Demet DEMİRKIR
Meme Sağlığı Derneği (MEMEDER) meme kanseriyle ilgili farkındalık yaratmak macıyla bir sergi düzenledi. Meme kanserine yakalanan ve tedavi edilen kişilerin öykülerini ve duygularını yansıtan resimlerden oluşan "Kansere Karşı Zaferimizi Sergiliyoruz" isimli sergi, Tepe Nautilus Alışveriş Merkezi Sergi Salonu’nda açıldı. Sergi 28 Ekim 2010 tarihine kadar açık kalacak.
Sergi kapsamında düzenlenen panele MEMEDER Başkanı Sena Kaleli, MEMEDER Yönetim Kurulu Üyesi ve Türkiye Meme Hastalıkları Dernekleri Federasyonu Başkanı Prof. Dr. Vahit Özmen, Sanatçı Candan Erçetin, Gazeteci-yazar Meral Tamer ve eser sahipleri katıldı.
Prof. Dr. Vahit Özmen, meme kanserinin kadınların en sık karşılaştığı kanser türü olduğunu hatırlatarak, “1993’te Türkiye’de meme kanseri sıklığı yüzde 24 iken, iki yıl önce yapılan çalışmada bu oran yüzde 50’ye çıktı yani ülkemizde meme kanseri sıklığı iki katından fazla arttı. Mamografi çektirin, ayda bir meme muayenenizi yapın, hekime gidin ki kanseri erkenden yakalayalım” dedi.
CANDAN ERÇETİN: MEME KANSERİNE KARŞI ERKEKLER DE DİKKATLİ OLSUN
Toplum bilinci hepimizin görevi diyen Sanatçı Candan Erçetin ise teyzesinin meme, babasının da mide kanseri olduklarını ve Prof. Dr. Vahit Özmen tarafından tedavi edildiklerini belirtti. Candan Erçetin, kendisinin de risk grubunda olması nedeniyle kontrollerine çok dikkat ettiğini, iki yılda bir mamografi, dört ayda bir de ultrason çektirdiğini söyledi.
Memenin elle muayenesini de ihmal etmediğini vurgulayan Erçetin, “Meme kanserine yakalanma yüzdesi çok düşük ama erkeklerin de başına gelebiliyor bu kanser, o nedenle hiçbir erkek, nasılsa erkekler meme kanseri olmuyor demesin dikkat etsinler” dedi.
MEMEDER Başkanı Sena Kaleli ise meme kanseri konusunda farkındalık yaratmak, toplum sorunlarını fark ettirmek amacında olduklarını belirtti. Kaleli, dernekte gençlik kollarının olduğunu böylece daha da güçleneceklerini ve toplumu dönüştürebileceklerini söyledi.
Kendisinin de meme kanserine yakalandığını vurgulayan Kaleli, Türkiye’de ilk kez uzun dönemli meme sağlığı haritası çalışmasının yapıldığını bunun çok önemli olduğunu da sözlerine ekledi.
2009 yılında Boğaziçi Köprüsü`nü farkındalık yaratmak için pembe ışıklarla donattıklarını söyleyen Kaleli, “Kadınlarımız çok önemli, onların sağlıklı olmalarını, ekonomiye katkıda bulunmalarını, karar alma süreçlerinde var olmalarını istiyoruz, onları aramızda görmekten her zaman mutluluk duyuyoruz” diyerek sözlerini noktaladı.
Gazeteci – Yazar Meral Tamer ise hiç check-up yaptırmadığını menopoza girdikten sonra östrojen hormonu kullandığı için jinekolojik muayene yapıldığını söyledi. Bir arkadaşının annesinin meme kanseri olduğunu öğrenince kendisinin de mamografi çektirdiğini, böylece üç milimetrelik kitlede kanser saptandığını belirtti. Meral Tamer, hemen ameliyat olduğunu ve kemoterapi almadan tedavisini sürdürdüğünü anlattı.
Tamer, “Şimdi bir onkoloji doktorum var, üç ayda bir muayenemi yaptırıyorum. Kanseri yakaladım, yakalanmadım. Kolay ele gelebilen bir kanser türü bu, biz yakalayalım o bizi yakalamadan” dedi.
BOĞAZİÇİ KÖPRÜSÜ TEKRAR PEMBE IŞIKLARLA AYDINLATILACAK Ekim ayı boyunca düzenlediği kampanyalarla meme kanserinde erken teşhisin önemini vurgulayan MEMEDER, 15 Ekim Dünya Meme Sağlığı Günü için yine Boğaziçi Köprüsü’nü pembe ışıklarla aydınlatacak.
Meme kanseriyle mücadelenin simgesi haline gelen pembe kurdelelerden sonra İstanbul’un en önemli yerlerinden biri olan Boğaziçi Köprüsü`de kanserle mücadele simgesi haline geldi. İstanbullular meme kanserinde erken teşhisin önemi konusunda köprünün pembe ışıklarıyla aydınlanacak. |