1 Kasım’dan itibaren İstanbul’da “aile hekimliği” uygulamasına geçiliyor. İlk kez 2005 yılında Düzce’de pilot uygulama olarak başlatılan aile hekimliği modeli, şu an Türkiye’de 68 ilde uygulanıyor. Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre yıl sonuna kadar tüm illerde aile hekimliği sistemine geçilmesi hedefleniyor.
Yaklaşık 13 milyon İstanbulluyu ilgilendiren bu uygulama hakkında www.sagligimicinhersey.com olarak ayrıntılı bir araştırma yaptık. Aile hekimliği modeli nedir? Devlet hastanesine ya da özel hastaneye gitmek için aile hekiminden sevk almak gerekecek mi? Aile hekimleri her türlü ilacı yazabilecek, rapor verebilecek mi? Aile hekiminizi nasıl bulacaksınız, memnun olmazsanız hekim seçme hakkınızı nasıl kullanacaksınız? Ailenin her ferdi aynı hekime gitmek zorunda mı? Kalp, diyabet hipertansiyon gibi kronik hastalığı olanların kendi doktorlarına doğrudan gitmelerinde bir engel var mı? Aile sağlığı merkezi nedir? Evet, bunlar gibi merak edilen pek çok sorunun yanıtı aşağıda yer alıyor.
Ama önce aile hekimliği modelinin nasıl uygulanacağına ve bu sisteme dair yapılan eleştirilere göz atmakta fayda var. Çünkü Sağlık Bakanlığı tarafından Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın en önemli adımlarından biri olarak gösterilen aile hekimliği sistemi, tabip odalarının eleştirilerinin odak noktasını oluşturuyor.
3 BİN 600 KİŞİYE BİR AİLE HEKİMİ Geçtiğimiz günlerde İstanbul Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamaya göre, İstanbul’da 3 bin 645 aile hekimi görev yapacak. Aile hekimleri günde en fazla 40 hastaya bakacak . İstanbul’da 3 bin 600 nüfusa bir hekim düşecek.. Hekim başına düşen hasta sayısının fazlalılığı Türkiye’deki aile hekimliği modeliyle ilgili eleştirilen noktalardan birini meydana getiriyor. Bu rakamın hiç değilse 2 bin 500 kişiyle sınırlandırılmasının hizmet kalitesini ve hasta memnuniyetini arttıracağı öne sürülüyor
SAĞLIK OCAKLARI AİLE SAĞLIĞI MERKEZİ OLUYOR Aile Sağlığı uygulaması gereği İstanbul’da 581 sağlık ocağı aile sağlığı merkezine dönüşecek ve kentte 930 aile sağlığı merkezi olacak. Eleştirelerin temel noktasını da bu uygulama oluşturuyor. Hafta içinde basın toplantısı düzenleyerek sağlık ocaklarının kapatılmasının yanlış olduğunu öne süren İstanbul Tabip Odası yetkilileri “Aile hekimliği uygulaması için deneyimli pratisyen hekimler, 112 acil servis istasyonlarından ve hastanelerin acil servislerinden çekiliyor. Bu durum büyük kaos yaratabilir. Uzmanlıkları gereği hiç acil hasta muayene etmemiş, patolog, biyokimyacı gibi hekimlere acil hizmetlerin devredilmeye çalışılması ciddi sıkıntılara yol açabilir” diye uyarıda bulundu.
345 AİLE HEKİMİNE İHTİYAÇ VAR İstanbul’da boş kalan aile hekimliği sayısı 345. Ancak kent dışındaki kamu kurumlarından başvuran 136 hekimin yerleştirilmesiyle bu sayının 209’aa düşeceği belirtildi. İstanbul Tabip odası yetkilileri ise hekim başına düşen nüfus dikkate alındığında aile hekimi açığının İstanbul’da 1 milyon kişiyi ilgilendiren önemli bir sorun haline geleceğini anımsatarak, özellikle yoksul kesimlerde görülen hekim ihtiyacının önemli bir sorun teşkil edeceğini sözlerine eklediler.
