Avrupa Cinsel Sağlık Birliği (ESHA) ve Aile Sağlığı Araştırma Derneği (ASAD) tarafından, “Seks ilaçlarının doğru kullanımı ve sahte ilaçların yarattığı sağlık problemleri” konulu bir basın toplantısı düzenlendi.
Toplantıya konuşmacı olarak Aile Sağlığı Araştırma Derneği Başkanı Prof. Dr. Halim Hattat, Avrupa Cinsel Sağlık Birliği Başkanı İrem Hattat ve Hattat Hastanesi Wellness Kliniği ile Kadın Cinsel Sağlığı Kliniklerinin Direktörü Dr. Ece Hattat katıldı.
Avrupa Cinsel Sağlık Birliği’nin Türkiye temsilcisi olarak 2002 yılında Aile Sağlığı Araştırma Derneği’ni kurduklarını belirten İrem Hattat, bu dernekle cinsel sağlıkla ilgili çalışmalar yapıp halkı bilgilendirmeye yönelik projeler ürettiklerini ve dernek olarak 0212 282 01 01 numarasından ve www.cinselliksor.com sitesinden bilgilendirmeler yaptıklarını söyledi. İrem Hattat şu bilgileri verdi:
“Tüm ESHA yani Avrupa danışma hatlarında 10 yıl içerisinde 300 bin kişilik bir rakama ulaştık. Türkiye olarak telefon hattı anlamında daha önlerdeyiz. Gelen aramaların yüzde 85’i erkek, yüzde 15’i ise kadın. Gelen sorular; sertleşme sorunu, cinsel istekte azalma, erken boşalma, penis boyutu, andropoz, kısırlık ve varikosel gibi konular.”
Sertleşme sorununda ilk sorulanın ilaçlarla ilgili olduğunu söyleyen İrem Hattat, Avrupa’da yeni bir trend olduğunu; internet yoluyla ilaçların satın alındığını ve bu ilaçların yarısından fazlasının sahte ya da standart altı ilaçlar olduğunu belirtti. Türkiye’de de bu durumun yaşandığını ancak internetten ziyade el altından satılan hem bitkisel ürünler hem de pd5 inhibitörü denilen ilaçların eczane dışı yerlerde satışının söz konusu olduğuna dikkat çekti. Reçeteyle satılan bu ilaçları yalnızca yüzde 14’lük bir kesimin, doktor tavsiyesiyle alıp kullandığını söyledi.
ASAD Araştırmasına değinen İrem Hattat, araştırmaya 3079 erkeğin katıldığını ve 30-45 yaş grubu arasında yapıldığını söyledi. 10 erkekten sekizinin kendi fikirleri doğrultusunda sertleşme sorunu ilacı veya bitkisel destek kullandıklarını ve bunların yalnızca yarısının tedavi gerektirecek bir rahatsızlığı olduğunu da belirtti.
"ARKADAŞ TAVSİYESİYLE SERTLEŞME İLACI ALINIYOR"
Erkeklerin sertleşme sorunu ilaçları kullanırken nasıl karar verdiklerini ise yüzde 38 oranla arkadaş ve dost tavsiyeleri önemsenirken, yüzde 32’lik oranla medya ve internette forum, blog, site araştırarak ordaki tavsiyeler üzerine ilaç satın alma, yüzde 18’lik oranla google’dan araştırma yapıp profesyonel görünen siteden satın alma, yüzde 6’lık oranla araştırma yapmadan ani kararla satın alma, yüzde 4’lük oranla ise eczacıya danışıldığını anlattı.
İnternet ve isimsiz satış noktalarının tercih edilme nedenlerine değinen İrem Hattat, “Kişisel rahatlık, gizli ve ucuz satın alabilme, doktor ve eczacıdan utanmak gibi durumlar bu nedenlerin başında geliyor” dedi.
Sahte ilaç alma ihtimalinin ne olduğu sorusuna ise erkeklerin yarısından çoğunun; bu ürünlerin sahte çıkma olasılığını yüzde 20’den az gördüklerini ve böylece de sahte ilaç piyasasının gittikçe büyüdüğüne dikkat çekti.
İrem Hattat, tüm erkeklerin, toplamda yüzde 36’sının sertleşme sorunu olmamasına rağmen ilaç-destek kullandıklarını bu ilaçlardan beklentilerinin de yüzde 86 ile cinsel istek artışı, yüzde 52 ile sertleşme, yüzde 43 ile erken boşalmayı önleme amacıyla kullandıklarını vurgularken yanlış kullanılan ilaçların kişilerin beklentilerini karşılamadığı takdirde daha büyük bunalımlara neden olacağını söyledi.
Bu ürünlerin kullanım nedenlerine gelince yüzde 36’lık kesim kendine güvenlerinin gelmesi, yüzde 34’lük kesim performansının yükselmesi için yüzde 17’lik kesimin ise cinsel yaşamla ilgili stresini azaltmak ve psikolojisini düzeltmek için kullandıklarını belirtti.
