Kadınlarda aşırı tüylenmenin iki farklı nedeni olduğunu söyleyen Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Seyisoğlu, birinci tip kıllanmanın hormonlara bağlı olduğunu, diğerinin ise hormonlara bağlı olmadığını belirtiyor. Erkeklik hormonu fazlalığına bağlı olan aşırı tüylenmenin bluğ çağı sonrasında ortaya çıktığını vurgulayan Prof. Dr. Seyisoğlu, “Bu durumun sebebi polikistik over ya da böbrek üstü bezinin aşırı erkeklik hormonu üretimidir. Ayrıca obezite de kıllanma artışına neden olur” diyor.
Prof. Dr. Hakan Seyisoğlu, kadınlarda aşırı kıllanmanın nedenlerinden polikistik over hastalığına, kıllanmanın tıbbi tedavisinden kozmetik tedavisine kadar tüm sorularımızı yanıtladı.
. Aşırı tüylenme sadece estetik bir sorun mudur, yoksa bazı hastalıklarla da ilgisi var mıdır? “Tüylenme dediğimiz zaman kadınlarda iki tip tüylenme görülür. Bunlardan bir tanesi hormonlara bağlı olmayan tüylenmedir. İkincisi de hormonlara bağlı olan tüylenmedir.
Etnik kökenlere bağlı olarak da kıl oranları farklıdır kadınlarda. Örneğin, kuzey bölgelerde yaşayan ırklarda kıl oranları daha azdır güneye indikçe bu oran daha fazlalaşır. Güneyli bir kişiyi Kuzey’e çıkarırsanız sanki kılı fazla gibi gözükür bu nedenle genetik olarak kıl dağılımı farklı ırklarda farklı şekillerde görülebilir. Burada önemli olan bu tüylenmenin patolojik yani hastalık olup olmadığının tanımlanmasıdır. Burada daha çok hormonal etkiler rol oynar patolojik kıllanmada.
Hormon derken, kıllanmayı artıracak hormon erkeklik hormonudur. Kadınlarda bulunan erkeklik hormonunun etkisindeki artıştır. Bu da iki şekilde olabilir: ya hormon seviyesi fazlalaşır ya da mevcut hormona duyarlılık artmıştır. Kadınlarda belli oranda bulunması gereken erkeklik hormonunun miktarındaki artış ya da bu hormona duyarlılıktaki artış sonrası kadınlarda erkek tipi kıllanma dediğimiz bölgelerde kıllanma artışı ortaya çıkar. Bu daha çok vücudun orta hattı üzerindeki kıllanmalardır. Erkeklerde görülen ve erkek cinsine özel bölgelerde olup kadınlarda olmayan kıllanmalar. Bunlar, çene, bıyık, şakaklar, göğüs arası, karının orta çizgisi, göbeğin altı, genital bölge kıllanmalarının göbeğe doğru uzaması, sırt, kuyruk sokumu bölgesinde bele doğru uzayan kıllanma, bacakların iç yüzünde oluşan kıllanmalar, bunların hepsi erkek tipi kıllanmalardır ve patolojik bir kıllanma artışıdır, hastalık olarak değerlendirilecek bir artıştır.
Genetik ve yapısal olan kıllanmalar daha çok kollardaki bacaklardaki kıllanmalardır. Erkek tipi yörelerinin dışında oluşan kıllanmalardır. Bu kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Kozmetik olarak bir rahatsızlık sebebidir ama çoğunlukla bunlar hastalık şeklinde kabul edilip tedavi gerektirmezler sadece kozmetik çözümlerle bu şikayetler azaltılır ama erkek tipi kıllanma da mutlaka nedenin araştırılması gerekir.”