AİLE HEKİMİNİZİN KİM OLDUĞUNU NASIL ÖĞRENECEKSİNİZ? Aile hekiminizi Sağlık Bakanlığı’nın ya da İstanbul Sağlık Müdürlüğü’nün web sitesinden bulmanız mümkün. Bunun için Sağlık Bakanlığı’nın http://sbu.saglik.gov.tr/sbahbs/ adresine tıklamanız yeterli…
AİLE HEKİMİ İLE AİLE HEKİMLİĞİ UZMANI KİME DENİR? 13 milyon İstanbullu’yu yakından ilgilendiren “aile hekimliği” uygulaması merak edilen bir çok soruyu da beraberinde getiriyor. Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği (TAHUD) İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Uz. Dr. Rıdvan Şahin’e aile hekimliği sistemiyle ilgili bu soruları yönelttik. İşte Dr. Rıdvan Şahin’in www.sagligimicinhersey.com’a verdiği yanıtlar:
. Aile hekimi kime denir? Aile hekimi uzmanları ile aile hekimi olarak çalışan pratisyen hekimler arasında ne fark vardır? “Aile hekimi, Bakanlığımız tarafından düzenlenen aile hekimliği uyum kurslarına katılmış ve bu eğitim sonrasında sertifika almış hekimlere verilen isimdir. Bu eğitimler iki aşamalıdır. Eğitimleri tamamlamayan aile hekimlerinin sertifikası iptal edilir.
Aile hekimliği uzmanı, aile hekimliği alanıda ihtisas yapmış uzman hekimlere denir. Ülkemizdeki şu andaki aile hekimliği ihtisası 36 aydır ve iç hastalıkları, pediyatri, kadın hastalıkları ve doğum, psikiyatri ve genel cerrahi rotasyonlarından oluşur.”
. Türkiye’de kaç aile hekimi var? Türkiye’de ihtiyaç duyulan aile hekimi sayısı aslında ne olmalıdır? “Şu anki uygulamada ülkemizde 3500-4000 kişiye bir hekim olmak üzere yaklaşık 23 bin – 24 bin arası aile hekiminin olması planlanmaktadır. Aslında çağdaş ülkelere göre kıyaslandığında ülkemizde aile hekimi başına düşen nüfus oranı çok fazladır. İdeal olan aile hekimi başına bin 500-2 bin nüfus düşmesidir.”
. Türkiye’de aile hekimliği sistemi nasıl işleyecek? Aile hekimleri nerede görev yapacaklar? Gelen hastaya tahlil yapıp, röntgen çekebilecek alt yapıları olacak mı? “Aile hekimleri aile sağlığı merkezi denen kurumlarda çalışacaklardır. Bu merkezlerin pek çoğu eskiden kullanılan sağlık ocağı binaları olacaktır. Ancak sağlık ocaklarından farklı binalarda da aile sağlığı merkezleri olacaktır. Bir ilde aile hekimliği uygulamasına ilk geçildiği günlerde her vatandaşımıza oturduğu bölgeye en yakın aile sağlığı merkezinde çalışan bir hekim verilecektir. Aile Sağlığı merkezinde laboratuvar işlemleri yapılabilecektir. Röntgen hizmetleri ise dışarıdan sağlanacaktır.”
AİLE HEKİMLERİ RANDEVU İLE Mİ ÇALIŞACAK?
. Aile hekimleri ev ziyareti yapacak mı? “Aile hekimleri, aile sağlığı merkezine gelemeyecek durumda olan yatalak hastaları evde ziyaret edebilirler. Ama poliklinik hizmetlerini aile sağlığı merkezlerinde sürdüreceklerdir.”
. Aile hekimleri randevu ile mi çalışacak? “Randevulu çalışma sistemi aile hekiminin planlamasına bağlıdır. Kendi bölgesindeki popülasyonunun randevulu sisteme uyacağını düşünen aile hekimleri randevulu olarak da çalışabilirler.”
. Aile hekiminden hangi sağlık hizmetlerini almak mümkün olacak? “Aile Hekiminden her türlü birinci basamak polikilinik hizmeti, aşılama, gebe ve bebek izlemi, kronik hastalıkların takibi gibi hizmetleri almak mümkün olacaktır.”
