Sık Kullanılanlara Ekle · Anasayfam Yap ·  Üye Girişi · Yeni Üye  
   Kadın Sağlığı · Erkek Sağlığı · Çocuk Sağlığı · Tüp Bebek / Kısırlık · Göz Sağlığı · Kalp-Damar Hastalıkları · Kanser · Tüm Kategoriler >
 
Arkadaşına Gönder
Yorumları Oku/Yaz
Facebook'ta Paylaş
Twitter'da paylaş
 
 
Meme Onarımı ve Sonrası
07.06.2009 - 2545 defa okundu.

Tıptaki yeni gelişmeler sayesinde artık cerrahlar doğal bir memeye çok benzerlik gösteren bir meme oluşturabiliyorlar. Meme onarımının bu yönüyle bakıldığında bir kozmetik ameliyat değil, bir onarım (rekonstrüksiyon) ameliyatı olduğunu söyleyen Acıbadem Maslak Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Şükrü Yazar, “Bu operasyon hastalık nedeniyle kaybedilen bir uzvun yerine konulmasıdır” dedi.

Gelişmiş ülkelerde meme kanserinin; genel cerrahi, plastik ve rekonstrüktif cerrahi, medikal ve radyasyon onkolojisi uzmanlarının oluşturduğu bir ekip tarafından tedavi edildiğini vurgulayan Doç. Dr. Şükrü Yazar, sözü geçen ekibin, ameliyat öncesi hastayı değerlendirdiğini ve hasta için en uygun tedavi seçeneğini belirlediğini söyledi. Doç. Dr. Yazar konuyla ilgili şu bilgileri verdi:

“Meme kanseri dünyada kadınlar arasında en sık görülen kanser tipidir. Araştırmalara göre, her 8-9 kadından biri meme kanserine yakalanmaktadır. Meme kanseri bir kadının hayatı boyunca yaşayabileceği en büyük travmalardan biridir. Çünkü meme, kadın cinsiyetinin dış görünüşteki en belirgin organı olduğundan, alınması çoğu kadının psikolojisini derinden etkiler. Kimileri kendini kadın olarak eksik, kimileri çirkin, kimileri de hayat boyunca hastalıklı olarak hissederler. Meme kaybı sonrası kadınlarda, sıklıkla depresyon, cinsel istek kaybı, beden algılamasında bozulma, hastalığın tekrarlamasına ilişkin endişeler ve uygun giysi bulmada güçlük gibi bir dizi sorunlar gözlenmektedir.”

Doç. Dr. Şükrü Yazar, meme onarımının çoğu hasta için hayata yeni bir başlangıç olduğunu, meme onarımı yapılan hastaların aile ilişkilerinin ve cinsel yaşamlarının daha uyumlu olduğunu söyledi. Doç. Dr. Yazar, meme onarımının hastaların ruhsal durumlarını güçlendirerek hastalıkla daha iyi mücadele etmelerini sağladıklarını da vurguladı.

MEME ONARIMINDA ZAMANLAMA
Dr. Yazar, memesini kanser sebebiyle kaybeden hemen her kadında meme onarımı yapılabileceğini belirterek meme onarımında zamanlamayla ilgili konulara dikkati çekti:
“Meme onarımı, anında yani mastektomi (kanserli memenin alınması) ile eş zamanlı veya daha sonraki dönemde (geç onarım) yapılabilir. Eş zamanlı onarımın kozmetik sonuçları çok daha iyidir. Genelde erken evre kanserlerde uygulanır. Erken onarımın en önemli avantajı meme derisi korunarak mastektomi yapılan  hastada eş zamanlı olarak meme onarılmasıdır. Böylece memenin alınmış olmasından dolayı hastanın yaşayacağı  psikolojik travmanın azaltılması mümkündür. Diğer avantajı ise daha ekonomik olmasıdır.
Geç meme onarımında beklemek için bir çok sebep olabilir; örneğin, bazı hastalar başka bir cerrahi istememektedir, bir kısmı kanser teşhisini kabul etmekte zorlanırken, meme rekonstrüksiyonu seçeneklerinin düşünememektedirler. Bazı hastalara cerrahları tarafından beklemeleri tavsiye edilmiş olabilir. Şişmanlık, yüksek tansiyon ve sigara kullanılması gibi durumlarda da hastaların beklemeleri tavsiye edilebilir.”