. Tüylenmenin ardında hangi hastalıklar yatabilir? “Erkek tipi yörelerde kıllanmalar olduğu gibi bir de şunu unutmamak lazım. Bu hastalığın ortaya çıkış zamanı ve şiddeti yani erkeklik hormonunun etkisinin ortaya çıkışı zamanı ve gücü bunlarda yine bu tüylenmeyi ve erkek tipi özelliği gösteren işaretlerdir. Mesela çok erken yaşlarda örneğin ses farklılığının ortaya çıkmaya başlamadığı çok erken yaşlarda bir kız çocuğu erkeklik hormonuna ciddi şekilde maruz kalmış ise ses karakteri de erkek tipine değişim gösterecektir. Kıllanmanın yanı sıra erkek tipi bir ses de devreye girer buna biz virilizm diyoruz. Mevcut hastalığın çok daha ağır olduğu durumlarda ortaya çıkar. Örneğin santimetre kareye düşen kıl kökünün sayısındaki fazlalıklarda yine bu şikayetlerin şiddetini değiştirebilir.
Nedenlerine gelince, erkek tipi kıllanma ya da erkeklik hormonunun etkisine bağlı olan kıllanma ya da tüylenme artışlarında en sık karşılaştığımız hastalıklar genelde bluğ çağından sonra ortaya çıkan hastalıklardır. Bunların içerisinde iki tanesi sıkça karşılaştığımız problemdir.
Biri polikistik over dediğimiz olay diğeri de böbrek üstü bezinin fazla erkeklik hormonu üretimine bağlı konjenital adrenal hiperplazi diye tanımladığımız hastalık. Bu ikisi genç kızlardaki erkek tipi kıllanmanın en önemli nedenleri arasında kabul edilir.
Bir de kilo burada çok önemlidir çünkü erkeklik hormonu üretimi büyük oranda çevre dokularda yapılır, yağ dokusu ne kadar fazlaysa kadında erkeklik hormonu da aynı oranda fazladır. Bu sebeple obezlere dikkat edecek olursanız tüylenme artışı da birliktedir bu kişilerde. Obezite de tüylenme ve kıllanma artış nedenidir hem de en sık nedenler arasındadır ama hastalık olarak bakacak olursak polikistik over ve ikincisi de böbrek üstü bezinin aşırı erkeklik hormonu üretimidir.”
. Polikistik over nedir? Tüylenme vücudun hangi bölgelerinde olur? “Polikistik over ya da polikistik yumurtalık, yumurtalıkta bulunan ve yumurtayı geliştirmekle görevli olan küçük kistçiklerin fizyolojik olarak bakıldığında her ay belli sayıda gelişimini sürdürürler ve belli bir çapa ulaştıklarında çatlayıp yumurtlama meydana gelir. İki ya da iki buçuk santimetreye ulaştıklarında. Polikistik yumurtalıkta bundan çok sayıda gelişme başlıyor ama hiçbir tanesi ilerliyemiyor hepsi sekiz milimetre ve on milimetre arasında takılı olarak kalıyorlar ve yumurtalığın etrafına dizilmiş şekilde küçük küçük kistler şeklinde yumurtanın etrafında duruyorlar ve polikistik yumurtalık adı veriliyor bunlara. Aslında herkesin çekindiği çok büyük kistlerle bağlantısı yoktur, bazen şu yanlış yapılabiliyor, kist denildiği zaman hasta panikliyor aslında bu kistin normal bir kistle alakası yok. Buradaki sıkıntı, folükül adını verdiğimiz küçük yapılar hormon üreten yapılardır ve hormon üretiminde erkeklik hormonu üretimi öne geçmeye başlıyor ve böyle bir yumurtalıktan erkeklik hormonu üretimi normale göre biraz daha fazla oluyor.
İkincisi böyle bir yumurtalıkta yumurtlama gerçekleşmeyebiliyor. Çok büyük olasılıkla yumurtlama sorunlarıyla birlikte seyrediyor ve normal adet döngüsü mekanizması tam çalışamadığı için adet düzensizlikleri, adet görememe, seyrek adet görme ya da hiç adet görememe belirtileri gösteriyor yani iki önemle karşımıza geliyor bu hastalar gençlik dönemlerinde. Birincisi adet düzensizliği, özellikle seyrek veya adet görememe şekli olan düzensizlikler ikincisi de kıllanma ve tüylenmedeki artış. Sebep yumurtalıktaki normal adet mekanizmasının düzgün çalışmaması ve aynı zamanda erkeklik hormonu üretiminin normalden daha fazla görülmesi.
