Toplumumuzda obezite denilince çok aşırı şişmanlık anlaşılır. Halbuki vücuttaki yağ oranının normalden fazla olmasına şişmanlık deriz. Bunun derecesine göre de sınıflandırırız. Şişmanlığı ölçmede birçok yöntem vardır. Bunlar: 1. Vücut kitle indeksi (VKİ=BMI=Body Mass Index), 2. Bel çevresi ve bel/kalça oranı 3. Cilt altı yağ kalınlığını ölçmek 4. Bioelektrik impedans yöntemi ile yağların ölçümü 5. Bilgisayarlı tomografi veya Magnetik rezonans ile yağ ölçümü 6. X-ray (Röntgen ışınları ile) yöntemi ile yağ ölçümü gibi yöntemlerdir. Bunların çoğu pahalı yöntemlerdir. Onun için VKİ, bel çevresi ölçümü ve bioelektrik impedans yöntemleri pratikte kullanılır.
1. VKİ yöntemi: Kişinin kendi kilosunu boyunun karesine bölerek elde edilir. Örneğin: 1,70 m boyunda ve 90 kg ağırlığında olan bir insanın VKİ: 90/1.7x1.7=31.1 çıkar. Bu sonuç tablodan bakılarak şişmanlığın derecesi belirlenir. Tablo. Zayıf: VKİ < 18.5 Normal: VKİ: 18.5-24.9 Fazla kilolu: VKİ: 25-29.9 Obez (Şişman): VKİ:30-39.9 Morbid obez (Aşırı şişman): 40 ve üstü
2. Bel çevresi ve bel/kalça oranı ölçümü: İnsanlarda genelde iki tip şişmanlık olur. Birincisi elma tipi diğeri armut tipi şişmanlıktır. Elma tipi şişmanlıkta göbek ön plandadır, kalçalar zayıftır. Buna erkek tipi şişmanlık ta denir.. İkincisi armut tipi şişmanlıktır. Göbekten çok kalçalarda yağ birikimi daha fazladır. Bu da kadın tipi şişmanlıktır. Elma tipi şişmanlıklar daha tehlikelidir. Bunlarda şeker hastalığı, kalp hastalığı, inme ve yüksek tansiyon riski artmıştır. Erkeklerde bel çevresi < 94 cm Kadınlarda bel çevresi < 80cm olmalıdır. Bel/kalça oranı: Erkekte % 95 den fazla ise Kadında % 80 den fazla ise yani bel kalın ise santral obezite vardır.
3. Bioelektrik impedans yöntemi: Özel bir tartı yardımıyla ölçülür. Kişi tartının üzerine çıktığında alet belli bir elektrik yardımıyla vücuttaki dokuların (su, yağ, kas, kemik) direncine göre yağ oranını yüksek bir doğruluk payıyla ölçer.
Şişmanlığın Nedenleri Nelerdir? Şişmanlık tespit edildikten sonra nedenleri araştırmak gerekir. Bunun için bir dahiliye uzmanı tarafından sistemik muayene yapılmalıdır. Şişmanlıkla ilgili hikaye dinlenmelidir. Bundan önce hangi yöntemlerin kullanıldığı ve başarı oranlarının ne olduğu, bu başarının ne kadar sürdürüldüğü sorgulanmalıdır. Şişmanlık yapabilecek nedenler araştırılmalıdır. En sık şişmanlık nedeni eksojen obezite denilen aşırı kalorili beslenmedir. Şişmanlıkların nedeni budur. Yani alınan enerjinin harcanan enerjiden fazla olmasıdır. Bunda kalıtsal ve çevresel faktörlerin beraberce rolü vardır. İkincisi beyindeki açlık veya tokluk merkezini etkileyen çeşitli hastalıklar veya doğuştan olan sendromlarda da şişmanlık görülür. Üçüncüsü bazı endokrinolojik hastalıklarda ( Diabet, İnsülinoma, hipotiroidizm, cushing gibi) şişmanlığa neden olabilir. Bazı ilaçlarda( İnsülin, şeker hapları, bazı depresyon hapları, doğum kontrol hapları, antipsikotikler, kortizol, bazı romatizma ve kanser ilaçları, hormonlar, lityum, bazı kalp ilaçları, epilepsi=sara ilaçları gibi) şişmanlık nedeni olabilir. Bu nedenleri ortaya kayabilmek için gerekli muayene ve laboratuar tetkikleri yapılır. Hormon bozuklukları araştırılır. İştahı artırabilecek insülin direncinin varlığı araştırılır. Şişmanlığa neden olan hastalıklar araştırıldığı gibi , şişmanlığın neden olduğu hastalıklar da araştırılmalıdır. Bunlar: 1. Diabetes mellitus (şeker hastalığı) 2. Hipertansiyon 3. İnme 4. Kanserler (rahim, meme, yumurtalık, safra kesesi,, prostat, kolon, böbrek) 5. Kan yağlarında yükselme 6. Safra taşı 7. Solunum yetersizlikleri (Uyku apne sendromu) 8. Kısırlık, iktidarsızlık 9. Adet bozuklukları, polikistik over 10. Metabolik sendrom 11. Eklem, bağ ve kemik hastalıkları, kireçlenme 12. Psikiyatrik bozukluklar 13. Sosyal problemler 14. Cilt hastalıkları (mantar, stria, terleme ) 15. Bel fıtığı 16. Karaciğer yağlanması 17. Gut 18. Kadınlarda kıllanma sorunları 19. Tromboz (kanın toplar damarlarda pıhtılaşması) Bunlar tespit edildikten sonra uygun yöntemlerle tedavileri başlatılmalıdır.
