İstanbul Eczacı Odası Başkanı Ecz. Semih Güngör ilaç ve eczacılık alanında köklü değişiklikler yaşandığını vurgulayarak, herkesi 30 Ocak Pazar günü Kadıköy'de yapılacak mitinge davet etti.
Ecz. Semih Güngör, İstanbul Eczacı Odası’nda yapılan basın toplantısında; Hükümetin Sağlık Bakanlığı'nın teşkilat yapısını değiştiren kararname ile Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü'nü tasfiye ettiğini yerine İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'nu kurduğunu söyledi.
Kararname ile Sağlık Meslek Kurulu adı altında bir kurul kurularak meslek örgütlerinin üzerinde baskı oluşturulmaya çalışıldığını ifade eden Ecz. Semih Güngör, “Yetkileri elinden alınıyor. Yine bu KHK ile kurulan Kamu Hastane Birlikleri ise devlet hastaneleri işletmelere devrediliyor. Katılım payları artırılıyor. Artık hastalarımız aile hekiminin yazdığı reçete başına da 3 lira ödemek zorunda” dedi.
Bütün reçetelerde üç ilaçtan fazla olan her ilaç başına da hastaların 1 lira ek ücret ödemek zorunda kalacağını söyleyen Ecz. Güngör, Sağlığın özelleştirilmesinin faturasının hastalara çıkarıldığını ve eczacılar ile hastaların karşı karşıya getirildiğini belirtti.
“İLAÇLAR ZARARINA VERİLİYOR”
Türk Eczacıları Birliği ile SGK arasındaki İlaç Alım Protokolü görüşmelerinde uzlaşmanın sağlanamadığına dikkat çeken Ecz. Semih Güngör “İlaç sanayisi yaklaşık 200 kalem ilaçta kamuya yapması gerektiği iskontoyu uygulamamaya devam ediyor, ancak SGK bu ilaçları iskontolu fiyatıyla eczanelerden alıyor. Yani eczacı bu ilaçları zararına hastaya vermek durumunda bırakılıyor” dedi.
İlaç fiyat düşüşleri ve sürekli artan kamu kurum iskontolarının ardından, stok zararlarının karşılanmaması ve eczanelerin firmalardan aldıkları ticari
iskontoların kaldırılmasının eczane ekonomilerinde büyük bir yıkıma yol açtığını bildiren Ecz. Semih Güngör şunları söyledi:
“Eczanelerde Aralık 2009'dan bu yana yüzde 24'lük bir ciro/gelir kaybı yaşanıyor. Yalnızca 2011 Kasım ayında eczacı kârlılığı, ticari iskontoların kalkması ile yüzde 2,7, KKİ artışı ve fiyat düşüşü ile yine yüzde 2,5 olmak üzere toplamda yüzde 5,2 oranında geriledi. Bu süreç, küçük ve orta ölçekli eczanelerde gelir/gider dengesizliğini daha da artırarak iflas sürecini hızlandırdı. Bugün gelinen noktada eczanelerin yaşayabilmesi ve ilaç hizmetinin sürdürülebilmesi için kayıplarımızın karşılanması kaçınılmaz olmuştur. İşte bu nedenle;
. Eczacı karlılığı; ticari iskontonun kalkışı, fiyat düşüşü ve kamu kurum iskontosu artışı gibi nedenlerle uğradığımız zararı karşılayacak oranda
artırılmalıdır.
. Reçete/kutu başına, kademeli bir meslek hakkı uygulanmalıdır.
. Eczacı kârlılığını düşüren mevcut kamu fiyatlandırma sistemi değişmeli, sanayinin indirimleri, eczane üzerinden değil, doğrudan kamuya aktaracağı şeffaf bir geri ödeme yöntemi uygulanmalıdır.
. İlaç sanayisinin, krizin faturasını eczacıya yükleyerek ticari iskontoları yok etmesi asla kabul edilemez. Yaratılan fiili duruma son
verilmeli, ticari iskontolar yeniden düzenlenmelidir.
. 6197 sayılı yasa taslağı, eczacı meslek örgütlerinin talepleri doğrultusunda düzenlenerek bir an önce yasalaşmalıdır.”
“KADIKÖY’DE MİTİNG YAPILACAK”
Bu talepleri yüksek sesle dile getirmek üzere, ülke genelindeki tüm eczacı odalarının katılımıyla 29 Ocak Pazar günü Kadıköy'de "Yıkıma Dur
De" mitingi düzenleyeceklerini söyleyen Ecz. Semih Güngör, “Türk Eczacıları Birliği ile Sosyal Güvenlik Kurumu arasında yapılacak 2012 yılı İlaç Alım Protokolü görüşmelerinde uzlaşma çıkmadığı bu dönemde düzenlediğimiz bu miting, örgütlü gücümüzü alanlara yansıtacağımız ve haklı taleplerimizi bir kez de alanlardan haykıracağımız bir buluşma olacaktır” dedi.
|