Türk Tabipleri Birliği Kanser Danışma Kurulu`nca hazırlanan "Cezaevindeki Hastalar İçin Kanser Danışma Kurulu Raporu" açıklanırken, TTB’ye yapılan başvurulardan halen 41 tutuklu ve hükümlünün ciddi sağlık sorunları nedeniyle yaşam savaşı vermekte oldukları belirtildi.
Türk Tabipleri Birliği Kanser Danışma Kurulu`nca hazırlanan "Cezaevindeki Hastalar İçin Kanser Danışma Kurulu Raporu", düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyuna duyuruldu. Basın toplantısına; TTB İkinci Başkanı Prof. Dr. Feride Aksu Tanık, TTB Merkez Konseyi üyesi Dr. Ali Çerkezoğlu ve TTB Kanser Danışma Kurulu üyesi Dr. Ali Özyurt katıldılar.
Toplantıda yapılan açıklamada, TTB’ye yapılan başvurulardan halen 41 tutuklu ve hükümlünün ciddi sağlık sorunları nedeniyle yaşam savaşı vermekte oldukları belirtildi.
TTB-KanserDAK’ın (Türk Tabipleri Birliği- Kanser Danışma Kurulu) amacının, “cezaevlerinde yaşanan ölümcül kanserli ve diğer kronik hastaların sorununa ışık tutmak ve bilimsel çözüm önerileri geliştirmek” olduğu vurgulanan açıklamada, “Akademik ve klinik alanda önde gelen uzmanlardan oluşturulan kurulda Medikal Onkolog, Radyasyon Onkoloğu, Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi, Göğüs Hastalıkları, Adli Tıp, Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı ve Ceza ve Ceza Usul Hukukçusu görev yapmaktadır” denildi.
TTB Merkez Konseyi, “hastalığı iyileşemeyecek derecede ilerlemiş ve terminal döneme girmiş hasta mahkûmların iyileşemeyecek olmaları dolayısıyla cezalarının infazının ertelenmesini, bununla birlikte, sadece Cumhurbaşkanına tanınan ve sürekli hastalıklar için de icrası mümkün olan af yetkisinin, etkin olarak kullanılmasının sağlanmasını” önerdi.
Tedaviden yarar göremeyecek durumdaki hükümlülerin son dönemlerini ailelerinin yanında geçirmelerine olanak sağlanmasının önemine de dikkat çekildi.
Açıklamada “Amaç, hasta olan herkesin serbest kalmasını sağlamak değil; yalnızca infazdan beklenen yararın da ortadan kalktığı söz konusu insanların, ne şekilde daha insancıl olarak veda edebileceklerine ilişkin bir çözüm arayışıdır. Önerilerimizin amacı, infazın engellenmesi değildir” denildi.
MEVCUT UYGULAMA İYİLEŞTİRİLMELİDİR
TTB-KanserDAK’ın ağırlıklı olarak cezaevlerindeki hastaların önemli bir kısmını kapsadığı için "Kanser" hastalarına odaklanmış olduğu hatırlatılan açıklamada şu görüşlere yer verildi:
“Sonuç olarak, özellikle mahkûmların hastalıklarının tespit edilmesi, sağlık kurumlarına sevki, bir an önce tedavi altına alınmasına yönelik mevcut uygulamanın iyileştirilmesi, etkinleştirilmesi ve hızlandırılması ivedi olarak sağlanmalıdır. Bunun yanında hastanın terminal döneme girmesi ve artık tedaviye cevap vermemesi halinde ise aileleri ile vedalaşma ve son günlerini psikolojik yıpranmadan uzak bir şekilde huzur içerisinde geçirmeleri mümkün kılınmalıdır. Bu kapsamda da, hastalığı iyileşemeyecek derecede ilerlemiş ve terminal döneme girmiş hasta mahkûmların iyileşemeyecek olmaları dolayısıyla cezalarının infazının ertelenmesinin yanında, sadece Cumhurbaşkanına tanınan ve sürekli hastalıklar için de icrası mümkün olan af yetkisinin, etkin olarak kullanılması sağlanabilir.
Dikkat edilmelidir ki, burada ulaşılmaya çalışılan amaç, hasta olan herkesin serbest kalmasını sağlamak değil; yalnızca infazdan beklenen yararın da ortadan kalktığı söz konusu insanların, ne şekilde daha insancıl olarak veda edebileceklerine ilişkin bir çözüm arayışıdır.” CEZAEVLERİNDE SAĞLIK HİZMETLERİ İÇİN ÖNERİLER
TTB Merkez Konseyi, tutuklu ve hükümlülere sağlık hizmeti sunma konusunda ilgili birimlerin destekleyici olmasını isteyerek şu önerilerde bulundu: • Devlet, tutuklu ve hükümlülere sağlık hizmetini vermekle, ortaya çıkan hastalıkların tedavisini üstlenmekle yükümlüdür. Devlet bu yükümlülüğünü yerine getirirken cezaevi yönetimi ve kurum hekimi gibi görevlilerle işbirliği halinde olmalıdır.
• Sağlığa erişim sürecinde, cezaevi personelinin hakimiyeti ve sağlık çalışanları dışındakilerin etkisi azaltılmalı, cezaevi görevlilerinin hizmete erişmeyi kesintiye uğratması en aza indirilmelidir.
• Kurum hekiminin ayda en az bir kez kurumu denetlemesi ve genel ve özel önlem alınması gereken hastalıklar ile sağlık koşulları yönünden alınması gereken önlemleri içeren bir rapor düzenlemesi ve bunu kuruma iletmesi gerekmektedir.
• Cezaevlerinde, yeni teknolojilerin kullanımı ve uzmanlaşmış sağlık bakım hizmetlerinin sunulabilmesi ve tıbbi bakım standartlarının sağlanması için, iyi bir planlama ve yeterli sayı ve nitelikte kaliteli sağlık çalışanı gereklidir.
• Terminal dönemdeki hastaların bakımında sağlık otoriteleri, bu hastaların topluma sunulan sağlık hizmetinden yararlanabilmeleri için serbest bırakılmalarını savunmalıdır.
• F tipi cezaevlerinde tecrit ve izolasyon ortamı, insan ruh ve beden sağlığına zararlıdır. Bu ortamlar kanser ve diğer kronik hastalıkların ilerlemesine ve nüks etmesine zemin hazırlar. İnsan haklarına aykırı uygulama kaldırılmalıdır.
• Hükümlü veya tutuklunun hastaneye sevkini gerektirecek bir durum varsa kurum hekimi bunu cezaevi yönetimine bildirmelidir. Konsültasyon, gerekirse nakil ve izlem için yazılı protokoller hazırlanmalı, sağlık personelinin nakil istedikleri durumlarda kullanılacak araç ve personel hazır bulundurulmalıdır. Cezaevindeki hastaların erken tanı alması, tedavi süreçlerinin aksamaması, tedavi edilmemenin bir cezalandırma aracı olarak kullanılmaması, düzenli olarak izlenmeleri, yakınlarıyla görüşmeleri konusunda insani bir yaklaşımın esas alınması yaşamsal önem taşımaktadır.
• Toplumsal bir denetim için, cezaevi sağlık koşulları, gizli ve özel bir alan olmaktan çıkarılarak kamuoyunun denetimine açılmalıdır.
|