Türk Mikrobiyoloji Cemiyeti Grip Çalışma Grubu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen Grip Günü’nde konuşan “Avrupa Grip İzlem Ağı” (EISS) yöneticisi ve “Fransa Ulusal Grip Referans Laboratuarı” Direktörü Prof. Dr. Bruno Lina, domuz gibine karşı teyakkuzda olmak gerektiğini söyledi.
İstanbul’da gerçekleştirilen Avrupa Klinik Viroloji Kongresi’ne katılmak üzere ülkemizde bulunan Prof. Dr. Bruno Lina, mevsimsel grip aşısının domuz gribine karşı koruma sağlamadığını hatırlatarak, mevsimsel aşının yanı sıra birkaç ay içinde piyasaya çıkacak pandemik (salgın) aşının da yaptırılması gerektiğine işaret etti.
Diyabet, solunum yetmezliği, lösemi, kalp hastalığı gibi kronik hastalığı olanlar başta olmak üzere özellikle hamilelerin mutlaka aşı olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Bruno Lina, virüslerin en hızlı taşıyıcısının çocuklar olduğunu da hatırlattı.
Solunum yolu hastalıklarının tüm dünyada arttığını da anlatan Lina, bireysel tedbirlerle toplumda bir koruma zinciri oluşturmanın önemine dikkat çekerek, “aşı bizim dostumuzdur. Bir takım asılsız söylentilerle aşıdan kaçındığımızda büyük bir risk alıyoruz. Bugün büyük bir salgınla karşı karşıya değilsek, bunu aşılanmaya borçluyuz. Domuz gribinden ve mevsimsel gripten ölümleri aşıyla önleyebiliriz” dedi.
"DOMUZ GRİBİ ARTIK TÜRKİYE’YE YERLEŞTİ VE YAYILIYOR"
Bugüne kadar Türkiye’de 2665 örneğin incelendiğini, bunlardan 504’ünde domuz gribine rastlandığını anlatan İstanbul Tıp Fakültesi, Ulusal Grip Referans Laboratuarı Direktörü Prof. Dr. Selim Badur ise ilk vakalarda domuz gribinin yurtdışından taşındığını, ancak artık virüsün yurtiçine yerleştiğine dikkati çekerek, “toplumda paniğe gerek yok, ama uyanık ve tedbirli olmak zorundayız” dedi. Hastalığın daha çok 15 – 35 yaş aralığında seyrettiğini de söyleyen Badur, vakaların görüldüğü illerin başında İstanbul’un geldiğini, turist girişinin yoğun olduğu Muğla’nın ikinci sırada, Ankara’nın da üçüncü sırada yer aldığını belirtti. |