Safra kesesi ameliyatı (kolesistektomi = safra kesesinin cerrahi olarak çıkarılması) ve bu ameliyata en sık neden olan safra kesesi taşlarıdır. Konunun önemi şu: Safra kesesi ameliyatı (kolesistektomi) cerrahi pratiğimizin tüm dünyada en sık yapılan ameliyatlarından biri. Bizim asistan eğitiminde de, asistana hemen hemen ilk yaptırdığımız ameliyatlardan. Yani, zorluk derecesi düşük bir ameliyat denebilir. Ancak, bu ameliyatın en önemli yanı, ameliyat sırasında yakın komşuluğu nedeni ile ana safra yollarının ve karaciğere giden atardamarın yaralanabilmesi. Bunun sonucu da bedeli çok pahalı olabilecek olayların ortaya çıkması.
Bu yaralanma açık ameliyatta olabileceği gibi kapalı (laparoskopik) ameliyatta da olabilir. Benim işlerimden biri de bu yaralanmaların cerrahi tedavisi olduğundan (bu hastalar genellikle bize gönderilir) biliyorum ki, kapalı ameliyatlara bağlı yaralanma sıklığı yurdumuzda halen yüksektir. Bunun nedeni öğrenme sürecinin halen devam ediyor olmasıdır. Üstelik bu ameliyatlarda daha karmaşık yaralanmalara neden olmaktadır.
Öte yandan, kapalı yani laparoskopik ameliyat günümüzde standart yöntemdir. Safra kesesi ameliyatına “BASİT” demek, yol açabileceği sonuçlar açısından bakılırsa olayı hafife almak olur. AMAN DİKKAT ! Aşağıda, kafanıza sıkça takılabileceğini düşündüğüm soruları ve yanıtlarını bulacaksınız.
SAFRA KESESİ TAŞLARI = KOLELİTYAZ
. Safra kesesi taşı nedir? Safra kesesi içinde normalde eriyik halde bulunan, kolesterol veya pigmentlerin çökelek oluşturması sonucu ortaya çıkan yapılardır.
. Safra kesesi nedir, ne iş yapar? Safra kesesi karaciğerin alt yüzüne yapışık kese şeklinde bir organdır. Görevi, karaciğerin ürettiği sarı-yeşil bir sıvı olan safrayı depolamaktır. Genellikle açlık halinde safra kesesinde biriken safra, burada konsantre edilerek depolanır. Sindirim sırasında ise, safra kesesi kasılarak içindeki safrayı bağırsağa boşaltır. Safranın görevi ise yağların emilimini sağlamaktır.
. Safra taşları neden oluşur? Safra içerisindeki maddeler belli bir oranda bulunur ve bu denge onların eriyik şeklinde kalmasını sağlar. Safra kesesi safrayı konsantre ederken bu oranların bozulması halinde, safra içinde çökelekler (kolesterol kristalleri, pigment birikintileri…) oluşur. Bunlar giderek büyürler ve saptadığımız taşları oluştururlar.
. Tüm safra taşları aynı mıdır? Hayır! İçeriğine göre değişik safra taşları vardır. Çapları da değişik olabilir. Küçük kristallerden birkaç cm çaplı taşlara kadar değişik taşlar oluşabilir. Safra taşlarının yaklaşık yüzde 90`ı kolesterol taşlarıdır. Kalanı ise pigment (bilirubin) taşlarıdır. Ayrıca taşlarda değişik oranlarda kalsiyum da bulunur. Normalde düz röntgen filmlerinde safra taşları görülmez. Safra taşlarının içerdiği kalsiyum miktarı ne kadar çok ise düz filmde görülme olasılığı artar.
. Safra taşları kimlerde olur? 20-60 yaş kadınlarda safra taşı görülme sıklığı, erkeklere göre 3 misli fazladır. Çok doğum yapmış kadınlarda daha sıktır. Yaş ve şişmanlık görülme sıklığını artırır. 60 yaş üstü insanların yaklaşık %10-20’sinde safra taşı bulunur.
. Safra taşına ait şikayetler nelerdir? Safra taşı olanların büyük çoğunluğunda (%70-80) şikayet yoktur. Bunlar tesadüfen, başka tetkikler sırasında saptanırlar. Bunlara “sessiz taş” denir. Sebep oldukları en önemli şikayet ise karın sağ üst kısmında, sırta da vurabilen ağrıdır. Bazen değişik komplikasyonlara (istenmeyen yan etkiler) neden olabilirler. Küçük taşlar safra kanalına düşüp burada tıkanıklığa yol açarak sarılık meydana getirebilirler. Bazıları pankreas ile ilgili şikayetlere neden olabilir. Bazen şişkinlik, hazımsızlık, özellikle yağlı gıdalara tahammülsüzlük gibi şikayetlere neden olabilirler.