AİLE HEKİMLİĞİ HİZMETLERİ ÜCRETSİZ, REÇETE BEDELİ 2 TL . Aile hekimliği hizmetleri ücretli mi? Sosyal güvencesi bulunmayanlar aile hekimliği hizmetlerinden faydalanabilir mi? “Aile hekimliği hizmetleri ücretsizdir. Sosyal güvencesi olsun olmasın bir aile hekimi kendisine kayıtlı kişiye ücretsiz hizmet verir. Sadece aile hekiminin yazdığı reçeteyi eczaneden alırken 2 TL maaş kesintisi sistem tarafından yapılır. Aile hekimi kendisine bağlı gebelerin be bebeklerin takibini ve aşılama işlemlerini ücretsiz olarak yapar. “
. Aile hekimleri hangi saatlerde görev yapacak? Hafta sonları ya da gece aile hekimine başvurmak mümkün olacak mı? “Aile hekimleri haftada 40 saat çalışırlar. Aile hekimi kendi çalışma saatlerini esnek olarak planlayabilir. Bunu aile sağlığı merkezindeki oda kapısında duyurmak durumundadır. Hafta sonları veya mesai saatleri dışındaki sağlık sorunları için vatandaşlarımızın acil hizmetlerden yararlanması gerekmektedir. Aile hekimleri sadece mesai saatleri içinde çalışırlar.”
DEVLET HASTANESİNE GİTMEK İÇİN SEVK GEREKİR Mİ?
. Baş ağrısı, grip, soğuk algınlığı gibi durumlarda aile hekimine başvurmak şart mı? Aile hekimine gitmeden gene SGK kapsamında devlet ya da üniversite hastanesine gitmek mümkün mü? Yoksa sevk sistemi mi söz konusu olacak? “Aslında aile hekimliğinde sevk zinciri uygulamasının olması sistemin etkili çalışması için gereklidir. Ancak şu anda ülkemizde bir sevk zinciri uygulaması yoktur. Vatandaşlarımızın önce aile hekimine başvurma gibi bir zorunluluğu yoktur. İstedikleri sağlık kurumuna başvurabilirler. Ama aile hekiminizden hizmet almak hem çok kolay, hem de çok daha ucuzdur.”
. Aile hekimine başvurmadan SGK ile anlaşmalı anlaşmalı bir özel hastaneye gitmek mümkün mü? Yoksa SGK’nin ödeme yapması için mutlaka aile hekiminin sevk etmesi mi gerekiyor? “Hayır, isteyen vatandaşımız aile hekimine uğramadan SGK ile anlaşmalı özel sağlık kuruluşlarına başvurabilirler.”
. By-pass olan, anjiyo takılan, organ nakli olan hastalar aile hekimine gitmeden doğrudan tedavi oldukları eğitim araştırma hastanesine ya da üniversite hastanesine gidebilirler mi? “Evet gidebilirler, aile hekimliğinde şuanda sevk zinciri uygulaması yoktur.”
AİLE HEKİMLERİ RAPOR ÇIKARTABİLİR Mİ?
. Aile hekimleri diyabet, kalp, KOAH gibi kronik hastalıklarda, depresyonda her türlü ilacı yazıp, rapor çıkartabilecek mi? Aile hekimlerinin reçete ve rapor yazamayacağı hastalıklar ve tedaviler hangileri? Aile hekimi uzmanları ile aile hekimi olarak çalışan pratisyen hekimler arasında reçete yazma; rapor çıkartma açısından bir fark var mı? “Sadece aile hekimliği uzmanlarının belirli ilaçlar için rapor çıkartma yetkisi vardır. Aile hekimliği uzmanları KOAH ilaçları, bazı diyabet ilaçları ve insülinlerle ilgili raporları çıkaramazlar.
Diğer aile hekimlerinin rapor çıkarma yetkisi yoktur.Ama aile hekimliği uygulaması ile birlikte aile hekimliği uzmanları tarafından yazıldığında karşılanan her türlü ilacı reçete etme olanakları vardır. Yani vatandaşımız artık daha önceden uzman hekim aramak zorunda kaldığı bazı hipertansiyon ilaçları, prostat hipertrofisi ilaçları gibi ilaçları rahatça kendi aile hekimlerine de reçete ettirebileceklerdir.”
