Kanser tedavileri bazen kadınların yumurtalıklarını ve yumurtalarını kaybetmelerine neden olabiliyor. Üreme Tıbbı Derneği Başkanı Prof. Dr. Timur Gürgan, işte bu gruba giren kadınların çocuk sahibi olabilmeleri için ülkemizde yumurtalarını saklama hakları olduğunu söyledi.
Antalya’da yapılan 2. Üreme Tıbbı Derneği Kongresi’nde kısırlık, tüp bebek ve doğurganlığı etkileyen faktörler ele alındı. Endometriozis, tekrarlayan düşükler, erkek kısırlığı, sperm kalitesinin yeni doğan sağlığına etkileri, doğum kontrol hapları gibi konuların tartışıldığı kongrede en dikkat çeken konulardan biri de yumurtaların dondurulması ve yumurta bankaların kurulmasıydı.
Hacettepe Tıp Fakültesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Üreme Tıbbı Ünitesi Başkanı Prof. Dr. Timur Gürgan, “. Yumurtaların dondurulup saklanması, kadının anne olabilme özgürlüğüne sunulan önemli bir teknolojik mucizedir`` diye konuştu. Prof. Dr. Gürgan, “Kadın üreme organlarında görülen hastalıklar, yumurtalıklarda kist gelişimi nedeni ile uygulanan operasyonlar, genetik olarak genç yaşta yumurtaların azalması, çeşitli kanserler ve bunların tedavisinde uygulanan radyoterapi ile kemoterapi kadınlarda doğurganlığı olumsuz etkiler” diyerek şu bilgiyi verdi: ``Türkiye`de embriyo dondurulması yasal, ancak yumurta dondurulması için yeni yönetmelik gerekir. Ülkemizde çiftler, ortak kararlarıyla dondurulan embriyolarını çözerek çocuk sahibi olmayı deneyebiliyorlar. Türkiye`de kanser tedavisi olup yumurtalıklarını kaybetme riski bulunanlar dışındaki kadınların yumurtalarını saklamasıyla ilgili yasalarda bir açıklama bulunmuyor. Oysa, yaşla birlikte kadınlarda yumurta rezervleri azalır. 30-35 yaşlarından sonra yumurtalıkların da yaşlanmasına bağlı olarak tüp bebek tedavilerinde düşük gebelik riski bulunur. Kadının yumurtası genç yaşta dondurulmalı ki, ileride sağlıklı doğum şansı olabilsin.” |