Ağrı kesicilerle dinmeyen, delici, yakıcı, dondurucu, çarpan ve karıncalanan ağrılar; “nöropatik ağrı” olarak tanımlanıyor. Genellikle şiddetli olan bu ağrının, kişilerin hayatını fiziksel ve sosyal olarak altüst ettiği belirtiliyor. Hastaların yarısı işten ayrılıyor, bir kısmı evden hiç çıkamaz hale geliyor.
Hastaların tanımlamakta, doktorların da teşhis koymakta zorlandığı nöropatik ağrıları çeken kişilerin Türkiye’deki sayısının 800 bin civarında olduğu tahmin ediliyor.
‘Nöropatik Ağrı Tanı ve Tedavi Kılavuzu’nu oluşturan uzmanlar, düzenlenen toplantıda konuyla ilgili detaylı bilgi verdiler. Nöropatik ağrıların işlevsel bozukluklar, uyku bozukluğu ve gerginliğe yol açarak hastaların hayatını fiziksel ve sosyal olarak alt üst ettiğinin altı çizen uzmanlar, bu tür ağrıların genellikle geceleri arttığına işaret ettiler.
Kanser, fibromiyalji, zona gibi hastalıklara bağlı olarak nöropatik ağrıların ortaya çıktığını söyleyen uzmanlar, “Klasik ağrı kesiciler nöropatik ağrı tedavisinde fayda etmez. İlaç tedavisinin yanı sıra bazı hastalara cerrahi uygulamalar, fizik tedavi yöntemleri ve bölgesel sinir blokları yapılması iyi gelebilir. Stresi azaltmaya yönelik davranışsal terapilerin de ağrının azaltılmasında yararlıdır” diye konuştular.
Toplantıda, dokuz ayrı uzmanlığın biraraya gelerek hazırlamış olduğu nöropatik ağrı tanı ve tedavi klavuzunun Türk Nöroloji Derneği’nin, Tıbbı Onkoloji Derneği’nin, Romatoloji Araştırma Derneği’nin de aralarında bulunduğu 13 ayrı kurumdan onay aldığının altı çizildi.
|