. Aile hekimlerinin hastaları sevk etmesi söz konusu olduğunda hangi kurumlara yönlendirebilecekler? Devlet hastaneleri, eğitim ve araştırma hastaneleri, üniversite hastaneleri gibi… “Şu aşamada belirlenmiş bir sevk zinciri olmadığı için aile hekimleri hastalarını gerek devlet, gerekse de eğitim hastaneleri ve üniversitelere sevk edebilirler.”
ÜÇ AY SONRA AİLE HEKİMİNİZİ DEĞİŞTİREBİLİRSİNİZ
. Aile hekiminden memnun olmayanların nereye başvurması gerekiyor? Tercih edilen aile hekimin fazla sayıda hastası olması sorun yaratır mı? “Aile Hekimleri en fazla 4 bin kişiye kadar nüfusa hizmet verebilirler. Bağlı olduğunuz aile hekiminden 3 ay sonra ayrılıp başka bir aile hekimini tercih edebilirsiniz. Bunun için kendinizin bir dilekçe yazıp bağlanmak istediğiniz yeni aile hekiminin bağlı olduğu toplum sağlığı merkezine vermeniz gerekmektedir.” . Çok sayıda hastasının memnun olmadığı için değiştirdiği bir aile hekimi bundan nasıl etkilenecek? “Aile hekimleri kendilerine bağlı olan nüfusa göre ücretlendirirler. Kendisine bağlı nüfusu azalan bir aile hekimi daha az gelir elde edecektir.Ayrıca kendisine bağlı nüfus bin kişinin altına düşen aile hekiminin sözleşmesi feshedilir.” . Ailenin tüm fertleri aynı aile hekiminin hastası olmak zorunda mı? Farklı hekimleri tercih edebilirler mi? “Böyle bir zorunluluk yoktur. Ailenin her bir ferdi ayrı bir aile hekimini tercih edebilir. Ama aile hekiminden aile olarak yararlanmak daha iyi olacaktır.”
MİSAFİR HASTALAR ÜCRET ÖDEYECEK Mİ?
. Başka bir kentte tatilde ya da iş seyahatindeyken rahatsızlanılması durumunda nasıl bir yol izlenilecek? “Geçici ikamet ettiğiniz bölgedeki aile hekimi size misafir hasta olarak hizmet verecektir.”
. Misafir hasta uygulaması ücretli mi? “Hayı , misafir hasta uygulaması ücretsizdir.”
. Aile hekimi tatile çıktığında ona bağlı hastalara ne olacak? “Aile hekiminiz izine çıktığında onun yetki vereceği aynı aile sağlığı merkezinde çalışan bir başka aile hekimi geçici olarak sizin hizmetlerinizi sağlayacaktır. Eğer aile hekimi böyle bir yetkilendirme yapmazsa, o aile hekimi izinde olduğu sürece sağlık müdürlüğü tarafından size geçici bir yetkilendirilmiş aile hekimi hizmet verecektir.”
. Aile hekimliği sistemi sağlık ocaklarının yerini mi alıyor? Bu konuda bazı tabip odalarının yoğun eleştirileri var. “Aile hekimliği aslında bir tıp disiplinin ve uygulamanın adıdır. Aile hekimliği uygulaması sağlık ocaklarında da yürütülebilirdi. Ama ülkemizde başka bir model tercih edilmiştir. Bu tamamen siyasi bir karardır. Bu yönüyle bakılınca uygulamalar tüm ülkeye yayıldığında artık sağlık ocaklarının yerini aile sağlığı merkezleri alacaktır ve ülkemizde sağlık ocağı kalmayacaktır.”
