Obezitenin tanımı nedir? Obezite vücutta sağlığı tehdit edecek şekilde aşırı yağ depolanması olarak tanımlanır. Obezitenin en sık kullanılan ölçüsü vücut kitle endeksidir (kg/m2). Vücüt kitle endeksi 25 (kg/m2) üzerinde olanlar kilolu, 30 (kg/m2) üzerinde olanlar obez, 40 (kg/m2) üzerinde olanlar morbid (hastalık derecesinde) obez olarak adlandırılır.
Obezite neden önemli bir sorundur? Obezite estetik ve sosyal kaygıların ötesinde ciddi bir sağlık problemidir. İlişkili olduğu hastalıkların başında tip 2 diabet, kalp ve damar hastalıkları, eklem, kas, iskelet sistemi rahatsızlıkları, inme, çeşitli kanser türleri, safra kesesi taşları, uyku apnesi ve solunum sıkıntısı gelmektedir.
Dünyada ve ülkemizde obezite ne kadar önemli bir problemdir? Dünya sağlık teşkilatı verilerine göre dünyada obezite 400.000.000 kişiyi tehdit eden ciddi bir toplum sağlığı problemi olarak görülmektedir. Ülkemiz de Avrupa ülkeleri arasında obezite sıklığı açısından ön sıralarda yer almaktadır. Özellikle 15 yaş üstü bayanlarda % 30’a ulaşan obezite sıklığı oranı ile ilk sırada yer almaktayız.
Obezite cerrahisinin amacı nedir? Bu hastalıkta cerrahinin amacı sağlık problemlerinin çözümünü sağlayacak düzeyde kilo kaybedilmesini sağlamak ve bu kilo kaybının kalıcı olmasını sağlamaktır. Bu amaca ulaşmak için gıda alımının kısıtlanmasını sağlayan ve alınan gıdaların sindiriminin engellenmesini amaçlayan işlemler uygulanır. Obezite cerrahisi kimlere uygulanır? Daha önce çeşitli diyet, egzersiz ve medikal programlara katılmış ancak fayda görmemiş vücut kitle endeksi 40’ ın üzerinde olan ya da obezitenin neden olduğu yandaş hastalıkların varlığında, tip 2 diabet hastalığı gibi, vücut kitle endeksi 35’ in üzerinde olan kişilere obezite cerrahisi önerilir.
Kimlere obezite cerrahisi uygulanamaz? Kardiyak rezervi çok zayıf olan, belirgin solunum sıkıntısı olan, tedavi sürecinde uyumsuz olan alkol bağımlısı olan ya da ciddi psikolojik problemi olan hastalara obezite cerrahisi uygulanamaz.
Obezite cerrahisini kimler yapmalıdır? Teknik olarak her genel cerrahın obezite cerrahisi yapma yetkisi vardır. Ancak en başarılı ve sağlıklı sonuçlar bu alanda özel eğitim almış ve uzmanlaşmış ve cerrahi öncesi ve sonrası dönemde hasta hazırlığı, tedavisi ve takibini düzenli olarak yapan içinde cerrah, endokrinolog, fizyolog, diyetisyen, psikiyatrist ve anestezistleri içeren ve diğer sağlık problemlerini de çözüme ulaştıracak desteğe sahip ekipler tarafından alınmaktadır.
En sık kulanılan cerrahi yöntemler nelerdir? Ayarlanabilir mide bandı: Mide ile yemek borusunun birleştiği alana yakın yerleştirilen bir band ile gıdaların mideye geçmesini zorlaştıran ve erken doyma hissi vererek kilo verilmesini sağlayan bir yöntemdir. Cilt altına yerleştirilen ve ince bir tüple mide etrafında ki band ile bağlantılı bir hazne sayesinde gerektiğinde daha da daraltılarak ayarlama yapılabilir. İstenildiğinde tamamen geri dönüşümü mümkün bir cerrahi girişimdir.
Mide baypas ameliyatı: İki ayrı mekanizma ile kilo verilmesini sağlar. Bunların ilki kullanılabilen mide kapasitesinin 50 cc ye kadar indirilmesidir. Bir su bardağının yaklaşık 200cc olduğu düşünülürse bu hacmin ne kadar küçüldüğü anlaşılabilir. İkinci mekanizma ise mide ile ince barsaklar arasında yapılan yeni bağlantı ile sindirimin yapıldığı ince barsakların da bir kısmı devre dışı bırakılmış olur. Sonuç olarak hem alınabilecek yiyecek miktarı sınırlandırılmış olur hem de alınan yiyecekler tam olarak sindirilemez. İstenildiğinde geri dönüşüm mümkün olsa da oldukça zor bir cerrahi sürece gereksinim duyulur.
Siliv gastrektomi: Bu cerrahi yöntemde mide yemek borusu ile mide çıkışı arasında kalan alan yaklaşık normal hacminin dörtte birine inecek şekilde diklemesine bölünerek fazla kısım çıkartılır. Amaç yenilebilecek gıda miktarını azaltmak ve erken tokluk hissinin sağlanmasıdır.
