24 Eylül 2010 tarihinde, Şanlıurfa Kadın Hastalıkları ve Doğum, Hastanesi’nde görevli Uzman Dr. Pınar Sancak, görevi başında hasta yakınlarının, sözlü ve fiili saldırısına uğradı. Dr. Pınar Sancak, saldırı sonrası yoğun bakım tedavisi gördü ve “hayati tehlikesi olduğuna dair” rapor verildi.
Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği (TJOD) bir basın açıklamasıyla saldırıyı kınadı. Acıklamada, “Hakkını kanuni yoldan aramasını bilmeyen, sorumsuz kişilerin yol açtığı bu şiddeti, nefretle kınıyor, meslektaşımıza acil şifalar diliyoruz” denildi.
“SALDIRILAR HER GEÇEN GÜN ARTIYOR”
Sağlık alanında şiddet kullanımının her geçen gün arttığı ve özellikle kadın-doğum uzmanlık alanının şiddete maruz kalma riskinin en yüksek olduğu bölümler arasında yer aldığı vurgulanan açıklamada şöyle denildi: “Şiddetin medyaya yansıyan kısmı, buzdağının üstte kalan kısmına benzemektedir. Sağlık çalışanlarının, işyerlerinde karşılaştıkları şiddeti çalışma sürecinin kaçınılmaz bir yanı olarak görmeleri nedeniyle pek çok olay resmi olarak bildirilmemektedir.
Şiddet meslektaşlarımızı yalnızca fiziksel olarak değil, ruhsal olarak da etkilemekte mesleğe olan ilgi ve sevgisini yıpratmaktadır. Korkarız ki, hekim sayısını eğitim sürelerini düşürmek pahasına arttırmaya çalışanlar, ileride bu alanda çalışacak hekim bulamayacaklardır.”
“MEDYA, HEKİMİ KÜÇÜK DÜŞÜRÜYOR”
Hekime yönelik olarak giderek artan şiddetin, medyada yer alan hekimi aşağılayıcı, karalayıcı ve küçük düşürücü açıklamalardan, yorumlardan da güç aldığı belirtilen açıklama şöyle devam ediyor: “Hekimler, her gün ağırlaştırdıkları, yönetmelik ve uygulamalarla kendilerine adeta savaş açan yetkililerin, aynı azmi ve çabayı hekime yönelik şiddete karşı da göstermelerini beklemektedirler. Eğer herhangi bir meslektaşımız, görev sırasında yaşamsal bir tehlikeye uğrar ya da yaşamını yitirirse, bunun sorumlusu yalnızca şiddeti uygulayanlar değil, ona sessiz kalıp, gereğini yapmayan, hekimi korumayan yetkililer olacaktır.”
|