. İstanbul Tabip Odası tarafından yapılan açıklamada Acil servislerde ve 112 Acil Servis İstasyonlarında çalışan çok sayıda pratisyen hekimin aile hekimi olarak ilgili birimlere kaydırılmasının kentteki acil hizmetleri olumsuz etkileyeceği öne sürülüyor. Bu konuda dernek olarak sizlerin görüşü nedir? “İstanbul gibi büyük bir metropolde aile hekimliği uygulamalarına geçilmesinin kolay olmayacağı çok açıktır. Ne yazık ki. İstanbul ilinin birinci basamak sağlık hizmetleri on yıllardır ihmal edilmiştir. Aile hekimliği bu soruna bir şekilde çözüm olabilir. Bu altyapının oluşturulması ne yazık ki, aile hekimlerinin üzerine bırakılmaktadır. Bu konuda mutlaka devletimizin ve yerel idarelerimizin de taşın altına ellerini koymaları gereklidir. Doğrudur, ilk zamanlarda bazı hizmetlerde aksamalar olabilecektir. Ama sağlık müdürlüğü ve bakanlığımız bu konuda önlemler alındığını belirtmektedirler. Bu önlemlerin sorunların azaltılmasına katkı sağlayıp sağlamadığını ancak süreç yaşandıkça görebileceğiz.”
. Aile hekimleri ücretlerini baktıkları hasta sayına göre mi alacak? Hasta sayı belli bir sınırın altında kalan hekimlerin Bakanlık tarafından sizleşmeleri iptal mi edileceği söyleniyor. Bu doğru mu? “Aile hekimleri ücretlerini yaptıkları poliklinik sayısına göre değil, kendilerine bağlı nüfusa göe alacaklardır. Kendisine bağlı nüfus sayısı binin altına düşen aile hekiminin sözleşmesi feshedilir.
. Bu tür uygulamalar vatandaşla hekim arasındaki ilişkiyi nasıl etkileyebilir? “Bir kişinin onun sürekli bakımını, takiplerini yapan, hasta kayıtlarını tutan tek bir hekiminin olması önemli bir değişikliktir. Şu anda ülkemizde bireyler çok farklı kurumlarda, çok farklı hekimlerden hizmet almakta bunların kayıtları, takipleri tek bir elde toplanamamaktadır. Bir kişiyi sürekli tanıyan hekimin ona çok daha etkin bir sağlık hizmeti verebileceği açıktır. Aile hekimliğinin belki de devrim niteliğindeki yönü budur.”
AİLE HEKİMLİĞİ UYGULAMASI VE KAVRAMLAR Sağlık Bakanlığı’nın web sitesinde aile hekimliği konusunda özel bir bölüm bir bölüm açılmış. Burada merak edilen sorulara ve yanıtlara yer veriliyor. Gezici sağlık hizmeti, yerinde sağlık hizmeti, aile sağlığı elamanı, toplum sağlığı merkezi gibi çeşitli kavramlar hayatımıza giriyor. İşte Sağlık Bakanlığı web sitesine göre (www.saglik.gov.tr) bu kavramlar ve anlamları:
. Aile hekimi bize hangi hizmetleri sunmaktadır? “Aile hekimi yaş, cinsiyet ve hastalık gruplarına yönelik izlem ve taramaları (kanser, yenidoğan, kronik hastalıklar, yaşlı sağlığı ve benzeri taramalar) yapar. Kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri (gebe, loğusa, bebek, çocuk izlemleri, aşılama hizmetleri gibi) ile birinci basamak tanı, tedavi, rehabilitasyon ve danışmanlık hizmetleri, sağlığı geliştirici hizmetler ile ana çocuk sağlığı ve aile planlaması hizmetlerini verir. Evde takibi zorunlu özürlü, yaşlı, yatalak ve benzeri durumdaki kişilere evde veya gezici/yerinde sağlık hizmetlerinin yürütülmesi sırasında koruyucu sağlık hizmeti, birinci basamak tanı, tedavi rehabilitasyon ve danışmanlık hizmetlerini verir, tanı ve tedavisi yapılamayan hastaları sevk eder, sevk edilen hastaların geri bildirilen muayene, tetkik, tanı, tedavi ve yatış bilgilerini değerlendirir, ikinci ve üçüncü basamak tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri ile evde bakım hizmetlerinin koordinasyonunu yapar. Gerektiğinde kişiyi gözlem altına alarak tetkik ve tedavisini yapar. Sağlık raporu, sevk evrakı, reçete v.s. belgeleri düzenler.”
. Aile sağlığı elemanı kime denir? “Aile hekimi ile birlikte hizmet veren, sözleşmeli olarak veya görevlendirilmek suretiyle bu görevi yürüten hemşire, ebe, sağlık memuruna denir.
