Günümüzde kanser hastalığının gün geçtikçe ne kadar hızlı bir şekilde arttığını hepimiz biliyoruz. Kanserin birçok çeşidi mevcuttur fakat meme kanseri ülkemizde kadınlarda görülen kanserler arasında en sık görülen kanser türüdür.
40 yıl önce 20 kadından birine meme kanseri tanısı konulurken bugün her 8 kadından birinde meme kanseri gelişebileceği söylenmektedir. Meme kanseri tedavisinde hastalığı kabullenme, tedavi sürecine uyum gibi psikolojik problemlerle karşılaşılabildiği gibi cinsel problemler de yaşanmaktadır. Günümüzde meme kanseri tedavisindeki ilerlemelerle sağlanan başarılar yaşam süresini uzattığından dolayı hastalarda yaşam kalitesini yükseltme çabaları da giderek önem kazanmıştır.
Meme kanserinin cerrahi, radyoterapi, kemoterapi ya da hormonal tedavisi hastanın fiziksel sağlığını ve dolayısıyla da cinsel hayatını etkilemektedir Meme kanseri teşhisi alan ve cerrahi girişim sonrası memesi alınan hastalarda bireyin fiziksel görünümünün, doku bütünlüğünün hastalık ya da tedavi nedeniyle değişmesi kişinin benlik saygısını tehdit altına almakta ve hastanın kendine olan güvenini azaltmaktadır.
Meme dokusundaki kayıp, saçların dökülmesi, beden imajında oluşan değişiklik, vücutta hissedilen ağrı, alınan kemoterapi ilaçları, kişinin sağlık durumunu algılama şekli, çocuk doğurma kapasitesi, hastalığının başka bir yere nüks etme kaygısı gibi etkenlerden dolayı bir takım cinsel problemler görülebilmektedir. Bunların dışında kişinin yaş ve cinsiyet gibi demografik özellikleri, kişilik özellikleri, eşi ile olan iletişimi, kişinin ve eşinin sağlık durumları, menopozal ve psikolojik durum da cinselliği etkileyen diğer faktörler arasındadır.
RADYOTERAPİ, KEMOTERAPİ VE HORMON TEDAVİSİNİN CİNSEL YAŞAMI OLUMSUZ ETKİLEYEBİLİR
Radyoterapi, kemoterapi ve hormon tedavisinin cinsel yaşamı olumsuz etkileyebildiğini söylemiştik. Radyoterapi tedavisi sırasında memede ağrı ve ödem olabileceği gibi oluşan yorgunluk hissi de hastanın cinsel isteğinin ve aktivitesinin azalmasına sebep olabilir. Bunu önlemek için hasta ve eşi radyoterapi süreci sonrasında nasıl davranabilecekleri konusunda bilgilendirilmelidirler.
Kemoterapi tedavisi sırasında ise tedavinin yan etkilerine bağlı olarak bulantı, kusma, yorgunluk, vaginal kuruluk, sıcak basması gibi yan etkiler görülebilir. Hormonaterapi tedavisi sırasında ise menopozal semptomlar, emosyonel (duygusal) değişiklikler ortaya çıkabileceği gibi, vaginal kuruluk devam edebilir ki bu tedavinin yan etkisi olduğundan dolayı hekimin önerdiği ilaçlar hastalarımızı rahatlatabilir.
Bu sebeplerden dolayı kadın kendisini cinsel açıdan yetersiz ve eksik hissedebilir, cinsellikten uzaklaşabilir, evliliğini tehdit altında hissedebilir, eşiyle arasındaki duygusal bağın kopacağı korkusuna kapılabilir. Cinsel hayatı etkileyen sorunlar cinsel işlevi bozmakta ve bireylerin fiziksel, ruhsal ve sosyal sorunlar yaşamasına yol açabilmektedir.
MEME KANSERİ TANISI KONAN BİR KADININ CİNSELLİĞİ
Meme kanseri tanısı konan bir kadının cinselliği sağlıklı bireylerden farklı değildir. Kanser tedavisi gören kadınların da tüm bireyler gibi yakınlık, dokunma, sıcaklık,sevgi, güven, ait olma, şefkat ve bağlanma gereksinimleri vardır. Tedavi döneminde bazı hastalar için eşinin yanında rahatça soyunabilmek bile mümkün olmayabilir.
