluslar arası bilimsel bir dergide yayınlanan bu çalışmadan da anlaşılacağı gibi obez çocuklarda damar ve kalp problemlerinin temeli çocukluk çağında atılmaktadır.
DÜNYADA 1 MİLYARI AŞKIN İNSAN OBEZ Çocuk ve ergenlerde sağlıksız beslenme ve durağan yaşam biçiminin etkisiyle obezite görülme sıklığı artmaktadır. Şişmanlık ve hareketsizliğin getirdiği çok önemli bir sorun da özellikle kız çocuklarında erken buluğ başlamasıdır. Özellikle kız çocuklarında yağ dokusunun artışıyla birlikte leptin denilen bir hormon salgılanmakta, leptin de buluğ çağını başlatıcı etki göstermektedir. Erkek çocuklarda ise şişmanlığa bağlı gömülü penis ve ergenlikte baskılanma gibi istenmeyen etkilerle karşılaşılmaktadır. Çocukluk çağı obezitesi erişkin dönemde bir dizi probleme neden olması nedeniyle giderek önem kazanmaktadır. Dünyada 1 milyarı aşkın insan obezdir ve ABD’de 6-23 aylıkta % 12’si aşırı kilolu, tüm çocukların yaklaşık 1/3’ü obezdir. Obez çocuk ve ergenlerde, erişkin obezler gibi ciddi problemler ve ruhsal bozukluklar görülebilmektedir. Çocuklarda komplikasyonlara karşı yatkınlık korunma ve tedaviyi gerekli kılmaktadır. Bazı obez çocuklarda insülin hormonunda yükseklik, kan basıncı yüksekliği, kan yağlarında bozulma, bel kalça oranının artması gibi belirgin metabolik bozukluklar bulunabilmektedir.
Küçük çocuklarda uykuda solunum problemleri ve diz ağrısı ve bacaklarda eğilme ile giden rahatsızlıklar görülebilir. Bazı obez çocuklarda ergenlik öncesi dönemde bile şeker metabolizması bozuklukları, kan basıncı yüksekliği, kan yağları yüksekliği, şeker hastalığı ve hatta damar sertliği belirtileri bile ortaya çıkabilmektedir. Özellikle 2-10 yaşları arasında aşırı kilo alan çocuklarda, erişkin dönemde bu problemler fazladır. Eğer anne ve baba da obezite ve şeker hasatlığı varsa risk daha da artmaktadır. Çalışmalarda 3-8 yaş arası obez çocuklarda bile erken damar bozukluklarının ortaya çıktığı ve damar sertliğinin çocuklukta başladığı gözlenmiştir. Bu nedenle erken yaşlarda korunma ve tedavi girişimleri, ergenlik ve erişkin döneme göre daha etkin ve başarılı olacaktır. Buna rağmen çoğu olguda ağırlık artışı tekrar ortaya çıkmaktadır. Hasta kilo veremiyorsa yeme bozuklukları ve psikiyatrik problemler araştırılmalıdır. Ailenin yaşam tarzı ve beslenme şekli sonucu etkileyen önemli etkenlerdir. Anne-babanın da olaya dahil edilmesi ile obez çocukta ağırlık azalması sağlanabilmektedir.
Uyku süresi kısa olan çocuklarda hem atıştırma süresinin artması, hem de uykusuzluğun iştah mekanizmalarını değiştirmesi sonucu obezite artmaktadır. Televizyon izleme, bilgisayar kullanımı günlük 2 saati geçmemelidir. Ayrıca daha uzun süre televizyon izleme ile hipertansiyon riski de artmaktadır. Eğer çocuklar 8 saatten daha az uyurlarsa, 10 saat uyku uyuyan çocuğa göre obezite riski 1,82 kat artmaktadır. Eğer diyet ve egzersizden oluşan yaşam tarzı değişimi için yapılan girişimler yetersiz kalırsa, çocuk endokrin kliniklerine başvurulması gerekmektedir. Bu birimde diğer girişimlere ek olarak ilaç tedavisi uygulaması başlatılabilir.
ÇOCUKLARDA OBEZİTENİN ÖNLENMESİ VE TEDAVİSİ İÇİN AŞAĞIDAKİ KONULARA DİKKAT EDİLMELİDİR. 1-Çocukluk çağı obezitesi ile erişkin obezitesi tedavi yaklaşımları olarak birbirinden ayrılmalı ve sağlık personeli bu konuda aydınlatılmalıdır. 2-Çocukluk çağı obezitesi konusunda hem sağlık personeli hem de çevre halkı deneyimli kişiler tarafından aydınlatılmalıdır. Bu konuda bölgesel yayın kuruluşları aracılı ile Pediatrik Endokrinologlar tarafından çocukluk çağı obezitesinin önemini anlatan belgeseller ve seminerlerin yayınlatılması sağlanmalıdır. 3-Halkı bilinçlendirmeyi amaçlayan obezite ile ilgili dernekler kurulmalı ve derneklerin kontrolünde pediatrik endokrinolog, diyetisyen ve egzersiz eğitmenlerinin bulundurulması sağlanmalıdır. 4-Çocukların görsel medyanın reklamlarından etkilendiği açıktır. Bu konudaki aşırı kalorili yiyecek ve içecek reklamlarına kısıtlama yapılması ve hatta denetime tabi tutulması gerekmektedir. 5-Çocukların eğitim arası tatillerde Spor merkezlerine kayıdı zorunlu hale getirilmesi sağlanmalı ve çocukların bağlı olduğu okul tarafından denetlenmelidir. Ayrıca okul kantinlerinde sağlığa zararlı katkı maddeli gıdaların satışı engellenmelidir. 6- Pediatrik Endokrinoloji merkezlerine çocukluk çağı obezitesi konusunda bilimsel araştırmalar ve tarama programları konusunda destek verilmelidir. 7- Çocukların büyüme ve gelişmesini etkileyecek bilinçsiz diyet programlarının verilmesi önlenmeli ve diyet öncesi deneyimli sağlık çalışanı tarafından gerekli sağlık taraması yapıldıktan sonra diyet programları uygulanmalıdır. Çocukluk çağında obezitesi olanların yüzde 80`i erişkin dönemde de obez kalmaktadır. Çocukluk çağından devam eden obezite erişkin dönemde birçok hastalığın ortaya çıkmasına neden olmakta ve ileri dönemde sağlık harcamalarında ülkeye ciddi bir yük getirmektedir. Bu nedenle obezitenin ortaya çıkmadan veya başlangıç döneminde önlenmesi önem kazanmaktadır.
Kaynak: Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derneği web sitesi (www.cocukendokrindiyabet.org) |