Yaşayan organizma doğumundan ölümüne kadar devamlı bir değişim içindedir, büyür ve dejenere olur, yaralanmaya maruz kalır ve zararı tamir eder, çoğalır, alınan gıdaları değişik enerji biçimlerine çevirir, kendisini etrafına uydurur veya bu uyumda başarısız olur. İnsanda bütün bu aktivite, ölümü ve her gün milyonlarca hücrenin yerine yenilerinin yapılmasını kapsar.
Kontrollü ve koordine büyümenin en güzel örneği, fertilize ovumun yetişkin insan olarak bilinen hücreler ve bölümler kompleksi haline dönüşmesidir. Normal hücreler çoğalırlar, ihtisaslaşmış ayrı tipler olarak değişirler ve organize, bütünleşmiş doku ve sistem birimleri haline gelirler. Ancak kanser hücreleri, düzenleme veya uygun bir farklılaşma olmadan, normal hücreler için planlanmış sınırların ötesinde çoğalmaya devam ederler.
Esas hayret edilmesi gereken nokta, insanın kansere neden maruz kaldığı değil, kanserin insanda neden daha sık görülmediğidir. İnsan vücudunun mucizelerinden biri, deri insizyonlarının tamirini, kırılan kemiklerin iyileşmesini ve kaybedilen kanın yerine konmasını yöneten kontrol işlemidir. Bütün bu karışık rejenerasyon işlemleri, harabiyet veya kayıp düzeltildiği zaman durur. Henüz tam olarak anlaşılamamış olan çeşitli sebeplerden dolayı, uyarılar (kimyasal, fiziksel, viral, vb.) bu normal çoğalma hadisesini başlatır ve kontrol mekanizması üzerinde hakimiyet kurarak kanser için karakteristik olan hücrelerin delice büyümesi olayı ile sonuçlanır.
Kanser hücrelerinin değişik tipleri, bunların çoğalıcı ve işgal edici güçlerini artıran veya durduran değişik faktörler ve gelişmelerini etkileyen hazırlayıcı faktörler ve dış etkiler hakkında oldukça önemli miktarda bilgi elde edilmiştir. Bütün kanser tipleri için ortak olan özellik, kontrol edilmediği zaman normal dokuyu işgal edecek ve ölüme neden olacak hasta hücrelerin çoğalması olayıdır.
Birçok bilgiyi tek bir kelimeye sığdıran bütün teknik terimlerde olduğu gibi organizmada gelişen yeni büyümelere (neoplazm) “tümör” ismi verilmiştir.
Tümörler, selim ve habis olmak üzere iki ana grupta toplanmışlardır. Selim tümör genellikle etrafındaki normal dokuyu işgal etmez, eğer ederse bu işgal sınırlıdır. Genellikle, fibröz dokudan oluşan, sınırlan belli bir kapsül içinde bulunur. Habis tümör sadece çevre dokuyu işgal etmekle kalmaz, aynı zamanda vücudun diğer bölgelerine metastazlar (ikincil büyümeler) yapar. Metastazlar genellikle ilk büyümenin hücresel yapısını taklit ederler ve böylece patologun ilk büyümenin yerini tayin etmesine olanak sağlarlar. Örneğin tiroid karsinomunun kemik metastazları sadece orijinal dokunun benzer mikroskobik yapısını ihtiva etmekle kalmaz, aynı zamanda tiroid hormonu da meydana getirirler.
Kanser belli başlı iki tipte olan bahis neoplazmdır: epitelyal dokudan kaynaklanan karsinomlar ve bağ dokusundan kaynaklanan sarkomlar. Kanserin tabiatı hakkında daha fazla öğrenmek için yoğun araştırmalar yürütülmektedir.
Bugün kanser araştırmalarının belli başlı amaçları şunlardır: (1) habis hücre büyümesini başlatan hücresel tetik mekanizmalarının ortaya çıkarılması; (2) kanserin yayılması, yani metastazları kontrol için metotlar; (3) özel olarak kanser hücrelerini öldüren veya büyümelerini durduran kimyasal maddelerin bulunması; (4) kansere karşı etkili olabilen bağışıklık (immün) savunma mekanizmalarının anlaşılması ve (5) insanlarda bazı kanser türlerinde virüslerin rolü olup olmadığının öğrenilmesi.
Prof. Dr. Metin Ertem Türkiye Kanserle Savaş Vakfı Başkanı, İ. Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi |