Sık Kullanılanlara Ekle · Anasayfam Yap ·  Üye Girişi · Yeni Üye  
   Kadın Sağlığı · Erkek Sağlığı · Çocuk Sağlığı · Tüp Bebek / Kısırlık · Göz Sağlığı · Kalp-Damar Hastalıkları · Kanser · Tüm Kategoriler >
Vücudumuzdaki Kitleler
09.02.2009 - 47489 defa okundu.

Kitle vücutta normalde bulunmayan şişlik veya yumru olarak tanımlanabilir. Vücutta her şişlik tümör anlamına gelmez. Herhangi bir kaza ya da travma sonrası da hematom dediğimiz cilt altına kanamalar olabilir, bunlar o bölgede bir şişlik oluşturabilir ve bu zamanla geçer. Yine bir iltihaba bağlı olarak oluşan abse gibi şişlikler de tedaviyle tamamen geçen oluşumlardır.

Bilinen hiçbir dış neden yokken vücutta herhangi bir bölgede saptanan kitleler patolojiktir ve incelenmesi gerekir. Bu kitleler iyi huylu (benign) bir gelişme olabileceği gibi kötü huylu (habis, malign) bir tümöre de ait olabilirler. Kitlelere en çok kadınlarda memede, her iki cinste boyunda, koltuk altında, kasıklarda, karında veya kol ve bacaklarda rastlanır. Ayrıca erkeklerde testiste kitle fark edilebilir. Bazı kitlelere ise vücudun herhangi bir yerinde deri altında rastlanır. Bir kısım kitleler ise dışarıdan muayenede saptanmaz, herhangi bir check-up sırasında, radyolojik incelemelerle (Ultrason, Bilgisayarlı Tomografi, Manyetik Rezonans Görüntüleme vb) ortaya konur; örneğin rahimde, karaciğerde, pankreasta veya beyinde saptanan kitleler gibi.

Memede saptanan kitleler içinde fibroadenom ve kistler iyi huylu kitlelerdir. Fibroadenomlar daha çok gençlerde görülen, düzgün kenarlı ve hareketli, lastik kıvamında sertliği olan kitlelerdir. Kistler ise içi sıvı ile dolu oldukları için daha yumuşaktır. İçindeki sıvı arttıkça gerilmeleri nedeniyle ağrılı olabilirler.

Boyunda, koltuk altında, kasıklarda saptanan kitleler çoğu kez büyümüş lenf düğümlerine aittir. Halk arasında bunlara beze adı verilir. Boyunda ayrıca Tiroid bezine ait guatr dediğimiz yaygın veya nodüler (topak şeklinde) büyümeler de görülebilir ya da ele gelebilir.

Karında ele gelen kitleler çoğu kez organ büyümeleri (örneğin karaciğer, dalak büyümesi) ile ilgilidir.

Deri altında saptanan kitleler bazen çocukluktan beri bulunan kalıtsal yapılar (lipom, fibrom) olabilirler; bunlar iyi huylu kitlelerdir.

Genel olarak iyi huylu kitleler uzun süredir aynı büyüklükte kalan, çapları zaten 1-2 cm. yi geçmeyen, hareketli, yumuşak veya orta sertlikte yapılardır. Örneğin çene altında veya kasıkta bir enfeksiyon sonrası oluşmuş lenf düğümü büyümeleri gibi. Memedeki fibroadenom ve kistler de böyledir. Yine genel olarak kötü huylu tümörler kısa sürede büyüyen, bazan 5-10 cm gibi çok büyük çaplara ulaşan, beklemekle küçülmeyen, büyüdükçe çevre dokuya uzanarak hareketi azalan, komşu dokuların şeklini ve işlevini bozan kitlelerdir. Büyüdükçe ağrılı olabilirler. Bununla birlikte, bir kitlenin iyi huylu ya da kötü huylu olup olmadığı sadece muayene ile anlaşılmaz. Doktorlar muayenede saptadıkları bir kitlenin iyi ya da kötü huylu olduklarını iyi bir öykü alıp dikkatli bir fizik muayene yaptıktan ve gerekli gördükleri tetkikleri inceledikten sonra ortaya koyarlar. Özellikle de bir kitlenin kötü huylu olduğundan kuşkulanırlarsa bunun kesin tanısı ancak biyopsi ve patolojik inceleme ile konulabilir. Patolog tarafından mikroskop altında değerlendirilip adı konmadan hiçbir kitleye kesin olarak habis tümör ya da kanser denilemez. Habis tümör tanısı konulan kitlelerin de köken aldığı organ ve hücre tipine göre pek çok tipi vardır. Vücudumuzda yüzden fazla kanser tipi tanımlanmıştır. Bunların tedavileri de birbirlerinden farklıdır.