Yumurtlama sıkıntısı olduğu için bu kişiler ileriki yaşantılarında çocuk istediklerinde yumurtlamayla ilgili sıkıntı çekebilirler. Her zaman geçerli değildir bu, bir polikistik over mutlaka yumurtlamayacak mutlaka kısır olacak anlamında bir sonuç çıkmasın buradan. Polikistik yumurtalıkta gayet güzel yumurtlamalar da meydana gelebilir kendiliğinden gebelikte meydana gelebilir. Genel olarak baktığımızda polikistik yumurtalıkta yumurtlama sorunuyla karşılaşma olasılığı yüksektir.”
. Polikistik overde tüylenme dışında başka hangi yakınmalar olur? “Tavuk mu yumurtadan yumurta mı tavuktan çıkar gibi bakmak lazım olaya. Mesela polikistik yumurtalıkta kilo artışı da beraber seyredebilir. Bunun mekanizması nedir, insülin direncidir, insüline karşı vücutta bir direnç oluşur ve insülin artar insülin arttığı için artan insülin yumurtalığı uyarır ve yumurtalıktan daha fazla erkeklik hormonu üretimine sebep olur ve böylece bir kısır döngü ortaya çıkar. İnsülin arttığı için kilo artışı da birlikte olur. Kilo artışında da insüline karşı direnç artar yani hepsi birbirinin içindedir.
Bu kısır döngüyü tek başına kilo vermeyle ya da insülin direncini kırarak devreye girerseniz hastanın tüm şikayetleri gerileyebilir. Demek ki kilo birlikte seyredebiliyor bu hastalarda. Karbonhidrat metabolizma bozukluğu ile karşılaşabiliyorsunuz, dolayısıyla bu kişilerde diyabetle karşılaşma ihtimaliniz yükselebiliyor. Hormon düzensizliği nedeniyle de rahim iç zarına ait birtakım etkileşmeler sonrası bu kişiler tedavi edilmedikleri taktirde ileriki yaşantılarında rahimle ilgili rahim iç zarına ait kanser gelişimi, hiperplazi, aşırı gelişimle karşılaşma ihtimalleri de yüksek bu kişilerde. Tedavi olurlarsa böyle bir şey söz konusu değil. Yine bu kişilerde başka metabolizma hastalıkları da birlikte seyredebiliyor.
Polikistik overde tiroid hastalıkları da birlikte seyredebilir bu da o yüzden polikistik overi olan kişilerde bu sistemlerinde taranması gerekir. Özellikle kilosu olan polikistik overlilerde buna dikkat etmek gerekir. Bu kişilerde insülin direncinin araştırılması, karbonhidrat metabolizmasının araştırılması tiroidin araştırılması şarttır. Zaten bunlar araştırılmadan polikistik over tanısı konmaz.”
. Polikistik over kimlerde görülür? “Genetik geçişi olan bir hastalık bu. Ailesinde polikistik overi olan kişilerin bu hastalıkla karşılaşma ihtimali daha yüksektir. Nedenini tam bilmediğimiz için şu bireylerde gözükür, bu bireyler daha çok potans taşırlar diyemiyoruz ama önemli olan, bir kişinin ailesinde çok sık polikistik yumurtalık varsa o kişide de görülebilir. Çok özellikle olarak şu kişilerde görülür diyemeyiz çünkü bu bir genetik zemini olan hastalıktır sonradan ortaya çıkmıyor.”
. Teşhisi nasıl konur? “Teşhisi iki şekilde konabilir. Değişik ekoller farklı şekilde yaklaşabiliyor ama en önemlisi ultrason görüntüleridir yani ultrasonla baktığınız zaman polikistik overin tanısını görüntüsüyle koyabilirsiniz. Bunu desteklemek için birtakım hormonal parametrelere bakılabilir, hormonlarla teyit edilebilir. Hastanın klinik bulguları da çok önemli. Klinik bulgularının eşliğinde ultrasona koyup hastaya baktığınızda çok tipik bir görüntüsü vardır polikistik yumurtalığın, yumurtanın etrafına dizilmiş küçük küçük kistik görüntüler, yumurta çapında büyüklük gözükmesi, bunun beraberinde hastada birtakım klinik bulgular görüyorsanız bunun tanısını koyarsınız ayrıca hormon tetkiki yapmanıza gerek yok ama gerekirse bazı ekoller hormonlarına da bakarak tanıya gitmeye çalışıyorlar ama ultrasonografik bulgular çok önemlidir bizim için.”