Hasta mastektomiden (memenin alınması) sonra eşinin kendisini o şekilde görmesini istemeyebilir ya da eşinin kendisini beğenmeyeceğini düşünebilir. Bu hastalıkta duygusal ve cinsel uyumun sağlanması eşlerin birbirleri ile olan ilişkisine bağlıdır. Paylaşımcı ve güven dolu bir yaklaşım ile her iki taraf için de sorunlarla baş etmek daha kolay olacaktır. Bunun yanı sıra hastaların eşleri de hastalığın ya da kemoterapi ilaçlarının kendilerine bulaşma korkusu ile eşlerinden uzaklaşmaktadırlar.
KEMOTERAPİ SONRASI CİNSEL YAŞAM
Hastalar kemoterapi aldıktan 2-3 gün sonra kendilerinin iyi hissettikleri sürece cinsel hayatları dahil gündelik hayatlarına devam edebilirler. Hastalar bu gibi sorunları paylaşmaya çekinebilir ve anlatırken kendilerini rahatsız hissedebilirler. Meme kanseri hastalarının cinsellikle ilgili eğitime, tıbbi ve psikolojik desteğe gereksinimleri olduğu unutulmamalıdır.
Cinsel problemler meme kanseri olmayan insanların da günlük hayatta karşılaştığı sorunlardır fakat kanser hastalarının yaşadığı bu gibi problemlerin sebebi farklı olabileceği gibi, bu sorunlarla karşılaşılma oranı da daha yüksek olmaktadır. Bu sorunları çözümleme konusunda sağlık çalışanlarına da bir takım görevler düşmektedir.
Hastanın bilgilendirilme ihtiyacı konusunda duyarlı davranan sağlık personeli hastanın cinsel sağlığının korunması için hastaya yardım etmeyi ön planda tutmalıdır. Bu sorunları yaşayan hastalar ise bunları yadırgayarak kimseye anlatmamak yerine bunu çekinmeden doktoru, hemşiresi ve kendisine yardımcı olabileceğini düşündüğü profesyonel sağlık personeli ile paylaşmalıdırlar.
SAĞLIK PERSONELİ VE HASTA YAKINI OLARAK NELER YAPABİLİRİZ:
Hastamız ile dostça ilişki kurmaya özen göstermeliyiz. Belirsizlikleri ortadan kaldırmak için sorunları açık şekilde konuşmalıyız Hastamızın duygularını, düşüncelerini açıklaması için uygun ortam sağlayıp bunları konuşmaları için hastalarımızı cesaretlendirmeliyiz Hastamızı enerji düzeyi izin verdiği ve kendini iyi hissettiği zaman eşi ile beraber olması konusunda cesaretlendirmeliyiz Hastalarımızı ve eşlerini tedavi süreci, yan etkileri ve yan etkilerin cinselliğe etkisi hakkında bilgilendirmeliyiz Hastalarımızın eşlerine, radyoterapi sonrası hastanın radyoaktif olmadığını ve kemoterapiden sonra 2 gün içinde kemoterapi ilaçlarının kişinin vücudundan atıldığını yani kemoterapiden 2-3 gün sonra eşlerine rahat davranabileceklerini söylemeliyiz
Meme kanseri tanısı konulan hastalarımızı her zaman bir bütün olarak ele almalıyız, hasta ve eşinin kendilerine özel baş etme yöntemleri geliştirmelerine,ortak bir tutum belirleyerek sorunlarla mücadele etmelerine destek olmalıyız, psiko-sosyal destek verirken tedavilerinin cinsel yaşamlarına nasıl bir etkisi olacağı konusunda onları doğru bir şekilde bilgilendirmeliyiz.
Sağlık çalışanları olarak bireyin yaşam kalitesini doğrudan etkileyecek böyle önemli bir sorunu göz ardı etmemeli ve bu konuda duyarlı davranmalıyız. Sevgili Hastalarımız sizden isteğimiz hayatınıza devam ederken sorununuz ne olursa olsun,bu sorunu eşten dosttan konu komşudan duyduğunuz kulaktan dolma bilgilerle değil; tedavin izi yürüten sağlık ekibinden biri ile (hekim, hemşire) paylaşarak, bu konuda daha güvenilir bilgi elde ederek hayatınıza devam etmenizdir.
Psikolog Seda Korkmaz Medical Park Bursa Hastanesi www.medicalpark.com.tr
KONU İLE İLGİLİ DİĞER BAŞLIKLAR
Meme Kanseri Ameliyatlarında Yenilikler
Meme Onarımı ve Sonrası
Meme Kanseri Hakkında Bilmek İstedikleriniz
Meme Kanserinde Erken Tanı
Meme Kanserinde Beslenme
Meme Kanseri
Meme Kanseri Riski |