13. Dünya Psiko-Onkoloji Kongresi Türkiye’de Düzenlendi 19.10.2011 - 749 defa okundu.
13. Dünya Psiko-Onkoloji Kongresi’nde dünyanın dört bir yanından gelen 700 bilim adamı, kanser psikiyatrisi ile ilgili son gelişmeler hakkında bilgi paylaşımında bulundular.
Kongrenin başkanlığını Türkiye’de kanser psikiyatrisi ile ilgili bilim dalını kuran, 20 yılı aşkın süredir kanserli hastaların yaşadığı psikiyatrik sorunlar üzerine bilimsel çalışmalar yürüten İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi, Prof. Dr. Sedat Özkan yaptı.
Konuyla ilgili olarak Topkapı Palace Revan Köşk Salonu’nda yapılan basın toplantısında Kongre Başkanı Sedat Özkan, Dünya Psiko-Onkoloji Birliği (International Psychooncology Society) Başkanı Prof. Dr. Maggie Watson ve İstanbul Üniversitesi Tıbbi Onkoloji Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adnan Aydıner katıldı.
Prof. Dr. Özkan, toplantıda psikoonkolojinin kanser tedavisinde çok önemli yer tuttuğunu belirterek şunları söyledi:
“Kan basıncı, nabız, solunum, ateş ve ağrıdan sonra ruhsal sıkıntının kanser bulguları arasında 6 sırada olduğu belirlendi. Yani duvarı nem, insanı gam çökertir sözündeki gibi sıkıntılar kanserin tedavisinde ve oluşumunda rol oynuyor. Psikoloji, bedeni doğrudan etkiler. Kanser de fiziksel bir hastalıktır. Ciddi örseleyici yaşam durumları, kayıp ve yas olayları, uzun süreli ruhsal çatışmalar, kişinin beyin kimyasını bozar, kanser sürecini hızlandırabilir. Elimizdeki araştırma sonuçlarına göre kanser hastalarının ortalama yüzde 20’sinde majör depresyon, yüzde 30’unda ise depresif uyum güçlüğü gelişiyor.
Kanseri tedavi ederken hastadaki depresyonu tedavi etmezsek hastanın yaşam kalitesi bozulması yanında yaşam süreci de olumsuz etkilenecektir. Bu nedenle kanserin teşhisinden koruyucu tedaviye kadar psikolojik tedavi gerekir.”
KANSERLİ HASTANIN AİLESİ DE PSİKOLOJİKÇÖKÜNTÜ YAŞIYOR
İngiltere Royal Marsiden Hospital’den Prof. Dr. Maggie Watson, kanserli hastanın ailesinin de psikolojik çöküntü yaşadığını vurgulayarak “Ailenizde kanser vakası varsa nasıl davranacağınızı bilemiyorsunuz, ben de annemi kanserden kaybettim ve bu sürecin bütün sıkıntılarını yaşadım. Psikolojik desteğin ne kadar önemli olduğunu kendim gördüm. Hatta kanser olduğunun öğrenilmesi, kişide olduğu kadar, ailede de ruhsal çöküntüye neden olduğundan ailenin çoğu zaman terapiye ihtiyacı oluyor” dedi.