Bu ürünleri kullanan kişilerin, beklentilerini karşılamasa bile kendilerine zarar vermediğini düşünerek kullanmaya devam edeceklerini söylemeleri üzerine İrem Hattat, “Bu kişiler kendi kendilerine karar veriyorlar. Böyle bir durumda hekime danışılmalı çünkü tedavi edilebilecek bir rahatsızlık bu. El altından ilaç kullanma sahte ilaç olma ihtimali yüksek olacağından ölümle bile sonuçlanabilir” dedi.
“KADIN CİNSELLİĞİNDE DUYGU DURUMU ÇOK ÖNEMLİ”
Kadınlardaki cinsel sorunlara değinen Dr. Ece Hattat ise, şu an olan ilaçların çoğunun erkek cinselliğine fayda gösterecek ilaçlar olduğunu söyledi.
Dr. Hattat, Türkiye’de ASAD olarak yapılan çalışmalara göre 10 kadından sekizinin cinsel açıdan mutsuz olduklarını belirtirken “cinsel anlamda daha mutlu olmak ister misiniz?” sorusuna 10 kadından dokuzunun “Evet, cinsel anlamda daha mutlu olmak isterdim” dediklerini vurguladı.
Yapılan araştırmadan bahseden Dr. Hattat şöyle devam etti:
“Dünya kadınlarının yaşadığı en sık sorunlar ise cinsel isteksizlik, orgazm problemleri, ağrı şikayetleri, seksten zevk alamama, uyarılma problemleri gibi şikayetlerdir. Türkiye’de de hemen hemen aynı verileri elde ettik. Avrupa verilerinden farklı olarak ise cinsel ağrı veya vajinismusun çok sık görüldüğünü bunun da sosyo-kültürel faktörlerle ilgili olduğunu söyleyebiliriz.”
Erkek ve kadın cinselliği farklıdır çünkü erkek ve kadında cinsel cevap farklıdır diyen Dr. Hattat, “Erkek cinselliğinde bir cinsel istek oluştuğunda uygun bir uyarılmayla ereksiyon meydana geliyor ve ardından boşalma gerçekleşiyor, cinsel cevap tamamlanıyor. Kadında ise duygusal tatmin, partnerine yakınlık hissi çok önemli. Uygun bir uyarılmayla uygun cevabı verebiliyor, erkeklerden farkı emosyonel durumun kadınlarda ön plana çıkması.”
Değişik duygu durumlarının kadın cinselliğini etkilediğini vurgulayan Dr. Hattat, “Kadının statü değişimi, eşiyle olan kavgası, ailesiyle yaşadığı problemler, çocuklara dair sıkıntılar gibi pek çok faktörün cinselliği olumsuz yönde etkilediğine de açıklık getirdi.
Kadın cinsel sorununu üç boyutlu incelediklerini bildiren Dr. Hattat, organik faktörlerin yanı sıra psikolojik ve sosyal faktörlerin de olduğunu düşündüklerini ve genelde de sorunun iç içe olduğunu gördüklerini belirtti.
Kadında cinsel sorunların genelde bir arada görüldüğünü söyleyen Dr. Hattat, “Kadında isteksizlik varsa bunun sonucu olarak uyarılma problemi ya da orgazm olamama şikayeti yaşayabilir” dedi.
"KADINLARIN YÜZDE 80’İNİ EŞLERİNİN TATMİNİNE ÖNEM VERİYOR"
Dr. Ece Hattat, 10 kadından dördünün cinsel sorunu için doktora başvurmadığını ama 10 kadından beşinin bu konuda yardım aramak istediğini belirtti fakat utandıkları, cinsel sağlığın önemli bir şey olmadığına inandıkları ve cinsel sorunun tedavisinin olduğunu bilmedikleri için sıkıntılarını ifade etmediklerini böylece kronik bir cinsel isteksizlik yaşadıklarını, eşlerinden uzaklaştıklarını söyledi.
Kadınların yüzde 80’ini eşlerinin tatminine önem verirken, çok az sayıda kadının kendi tatminine önem verdiğini açıklayan Dr. Hattat, bu sayı, kadınların neden doktora başvurmadığını zaten açıklıyor” dedi.
Kadın cinselliğinde son yıllarda menopoz öncesi genç hanımlarda testosteron gibi cinselliği etkileyen hormonların azaldığının tespit edildiğini söyleyen Dr. Hattat, bunların takviye edilmesi konusunda çalışmalar olduğunu söyledi. Santral ajan denilen sistemik ilaçların ve lokal ajanlar denilen cinsel bölgeye uygulanabilecek ilaçların da geliştiğini belirtti.
Dr. Ece Hattat, bunların yanı sıra sorun organik bile olsa erkeğe veya kadına psikoterapi, cinsel terapi desteği verilmesi gerektiğini söylerken aslında en önemli kısmın cinsel eğitim olduğuna dikkat çekti.