. Tedavisi nasıl yapılır? “Nedenini tam olarak bilmediğimiz için kökten çözen bir tedavisi yok, bir tedavi uygulayalım ve tamamen bunu ortadan kaldıralım, böyle bir tedavi yok. Tedavi genelde semptomatiktir yani kişi ne nedenle geldiyse biz ona göre tedavi uygularız bazen hiç tedavi uygulamayız. Mesela polikistik görüntüsü vardır yumurtalığın ama kişinin hiçbir şikayeti yoktur, hafif bir tüylenmesi vardır, adetlerini düzgün görüyordur, çocuğu da oluyorsa bunu tedavi etmek zorunda değilsiniz. Ama bir kişi bize adet düzensizliğinden yakınarak gelmişse ve beraberinde tüylenme varsa biz de buna polikisitk over tanısı koymuş isek o zaman bunun tedavi edilmesi gerekir. Tedavi, kişinin şikayeti adet düzensizliği ve kıllanma artışı ise bu yöne yüklenirsiniz örneğin, hormonların periferideki etkilerini yani etraf dokudaki etkilerini azaltacak tedaviler uygulayabildiğiniz gibi adet düzenine yardım edecek doğum kontrol hapı türü tedavilerle devreye girebilirsiniz.
Bunun dışında başka bir çok tedavi alternatifleri de vardır ama en sık kullanılanları hem adet düzenini sağlamak hem rahim iç zarını ileride oluşabilecek tehlikelere karşı korumak hem de periferik kıllanma şeklini aza indirgemek için genellikle doğum kontrol hapı tipi özellikli ilaçlar var onlar tercih edilmektedir.
Aynı kişi ileride çocuk isteğiyle müracaat ederse o zaman tam tersi tedavi uygulanır. Yumurtlamayı takip etmek eğer yumurtlama olmuyorsa yumurtlamayı güçlendiren veya sağlayacak ilaçları kullanmak polikitik over’de, o zaman hastanın gebeliği yönünde tedavi uygularsınız. Hep şikayetler doğrultusunda tedavi uygularsınız hiçbir zaman polikistik yumurtalığı ortadan kaldıracak bir tedavi söz konusu değil.”
. Bazı genç kadınlar tüylerden kurtulmak için hemen lazer tedavisi yaptırıyorlar. Bunun için ne önereceksiniz? “Öncelikle kadın tüylenmeden yakınıyorsa mutlaka bir hekim kontrolünden geçmesi şart ki bu tüylenmenin bir hastalıkla ilgili olup olmadığının tespit edilmesi gerekir. Eğer bir hastalık söz konusu ise zaten bu hastalık tedavi edildiği zaman kadın bu tüylenmeden kurtulacaktır ya da örneğin bir polikistik over gördünüz, siz bir yandan tedavi ediyorsunuz ama tedavide kalıcı olmadığı için kalıcı olması için kozmetik birtakım işlemlerden yardım beklersiniz. Kişi epilasyon yaptırır birdaha kıllanma artışı olması diye ama böyle bir hastalık yok ama tüylenme artışı da var ekime de gitti kişi ama bir hastalık yok. Bu tamamen kişinin ırksal özelliği, bu kişilerin kozmetik yöntemlerden yarar görmesi uygun. Hastalık olarak tespit edilse de hastalığın tedavisinin yanında kozmetik yardımlar aldırıyoruz hastaya.
Sırf tüylenme varsa ve kişi gidip lazer, epilasyon yaptırıyorsa bu yanlış, önce bir hekime gitmeli, bu tüylenmenin hastalığa bağlı olup olmadığını tespit ettirmeli sonra da bu doğrultuda hekim desteğiyle beraber epilasyona karar verecek.”
BU KONUYLA İLGİLİ DİĞER HABERLER
Polikistik Over Sendromu
|