MEME ONARIMININ AŞAMALARI
Doç. Dr. Şükrü Yazar meme onarımının aşamalarını şöyle sıraladı:
“Meme dokusunun oluşturulması, Meme başı ve areolanın onarımı, Memeler arası simetrinin sağlanması.”

MEME DOKUSUNUN OLUŞTURULMASI
Alınan memenin yeniden oluşturulması genel olarak iki şekilde yapılabilir:
1- Meme protezleri
2- Hastanın kendi dokuları (otojen dokular).
Ameliyat yönteminin seçiminde, onarımın ne zaman yapılacağı, hastanın genel sağlık durumu, yaşı, vücut özellikleri, yapılan mastektominin özellikleri, radyoterapi uygulanıp uygulanmadığı, diğer memenin durumu, hastanın tercihleri ve plastik cerrahın cerrahi tecrübesi ve yetenekleri gibi birçok faktör rol oynar.”

PROTEZLERLE MEME ONARIMI
Meme protezleri içi jel ve serum fizyolojik (tuzlu su) ile doldurulan olmak üzere başlıca iki tiptir. Her iki protez tipinde de dış yüzey silikon bir çeperden oluşmaktadır. Hastanın durumuna göre doğrudan protez yerleştirilerek onarım yapılabildiği gibi (eşzamanlı onarımlarda), önce göğüs duvarındaki yumuşak dokuları genişletmek için  “doku genişletici “adı verilen balon yerleştirilir, daha sonra bu balon çıkarılarak yerine kalıcı meme protezi konur (geç onarımlarda). Doç Dr Şükrü Yazar protez ile meme onarım ameliyatının, teknik olarak daha basit ve süresinin daha kısa olduğunu belirtmektedir. Bu ameliyat ile vücuda yabancı bir cisim yerleştirilmektedir. Bu tür onarımlarda enfeksiyon, silikon sızması ya da protezin sönmesi gibi sorunlarla karşılaşılabilir. Bu yöntemin diğer önemli bir sakıncasıda, silikon protez çevresinde sert doku gelişmesi durumunda memenin yeterince doğal bir görüntüye sahip olmamasıdır.

HASTANIN KENDİ DOKULARI ( OTOJEN DOKULAR) İLE MEME ONARIMI
Kendi dokusu ile meme onarımları daha karmaşık ve cerrahi tecrübe gerektiren ameliyatlardır. Doç Dr Şükrü Yazar otojen doku olarak sıklıkla karın, sırt, kalça ve bacaktan hazırlanan dokuları kullandıklarını söylemektedir.
. Karın alt bölümündeki deri ve deri altı yağ dokusu, karın ön duvarındaki kaslardan birisi ( transvers rectus abdominis muscle –TRAM- ) kullanılarak saplı veya serbest olarak ( serbest doku aktarımı-mikrocerrahi) meme bölgesine taşınarak meme onarımı gerçekleştirilir. Bu ameliyat sırasında hastaya aynı zamanda estetik karın germe ameliyatı da yapılmış olur.

. Sırt yan tarafındaki kas (latissimus dorsi kası) ve üzerindeki deri saplı veya serbest olarak ( serbest doku aktarımı-mikrocerrahi) meme bölgesine taşınarak meme onarımında kullanılır. Bu yöntemde sırttaki ameliyat izi genellikle sütyen altında gizlenir.

. Kalça ve bacak bölgesindeki deri ve deri altı yağ dokusu serbest doku aktarımı   yani mikrocerrahi yöntemi ile meme bölgesine taşınarak meme onarımı yapılır.

