|
|
| |
37. Ulusal Hematoloji Kongresi Yapıldı 23.10.2011 - 533 defa okundu.
|
Türk Hematoloji Derneği (THD) tarafından organize edilen, "Ulusal Hematoloji Kongresi"nin 37. ‘si Ankara'da düzenlendi.
Kan bilimi konusunda yurt içi ve yurtdışından alanlarında söz sahibi uzman konuşmacıların katıldığı kongrede, kan biliminin her geçen gün gelişen tıpta yerini sağlamlaştırdığı ve öneminin gittikçe arttığı hematoloji, her yönüyle masaya yatırıldı.
Ankara'da Sheraton Otel'de gerçekleştirilen basın toplantısında Türk Hematoloji Derneği (THD) ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Muhit Özcan, THD Genel Sekreteri Mutlu Arat, THD Araştırma Sekreteri Prof. Dr. Muzaffer Demir, THD Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Teoman Soysal, Mount Sinai Tıp Merkezi Radyoloji Bölümü'nden Dr. Lale Kostakoğlu ile Minesota Üniversitesi Kan ve Kemik İliği Transplantasyon Ünitesi'nden Dr. Celalettin Üstün konuşmacı olarak katıldı.
SİGARA HODGKİN LENFOMAYA NEDEN OLUYOR
Türk Hematoloji Derneği ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Muhit Özcan sigaranın lenfomaya yol açtığını açıklayarak şunları söyledi:
“Sigara içmenin lenfomaya neden olduğu tespit edildi. Sigaranın felaketlerine bir yenisi daha eklendi. Sigara içmenin Hodgkin Lenfoma'ya yol açtığı anlaşıldı. Bir insanın lenfoma olma riskini 1 olarak kabul ederseniz, içilen her bir sigara ile bu risk artıyor. Yaşlı erkekler sigara tüketiyorlarsa lenfoma riski yüzde 80 kadar artıyor. Bu bilgiye ulaşmak için milyonlarca veri tabanı tarandı ve meta analiz yapılarak bu sonuca varıldı.”
GEBELİKTEKİ KANSIZLIK ÇOCUKTA ASTIM NEDENİ
ABD'de Mount Sinai Tıp Merkezi Radyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Lale Kostakoğlu ise, lenfoma tedavisi sırasında erken dönemde elde edilen Pozisyon Emisyon Tomografisi'nin (PET) kemoterapiye hassasiyeti ve uzun süreli yanıtı belirleyici olarak klinik uygulamalarda önemli bir yer alabileceğini anlattı.
Dr. Kostakoğlu, bu konuda onkologların tedaviye hassasiyetin erken dönemde yansıtılması konusunda çalışmalar yaptıklarını ifade ederek, PET'in etkinliğinin ispatlanması durumunda kemoterapideki kür sayısının azaltılabileceğini kaydetti.
THD Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Teoman Soysal, ABD'de yapılan bir çalışmaya değinerek, 597 aile üzerinde yapılan çalışmayla ailelerdeki doğumları; gebelik sırasında kansızlığı olan annelerin çocuklarının takip edildiğini söyledi.
Bu çocukların doğumdan sonraki ilk yıllarında yüzde 22 oranında astım ve benzeri belirtiler gösterdiklerinin belirlendiğini anlatan Prof. Dr. Soysal, “6. yılda takip edildiklerinde ise bu oranın hala yüzde 17 düzeyinde kaldığı belirlenmiş. Bu da gebelikteki kansızlığın çocuklar üzerindeki etkilerine bir yenisi olarak ortaya çıkmış durumda” dedi.
Kansızlığın çok önemli bir problem olduğunun altını çizen Prof. Dr. Soysal, dünya üzerinde kansızlık oranının yüzde 40 civarında olduğunu ifade ederek, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre Türkiye'nin, yüzde 20-39 arasında kansızlık beklenen kuşakta yer aldığını aktardı ve folik asitin gebelik dönemindeki önemine dikkat çekerek, folik asitin eksik olması durumunda çocuğun nörolojik gelişme bozukluklarının olabileceğini belirtti.
THD Genel Sekreteri Prof. Dr. Mutlu Arat, ameliyat olacak hastalarda kansızlığın önemine dikkat çeken bir konuşma yaptı. Prof. Dr. Arat, ameliyat olan hastalarda ameliyat öncesi kansızlık olması durumunda ölüm ve komplikasyon riskinin görülebileceğini belirterek, yapılan bir araştırmaya göre 225 bine yakın ameliyat olacak hastanın yüzde 30'unda kansızlığın olduğunun tespit edildiğini aktardı.
THD Araştırma Sekreteri Prof. Dr. Muzaffer Demir ise, yaşlı kişilerin de kansızlık için hedef kitle olduğunu belirtti. Beslenmenin önemine değinen Prof. Dr. Demir, besinsel nedenlere bağlı olmayan kansızlığın da yaşlı insanlarda görülebileceğini kaydetti.
"DEMİR EKSİKLİĞİ ÇOCUKTA IQ DÜŞÜKLÜĞÜNE NEDEN OLABİLİYOR"
Bir gazetecinin, “Kansızlıkla mücadeleye” ilişkin sorusu üzerine, THD Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Soysal, kansızlığın en büyük nedeninin demir eksikliğine bağlı olduğunu söyledi. Demirden en zengin besin kaynağının kırmızı et olduğunu anlatan Prof. Dr. Soysal, “Gebelikte kansızlık olması durumunda demir verilir. Folik asitin olduğu besinler arasında ise karaciğer, yumurta, yeşil yapraklı besinler yer alıyor. Anne sütü de demir açısından zengindir” dedi.
THD Araştırma Sekreteri Prof. Dr. Muzaffer Demir ise, “Demir eksikliği olan bir kadının çocuklarının IQ'sunun, demir eksikliği olmayan bir kadının çocuklarının IQ'sundan düşük olduğu belirlendi. İki, üç doğumdan sonra yerine demiri koymazsanız, sizin büyümekte olan toplumunuzun IQ düzeyini düşünün. Son derece önemli halk sağlığı sorunudur” diye konuştu.
|
| « Geri |
|