Kanserle ilişkili anoreksi/kaşeksi (KAK) karaciğer ve iskelet kasındaki enerji depolarının boşalmasına bağlı progresif bir kilo kaybı sendromudur. Yaşam kalitesini bozan Kaşeksi, kanserli hastada en sık ölüm nedenidir.
KANSER KAŞEKSİ SENDROMU YAŞAM KALİTESİNİ BOZUYOR
Kaşeksi sendromu olan hastalarda iştahsızlık, dokularda erime, kilo kaybı, kas ve yağ kütlesinde azalma görülür. Kanserli hastalarda anoreksi-kaşeksi sendromu sık rastlanan ancak bazen tanınmayan bir durumdur. İleri kanserli hastalarda sıklık yüzde 80’e ulaşır.
Kaşeksi, tedavi sonlanımının en anlamlı göstergelerinden biri, yaşam kalitesini en çok bozan etmendir ve kanserli hastada en sık ölüm nedenidir. Buna rağmen klinik önemi çoğu kez göz ardı edilir ve tedavi ancak hastalığın ileri dönemlerinde denenir.
İştahsızlık ve kilo kaybı bazen hastayı doğrudan doktora gitmeye sevk eden kanser belirtileri olarak ortaya çıkarken, iştahsızlık besin alımında azalmaya yol açarak kilo kaybını kolaylaştırır. Kaşekside ise yüzde 80’lere varan ciddi iskelet kası ve yağ dokusu kaybı ve halsizliğe yol açar. Halsizlik ve kansere sıklıkla eşlik eden anemi, fizik aktiviteyi kısıtlayarak protein sentezinin azalmasına neden olur.
Kanserde kilo kaybı, uzamış açlıktakinden farklı olarak kas dokusu kaybı ile karakterizedir. Ayrıca birçok kanser hastasında dinlenme halindeki enerji tüketimi kilo kaybı ile azalmaz, tam tersine artarak erimeyi hızlandırır.
Besin alımında azalma her zaman olayı başlatan neden değildir. Hatta normal kalori alan hastalarda bile kas erimesi, kilo kaybı olmadan dahi saptanabilir. Bu hastalarda beslenmenin yapay yollarla desteklenmesi bu kas dokusu kaybını engellemez. İştahsızlık ise kaşeksi ile birlikte ölümcül bir ikili oluşturur; bu durumda hasta aslında kendinden yemeye başlar.
KANSER KAŞEKSİ SENDROMU’NUN NEDENLERİ
KAK sendromunun oluşumu farklı çok etmene bağlıdır, ancak kanserin kendisi ve salgıladığı bazı maddeler en önemli rolleri oynar ve tedavi hedefi oluştururlar. Kaşekside enerji tüketimi genellikle artmış, alımı ise azalmıştır ve bu beslenme durumunun daha da bozulmasına neden olur.
Fizyolojik koşullarda; kas dokumuzda bir yapım ve yıkım dengesi vardır. Kanserli hastada, hem protein yapımında azalma hem de kas proteinlerinin erimesinde artma sonucu tüm vücutta protein döngüsü artmıştır. Buna ilaveten yağ erimesi artmıştır; enerji metabolizması ise tümör büyümesi sırasında sürekli artmış fazda kalır. Enerji tüketimi doğru yoldan olmadığından sonuçta protein yapımı yerine sadece ısı oluşur. Kanserli hastalarda bu nedenle erime oluşur.
İştahsızlığın nedenleri de karmaşık olmakla birlikte tümörden salgılanan bazı maddeler aracılığıyla beynin açlığı algılamasının engellenmesi en temel sorundur.
KAŞEKSİ SENDROMU GİZLİ OLABİLİR
İştahsızlık tanısını koymak basit gibi görünse de kapsamı içinde erken doyma, tat algısında değişiklikler ve bulantı da değerlendirilmelidir. Sadece besin alımında azalma iştahsızlık olarak değerlendirilirse, yutma güçlüğü, depresyon, ağrı gibi ikincil nedenler işe karışmış olur ve değerlendirmeyi bozar.
Buna karşılık kaşeksi tanısı daha güçtür çünkü sendrom gizli olabilir ve gelişimi çoğu kez klinik belirtilerden çok önce başlar. Henüz kilo kaybı olmadan dahi, kas kütlesinde azalma gelişebilir. Özellikle beslenme durumunu menfi etkilediği bilinen pankreas, akciğer, özefagus ve mide kanserli hastalarda kaşeksiden erken dönemde şüphelenilmeli ve klinik öncesi evrede tedavi önlemlerine başlanmalıdır.