Mikrocerrahi: Mikrocerrahide, bu tip serbest doku aktarımı yöntemi ile meme onarımında derinin, deri altı yağ dokusu besleyici damarları ile birlikte bağlı bulunduğu karın, sırt veya kalça bölgesinden tamamen ayrıldığını ve damarları alıcı bölgedeki damarlara dikilerek yaşaması sağlandığı bilgisini veren Doç. Dr. Yazar, “Bu ameliyatı yapabilmek için plastik cerrahın mikrocerrahi konusunda deneyimli olması gerekir. Çünkü, ince damarların birbirine dikilmesi mikroskop altında mümkün olmaktadır” dedi.
Otojen dokuların içerik olarak meme dokusuna daha çok benzediğine dikkati çeken Doç. Dr. Yazar şunları anlattı:

“Bu özellikleri sayesinde, otojen doku ile yapılmış memenin fiziksel davranışı doğal memeye daha çok benzerlik gösterir, duyu hissi protez uygulamalarına göre daha iyi olarak geri gelmektedir. Ameliyat sonrası dönemde, izlerin solması ve kullanılan dokuların yumuşaması, zamanla memnuniyet duygusunu arttırır. Otojen dokular özellikle kilo alıp vermelere normal meme gibi yanıt verirler. Bunun sonucu olarak, onarım sonrası aşırı kilo alma ya da verme durumunda veya yaşlanmaya bağlı sarkma durumlarında iki meme arasındaki simetri daha doğaldır. Ayrıca otojen dokular ile onarılan memeler, radyoterapi ve kemoterapi uygulamalarına engel teşkil etmezler.

MEME BAŞI VE AREOLANIN ONARIMI
Doğal bir meme görüntüsü elde etmek için birkaç ameliyat gerektiğini söyleyen Yazar, “İlk ameliyat yani meme dokusunun oluşturulması işlemi en komplike olanıdır. ikinci ameliyatlar; meme ucu ve areolanın (meme başı cevresindeki koyu alan) oluşturulması daha kolaydır ve bu işlemler lokal anestezi altında yapılabilir. Meme ucu, bölgedeki dokulardan yapılır. Çevresindeki koyu renkli alan için döğme yapılabildiği gibi, karşı meme başından ya da kasıktan alınan deri kullanılabilir” dedi.

MEMELER ARASI SİMETRİNİN SAĞLANMASI
Tek taraflı meme onarımının yapıldığı durumlarda onarılan memenin ameliyat bitiminde karşı memeyle simetrik olmasının beklenemeyeceğine dikkati çeken Doç. Dr. Yazar şöyle konuştu:
“Bu durumun özellikle diğer memenin büyük veya sarkık olduğu durumlar için geçerlidir. Bu durumda memeler arasında simetriyi sağlamak amacıyla karşı memeye bazı operasyonlar uygulanabilir. Bunlar karşı memenin küçültülmesi, dikleştirilmesi veya büyütülmesi şeklinde olabilir.”

AMELİYAT SONRASI: Ameliyat sonrası ağrı büyük ölçüde ilaçlarla ile giderilebilir. Ameliyatın boyutuna göre 2 ile 5 gün hastanede kalmak gerekebilmektedir. Ameliyatta genellikle sıvıların birikmesini engelleyen drenler konabilir ve bunlar ameliyat sonrası ilk birkaç gün içinde alınırlar.
 NORMALE DÖNME: Ameliyatından sonra normal günlük aktivitelere geri dönmek yapılan ameliyatın boyutuna göre değişmekle birlikte 2 - 4 hafta arasında değişebilir. Protez ile meme onarım ameliyatlarında  ise bu süre bu süre daha kısa olabilir. Rekonstrüksiyon ile normal duyu kazanılmaz; ancak, zaman içinde bir miktar duyu gelebilir. İzlerin çoğu zaman içinde solabilir. Ancak bu süre 1-2 yıl olabilir ve hiçbir zaman izler tamamen kaybolmaz. Onarımın  kalitesi yüksek olduğu sürece,  izlere daha az aldırış edilmektedir.

SONUÇ: Meme onarımının kanser nüksü veya hastanın prognozu üzerine bir etkisi yoktur. Ayrıca tedavi süreçlerine radyoterapi ve/veya kemoterapiye de engel teşkil etmez. Takip döneninde normal meme ve onarılmış memede peryodik mamografiler veya diğer radyolojik incelemeler kolaylıkla yapılabilmektedir.

