Bir kadının memesini kaybettiğinde yaşadığı üzüntüyü kanser olduğunu öğrendiğinde bile yaşamadığını biliyor musunuz? Bir kadın için her aynaya baktığında memesinin olmadığını hatırlamak kendisini “eksik” bir insan olarak görmesine neden oluyor. Adeta kadınlığını yitirdiğini düşünüyor. Cinsel yaşamının bittiğini, eşi tarafından çekici bulunmayacağını, bir daha asla anne olamayacağını, sosyal hayatının kısıtlanacağı ve benzeri endişelere kapılıyor.
Ve en kötüsü kendini sorgulayarak Neden ben? Türkiye’de benden başka kimse kalmadı mı?” diyerek iyileşmeyi reddedebiliyor. Peki meme kanseri sandığımız kadar bize uzak mı? Türkiye’de ne kadar sıklıkla görülüyor? Ve Türkiye`de her 10 kadından biri meme kanserine yakalanıyor. Her kanserli dört kadından biri meme kanseri nedeniyle tedavi görüyor. 40 – 60 yaş grubu kadınlarda kanserden ölüm nedenleri arasında meme kanseri ilk sırayı alıyor. Tüm bu karamsar tablo sizi hemen korkutmasın. Meme kanseri tedavi edilebilen kanserler arasında ilk sırada yer alıyor.
. Meme kanseri nedir? Meme, süt bezleri ve burada üretilen sütü meme başına taşıyan kanallardan oluşur. Meme kanseri ise sıklıkla sütü taşıyan kanallardan ve daha az sıkıkla sütü yapan meme dokusundan kaynaklanan bir kanser türüdür.
. Meme kanseri neden oluyor? Meme kanserinin neden olduğu henüz kesin olarak bilinmiyor. Ancak hormonların büyük etkisi (östrojen) olduğunu söyleyebiliriz. Erken adet gören, menopoza geç giren, menapozda uzun süre hormon tedavisi alan, hiç doğurmayan, 35 yaşından sonra doğuran kadınlarda meme kanserinin sık görülmesi, meme kanseri hormon ilişkisini destekliyor. Bunun yanı sıra beslenme alışkanlıklarının da meme kanserinde etkisi oluyor. Sürekli hayvansal yağ ve protein ile beslenen, sebze ve meyve tüketmeyen kişilerde meme kanseri riski yüksek. Bir de egzersiz yapmayan, fiziksel aktivitelerden uzak olan kadınlarda meme kanseri sıklıkla görülüyor. Menopoza giren kadınların egzersizden uzaklaşması ve kilo alması da kanserin nedenleri arasında yer alıyor.
. Türkiye’de görülme sıklığı nedir? Avrupa’da 100 bin de 100 olan bu oran, Türkiye’nin doğusunda 100 binde 20, batısında 100 binde 50 civarındadır.
. Türkiye’nin Batısı`nda bu oran neden yüksek? Batı bölgemizde yaşamın batıdaki yaşama benzemesi, yani evlilik ve doğurma yaşının gecikmesi, doğurganlığın azalması, stres, çalışma koşullarının güçleşmesi, çevre kirliliğinin artması, beslenme alışkanlığında değişiklikler, hareketsizlik meme kanserinin daha fazla görülmesine neden oluyor.
. Meme kanserine kimler yakalanabilir? Ailesinde ve yakın akrabalarında yani anne, kardeş, çocuk, anneanne, babaanne, teyze, hala gibi birinci ve ikinci derece akrabasında meme kanseri olan kişilerde meme kanseri riskinin daha fazla olduğunu görüyoruz. İlk adetini 12 yaşında önce görenler, Menopoza 55 yaşından sonra girenler, hiç doğurmayan ya da 35 yaşından sonra doğuranlar, kendisine daha önce meme ve yumurtalık kanseri teşhisi konulanlar, menopozda aşırı kilo alanlar, alkol ve sigara kullananlar meme kanserine daha fazla yakalanıyorlar. Bu yüzden risk grubunda olanlar başta olmak üzere her kadının meme kanserinin farkında olması ve kontole gitmesi gerekir.
. Fazla kilolu olmak meme kanserine yol açabilir mi? Meme kanserinin kilolu olan kişilerde daha dazla görüldüğü yapılan istatistiklerde görülüyor. Özellikle kadınların yağlı gıdalar tüketmeleri ve hareketsiz olmaları kilo almalarına neden oluyor.
. Kişinin erken ya da geç doğum yapmasının önemi nedir? Özellikle 35 yaşından sonra ilk doğumunu gerçekleştiren ve hiç doğurmayan kadınlarda yine meme kanserine neden olan östrojen hormonun uzun süre etkisi altında kaldığı için meme kanseri riski artıyor.
