TTB Genel Sekreteri Dr. Eriş Bilaloğlu, SES Genel Başkanı Bedriye Yorgun ve Dev Sağlık İş Ankara Şube Temsilcisi Sevinç Hocaoğulları`nın katılımıyla, on bir sağlık çalışanı örgütü adına 16 Ocak 2010 günü düzenlenen basın toplantısında, eylemin gerekçeleri ve eylemde dikkat edilecek kuralları açıkladılar.
“Tam Gün dayatmasına karşı 19 Ocak Salı tüm gün, işimizi gücümüzü bırakıp eylemde olacağız” denilen basın açıklamasında, Tam Gün Yasa Tasarısı’nın içeriğinin bir değerlendirilmesi yapıldı.
Tasarı’nın sağlık çalışanlarının ücretlerinde kalıcı ve emekliliğe yansıyan bir düzenleme içermediği vurgulanan açıklamada; halkın hekimlere ve sağlık çalışanlarına karşı kışkırtıldığı savunuldu.
“HASTA GÜVENLİĞİ TEHLİKEYE ATILIYOR”
Hekim ücretleriyle ilgili kamuoyuna yansıtılan rakamların gerçeği yansıtmadığı iddia edilen açıklama şöyle devam ediyor:
“Sağlık çalışanlarını geçinebilmek için 7 gün 24 saat çalışmaya zorlayarak hasta güvenliğini tehlikeye atılıyor. Hekimleri ‘daha fazla muayene, daha fazla tetkik, daha fazla ameliyat’ yapmaya yönlendiriliyor. Üniversitelerde ve eğitim hastanelerinde eğitimin kalitesini daha da düşürülüyor. Tasarıda getirilen mesleki sorumluluk sigortasıyla yerli-yabancı özel sigorta şirketlerine yeni bir kazanç kapısı açılıyor.”
Tasarının, radyasyonla çalışan sağlık mensuplarının haftalık mesai sürelerini 25 saatten 35 saate çıkardığı belirtilen açıklamada, “Kısacası; tasarı, ne sağlık çalışanları, ne de hastalar için hiçbir olumlu düzenleme içermemektedir” deniliyor.
“HEDEF SAĞLIĞIN TİCARİLEŞTİRİLMESİ/ÖZELLEŞTİRİLMESİDİR”
Tasarıyla ilgili eleştiriler şöyle devam ediyor:
“Bizler biliyoruz ki Tam Gün Tasarısı’nı da içeren Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın temel hedefi sağlığın ticarileştirilmesidir/özelleştirilmesidir, Sağlık hizmetleri, son yedi yılda, daha önce hiç olmadığı kadar ticarileşmiş, özelleşmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun fonlarıyla büyüyen özel hastane zincirleri daha şimdiden yabancı tekellere satılmaya başlanmıştır. Hızla artan sağlık harcamalarını karşılamanın yolu vatandaşın cebi olarak görülmeye başlanmıştır. Vatandaşlar, sağlık hizmetlerine ulaşabilmek için her geçen gün daha fazla para ödemek zorunda bırakılmıştır.
Özel hastaneler yıldızlandırılmış; vatandaşlar bizzat devlet tarafından ödeme güçlerine göre sınıflara ayrılmıştır. Sağlık Bakanlığı iş güvenceli istihdam yerine yüz binin üzerindeki taşeron çalışan istihdamıyla Taşeron Bakanlığı’na dönüşmüş durumdadır. Devlet Hastaneleri’nin özelleştirilmesini hedefleyen bir diğer Yasa Tasarısı da Meclis’in gündeminde beklemektedir. Bizler mevcut Tam Gün Tasarısı’na başından itibaren karşı çıktık. Karşı çıkmakla yetinmedik; kendi alternatif talep ve önerilerimizi yetkililere defalarca ilettik.
Soruyoruz: Bu yasayı destekleyen sağlık çalışanlarını temsil eden herhangi bir örgüt var mıdır? Açık ki siyasi iktidar sağlık çalışanlarının sesine kulak vermek yerine kendi programını okumaya devam etti. Bizler, sağlık çalışanlarının örgütleri, bu nedenle 19 Ocak 2010 günü tüm gün işimizi gücümüzü bırakıp eylemde olacağız.”
“TASARI ACİLEN GERİ ÇEKİLSİN”
Tasarının acilen geri çekilmesi talep edilen basın açıklamasında 19 Ocak Salı günü yapılacak olan iş bırakma eyleminin halka ve hastalara karşı bir tavır olmadığı vurgulanarak
|