DESTEK TEDAVİYE ERKEN BAŞLANMASI ÖNEMLİ
KAK sendromunun en ilginç yönlerinden biri de yaşam kalitesi üzerine etkisidir. KAK sendromunun hastalığın seyri ve yaşam kalitesine etkisini kanıtlayan birçok çalışmaya rağmen hekimler, hatta onkoloji uzmanları bu alanda yeterli eğitim almadıklarını itiraf etmektedirler. Son yıllarda bu konuda farkındalık artmış, kanser tedavisinde yaşama yıllar eklemekten çok, yıllara yaşam eklemek ana fikri hakim olmaya başlamıştır.
Bu durumda tanıdan itibaren beslenme değerlendirilmesi ve anti-kanser tedaviyle birlikte, destek tedaviye erken başlanması yakın gelecekte kanser tedavisinin temelini oluşturacaktır. Bu yaklaşımın hem tedaviye cevabı ve sağ kalımı artırması, hem de yaşam kalitesinde iyileşme sağlaması beklenmektedir.
HASTANIN BİREYSEL ÖZELLİKLERİNE GÖRE BESLENME REHBERLİĞİ
İştahsızlık ve kaşeksi tedavisinde, hastanın bireysel özelliklerine göre beslenme rehberliğinde beslenme desteği verilmesi gereklidir. Genel olarak küçük porsiyonlarla sık yemek, porsiyonların yoğun kalorili ancak düşük hacimli olmasına dikkat etmek, kolay yenebilecek, çok çiğnenmesi gerekmeyen ve dolayısıyla hastayı yormayan besinler seçmek, sakin ve rahat ortamlarda yemek sunmak, zorlamamak, yağdan zengin ve mide boşalımını geciktirecek yiyeceklerden kaçınmak, bulantı uyandıracak kokulardan hastayı korumak herkese önerilebilecek temel önlemlerdir.
İştahsızlığa yönelik ilaç tedavisi hasta ve yakınlarının en sık talebidir. Burada ana hedef iştahsızlık ve kaşeksiye yol açan etmenler ve özellikle sitokinleri azaltmaktır. Burada hastanın doktoru hastanın bünyesine göre en uygun ilacı tavsiye edecektir.
BESLENMEYİ CEZA HALİNE GETİRMEYİN
Hastaya yapılacak beslenme önerileri hastaya ve hastalığa özel olmalıdır. Ancak genel olarak biz hastalarımıza aşırı diyetlere kapılmadan ve yaşam kalitelerini bozmadan, Dünya Sağlık Teşkilatı’nın önerdiği dengeli beslenme kriterlerine yani ünlü besin piramidine mümkün olduğunca uygun beslenme şeklini öneriyoruz.
Bebeklerine özendikleri gibi kendilerine de özenerek taze besinlerle, doğal ve düzenli beslenmelerini, piyasayı sarmış olan ilaçlara saplanmadan vitamin ve mineralleri doğal gıdalar yoluyla almaya çalışmaları çok önemli.
Son yıllarda insüline benzer büyüme faktörlerinin (IGFR), kanser hücresindeki sinyal iletisinde önemi anlaşıldığından beri, ayrıca kan şekerini düzensiz şekilde hızla yükseltip düşüren şekerli ve yoğun karbonhidratlarla atıştırmayı yasaklıyoruz. Sık öğünlerle, kan şekerini düzen altında tutacak şekilde dengeli beslenmenin önemini vurguluyoruz. Ancak onkologlar olarak mutluluğun önemini de biliyoruz ve hastalarımıza beslenmeyi ceza haline getirmemelerini, mutlaka ara sıra kaçamaklarla kendilerini ödüllendirmelerini öğütlüyoruz…
Prof. Dr. Sevil Bavbek Memorial Hastanesi İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı www.memorial.com.tr
BU KONU İLE İLGİLİ DİĞER BAŞLIKLAR
Kemoterapi Hastaları Nasıl Beslenmeli?
Kemoterapide Yan Etkiler ve Beslenme
Kanser ve Beslenmede Doğru Bilinen Yanlışlar
Kemoterapi Nedir?
Kanser IMRT İle Tedavi Edilecek
Kanser Tedavisindeki Yeni Gelişmeler
Kanserli Hücreye Bombardıman |