Vücudumuzun herhangi bir yerinde ya da bir iç organda kitle saptandığında mutlaka doktora başvurmalı ve gereken tetkikler (kan tetkikleri, radyolojik incelemeler v.b.) yaptırılmalıdır. İyi huylu kitlelerde, eğer bası belirtileri (ağrı, ödem v.b.) yoksa sadece takip yeterli olabilir. Kötü huylu bir kitle (kanser ya da sarkom) saptandığında vakit geçirmeden bir onkoloğa başvurulması ve onun çizeceği plan doğrultusunda tedaviye başlanması gerekir. Erken tanının yanı sıra güncel standart tedavi çoğu kez hayat kurtarıcıdır. Günümüzde genel olarak kanserde şifa oranı % 60-65 arasındadır. 

Prof. Dr. Faruk Aykan
(İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü Medical Onkoloji uzmanı)

« Geri

Diğer Yazıları

Onkolojide Son Gelişmeler
Hodgkin Hastalığı Nedir?
Tümör Markerları
Pankreas Kanseri
Kanser Ve Cinsel Yaşam
Kalın Bağırsak Kanseri
Mide Kanseri
Yemek Borusu Kanserleri
Alkol ve Kanser
Kemoterapi Nedir?
Yorum Ekle
  Adım, Soyadım Görünsün   Rumuzum Görünsün
Mesaj :
Güvenlik Kodu :
 
Köşe Yazısı
Ya Birgün Anneniz Sizi Tanımazsa?
Tüm Yazılar
Online Randevu
Kriterleri seçin, hastanelerden online randevu alın.
Şehir
 Devlet   Üniversite   Özel
Acil Sağlık
Nöbetçi Eczaneler
Ambulanslar
Kan Merkezleri
Acil Servisler
Sağlık Tedarikçileri
Evde Sağlık Hizmeti
İlk Yardım Rehberi
Alo Sağlık
Hastaneler
Sağlık ocakları
Ana çocuk sağlığı merkezleri
Tahlil laboratuvarları
Görüntüleme merkezleri
Sağlık sigorta şirketleri
İlaç firmaları
Yaşlı bakım evleri
Bakım ve rehabilitasyon merkezleri
Diyaliz merkezleri
Kanser tedavi merkezleri
Ağız ve diş sağlığı merkezleri
Doktorlarla Canlı Sohbet
Şuan online doktorumuz yok. »
"Sorun Doktorunuz Yanıtlasın" bölümünden bize ulaşabilirsiniz.
Sağlık Kitapları
Haftanın Kitabı

"Beden Aklıyla Zayıfla"
-Dr. Fevzi Özgünül
Önceki Kitaplar
Haftanın Söyleşisi
Gazeteci ve Biyolog Esra Öz: Aşkın Da Bir Kokusu Var
Esra Öz, `Kokuyla Keşfet` isimli kitabında, koku almanın insan sağlığına etkilerini anlatıyor.
Tüm Söyleşiler
Videolar
Medikal`e konuk olan Serhat Kılıç, sigarayı bırakma öyküsünü ve sağlık yaşantısını anlattı.
 Medikal Ödül - 2
 İstanbul`da Organ Bağışı Artıyor
 Hepatit B (Beyazıt Öztürk)
Sağlık Yönetimi
 Sağlık İletişimi
 Sağlıkta Kalite
 Sağlık Ekonomisi
 Sağlık Yönetimi
 Sağlık Hukuku
 Sağlıkta Kalite
 Yasa ve Yönetmelikler
Künye | Danışma Kurulu | Üyelik | Reklam | Gizlilik | Yasal Uyarı | İletişim Bilgileri
Copyright 2008 - 2014 Sagligimicinhersey.com | Tüm Hakları Saklıdır. | Web Tasarım ve Programlama Grimor

Valid XHTML 1.0 Transitional