5. Hematolojide Yeni Eğilimler Sempozyumu 23.01.2012 - 406 defa okundu.
5. Hematolojide Yeni Eğilimler Sempozyumu düzenlendi. Sempozyumda; lenfoma, lösemi, multipl myelom ve kemoterapisiz kanser tedavisi gibi kan kanserlerindeki son gelişmeler ele alındı.
Sempozyum kapsamında düzenlenen basın toplantısında konuşan ve miyeloma konusunda uluslar arası en çok bilinen otoritelerden biri olan Dr. Brian Durie, en geç fark edilen kemik iliği kanserlerinden biri olan multipl myelom tedavisinin artık kemoterapi kullanılmadan yapılabildiğini bildirdi.
Dr. Brina Druie, “Bu çok yeni bir gelişme. Kemoterapi halkın algıladığı anlamda gerçekten toksik ve rahatsız edici bir şey. Kemoterapi yerine kullandığımız hedefi vuran akıllı ilaçlar var. Ve bunlar daha biyolojik etki gösteren, hastalığı kontrol altına alan ve bu hastalıkları kronik hastalıkmış gibi bir takip yoluna sokan ilaçlar. Son 10 yılda büyük gelişmeler oldu” dedi.
KIŞIDEN KIŞIYE KEMOTERAPI UYGULAMASI
Sempozyum Eş Başkanı ve Cerrahpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Burhan Ferhanoğlu henüz tüm hastalar için kemoterapi uygulanmıyor diyebilmenin mümkün olmadığını belirterek şu bilgileri Verdi:
“Şüphesiz artık başlangıçta kemoterapiden, hedefi bulan ilaçlara geçtiğimizi söyledik. Hala hematolojik kanserlerin en az yüzde 70-75’inde kemoterapi kullanıyoruz. Kemoterapinin son derece etkili olduğu alanlar var. Ama kişiden kişiye kemoterapiden, hedefi vuranlara geçtiğimiz koşullar da var. Bu nedenle hiçbir hastanın bana niye kemoterapi yapılıyor endişesi ile bir ilaç kullanımından uzaklaşmasından çok hekimi ile bu olayın detayını konuşmasında yarar var. Yoksa bu mesaj ‘artık kemoterapi uygulanmıyor’ mesajını da çıkarmamalı.”
GENETIĞE UYGUN TEDAVİ
Sempozyum eş başkanı Doç. Dr. Mustafa Çetiner, her insanın genetiğinin farklı olduğunu ve artık tedavinin bu genetiğe göre belirlendiğini söyledi. Doç. Dr. Çetiner, “Hepimizin genetiği farklı. Araştırdıkça tedavi seçeneklerinin inanılmaz bir şekilde değişebildiğini görüyoruz. Yani biz artık hastalıklarla ilgili çok genel açıklamalarda bulunmaktan sakınıyoruz. Eski doktorlar ‘hastalık yok, hasta vardır’ derlerdi. Bu kadar uğraştıktan sonra bizim yıllar sonra geldiğimiz nokta bu oldu” diye belirtti.
Yapılan tedavilerle insanların yaşam sürelerinin de uzadığını belirten Doç. Dr. Çetiner şöyle devam etti:
“Eskiden hastaları tedavi ettiğimizde her şeyin bittiğini zannederdik. Ama şimdi yaşam süresi uzayınca anlıyoruz ki bizim fiziksel olarak onların hastalığını tedavi ediyor olmamız yetmiyor. Örneğin acil durumda çok yoğun hastalığı olduğu bir durumda çocuk sahibi olmayı düşünmeyen, şundan bir kurtulayım bana yeter diyen insanlar 5-10 yıl sonra karşımıza bambaşka taleplerle gelmeye başladı. Eski hayatlarını olduğu gibi bizden geri istiyorlar artık. Bu onkolojide yeni bir dönemin de başlangıcı aslında.”