Mide kanseri, tüm dünyada akciğer kanserinden sonra ikinci en çok görülen kanser türüdür. Bununla birlikte gelişmiş ülkelerde büyük ölçüde kontrol altına alınmış olup halen gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerin bir sağlık sorunu olmaya devam etmektedir. Coğrafi ve etnik dağılımı da çok farklıdır; en çok doğu Asya (Japonya, Kore ve Çin), doğu Avrupa ve Güney Amerika ülkelerinde görülmektedir.
İKİ FARKLI TİP KANSER
Günümüzde mide kanserinin iki farklı tipi olduğu kabul edilmektedir;
1. Proksimal kanser: Midenin, kardiya adı verilen, yemek borusuna komşu olduğu bölgeden gelişen kanserler. Bunların reflü hastalığı, obezite, alkol ve sigara ile yakın ilişkisi vardır ve gelişmiş ülkelerde en sık bu tip görülür. Bu tip, erkeklerde ve gençlerde daha fazladır.
2. Distal kanser: Midenin, antrum denilen, on iki parmak bağırsağına komşu alt kısmından çıkan kanserler. Esas olarak Helicobacter pylori enfeksiyonu ve gastrit ile ilişkili olan ve gelişmemiş ülkelerde görülen kanserlerdir. Bu tip daha çok ileri yaşta görülür.
RİSK FAKTÖRÜ OLARAK BESLENME TARZI
Tuz ve tuzlu yiyecekler, tuzlanarak korunan gıdalar (salamura v.b.) mide kanseri için risk taşımaktadır. Nitrat ve nitrit içeren gıdalar aynı şekilde sakıncalıdır. Tarımda nitratlı gübrelerin aşırı kullanılmamasına özen gösterilmelidir. Yeşil yapraklı sebzeler ve C vitamininden zengin meyveler ise koruyucu etki göstermektedir.
BELİRTİ VE BULGULAR
Erken dönemlerde sindirim bozukluğu, midede şişkinlik ve gaz yakınması görülebilir. Daha sonra bunlara iştahsızlık, halsizlik, bulantı, kusma ve mide bölgesinde ağrılar eşlik edebilir. Nedeni açıklanamayan kilo kayıplarında mide mutlaka incelenmelidir. İleri evre vakalarda sarılık ve karında sıvı toplanması ortaya çıkabilir.
TANI NASIL KONUR, HANGİ TETKİKLER YAPILIR?
Baryumlu mide grafisi tümörü gösterebilir, ancak kesin tanı endoskopi (gastroskopi) ve biyopsi ile konur. Evreleme için bilgisayarlı tomografi v.b. görüntüleme tetkikleri yapılır. Laboratuar incelemelerinde kansızlık görülen bir hastada dışkıda gizli kan tetkiki bazen ilk uyarıcı bulgu olabilir.
MİDE KANSERİNİN EVRELERİ
Erken evrede tümör mide duvarındadır; lenf düğümlerine ve çevre dokuya sıçramamıştır; cerrahi olarak çıkarılması mümkündür. Bölgesel hastalıkta tümör lenf düğümlerine atlamıştır, ancak yine cerrahi şansı vardır. İleri evre hastalıkta tümör uzak organlara sıçramıştır; örneğin karaciğer ya da karın zarı (periton) gibi.
TEDAVİSİ
Kesin tedavisi ameliyattır. Midenin tümü ya da bir kısmı, komşu lenf düğümleri ile birlikte çıkarılır. Ameliyatın, bu konuda deneyimli merkezlerde yapılması esastır. Ameliyat sonrası operasyon bölgesine radyoterapi verilirken aynı zamanda sistemik kemoterapi uygulanır (kemo-radyoterapi). Bazı durumlarda ameliyat öncesi kemoterapi tercih edilir; bu, kitlenin ve eğer varsa lenf düğümlerinin küçülmesini sağlar. Böylece hem başarılı bir ameliyat şansı artar, hem de hastanın yaşamı olumlu etkilenir. Ameliyat yapılamayan vakalara gıda geçişini sağlamak için mideye stent tatbik edilebilir. Başta karaciğer olmak üzere diğer organlara yayılmış vakalarda semptomları gidermek için kemoterapi, kanama kontrolü için radyoterapi yapılabilir. Son çalışmalarda, ileri evre mide kanserinde bazı genetik testlerin hedefe yönelik tedaviye olanak verebileceği ve bununla olumlu sonuçlar alındığı gösterilmiştir.
Prof. Dr. N. Faruk Aykan (İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Onkoloji Enstitüsü / Medical Onkolog) |