Şişmanlık Tedavisi Nasıl Yapılır? Tedavi dahiliyeci-diyetisyen-psikolog/psikiyatrist ile beraber yapılmalıdır. Hastanın bazal metabolizma hızı hesaplanır. Günlük ihtiyacı olan kalori bulunur. Bu kaloriden 500-600 kalori eksilterek dengeli bir beslenme tablosu çıkarılır. Günde 6 kez yemek yemesi sağlanır. Bu üç ana üç ara öğün şeklinde planlanır. Az ve sık yenerek vücuda besinleri ve yağları yakması öğretilir. Bazal metabolizma hızı artırılmaya çalışılır. Bu sobaya arada sırada odun atarak ateşin parlamasına yardımcı olmaya benzer.
Psikolog gereğinde psikiyatrist hastanın ruhsal tablosunu izlerken yaşam tarzında değişiklik yapmaya çalışırlar. Normalden sapmış yeme bozukluklarını (gece yeme, atıştırma, taşma şeklinde yeme, anoreksi veya blumia problemlerini) düzeltmeye çalışırlar. Belirli periyotlarla hastalar sıkı takibe alınırlar ve belirli periyotlarla kilo ve yağ takibine alınırlar. Kilo kaybı hedefleri konusunda doğru bilgilendirme yapılır. Sağlıklı kilo vermeleri sağlanır.
Sağlıklı Kilo Vermek Ne Demektir? Ne olursa olsun kilo verilmelidir gibi bir hedef olmamalıdır, sağlıklı kilo verilmelidir. Dengesiz ve kontrolsuz kilo kayıpları sağlığın kaybolmasına neden olabilir. Hedef öncelikle manken gibi olmak değil, sağlığa kavuşmak olmalıdır. Tek yönlü beslenme olmamalıdır! Örneğin sadece lahana çorbası içilerek zayıflama olmaz. Bilinmeyen - ispat edilmemiş yöntemlerle zayıflama olmamalıdır.Aşırı kilo kaybı ile zayıflama olmamalıdır. Hedef ayda 2-4 kg kilo kaybı, 6 ayda % 10 kilo kaybı şeklinde olmalıdır. Bu hedefi tutturan % 100 başarılı kabul edilmelidir. Daha büyük hedefler konursa örneğin. 1.60 m ve 80 kg olan bir kişi 6 ayda 60 kg a düşmeyi hedeflese ve 72 kg a düşse bilimsel olarak 0 başarılı olduğu halde kendisine göre başarısız olduğundan programı bırakabilecek veya umutsuzluğa kapılabilecektir. Halbuki 2. bir 6 aylık planda yeni hedefler konacağını bilmesi gerekir. Hızlı kilo vermek sağlıklı kilo vermek demek değildir. Kilo yağdan verilmelidir. Kas ve su kaybı ile verilen kilo hem sağlığı bozar hem de kolayca geri alınmasına neden olur. Bu nedenle belirli periyotlarla yağ-kas- su oranları ölçülerek, yağ kaybı ile kilo verildiği kontrol edilmelidir. yüzde 5-10 kilo verme küçümsenmemelidir.
