Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derneği öncülüğünde Sanofi aventis işbirliğiyle diyabetli çocukların yaşam koşullarını iyileştirmeye dönük “Okulda Diyabet Programı” hayata geçirildi.
Diyabet hastası çocuklar için başlatılan bu program ile öğretmenlerin, diyabetli çocukların okulda bakımı konularında eğitilmeleri amaçlanıyor. Okulda diyabet programı ile Türkiye’deki 650 bin öğretmen ve 16 milyon öğrenciye ulaşılarak çocuklarda diyabet belirtileri konusunda farkındalık yaratılması planlanıyor.
Bu kapsamda İstanbul’da görev yapan yaklaşık 250 rehber öğretmene Tip 1 diyabet hakkında eğitim verilerek öğretmenlerin üstleneceği rol hakkında bilgi verildi.
Toplantıya, Çocuk ve Adolesan Diyabetikler Derneği Başkanı Prof. Dr. Hülya Günöz, Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derneği Başkanı Prof. Dr. Peyami Cinaz, Çocuk Diyabet Grubu Başkanı Prof. Dr. Şükrü Hatun, Marmara Tıp Fakültesi Çocuk Endokrin Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Abdullah Bereket ve İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Muammer Yıldız katılarak çocuklarda görülen Tip 1 diyabet hakkında bilgi verdiler.
Çocuk Diyabet Grubu Başkanı Prof. Dr. Şükrü Hatun, “Türkiye’de diyabetli çocuklar için ilk kez okullarda bir program başlatıyoruz. Bu program diyabetli çocukların okullarda da tedavi sürecine devam etmesini sağlayacak. Öğretmenlerin ve öğrencilerin bu konuda bilinçlenmesine destek verecek” dedi.
Prof. Dr. Şükrü Hatun, 9 Kasım 2005 yılında ağır bir şekilde diyabet tanısıyla hastaneye yatan 14 yaşındaki Gamze Gedikli’den bahsetti.
"Gamze Gedikli çok çalışkan bir öğrenci olmasına rağmen okula gidemediği zamanlar olmuş, kendisinde olan birtakım problemleri Sağlık Bilgisi dersinde gören ancak hekime başvurmayan Gedikli ağır derecede su kaybı, dilde kuruluk, kanıyor görünümlü dudak, bitkin ve halsiz, hızlı solunum teşhisleriyle hastaneye kaldırılmıştı ve uygun tedavi neticesinde 28 saatte bilinci tam olarak düzeldi, beyin ödemi riskini atlattı. Eğer diyabetin bulguları erken tanınsaydı yaşamı tehdit eden bu tabloyla karşılaşılmazdı”
“BİZ DE NORMAL ÖĞRENCİLER GİBİYİZ”
Şu an Hukuk Fakültesi öğrenci olan 19 yaşındaki Gamze Gedikli ise “Biz de normal çocuklar, öğrenciler gibiyiz. Ben okulda voleybol takımındaydım. Normal çocukların alabileceği sorumlulukları biz de alabiliriz, bizi farklı görmeyin. Yaşadığımız şeyler kolay değil ama ben hastalığımdan utanmıyorum” şeklinde konuştu.
“DİYABET HIZLI GELİŞEN GÜRÜLTÜLÜ BİR HASTALIK”
Çocuk ve Adolesan Diyabetikler Derneği Başkanı Prof. Dr. Hülya Günöz, ise Tip 1 diyabet hakkında öğretmenlere bilgi verdi. Günöz, çocuk ve gençlerde görülen Tip 1 diyabetin gıdalara konulan katkı maddelerinin de neden olduğunu söyleyerek; beş yaş altındaki çocuklarda diyabetin görülme sıklığının arttığını, ülkemizde her yıl 20-30 bin çocuktan birinin diyabet hastası olduğunu ifade etti.
Prof. Dr. Günöz, Tip 1 diyabetin hızlı gelişen ve gürültülü bir hastalık olduğunu belirtirken, şunları kaydetti:
“Çok su içme, gece sık şekilde tuvalete kalkmak veya altına kaçırmak, bulantı, kusma, kızlarda genital bölgede kaşıntı, İştah artması ancak çocuğun zayıflaması, Kolay yorulma ve bitkinlik, okula devamda aksamalar ve derslerde başarısızlık, Tip 1 diyabetin belirtileridir 15-20 gün içinde tanı konulmazsa çocuk tehlikeye girebilir. Diyabetli çocuklar günde dört ya da beş kez insülin enjeksiyonu yapmalıdır, uygun önlemler alındığı taktirde de her tür spora katılabilirler.