Balonların obezite tedavisinde yeri var mıdır? Endoskopik yöntemlerle yerleştirilen balonlar komplikasyon riskleri açısından cerrahi girişimlere göre daha avantajlıdır. Ancak balonlar ile kilo kaybı genellikle sınırlı (fazl kiloların ortalama %30’u) ve balon çıkartıldıktan sonrada geri kilo alınması daha kolay olmaktadır. Balonların özellikleri nedeni ile 6 ay sonunda çıkartılmaları önerilmektedir.
Cerrahi açısından yaygın görüş balonların aşırı obez hastalarda özellikle vücut kitle indeksinin 50’nin üzerinde olan kişilerde daha kalıcı cerrahilere hazırlık ve geçici kilo kaybının bile önemli faydalar sağlayabileceği durumlarda örneğin obez hastalarda ortopedik protezlerin işlevini kolaylaştırmak amacı ile kullanılmasıdır. Açık ve laparoskopik cerrahi açısından fark var mıdır? Teknik olarak cerrahi yöntemlerin tamamı laparokopik olarak yapılabilir. Laparoskopik cerrahinin giderek daha sık kullanılmaya başlanması ile açık ameliyatlarda daha sık izlenen yara alanı enfeksiyonları, ameliyat sonrası ağrı, uzun dönemde kesi yerlerinden olan fıtıklar azalmıştır. Yine laparoskopik cerrahi daha erken hastaneden çıkış ve günlük hayata dönüşte avantajlıdır. Ancak unutulmaması gerekir ki bu cerrahilerde asıl amaç hastayı sağlıklı olarak bu cerrahi süreçten geçirmektir ve gerekli olduğu anda açık cerrahi yönteme geçilmesi zorunlu olabilir.
Cerrahi girişimlerin tehlikeli yönleri var mıdır? Her cerrahi girişimde olduğu gibi obezite cerrahisinde de çeşitli riskler vardır. Bu risklerin bazıları her türl ameliyatta görülebilirken bazıları ise obezite cerrahisine özgüdür. Ciddi tehlikeli durumlar hastaların % 5’inde ortaya çıkarken bu cerrahiye ait komplikasyonlar nedeni ile hayati risk % 1’in altındadır.
Bacak toplar damarlarında kan pıhtılaşması ve akciğer damarlarına emboli, cerrahi alan enfeksiyonu, akciğer ve kalp kaynaklı sorunlar kilolu hastalarda her türlü ameliyattan sonra görülebilecek sorunlardır. Mide bandında en önemli sorunlar bandın yerinden kayması, mide duvarında hasar oluşturması ve bandı ayarlamak için kullanılan hazneye ait problemlerdir. Mide baypas cerrahisinde ise en riskli durum mide ve ince barsak arasında ve ince barsakların kendi aralarında yapılan yeni yollardan kaçak olması iken siliv gastrektomide kesilerek daraltılan mide üzerindeki dikişlerden kaçak risk oluşturur.
Cerrahi sonrası başarı kriteri nedir? Cerrahi sonrası hesaplanan fazla kiloların ilk 2 yıl içinde verilmesi ve bu kilo kaybının kalıcı olması başarı olarak kabul edilmektedir. Gastrik baypasta kilo kaybı genellikle fazla kiloların %60-70’i arasında değişirken mide bandında bu oran ortalama olarak %60 tır. Slev gastrektomi ise son zamanlarda giderek daha sık uygulanmaktadır ve sonuçları mide baypasına yakın ve komplikasyon oranı daha azdır ancak bu yöntemin kalıcı kilo kaybı açısından uzun dönem (10 yıl) takip sonuçları henüz elimizde yoktur. Kilo kaybına ek olarak hayat kalitesinde artış, diabet, hipertansiyon, eklem rahatsızlıklarında kolesterol seviyesinde iyileşme yine bu cerrahi girişimlerin hedeflenen sonuçları ve başarı kriterleridir.
Cerrahi sonrası dönemde nelere dikkat edilmelidir? Cerrahi girişimlerden sonra hastalardan beklenen sadece cerrahinin etkinliği ile yetinmeyerek kendi beslenme alışkanlıkları ve genel yaşam biçimlerinde değişikliğe gitmeleridir. Cerrahi yöntemlerin kolaylaştırdığı daha az porsiyonlar halinde daha yavaş yemek yemek ve yüksek kalorili şekerli sıvı gıda ve tatlılardan uzak durmak bunların başında gelmektedir. Uygun düzenli günlük egzersizlerin de sağlıklı yaşamın bir parçası olduğu unutulmamalıdır. Doç. Dr. Asım Cingi Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi
BU KONU İLE İLGİLİ DİĞER BAŞLIKLAR
Obeziteye Mide Kelepçesi
Obezitede Tedavi Yöntemleri
İstenmeyen Yağlara Karşı Liposuction Mu, Mezoterapi Mi?
|