. Aile sağlığı elemanının görevleri nelerdir? “Aile hekimine sağlık hizmetinin sunulması esnasında yardımcı olur. Aile hekimi ile birlikte ekip anlayışı içinde kişilere yönelik koruyucu, tedavi edici ve rehabilite edici sağlık hizmetlerinin sunulmasında ve kişilerin sağlık kayıtları ve istatistiklerinin tutulmasında görev yapar.”
. Nereye aile sağlığı merkezi denir ? “Bir veya daha fazla aile hekimi ile aile sağlığı elemanının aile hekimliği hizmeti verdiği sağlık kuruluşuna denir.”
. Toplum sağlığı merkezi nedir? “Bölgesinde yaşayan toplumun sağlığını geliştirmeyi ve korumayı ön plana alarak sağlıkla ilgili risk ve sorunları belirleyen, bu sorunları gidermek için planlama yapan ve bu planları uygulayan, uygulatan; birinci basamak koruyucu, iyileştirici ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini müdürlüğün sevk idaresinde organize eden, bu hizmetlerin verimli şekilde sunulmasını izleyen, değerlendiren ve destekleyen, bölgesinde bulunan sağlık kuruluşları ile diğer kurum ve kuruluşlar arasındaki koordinasyonu sağlayan sağlık kuruluşuna denir."
. Gezici sağlık hizmeti nedir? “Aile hekimi ve/veya aile sağlığı elemanının, uzak mahalle, belde, köy, mezra gibi yerleşim yerlerine giderek mahallinde vereceği sağlık hizmetidir.”
. Yerinde sağlık hizmet nedir? “Aile hekimine doğrudan başvuramayan ve cezaevi, çocuk ıslahevi, huzurevi, korunmaya muhtaç çocukların barındığı çocuk yuvaları ve yetiştirme yurtları gibi özellik arz eden toplu yaşam alanlarında yaşayan kişilere yaşadıkları yerde verilen sağlık hizmetidir.”
HEKİMLERE NELER GETİRİYOR Ülkemizde 43 tıp fakültesinde aile hekimliği anabilim dalında lisans ve lisansüstü eğitim veriliyor. Ancak ülkemizde aile hekimi uzmanlığı eğitimi alanların yanı sıra, pratisyen hekimler, uzman hekimler de Sağlık Bakanlığı’nın öngördüğü eğitimlerden geçerek aile hekimi olarak görev yapabilecekler.
Aile hekimliği sistemi hekimleri şöyle etkileyecek:
. Hekimlerin kendilerini geliştirmeleri hedeflenen sistemde, aile hekimi başarısı kadar hizmet verebilecek. Bir aile hekimi, en fazla 4 bin, en az bin kayıt alabilecek ve kayıt sayısı binden az olan aile hekiminin sözleşmesi iptal edilecek. . Hekimler, haftada 40 saatten az çalışamayacak. Aile hekimin yanında, maaşı devlet tarafından ödenen bir aile sağlık elemanı olacak. . Aile hekimlerinin bilgisayarındaki sistem sayesinde o gün için aşı yapılması gereken kişi için bilgisayar uyarı sinyali verecek. Hekim de bu doğrultuda, ilgili hastayı arayarak takibini yapacak.
AİLE HEKİMİ İŞLETMECİ GİBİ GÖRÜLÜYOR İstanbul Tabip Odası, 1 Kasım’da başlayacak aile hekimliği sistemini eleştiren, uygulamayla birlikte kentte yaşanacak sağlık sorunlarına dikkat çekmek amacıyla basın toplantıları düzenleyen kurumların başında geliyordu.
istanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Süheyla Ağkoç’a aile hekimliği sistemiyle ilgili eleştirilerinin nedenlerini sorduk. İşte, Dr Ağkoç’un www.sagligimicinhersey.com ‘a verdiği yanıtlar:
. Aile hekimi kime denir? Aile hekimi uzmanları ile aile hekimi olarak çalışan pratisyen hekimler arasında ne fark vardır? “Aile hekimleri, yıllık sözleşmelerle, Aile Sağlığı Birimlerinde kendilerine kayıtlı kişilere sağlık hizmeti verecek olan hekimlerdir. Aslına bakacak olursanız Aile Hekimliği bir tıp disiplini. Ancak uygulamada kurs görerek Aile Hekimi olmuş Pratisyen Hekim ile uzmanlık eğitimi yapmış Aile Hekimi arasında görevleri açısından beklenen bir fark yok.”