Diyabet konusunda çocuklar sorun yaşıyor; Bir öğretmen, insülin enjeksiyonu yapan bir çocuğa vurarak “sen uyuşturucu mu kullanıyorsun” demiş ve çocuğun okuldan ayrılarak açık öğretim yoluyla okumasına sebep olmuştur. Bu konuda eğitimciler ve öğrenciler bilgilendirilmelidir”
“ÇOCUKLARIN YÜZDE 5’İ TEPKİ ÇEKMEMEK İÇİN DİYABETLİ OLDUĞUNU SÖYLEMİYOR”
Marmara Tıp Fakültesi Çocuk Endokrin Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Abdullah Bereket ise 281 öğretmen ve 114 öğrenci ile yüz yüze anket çalışması yapıldığını, öğretmenlerin diyabet hakkında ne kadar bilgi sahibi olduklarını; diyabetli öğrencilerin ise diyabet hakkındaki yaklaşımlarını öğrenmek amacıyla böyle bir çalışma yaptıklarını söyledi.
Prof. Dr. Bereket, bu çalışma sonucunda öğretmenlerin diyabet hakkında yeterince bilgi sahibi olmadıklarını hatta diyabetin şeker hastalığı olduğunu bilmeyenlerin de olduğunu ifade etti.
Prof. Dr. Bereket, çocuklarla yapılan anket sonucuna göre ise, şeker hastası çocukların en az üç ayda bir takip edilmesi gerekirken yalnızca yüzde 61’inin üç ayda bir takip edildiğini, çocukların yüzde beşinin, arkadaşlarından tepki görmeleri nedeniyle diyabet hastası olduğunu söylemediklerini, çocukların yüzde 55’inin arkadaşları görmesin diye şeker ölçümü yapmadıklarını, yüzde 30’unun insülin enjeksiyonu yapmadıklarını, yüzde 16’sının ara öğün yemediğini ve yüzde 18’inin ağır hipoglisemi yaşadıklarının altını çizerek öğretmenlerin ve öğrencilerin eğitilmesi gerektiklerini savundu.
“OKULA MEKTUP GÖNDERİLECEK”
Diyabetli çocukların yaşam kalitesini artıracak “Okulda Diyabet” projesinin uygulamalarından bahseden Prof. Dr. Şükrü Hatun, diyabet tanısı konan çocukların durumunun okul idaresine bir mektupla bildirileceklerine, ağır kan şekeri düşüklüğü olduğunda acilen kan şekerini yükselten glukagon iğresinin okul dolaplarında bulunacağına, bu iğneyi uygulayacak bir hemşirenin ya da ilgili öğretmenin olacağına, bu çerçevede öğretmenlere verilen ilkyardım kurslarında bu iğneyi yapabilecek durumda olabileceklerine dikkat çekti.
Bu halin sağlanamadığı taktirde yapılacakları Prof. Dr. Hatun, şunlar söyledi:
“Aileye ulaşılması ve 112 Acil Servis’e haber verilmesi gerekiyor. Öğrenciler kan şekeri düşüklüğü yaşarsa sınavı tekrar sağlanacak. Diyabetli çocukların kan şekeri ölçümü ve insülin kullanımı için okullarda uygun mekanlar oluşturulacak, diyabetli çocukların sınıfta ara öğün almalarına izin verilecek, diyabetli çocukların öğle yemeklerindeki karbonhidratlara dikkat edilecek, yatılı ve pansiyonlu okullarda ders programları aksatılmadan diyabetli çocukların üç ana öğün, üç ara öğün şeklinde beslenmelerini sağlayacak düzenlemeler yapılacak, diyabet, Sağlık Bilgisi dersinin müfredatında yer alacak. Programın daha sonraki aşamalarında okullardaki diyabetli çocuklara diyabet eğitim kitleri ulaştırılacak ve ihtiyacı olan çocuklara sosyal destek sağlanacak”
“Okulda Diyabet Programı” kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı tüm özel, resmi örgün ve yaygın eğitim kurumlarındaki öğretmen, öğrenci ve veliler için eğitim materyalleri hazırlanarak, programın uygulama adımları şöyle sıralandı:
. Çocuklardaki diyabetin belirtilerine dikkat çeken afişler, 60 bin ilk ve ortaöğrenim okuluna asılacak . Okul çocuklarında diyabet ve okulda diyabet bakımı konulu hazırlanan rehber de bütün okullara gönderilecek. . “Öğrencim ve Diyabet” isimli broşür tüm okullara elektronik ortamda gönderilerek öğretmenlere ulaştırılacak. . Eğitim amacıyla hazırlanacak film bütün okullara dağıtılarak öğretmenlere yönelik “Çocuklarda Diyabet” konulu eğitim verilecek. . Programın uygulanmasıyla yeni diyabet tanısı konan çocuklara taburcu olurken hastane tarafından öğretmenlerine ulaştırılmak üzere bir mektup verilecek. . Diyabet hakkında bilgilerin yer alacağı, doktorlar tarafından imzalanacak mektupta öğrencinin günde ne kadar insülin aldığı belirtilecek; doktorların, hemşirelerin ve diyetisyenin isimleri ve öğretmenin sorularını yöneltebileceği telefon numaraları da bulunacak. . Yatılı ve pansiyonlu okullarda ders programları aksatılmadan diyabetli çocukların üç ana öğün, üç ara öğün şeklinde beslenmelerini sağlayacak düzenlemeler yapılacak.
|