Zayıflamada Egzersizin Yeri Nedir? Muhakkak ki egzersiz tavsiye edilir. Bu da yanlış anlaşılmaktadır. Egzersiz denilince saatlerce spor salonlarında kalmak anlaşılmaz. yetişkin yaşlara kadar spor yapmamış veya ara vermiş kişileri birden spor salonlarına sokup sıkı egzersiz yaptırılırsa tendon ve bağ lezyonları, düşmeler neticesinde kırıklar, kalp spazmları görülebilir. Bunun yerine ömür boyu yapabilecekleri egzersizler tavsiye edilir. Örneğin günde 30-40 dakika düz yolda yürüyüş gibi veya işe giderken araba kullanmak yerine yürümeyi tercih etmek gibi. Yapılan diğer bir hata da zayıflayana kadar spor yapılması hedefe ulaştıktan sonra bırakılmasıdır. Buda yeniden kilo almaya neden olacaktır.
Yüzde 5 kilo verme ile kazanımlar nelerdir? • Kalp hastalıkları • Diabet • Eklem ağrıları azalır
Yüzde 100 kilo kaybı ile kazanımlar nelerdir? • Ölüm riski azalır (yüzde 20 -25) • Tansiyon düşer (yaklaşık 10mmhg) • Solunum fonksiyonları ve uyku apnede düzelme olur • Trombozda azalma olur • İnflamasyonda azalma olur • Diabet riskinde azalma olur (yüzde 50) • Lipitlerde düzelme olur (Kolesterol yüde 10, LDL:yüzde 15 Trigliserit yüzde 30 düşer, HDL yüzde 8 yükselir) Hızlı Kilo Vermenin Zararları Nelerdir?
Çok fazla ve hızlı kilo vermekle: • Karaciğer fibrozu hastalığı • Safra kesesi taşı • Safra kesesi hastalıkları • Böbrek taşı • Psikolojik ve emosyonel sorunlar • Kalp ritm bozuklukları • Ürik asitte yükselme ve gut atakları • Kemik mineral kaybı ve kemik zayıflığı • Halsizlik, konsantrasyon güçlüğü, kabızlık, baş ağrısı ,tansiyon düşmesi görülebilir. Bunlar ciddi problemlerdir, bazıları geri dönüşümsüzdür. Dengeli ve doktor kontrolunda bilimsel yöntemler kullanılarak yapılan zayıflama yöntemi ancak sağlık için yararlı olur. Aksi taktirde bilmeden vücuda zarar da verilebilir.
Zayıflama Programında Zayıflama İlaçları Kullanılır Mı? İhtiyaç olursa bütün dünyada kullanıldığı gibi zayıflama ilaçları (Orlistat ve sibutramine) kullanılabilir. Bu iki ilaç FDA(Amerikan gıda ve ilaç dairesi) dan onay almıştır ve yaklaşık 10 yıldır kullanılmaktadır. Yan etkileri ve etkileri doktorlar tarafından iyi bilinmektedir ve takipleri de yine doktorlar tarafından yapılmaktadır. Ayrıca insülin değeri yüksek olan hastalarda veya ilave hastalıkları olanlarda kendi hastalıklarına yönelik tıbbi yaklaşımlarda yapılmalıdır.
Zayıflama Amaçlı Mide Balonu Takılabilir Mi? Evet. Diyet-ilaç ve yaşam tarzı değişikliğinde başarı sağlanamazsa geçici birçözüm olarak balon takılabilir. Mideye endoskop yardımıyla yollanır ve orada şişirilir. 3-6 ay midede kaldıktan sonra çıkarılır. Bu esnada yine diyet programı düzenlenmelidir. Her hasta için uygun olmayabilir. Buna takip eden doktor hastası ile beraber karar verir.
Mideye Kelepçe Takılabilir Mi? Evet. Mide girişine laparoskopi yöntemi ile kelepçe takılabilir. Tecrübeli bir cerrah tarafından yapılmalıdır. Yine psikiyatrik takip ve diyet düzenlemesi gerekir. Her hasta için uygun olmayabilir. Doktor-hasta karşılıklı fayda ve zararlarını görüştükten sonra uygun ise takılır.
Barsak Bypass Operasyonları Yapılabilir Mi? Evet. Şayet hiçbir yöntem başarılı olmadıysa ve hastada ölüm riski varsa bypass yöntemi çok seçilmiş vakalarda uygulanabilir. Ölüm riski vardır. Operasyon sonrası yakın takip gerektirir. Hızlı kilo verilmesi yanında bazı takviyeler verilmelidir.
Kaynak: Hisar Intercontinental Hospital web sitesi (http://www.hisarhospital.com/TR/)
BU KONU İLE İLGİLİ DİĞER BAŞLIKLAR
Obeziteye Mide Kelepçesi
Zayıflama İlaçlarıyla İlgili Merak Edilenler
Karboksipuntur Yöntemiyle Nasıl Kilo Verilir?
|