Türkiye Diyabet Cemiyeti’nin koordinatörlüğünde gerçekleştirilen 46’ıncı Ulusal Diyabet Kongresi Antalya’da yapıldı. Şeker hastalığıyla ilgili tıbbi gelişmelerin ele alındığı kongreye bu yıl sayıları 2 bine yaklaşan hekim, hemşire ve diyetisyen katıldı.
Kongrede ağızdan alınan ve enjeksiyon tarzı yapılan ilaçlar, yeni insülinler, insülin kalemleri, insülin pompaları ile hasta beslenmesinde etkili diyet unsurları ayrıntılarıyla tartışıldı.
Kongrede aralarında Amerika, İsrail’inde bulunduğu ülkelerden dünyaca ünlü diyabet uzmanları da konferans verdi. 2010 Diyabet Kongresi Dönem Başkanı Prof. Dr. Nazif Bağrıaçık, Türkiye’de şeker hastalarının sayısının hızla arttığına dikkat çekti. Prof. Dr. Bağrıaçık, “Tanı konmamış, diyabet öncesi dönemdeki kişiler de dikkate alındığında Türkiye’de 10 milyon civarında şeker hastası bulunmaktadır” diye konuştu.
Diyabet ve endokrin uzmanlarının sayısının yetersiz olmasının yarattığı sıkıntıya değinen Prof. Dr. Bağrıaçık, “Bir diğer sorun da pratisyenlerin ve aile hekimlerin diyabetle ilgili donanımlarının yeterli olmaması. Sağlık Bakanlığı’nın hem şeker hastalığı, hem de obezite konusunu içeren geniş bir çalışma programına girmesi bu nedenle çok olumlu” dedi.
Kongre Başkanı Prof.Dr. Gürbüz Erdoğan ile Genel Sekreter Prof. Dr. Kubilay Karşıdağ’ın da konuşma yaptığı basın toplantısında başlıca şu noktalara dikkat çekildi:
. 18 yaş altı tüm diyabetli çocuklara bürokrasi olmaksızın kayıtsız şartsız insülin verilmeli. Şu anda veriliyor ama çok uzun bir bürokrasisi var.
. Diyabetliler için spor imkanları arttırılmalı. Spor merkezlerinin fiyatları yüksek ama hiç olmazsa belediyeler, resmi kurumlara ait spor kompleksleri, hatta özel spor komplekslerinden de kontenjanlar ayrılarak şeker hastalarına ücretsiz olarak spor yapma imkanı sağlanmalı.
. Resmi ve özel kurumlardaki bürokratik işlemlerde insülin kullanan veya yaşlı diyabetlilere öncelik sağlanmalı.
. Okul kantinlerinde öğrencilere sağlıklı gıdalar verilmeli.
|