Yaşlanmayla da cinselliğin bitmediğinin altını çizen Dr. Hattat, “Cinsel yaşam istediğiniz kadar devam edebilir, uzun süre boyunca mutlu olabilirsiniz” dedi.
“40 YAŞIN ÜZERİNDEKİ ERKEKLERİN 10’DA 7’SİNDE SERTLEŞME SORUNU VAR”
Prof. Dr. Halim Hattat ise, erkeklerde cinsel sorunlar ve performans ilaçları hakkında bilgi verdi. Tatminkâr bir ilişki için sertleşmenin sağlanması ve ilişki boyunca o sertliğin korunması gerektiğine değinen Prof. Dr. Hattat, hastaya sorulan “Neden bu kadar geciktin?” sorusuna verilen yanıtın “Bu hastalık bana ait bir şey, başka kimsede görülmemiştir” dediklerini ve böylece mutsuz olduklarını söyledi.
Türkiye’de 40 yaş üzerindeki erkeklerin 10’da 7’sinin sertleşme sorunu yaşadığını belirten Prof. Dr. Hattat, “65 yaş sonrasında gayret gerekir, 65 yaş öncesinde minimal gayret gerekir fakat 13 yaşında bir çocuk en ufak şeyde uyarılır” dedi.
Prof. Dr. Hattat, her şeyin beyinde başladığını en büyük cinsel fonksiyon organının beyin olduğunu ve ilk kıvılcımı beyinin başlattığını söyledi. Bu uyarıların iki türlü olduğunu söyleyen Prof. Dr. Hattat, “Birincisinde fantezileri olan, görsel, kokusal, dokunsal olarak pozitif uyarı yapan grup diğerinde ise depresyon, korku ve endişe taşıyan negatif grup vardır, bunlar cinselliği etkileyen şeylerdir. Sinirli olan bir kişi adaptasyona uygun değilse avuçlarla ilaç alsa bir şey elde edemez” dedi.
Yine aynı şekilde diyabet, yüksek kolesterol, yüksek tansiyon ve obezitesi olan kişilerde testesteron hormonunun çok düşük olduğunu ve ne kadar gayret edilirse edilsin sonuç elde edilemeyeceğini söyleyen Prof. Dr. Hattat, bu yüzden sorunların ortadan kaldırılması gerektiğini ardından da belki performans tedavisinin uygun olabileceğini söyledi.
Prof. Dr. Hattat, cinsel fonksiyon bozukluğu olan kişilerin yüzde 83’ünün tedavi görmediğini, yüzde 17’sinin tedavi gördüğünü bildirdi. Tedaviye gitmeme nedenlerine gelince yüzde 39’unun bunun maliyetli olduğunu, yüzde 30’unun doktora anlatamaması, yüzde 27’sinin ise hangi doktora anlatacağını bilmemesi üzerine tedavi almadıklarını vurguladı ve şöyle konuştu:
“Cinselliği konuşamamalarının nedenine gelince yüzde 74’ü utanıyorken, yüzde 71’i bunu hastalık olarak görmüyor. Yüzde 68’i ise doktoru bu konuyla rahatsız etmekten korkuyor ve doktor soru sormadığı takdirde cinsel sorununu anlatmıyor.”
Performans arttırıcı ilaçlar hakkındaki şehir efsanelerine değinen Prof. Dr. Halim Hattat şunları söyledi:
“İlaçların cinsel isteği artırdığı, uyarılmaya gerek kalmadığı, cinsel istek olmadığında bile işe yaradığı, ilişkideki sorunları çözümlediği, gençlerde performans artırdığı, doktora başvurmaya gerek kalmadan kullanılabileceği, ereksiyon sorununu tedavi edeceği, erken boşalmayı düzelttiği gibi inanışlar yanlıştır. Doğru olmayan korkulara gelince, bu ilaçların kalp krizi, kanı sulandırması ve kanama yapması, aşırı uzun ereksiyon sağlaması da o efsaneleri takip eder.
Partnerin yanlış inanışı da burada etkili, beni arzulamıyor ilaca ihtiyaç duyuyor, ilaç kullandığına göre dışarıda sevgilisi var, ilaca başladık cinsellik bitti mi yani, yaşlandı ilaç kullanıyor diye eşini aşağılamaması gerekir”
İyi performans için önerilerde bulunan Prof. Dr. Halim Hattat şunları kaydetti:
“Sağlık sorununuzu geçiştirmeyin, bel çevrenizi ölçün, ilaçları kontrol edin, sigarayı bırakın, alkolü sınırlayın, sağlıklı beslenip egzersiz yapın, cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı önlem alın, doktora başvurmaktan kaçınmayın, yatak odasına stres sokmayın ve şunları unutmayın;
Kendinizi zorlayan hedefler koymayın, tek seferlik başarısızlıklarda panik olmayın, cinsel sorunun kader olduğunu düşünmeyin, seksi akışına bırakın, önce ilişkiye odaklanın, ondan kaçmayın konuşun, dış görünüşe sadece gereği kadar önem verin” |