. Meme kanserinden nasıl korunabilir? Meme kanseri ve diğer birçok kanserden korunmak için düzenli beslenmeyi, egzersiz yapmayı, sigara ve alkolden uzak durmayı öneririm.
. Meme kanserinin belirtileri nelerdir? Meme başında veya derisinde çekilme, çöküntü, memede ele gelen ve genellikle ağrısız olan sertlik, meme derisinde kızarıklık ve şişlik, koltuk altında sertlik ve meme başından kanlı akıntı gelmesi, meme başında veya derisinde yara oluşması meme kanserinin belirtileri olabilir. Bu durumlarda vakit geçirmeden bir genel cerrahi uzmanına başvurmak gerekiyor. Bugün ki teknolojiyle meme kanseri hastanın bir şikayeti olmadan, düzenli çekilen mamografilerle henüz birkaç milimetre iken yakalanabiliyor.
MEME KANSERİ “AĞRI”YLA GELİYORUM DEMEZ . Meme kanserindeki bu belirtiler hastaya bir ağrı verir mi? Kadınların en çok bu konuda yanılıyorlar. Çünkü meme kanseri kendisini hissettirecek bir ağrı vermiyor. Ağrı duymadıkları için kadınlar genelde memelerinde oluşan kitlelerden rahatsızlık duymayabilirler. Dolayısıyla geç kalmanın en önemli nedenlerinden biri kadınların ağrıları yok diye kanser olabileceklerini akıllarına getirmemelerinden kaynaklanıyor. Meme kanserinde ağrı olmaz. Kadınların bunu bilmesi gerekiyor.
Meme kanseri vücudun herhangi bir organında da bir şikayet nedeni olabilir mi? Meme kanseri, hastaların yüzde 95’inde ağrısız bir kitle olarak kendisini gösteriyor. Hasta da kitle büyüyene kadar doktora başvurmuyor. Ağrı, ancak kitle çok büyüdüğü bir yara haline geldiği, kemiklere veya göğüs duvarına yapıştığı zaman oluyor. Geç gelenlerde, kemik veya diğer organlara yayılma var ise, bunlarda ağrı veya diğer belirtiler ortaya çıkabilir.
. Peki meme kanseri vücuda yayılabilir mi? Aslında kanser bir hücrede başlar. Zamanla büyür ve kan veya lenf damarları sayesinde koltuk altına ve diğer organlara yayılır. Tümörün büyümesi ve yayılması biyolojik özelliklerine göre değişir. Bu nedenle kişilerin memelerinde fark ettikleri bir kitlede hemen doktora başvurmaları gerekir. Yayılan tümörün tedavisi daha güç olabilir ve daha uzun bir zaman alır.
. Kitlenin büyük ya da küçük olması kanserin yayılmasıyla ilgili midir? Tümör ne kadar büyürse yayılma ihtimali de o kadar artıyor.
. Meme başındaki her akıntı kanser belirtisi midir? Meme başının sıkılması sonucu meydana gelen gri – yeşil renkli akıntılar, memedeki fibrokostik değişikliklerle ilgilidir ve önemli değildir. Kadın bunu memesini sıktığı zaman fark ediyor. Bunların hiçbir önemi yok. Sadece kendiliğinden olan ve bir meme başından gelen kanlı veya beyaz renkli akıntının incelenmesine ve ek testlerin yapılmasına gerek vardır. Yani; Meme başından sıkmadan gelen, tek taraflı ve kanlı -serum rengindeki akıntılarda mutlaka meme cerrahisi uzmanına başvurulmasını öneriyorum. Hekimin şüphelendiği durumlarda akıntı küçük bir cam üzerine yayılıp, kurutulur, boyanır ve mikroskopik olarak incelenmesi yapılır. Radyolojik değerlendirmelere ek olarak, akıntının geldiği kanal içerisine kontrast madde verilerek görüntüleme de yapılabilir.
Biz İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Meme Ünite’sinde duktoskop adını verdiğimiz özel ışıklı bir aletle memenin akıntı gelen kanallarını inceleyerek teşhise ulaşabiliyoruz. Meme başından akıntı olması değerlendirilmelidir. Ancak bu belirti her zaman kanser olduğu anlamına gelmez. Bu şekilde akıntısı olan 12 kadından sadece 1 tanesinde meme kanseri çımaktadır.
. Memede bir kitle tespit edildiğinde ne yapılmalı? Memede bir kitle, sertlik tespit edilince, bunun kanser mi yoksa kist mi olduğu araştırılmalıdır. Çünkü memede saptanan her kitle kanser değildir. Bu nedenle memede şüpheli bir kitle saptanınca, hemen korkup telaşlanmaya ve paniğe kapılmaya gerek yoktur. Bir cerrahi uzmanına başvurarak daha ileri inceleme yapılması şarttır.
Prof. Dr. Vahit Özmen / Genel Cerrah www.vahitozmen.com
|