. Safra taşı tanısı nasıl konur? Safra taşı tanısı günümüzde en kolay ve zahmetsiz olarak ultrasonografi ile konur. Ya da tesadüfen başka tetkikler sırasında saptanır.
. Safra kesesi taşının tedavisi nedir? Safra kesesi taşı oluşumunda esas neden, kesenin konsantrasyon yeteneğindeki bozukluk olduğundan, hasta olan kesedir. Bu neden ile esas tedavi safra kesesinin ameliyatla çıkarılması yani kolesistektomi’dir. Böylece, hem safra kesesi taşı çıkarılmış, hem de tekrar taş oluşturabilecek kese ortadan kaldırılmış olur.
. Açık kolesistektomi (=açık ameliyat) – kapalı kolesistektomi (kapalı ameliyat) ne demektir? Açık kolesistektomi, ya da halk arasındaki adı ile açık ameliyat, genel anestezi altında, karın duvarına yapılan cerrahi bir kesi ile karın boşluğuna girilmesi ve safra kesesinin çıkarılması işlemidir. Hastanın iyileşip taburcu olması için 5-7 günlük bir süreye ihtiyaç vardır.
Kapalı kolesistektomi, kapalı ameliyat, ya da tıbbi adı ile “laparoskopik kolesistektomi” 1990 larda ortaya atılan bir yöntemdir. Bunda da işlem safra kesesinin çıkarılmasıdır. Ancak, karın duvarında genişçe bir kesi yapmaya gerek yoktur. Tüm ameliyat 3 ila 5 kadar delikten karın içine sokulan aletler ve bir kamera yardımı ile ameliyat bir televizyon ekranından izlenerek gerçekleştirilir. Bu işlem de genel anestezi (bayıltılarak) ile yapılmakla birlikte, karın duvarında büyükçe bir kesi olmadığından hastanın konforu ve iyileşmesi çok daha iyidir. Hasta ertesi gün evine gidebilir.
. Açık ameliyatı mı, kapalı ameliyatı mı tercih etmeliyim? Günümüzde kapalı ameliyat (laparoskopik) standart yöntemdir. Emniyetli bir kapalı ameliyat birinci tercihiniz olmalıdır. Hatta, genellikle bu hastanın tercihi bile olmamalıdır. Birinci görevi hastasına ziyan vermemek olan doktorunuz, doğal olarak karnınızın kesilmesi yerine birkaç delikten ameliyatı size daha az zarar verici bulup onu tercih eder.
. Herkes kapalı ameliyat olabilir mi? Olamaz. Daha önce üst karın bölgesi ameliyatı geçirmiş olanlarda (Ör.: mide, Karaciğer…) karın içerisinde yapışıklıklar olabilir ve bu yöntemin uygulanmasını zorlaştırabilir. Karın içi basıncın artmasının (gazla şişirildiği için) zararlı olduğu durumlarda (bazı kalp hastalıkları) bu ameliyat yapılamayabilir. Bazen ameliyata kapalı olarak başlansa bile ameliyat sırasında açığa dönülebilir.
. Safra taşları da böbrek taşları gibi kırılabilir mi? Teorik olarak bu mümkündür. Ultrasonografi eşliğinde taşların yeri tespit edilir ve yüksek enerjili şok dalgaları taşa odaklanarak kırılabilir. Ufalanan taş safra yollarından geçerek bağırsağa ulaşabilir veya değişik ilaçlarla bu küçük parçalar eritilmeye çalışılır. Tıkanma sarılığı gibi ciddi olabilecek komplikasyonlara neden olabilmesi ile faydadan çok zarar verebilir. Ancak çok sınırlı merkezlerde uygulanabilir ve diğer yöntemlerin kullanılamayacağı vakalarda denenebilir. Rutin kullanıma girmiş bir yöntem değildir.
. Safra taşlarına yönelik başka neler yapılabilir? Safra taşlarının günümüzde kabul edilen tek tedavi şekli, safra kesesinin taşlarla birlikte çıkarılmasıdır. Ancak, ameliyatın çok riskli olduğu hastalarda, ameliyat dışı yöntemlerle çare aranabilir. Taşları eritmek için uzun süre ursodeoksikolik asit içeren ilaçlar kullanılabilir. Yüksek riskli (çok yaşlı, ciddi yandaş hastalığı olanlar,…), ancak ameliyatın zorunlu olduğu durumlarda ameliyatı bir an önce sonlandırmak gerekçesi ile sadece taşların alınması ile yetinilebilir.
Prof. Dr. Koray ACARLI Memorial Sağlık Grubu Genel Cerrahi ve Organ Nakli Başkan Yardımcısı www.memorial.com.tr
|