17-20 Kasım tarihleri arasında İstanbul’da yapılacak 2. Akdeniz Çok Disiplinli Onkoloji Forumu (MMOF) Kongresi'nde kanser tedavisindeki yenilikler ve umut veren son gelişmeler masaya yatırılacak.
Kongre kapsamında yapılan basın toplantısına MMOF Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Haluk Onat, Kongre Genel Sekreteri Prof. Dr. Gökhan Demir ve Kongre Bilimsel Komite Başkanı Prof. Dr. Nil Mandel katıldılar.
Onkolojide Türk-Yunan işbirliğine dayanan MMOF’un Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Haluk Onat, Türkiye’nin kanser konusunda bölgedeki en iyi ülke konumunda olduğunu söyledi. Yurt dışından Türkiye’ye gelen hasta sayısının gün geçtikçe arttığını belirten Prof. Dr. Onat, “Eskiden insanlar kanser tedavisi için İtalya’ya veya Almanya’ya giderdi, artık Türkiye’ye geliyorlar. Türkiye tıp turizmi bakımından önemli bir ülke ve şu anda en rağbet edilen alan kanser tedavisidir” dedi.
Onkolojide Türk-Yunan işbirliğinin 6 yıldır sürdüğünü belirten Prof. Dr. Haluk Onat, bu yılki kongrenin Akdeniz ülkeleri başta olmak üzere 22 ülkenin katılımıyla gerçekleşeceğini söyledi.
TÜRKİYE’DE İLK DEFA ORAL ONKOLOJİ İŞLENECEK
Prof. Dr. Haluk Onat,“Türkiye’de hiç işlenmemiş ve onkolojide de yeni kabul gören bir konu olan oral onkolojiyi de tartışacağız. Kemoterapinin ve radyoterapinin ağız boşluğunda yaptığı sorunlar nedeniyle diş hekimlerinin ilgi alanına giren konular ele alınacak. Bugüne kadar konuyu biz onkologlar takip ediyorduk ama bu artık neredeyse bir uzmanlık dalı haline geldi ve Türkiye’de ilk defa bu konuyu işleyeceğiz, diş hekimlerinin de kongreye katılımını bekliyoruz” dedi.
TÜRKİYE ONKOLOJİ ALANINDA BİR ÇEKİM MERKEZİ
“Birçok anlamda kendi coğrafyamızın lider ülkelerinden biriyiz. Onkoloji konusunda da bu coğrafyanın iddialı ülkelerindeniz” diyen kongrenin Genel Sekreteri Prof. Dr. Gökhan Demir ise pratikte gösterilen başarının MMOF gibi kongrelerle akademik platforma taşındığını söyledi.
Onkolojinin bir evrensel bir de coğrafik boyutu olduğunu söyleyen ve onkolojide coğrafik komşuluk çerçevesinde birliktelikler oluşturmanın önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Demir, “Gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki Türkiye onkoloji alanında bir çekim merkezidir çünkü Bulgaristan, Arnavutluk, Azerbaycan, Yugoslavya, Ukrayna, Gürcistan, Lübnan gibi çok sayıda ülkeden her gün kanser hastaları tedavi olmak için Türkiye’ye geliyor. Biz klinik alandaki bu gücümüzü akademik platformda da göstermek zorundayız ve bilimsel organizasyonlar bu akademik gücümüzü oluşturmanın en önemli yolu. Bu organizasyona Yunanlı meslektaşlarımızla başladık çünkü Yunanistan da bu alanda liderlik arayışında olan bir ülke. Ama zamanla güç birliğinin daha doğru olacağını düşündük, çünkü bugün özellikle Akdeniz coğrafyasından pek çok ülke bu platformda yer almak istiyor” şeklinde konuştu.
Kongrede konuşulacak ve onkolojideki paradigmayı değiştirebilecek önemli bir gelişmenin de akciğer kanserinde yaşandığını belirten Prof. Dr. Gökhan Demir, “Akciğer kanserlerinin ileri evresinde bugüne kadar elimizdeki tek tedavi seçeneği kemoterapi idi. Ancak iki önemli çalışmayla gösterildi ki tümörde bir özel genetik bozukluk varsa hiç kemoterapi vermeden, sadece ağızdan kullanılacak bir hedefli tedavi ile kemoterapiye eşdeğer başarı sağlanabiliyor. Yani akciğer kanserinin bir türü kemoterapisiz de kontrol altına alınabiliyor” şeklinde konuştu.
CİLT VE PROSTAT KANSERİNE YENİ İLAÇLAR
Kongrenin Bilimsel Komite Başkanı Prof. Dr. Nil Mandel de kongrede özellikle hedefe yönelik kanser tedavileriyle ilgili yeniliklerin ele alınacağını belirtti. Cilt, karaciğer, meme, kolon ve pankreas kanserlerinde kullanılan yeni ilaçların tartışılacağını vurgulayan Prof. Mandel, “Malign melanomda kullanılan ve bir yıldır yurt dışında ruhsatlanmış yeni bir ilaç ile prostat kanseri için geliştirilen iki yeni ilaç var. Bunlar Türkiye’de piyasada yok, çünkü henüz ruhsatlandırılmadılar ama biz bu ilaçları, insani amaçlı erken erişim tedavi programı kapsamında hastalarımızda kullanıyoruz. Çünkü Türkiye’de bir ilacın ruhsat alması iki ile beş yıl sürebiliyor” dedi.
Prof. Dr. Mandel, “Artık onkolojide ezbere tedavi yerine bireyselleştirilmiş ve hedefe yönelik tedavi yapılıyor. Yani onkolojide konfeksiyon değil, butik tedaviler gündeme geliyor” diye konuştu.
|