Hacettepe Üniversitesi ve Pfizer, 2009 yılında başlattıkları ilaç Ar-Ge’sine yönelik stratejik işbirliği sürecinde, yeni bir projeye imza atmak üzere bir araya geldi. 26 Ocak’ta Hacettepe Üniversitesi Teknokent’inde açılışı gerçekleştirilen Pfizer Ar-Ge Ofisi ile, Türkiye’deki ilaç araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin nitelik ve nicelik açısından derinleştirilmesi ve ülkemizde yeni molekül keşfi alanında yürütülen çalışmaların desteklenmesi hedefleniyor.
ORTAK YÜRÜTME KURULU OLUŞTURULDU
Açılışta, Hacettepe Üniversitesi ve Pfizer Türkiye arasında ilaç geliştirmesine yönelik yeni bir işbirliği protokolü de imzalandı. Hacettepe Üniversitesi, Pfizer Dünya İlaç Araştırma ve Geliştirme Bölümü ve Pfizer Türkiye yetkililerinden oluşan 10 kişilik bir Yürütme Kurulu oluşturuldu. Bu yürütme kurulu tarafından yönetilecek işbirliği kapsamında, Pfizer ile karşılıklı olarak ilgi alanlarının örtüştüğü konularda yeni öneriler değerlendirilecek ve ilaç keşfine yönelik farklı programlar planlanarak hayata geçirilecek. Bu programlar; bilgi transferi, alt yapı iyileştirmeleri ve bilimsel araştırmaların teşvikini kapsayacak.
Kurulun yönetiminde, Hacettepe Üniversitesi bünyesindeki bilim insanları ve onların yenilikçi fikirleri, Teknokent’teki Pfizer Ar-Ge ofisi aracılığıyla, Pfizer’in dünyadaki Ar-Ge çalışmalarına dahil edilecek.
SAM AZOULAY: PFİZER TÜRKİYE AR-GE OFİSİ, TÜRKİYE İLE PFİZER DÜNYASI ARASINDAKİ BİLİMSEL İŞBİRLİĞİ KÖPRÜSÜ OLACAK
Hacettepe Üniversitesi Teknokent’inde Pfizer Ar-Ge Ofisi’nin açılışına katılan Pfizer Dünya Gelişen Pazarlar Medikal ve İlaç Geliştirme Birimi Başkan Yardımcısı Sam Azoulay, Türkiye’nin aynı coğrafyada bulunan diğer ülkelere göre Pfizer için ayrı bir önemi olduğunu söyledi. Azoulay, Türk üniversite ve bilim insanlarına çok güvendiklerini belirterek, “Hacettepe Üniversitesi işbirliği ile hayata geçirilen bu proje, Türkiye ile Pfizer dünyası arasındaki bilimsel işbirliği köprüsü olacak. Hacettepe Üniversitesi çalışmaları arasında örtüştüreceğimiz çok değerli projeler olduğuna inanıyoruz. Bu işbirliğinin, hem Hacettepe Üniversitesi, hem Türkiye hem de Pfizer’in ilaç Ar-Ge birikimine önemli katkı sağlayacağına inancımız tamdır” dedi.
Ayrıca Azoulay, bir ülkeye yatırım kararı vermelerinde etki eden üç önemli unsurun ülkenin üretim, araştırma kapasitesi ve yenilikçi ilaçlara yönelik iş ortamı olduğunu dile getirerek; Türkiye’de birçok açılardan önemli yol kat edilmesine rağmen, hala yenilikçi ilaçların hastalara erişimine yönelik ruhsatlandırma, fiyatlandırma ve fikri mülkiyet hakları gibi konular açısından gelişim alanları olduğunu belirtti.
Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Uğur Erdener ise Pfizer Türkiye ile yürüttükleri işbirliğinin somut sonuçlarla devam etmesinin sevindirici olduğunu belirterek, “Türk bilim dünyasında öncü bir rol üstlenen ve her zaman daha ileriyi hedefleyen Hacettepe Üniversitesi’nin bilim insanlarını Pfizer’in ilaç araştırması alanındaki deneyimi ve birikimi ile buluşturmanın önemine inanıyoruz. Bu sayede Üniversitemizdeki bilim insanlarımızın projelerine global bilim dünyasının kapılarını açıyor ve araştırmalarına global olanaklar sunuyor olmaktan dolayı gurur duyuyoruz” dedi.
|