İstanbul Üniversitesi Tıp Fakülteleri Öğretim Üyeleri Girişimi, bir basın toplantısı düzenleyerek, 18 Şubat 2011 tarihinde biri Sağlık Bakanlığı, diğeri YÖK tarafından çıkartılan iki yönetmeliği eleştirdi.
Öğretim Üyeleri Girişimi tarafından yapılan eleştirilerde her iki yönetmelikle getirilen düzenlemelerin geri alınması istenerek şöyle denildi:
“Tıp fakültelerinin yok edilmesine, Sağlık Bakanlığı’nın üniversite hastanelerine el koymasına, hastalarımızı müşteri olarak gören performans sistemine ve sözleşmeli çalışmayla özlük haklarımızın elimizden alınmasına karşı sesimizi yükseltiyor ve bu düzenlemelerin acilen geri alınması talebimizi yetkililere iletiyoruz.” Basın açıklamasında ayrıca şu bilgilere yer verildi:
“Yönetmeliklerden ilki, Sağlık Bakanlığı tarafından, Sağlık Bakanlığı’na bağlı sağlık kurum ve kuruluşları ile Üniversite Hastanelerinin birlikte kullanılmasını sağlamak üzere çıkartılmış olan, kısaltılmış ismiyle ‘Birlikte Kullanım ve İşbirliği Yönetmeliği’dir.
Gelişmeleri daha iyi anlamak için, önce bu yönetmeliğin hangi ortamda çıkartıldığına bakmalıyız. Bu yönetmelik;
- Çok sayıdaki Üniversite Hastanesinin, uygulanan sağlık politikaları nedeniyle, ağır borç yükü altına sokulduğu; birçoğunun ancak Maliye Bakanlığı’nın yardımlarıyla ayakta durabildiği;
- Marmara Üniversitesi Hastanesi ve son birkaç yılda yeni açılan tüm Tıp Fakülteleri Hastanelerinin, yapılan protokollerle Sağlık Bakanlığı’na bağlandığı bir ortamda çıkartılmıştır. - Bu yönetmelikle, il nüfusu 850 bine kadar olan illerde Sağlık Bakanlığı ile tıp fakültesinin birlikte kullanım ve işbirliğine ilişkin protokol yapması zorunlu hale getirilmiştir. Bu düzenleme, nüfusu 850 binin altında olan illerdeki Üniversite Hastanelerinin Sağlık Bakanlığı’na bağlanması anlamına gelmektedir. Nüfusu 850 binin üzerinde olan illerdeki Üniversite Hastaneleri ise, mevcut durumlarını şimdilik korumaktadırlar. Ancak, onları bekleyen gelecek de, Marmara Üniversitesi Hastanesinin başına gelenden farklı olmayacaktır. Ülkemizde sağlık hizmetlerinin düzenlenmesinden sorumlu olan Sağlık Bakanlığı, bu yeni düzenlemeyle Üniversite Hastanelerine el koymakta, Tıp Fakültelerini yok oluşa sürüklemektedir.”
“HASTALAR MÜŞTERİ GİBİ GÖRÜLMEKTE”
18 Şubat 2011 tarihinde YÖK tarafından çıkartılan “Yüksek Öğretim Kurumlarında Döner Sermaye Ek Ödeme Yönetmeliği”nin de benzer şekilde yanlışlarla dolu olduğu vurgulanan açıklamada şu eleştirilere yer verildi;
“Bu yönetmelik, Tıp Fakültelerinde performansa dayalı ödeme sisteminin işleyişini düzenlemek için çıkartılmıştır. Öğretim üyeleri bu yönetmeliğe göre, yaptıkları işlemlerin karşılığında puan toplayacaklar ve bu puanlar karşılığında da ücret alacaklardır. Bu, sadece öğretim üyelerini değil, tüm Tıp Fakültesi mensuplarını ilgilendiren bir düzenlemedir. Bu sistemde, hastalarımız müşteri olarak görülmekte; bizlerden de hastalarımıza ticari bir işletmenin kurallarına göre davranmamız istenmektedir.
Yeni düzenlemeyle bizlerden beklenen; - Eğitim ve araştırmayla ilgilenmemiz değil, kısa sürelerle çok sayıda hastaya bakarak puan kazanmamızdır;
- Ağır ve zor hastalarla ilgilenmemiz değil, kısa sürelerle çok sayıda hastaya bakarak puan kazanmamızdır;
- Hastalarımıza hastalığının gerektirdiği zamanı ayırmamız değil, kısa sürelerle çok sayıda hastaya bakarak puan kazanmamızdır.
Performans sistemi öğretim üyelerini puan toplama peşinde koşmaya yöneltirken, Yönetmelikte ek ödemenin ancak döner sermaye kaynakları uygunsa yapılacağı belirtilmektedir. Çoğu Üniversite Hastanesinin iflasın eşiğinde olduğu düşünüldüğünde, bunun anlamı açıktır. Buna, YÖK Başkanı tarafından verilen, öğretim üyelerinin sözleşmeli çalışmaya geçirileceği bilgisini de eklediğimizde, karşımıza, ucuz işgücüyle, uzun saatler, güvencesiz olarak çalışma seçeneği çıkmaktadır.
Son olarak da, yeni düzenlemeyle tıp eğitimi ve uzmanlık eğitiminin verilme koşullarının ortadan kaldırıldığını belirtmek isteriz. Bunun sonucunda, Tıp Fakültelerinden “iyi” hekim yetişemeyecek; ülkemizde nitelikli bir sağlık hizmeti verilemeyecektir. İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp ve Cerrahpaşa Tıp Fakültelerinin öğretim üyeleri, uzmanları, asistanları ve öğrencileri olarak, bu gelişmelere seyirci kalmıyoruz:
Tıp Fakültelerinin yok edilmesine, Sağlık Bakanlığı’nın Üniversite Hastanelerine el koymasına, Hastalarımızı müşteri olarak gören performans sistemine ve sözleşmeli çalışmayla özlük haklarımızın elimizden alınmasına karşı sesimizi yükseltiyor ve bu düzenlemelerin acilen geri alınması talebimizi yetkililere iletiyoruz.” |