HABER: Demet DEMİRKIR
Yaklaşık 8 milyon diyabet hastasının kazanılmış hakları Sosyal Güvenlik Kurumu’nun 10 Ocak 2011 tarihli genelgesiyle zora girdi. Daha önce şeker çubuklarını raporla eczanelerden ücretsiz alabilen diyabetliler artık ayda 300 liraya yaklaşan şeker çubuğu masrafını önce ceplerinden ödeyecekler, daha sonra SGK`nın ödeme birimlerine başvurarak paralarını alacaklar. Ancak SGK’nın diyabet hastalarına yapacağı ödemenin süresinin 2 ay ile 4 ay arasında değişmesi diyabetlileri zor duruma düşürecek.
Diyabetle Yaşam Derneği Genel Merkezi Hasta Örgütleri İstanbul’da bir basın toplantısı düzenleyerek konunun ayrıntılarını ve diyabet hastaları için yaratacağı sıkıntıları tartıştı.
Toplantıya konuşmacı olarak Diyabetle Yaşam Derneği Başkanı Emine Alemdar, diyabet hastası Avukat Çağrı Çakıcı, diyabet hastası ve diyabet koçu Şebnem Güneyman ve diyabet hastası seramik sanatçısı Fahriye Hoşver katıldı.
Diyabetin yaşam boyu süren bir hastalık olduğunu anımsatan Emine Alemdar, iyi tedavi edilmediği takdirde kalp krizi, böbrek yetmezliği, görme kaybı ve körlük, nöropati, ayak amputasyonları gibi ağır organ hasarlarına neden olacağını belirtti. Alemdar, diyabette organ hasarlarını önlemenin tek yolunun günde en az üç dört kez düzenli kan şekeri ölçümü ve bu kan şeker değerine göre insülin ya da hap tedavisi yapılması olduğunu söyledi.
Alemdar, Tip 1 diyabetlilerin şeker ölçümü yapmadan insülin almasının zararlı olduğunun altını çizdi ve SGK’nın (Sosyal Güvenlik Kurumu) 10 Ocak 2011 tarih ve 2011/5 sayılı genelgeyle; diyabetli hastaların haklarının yok edildiğini, diyabetli hastalarda kullanılan şeker ölçüm çubuğunu almanın imkânsız hale geldiğini sözlerine ekledi.
Alemdar, 10 Ocak 2011 tarihine kadar diyabetli hastaların eczaneden kan şeker çubuklarını bir işlem yapmadan ücretsiz şekilde aldıklarını ancak 2011/5 nolu genelgeyle prosedürün arttığını vurguladı.
10 Ocak 2011 öncesi ve 11 Ocak 2011 sonrası kıyaslandığı zaman ise ortaya şu çıkıyor:
10 Ocak 2011’den önce 30 TL’lik 1 kutu test ölçüm çubuğu için yapılacak işlemler
• Sağlık Kurulu raporu ile hastanın kan şeker ölçüm test çubuk ihtiyacı ve adedi belirlenir. • Diyabetli hasta doktora başvurur, reçetesini alır, eczaneye verir ve kan şeker ölçüm çubuklarını ücretsiz alır.
11 Ocak 2011’den sonra 30 TL’lik 1 kutu test ölçüm çubuğu için yapılacak işlemler
• Sağlık Kurulu Raporu ile hastanın kan şeker ölçüm test çubuk ihtiyacı ve adedi belirlenir. • Diyabetli hasta doktora başvurur, kan şeker çubuğu için ayrı bir özel reçete alır. • Reçeteyle eczaneye başvurur ve kan şeker çubuklarının bedelini cebinden öder. • Eczacı reçetenin arkasına elle bedeli alınmıştır yazısı yazıp kaşeler, hastaya reçeteye test çubuğunu aldığına dair imza attırır. • Eczacı hasta adına kesilmiş bir fatura verir, fiş kabul edilmez. • Diyabetli hasta daha önce Sağlık Kurulu’ndan aldığı raporu “Aslı Gibidir” diye onaylatıp bu raporu, reçetenin aslını, eczaneden aldığı faturayı SGK bölge ofisine şahsen müracaat eder. Kuyruğa girer, geri ödeme için başvuruda bulunur. • SGK’nın ilgili memuru bu belgelerin eksik ya da doğru olup olmadığını kontrol eder ve kabul eder. • Hasta banka hesabı yoksa bir hesap açtırır. • SGK makul bir süre içinde (ortalama iki- dört ay içinde) test stribinin bedeli olan parayı banka hesabına yatırır. • Diyabetli hasta bankaya gider ve parasını alır.
Alemdar son olarak, “Bu karar ivedilikle alınmış yanlış bir karardır. Diyabetlileri mağdur etmeyecek bir karar almalarını istiyoruz” dedi.
54 yıldır Tip 1 diyabet hastası olan Fahriye Hoşver ise, diyabet hastası olduğu dönem boyunca herhangi bir komplikasyonun oluşmadığını bunun nedeninin ise düzenli şeker ölçümü ve bilgi olduğunu söyledi. Hoşver, “Devlet, şeker ölçüm çubuklarına para ödemeyeyim derken daha büyük maddi kayıplarla karşı karşıya kalacak. Gelişen komplikasyonlar arasında göz sorunları, böbrek sorunları daha büyük maliyetlere neden olacak. Ben de bu zamana kadar bir komplikasyon gelişmedi ama bundan sonra bende de gelişebilir” dedi.
“MANEVİ TAZMİNAT DAVASI VE SUÇ DUYURUSU”
22 yıldır diyabet hastası olan Çağrı Çakıcı ise, bir hukukçu olarak bu uygulamada keyfiyet söz konusu olduğunu; yayınlanan genelgede işlemde bulunan şahıslar hakkında her türlü talepte bulunabileceklerini, hastaların talepleri olduğu takdirde manevi tazminat ve suç duyurusunda bulunacaklarını kaydetti.
Çakıcı, hastalardan gelen talepler olduğunu ancak SGK’nın bu genelgeden vazgeçmelerini istediklerini savundu.
Şebnem Güneyman ise alınan bu kararın nokta, virgül hatasıyla verildiğini çünkü hiçbir devletin hastalarla oynamayacağını savundu. Hastalıkla zor baş ettiklerini ekleyerek şunları söyledi:
“Bu mücadele şekerimize, ruhumuza, ailemize, psikolojimize zarar veriyor. Bu genelgeyi duyunca çok kırıldım, çok ağladım. Cebimizde 50 lira olmayınca hayatımıza devam edemeyecek miyiz. Bunu zannetmiyorum.”
Güneyman, bir hafta içinde SGK’dan olumlu sonuç almadıkları takdirde Başbakan’dan, Cumhurbaşkanı’ndan randevu alacaklarını ve bu konuyu görüşeceklerini sözlerine ekledi. |