Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) İstanbul Şubesi, 27 Kasım 2010 tarihinde İstanbul Tabip Odası Asistan Hekim Komisyonu tarafından dile getirilen “Nöbet Ertesi İzin Hakkı” talebini desteklediklerini belirten bir açıklama yaptı.
Türkiye Psikiyatri Derneği İstanbul Şubesi Başkanı Prof. Dr. Doğan Şahin tarafından yapılan yazılı açıklamada, asistan hekimlerin, 9 saatlik mesai sonrası, hiç dinlenmeden 15 saat nöbet tuttukları, böylelikle 33 saat kesintisiz hizmet verdikleri vurgulandı. Açıklama şöyle devam ediyor:
“Oysa ki ulusal ve uluslararası çalışma saatlerini ve koşullarını belirleyen yasal metinlerde bu şartlar altında çalıştırılmak yasaklanmıştır. İnsanlık dışı kesintisiz çalışma süreleri, bu sürelerde sürekli olarak hastaların ve yakınlarının ihtiyaçlarına karşılık vermeye çalışırken oluşan yoğun stres ortamı, asistan hekimlerin ruh ve beden sağlığının bozulmasına sebep olmaktadır.
Yapılan birçok çalışmada uzun çalışma süreleri ile iş performansında azalma, kötü sağlık durumu, baş ağrıları, bulantı, uyku bozuklukları, yorgunluk, enerji kaybı, hastalıklara daha hassas olma, alkol ve ilaç bağımlılığı, işten ayrılma, iş memnuniyetsizliği, aile ve evlilik hayatında uyum bozuklukları, kişinin kendine güveninde azalma, depresif duygulanım, ümitsizlik, huzursuzluk, konsantrasyon bozukluğu ve sosyal izolasyon arasında ilişki bulunmuştur.”
Üniversite hastanelerinde ve eğitim araştırma hastanelerinde görev yapan asistan hekimler bir uzmanlık dalı üzerinde eğitim almakta ve bu eğitim süresinin sonunda uzman hekim olarak göreve başlamaktadır. Oysa günümüzde yaratılan çalışma koşullarıyla beraber asistan hekimlerin eğitim saatleri aksamakta ancak sağlık hizmetini sunmakta oldukları saatler artmakta ve yoğunlaşmaktadır.”
“HASTANELERİN İŞ YÜKÜ ARTTI”
Sağlıkta Dönüşüm Projesi’nin sosyal adalet ve eşitlik gibi evrensel değerlerin yerine ticaret ve kârı hedef aldığı iddia edilen açıklamada, “İnsanların hasta olmalarının engellenmeye çalışılması yerine, hastalandıklarında tedavi edilmeye çalışılmalı ve basamaklı tedavi zincirinin ortadan kaldırılmasıyla hastanelerin iş yükü çok artmıştır. Bu iş yükü eğitim ve sağlık hizmetlerinin plansız ve kalitesiz bir şekilde sunulmasına, araştırma faaliyetlerinin yapılamamasına neden olmaktadır. Haftada toplam 80 saate varan çalışma süreleri asistan hekimlerin kendi eğitimleri için çalışmalarını, sağlıklarını koruyabilmelerini ve özel hayatlarını sürdürebilmelerini imkansız hale getirmektedir” denildi.
Tıpta uzmanlık tüzüğünün insanlık dışı iş yükünü, angaryayı ve emek sömürüsünü engelleyecek biçimde yeniden düzenlenmesi istenilen açıklama şu istekler dile getirildi:
“Uzmanlık eğitimi tüm ülke için standardize edilmelidir. Sağlık hizmetinin kâr amaçlı sunulmasına son verilmeli, üniversite ve eğitim hastanelerinin asli görevlerine dönmesi sağlanmalıdır. Hekimlerin çalışma süreleri kesintisiz 16 saati, haftada 40 saati geçmemeli; her 8 ya da 10 saatlik çalışma periyotları arasında en az 11 saatlik dinlenme süresinin olması sağlanmalıdır.”
|