 

BU KONUYLA İLGİLİ DİĞER HABERLER 

Meme Kanserinin Belirtileri

Meme Kanserinde BRCA1, BRCA2 Testleri

Yumurtalık ve Meme Kanserinde Gen Testleri

Meme Kanseri Hakkında Bilmek İstedikleriniz

Meme Kanserinde Erken Teşhis Hayat Kurtarıyor

Meme Kanserinde Erken Tanı

Meme Kanserinde Multidisipliner Tedavi

« Geri

Diğer Haberler

Hamilelikte Seyahat Etmenin Koşulları
Ağrısız Hamilelik İçin Proloterapi Tedavisi
Kemik Erimesi Önlenebilir Mi?
Doğum Sonrasında Nasıl Kilo Vermeli?
Düzensiz Adet Kanamalarının Nedenleri
Doğumdan Sonra Vücutta Oluşan Değişiklikler
Kadınlarda Kansızlık (Anemi)
İleri Yaşta Anneliğin Riskleri Nelerdir?
Kadınlarda Yumurtlama Takibi
Kadınlarda Kanser Belirtileri
Hamilelikte Lens Kullanımı
Menopozu Rahat Geçirmek İçin Öneriler
Gebelik Diyabetinin Bebeğe Zararı Var Mıdır?
Meme Kanserinden Korunmanın Yolları
Rahim İçi Yapışıklığı Tedavisi
Doğum Sonrası Depresyon Belirtileri
Hamilelikte Grip Bebeğe Zarar Verir Mi?
Hamileyken Yapılan Grip Aşısı Bebeği De Koruyor Mu?
Osteoporoz`dan Korunmak İçin Ne Yapmalı?
Menopoz Döneminde Nasıl Beslenmeli?
Tüm Haberler »
Yorum Ekle
  Adım, Soyadım Görünsün   Rumuzum Görünsün
Mesaj :
Güvenlik Kodu :
 
 
Köşe Yazısı
Annem`e, O Güçlü Kadına Mektup…
Esra KAZANCIBAŞI
Tüm Yazılar
Online Randevu
Kriterleri seçin, hastanelerden online randevu alın.
Şehir
 Devlet   Üniversite   Özel
Acil Sağlık
Nöbetçi Eczaneler
Ambulanslar
Kan Merkezleri
Acil Servisler
Sağlık Tedarikçileri
Evde Sağlık Hizmeti
İlk Yardım Rehberi
Alo Sağlık
Hastaneler
Sağlık ocakları
Ana çocuk sağlığı merkezleri
Tahlil laboratuvarları
Görüntüleme merkezleri
Sağlık sigorta şirketleri
İlaç firmaları
Yaşlı bakım evleri
Bakım ve rehabilitasyon merkezleri
Diyaliz merkezleri
Kanser tedavi merkezleri
Ağız ve diş sağlığı merkezleri
Doktorlarla Canlı Sohbet
Şuan online doktorumuz yok. »
"Sorun Doktorunuz Yanıtlasın" bölümünden bize ulaşabilirsiniz.
Sağlık Kitapları
Haftanın Kitabı

"Hayat Kurtaran Vitamin ve Mineraller"
-Prof. Dr. Metin Özata
Önceki Kitaplar
Haftanın Söyleşisi
Gazeteci ve Biyolog Esra Öz: Aşkın Da Bir Kokusu Var
Esra Öz, `Kokuyla Keşfet` isimli kitabında, koku almanın insan sağlığına etkilerini anlatıyor.
Tüm Söyleşiler
Videolar
Medikal`e konuk olan Serhat Kılıç, sigarayı bırakma öyküsünü ve sağlık yaşantısını anlattı.
 Medikal Ödül - 2
 İstanbul`da Organ Bağışı Artıyor
 Hepatit B (Beyazıt Öztürk)
Sağlık Yönetimi
 Sağlık İletişimi
 Sağlıkta Kalite
 Sağlık Ekonomisi
 Sağlık Yönetimi
 Sağlık Hukuku
 Sağlıkta Kalite
 Yasa ve Yönetmelikler
Künye | Danışma Kurulu | Üyelik | Reklam | Gizlilik | Yasal Uyarı | İletişim Bilgileri
Copyright 2011 Sagligimicinhersey.com | Tüm Hakları Saklıdır. | Web Tasarım ve Programlama Grimor

Valid XHTML 1.0 Transitional