.Bir yanda aile hekimi uzmanları… Diğer yanda aile hekimi olarak çalışan pratisyen hekimler… Vatandaşlara verilen sağlık hizmetlerinin standartında ve hekimlerin özlük haklarında bu durum bir kaos yaratacak mı? “Bu süreçte ister aile hekimi uzmanı olsun, ister kurs alarak aile hekimi olmuş pratisyen hekim olsun hekimin hizmet vermek konusunda bilgi ve birikimi açısından bir sorun yok. Burada sorun, aile hekimliği sisteminin uygulama biçimiyle ilgili. Sağlık hizmeti sunumunda ve özlük haklarında büyük kayıplar var.
Aile hekimine yapılan başvurularda 2 TL katkı payı uygulamasını Danıştay durdurdu ama bilindiği üzere bugün sağlık ocağına bile gittiğinizde ilaç ve muayene ücretleri oldukça yüklü bir meblağ ediyor. Aşılama, gebe ve bebek takiplerinin aile hekimi tarafından yapılması bekleniyor ancak hekim başına 3500 hasta düşeceğini düşünecek olursa, bu iş yüküyle bu görevleri nasıl yerine getirecekleri belli değil. Sistem kayıtlı bireyleri esas alıyor. Ancak göç alan büyük kentlerde kayıtlı olmayan vatandaşlar nasıl sağlık hizmeti alabilecekler? Açıkçası Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın başlamasıyla artan eşitsizlikler bu ayağın yürürlüğe girmesiyle daha da derinleşecek.
Hekimlerin özlük hakları ise daha baştan tırpanlanmış durumda. Bir defa hekimi bir işletmeci olarak görüp, ona uygun davranması bekleniyor. Hekimler yıllık sözleşmeler yaparak çalışıyorlar. Hekime kayıtlı vatandaş sayısı 1000’in altına düşecek olursa sözleşmesini iptal edilecek ve hekim işsiz kalacak. Nitekim Aile Hekimliğine geçmiş illerde sözleşmesi iptal olmuş hekimler oldu. Sağlık Bakanlığı, Aile Sağlığı Merkezlerinin tüm masrafları –kira, bakım, onarım gibi- hekimin omzuna yıkıyor, hatta vergi vermesi istiyor. Dolayısıyla tabloya bakıldığında hekimin tam bir ticari anlayışla hizmet vermesi söz konusu.”
.Sağlık ocaklarının kapatılmasının yaratacağı sıkıntılara dikkat çekmek amacıyla bir basın toplantısı düzenlediniz. Aile hekimliği sistemi sağlık ocaklarının yerini mi alıyor? Sistemin nasıl işlemesi öngörülüyor, tabip odası olarak sizin eleştirileriniz nelerdir? “Verilecek hizmet muayenehane gibi özel bir sağlık hizmeti olarak kurgulanmış. Sağlık ocakları vatandaşa eşit ve ulaşılabilir bir sağlık hizmeti sunuyordu. Şimdi hizmetler eğer varsa sağlık ocağı olarak kullanılan binalarda, yine kiraları hekimler tarafından ödenmek üzere verilecek, bina yoksa hekimler kendileri uygun standartlara sahip binalara kiralayıp hizmet sunacaklar.
Bugüne kadar aile hekimliği uygulaması neredeyse her ilde farklı yaşandı. Asıl aile hekimliği uygulamasını yaşamadık. Ancak şu anda uygulanmaya çalışılan aile hekimliği sağlık hizmeti erişiminde ciddi eşitsizlikleri barındırıyor. Aile Sağlığı Merkezleri yerine göre A, B, C, D ve E olarak sınıflandırılıyor. Bu sınıflandırmada genel bütçeden farklı finansmanları içeriyor. Bu da hem sağlık hizmetini eşit koşullar altında vermenizi engelliyor; hem de hekimler arasında gerek geli;r gerekse donanım açısından eşit koşullar sağlamıyor. İstanbul yerleştirmelerinde boş kalan birimler binası olmayan ve kenar mahallelerde yer alan birimler oldu. Genel Sağlık Sigortası uygulaması şu anda ertelendi ancak er geç gelecek. Şimdi bu hizmetlerin ücretsiz verileceği söyleniyor ama bu uygulama geldiğinde primini ödeyemeyen vatandaşın sağlık hizmetini nasıl alacağı ya da süreçte katkı/ katılım paylarının nasıl olacağına ilişkin kaygılarımız var.”
ACİL HİZMETLER OLUMSUZ ETKİLENECEK . Geçtiğimiz günlerde yaptığınız bir basın toplantısında Acil Servislerde ve 112 Acil Servis İstasyonlarında çalışan çok sayıda pratisyen hekimin aile hekimi olarak ilgili birimlere kaydırılmasının kentteki acil hizmetleri olumsuz etkileyeceğini belirttiniz. Bu konuda biraz ayrıntılı bilgi verebilir misiniz? “İstanbul’da aile hekimliği yerleştirmelerinin yapıldığı ilk günlerde; Şişli Devlet Hastanesi Aile Sağlığı merkezi olmak üzere kapatıldı. İstanbul genelinde sayıları zaten yeterli olmayan ve hastane acil servislerinin yükünü çeken pratisyen hekimler, aile hekimliğini seçti ya da başka seçenek bırakılmadı ve böylece hastane acil servisleri boşaldı. Şimdi ise hastanelerde çalışan diğer hekimlerin fazla çalışmaları istenerek acil servislerde hizmet sunmaları beklenmekte.
Ayrıca, çalışan hekim sayısı 372’den 170’e düşecek olan 112 istasyonları benzeri uygulamalara maruz kaldı, bazı istasyonlar yerlerini değiştirmek zorunda bırakıldı. Sonuçta İl Sağlık Müdürlüğü bütün dikkatini ve çabasını aile hekimliği’ne vermiştir, diğer sağlık hizmetlerini görmezden gelmektedir.”
. Aile hekimliği sisteminde özellikle kalp, hipertansiyon, KOAH, diyabet gibi kronik hastalığı olanlar ilaç raporu çıkartma, ilaç alma gibi konularda ne gibi problemler yaşanabilir? Aile hekimleri her türlü ilacı yazıp, rapor çıkartabilecek mi? “Bugüne kadar yapılan uygulamada bu tip raporlar hastanelerden çıkarılıyor; raporlu ilaçlar pratisyen hekimler tarafından yazılabiliyordu. İlaç yazma konusunda Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) sınırlamaları bugüne kadar olduğu gibi geçerli. Merkezlerde çalışan aile hekimliği uzmanlarının rapor düzenleme yetkisi olduğu söyleniyor.”
. İstanbul Tabip Odası olarak “Aile hekimliği sistemine” mi karşısınız yoksa aile hekimliği sisteminin bu şekilde uygulanmasına mı? Sistemle ilgili başka hangi eleştirileriniz var? Konuyla ilgili ne gibi çözüm önerileriniz bulunuyor? “Biz sağlık hizmetlerini, eşit ve ulaşılabilir verildiği ve hekimlerin özlük haklarının erozyona uğramadığı kamucu bir anlayışla veren tüm uygulamaları destekliyoruz. Burada uygulamaların adının ne olduğu çok önemli değil.
Şu anda Türkiye’ye getirilmeye çalışılan sistem içerisinde özelleştirmeyi, taşeronlaşmayı ve beraberinde gelen niteliksiz sağlık hizmetini barındırıyor. Hekimlere özlük haklarının kaybolduğu, iş güvencesinden yoksun çalışma koşulları dayatılıyor.
Sadece birinci basamak sağlık hizmetleri değil tahrip olan. İkinci, üçüncü basamak sağlık hizmetlerinin niteliğini kaybetmesinin yanı sıra tıp eğitimi de bu Sağlıkta Dönüşüm Programı’ndan nasibini almış durumda. Başta birinci basamak olmak üzere tüm sağlık hizmetlerinin nitelik ve nicelik olarak gözden geçirilmesi ve güçlendirilmesi mümkün. Herkesin eşit, ücretsiz, erişilebilir sağlık hizmetine ulaşması da…”
|