Türk Nöroloji Derneği bünyesinde yer alan Nöropatik Ağrı Çalışma Grubu tarafından 11-13 Mart tarihleri arasında Antalya’da 8. Nöropatik Ağrı Sempozyumu düzenlendi. Nöropatik Ağrı alanında dünyanın ve Türkiye’nin önde gelen uzmanlarını bir araya getiren sempozyumda, nöropatik ağrının yaşam kalitesini büyük ölçüde etkilediğine dikkat çekildi. Uluslararası bir katılımla gerçekleştirilen sempozyumda, Türkiye’nin önde gelen nöroloji, FTR, endokrinoloji, dahiliye, algoloji/anestezi, romatoloji ve beyin cerrahisi uzmanının yanı sıra Orta Doğu ve Kafkasya, Bulgaristan, Slovakya, Hırvatistan, Rusya, Çek Cumhuriyeti ve Ukrayna’dan da 120 kadar katılımcı yer aldı.
Toplantının açılış konuşmasını yapan ve ‘Yanma, batma, donma, elektrik çarpar gibi ve karıncalanma’ şeklinde şikayetleri olan kişilerin mutlaka nöroloji, fizik tedavi ve rehabilitasyon, nöroşirurji (beyin cerrahisi), endokrinoloji, romatoloji ve algoloji/anestezi uzmanlarına başvurmaları gerektiğini dile getiren Prof. Dr. Ersin Tan, "Nöropatik ağrısı olan bir hastaya basit bir ağrı kesici verildiğinde hiçbir faydası olmuyor ve boşu boşuna hastaya ilaç yüklemesi yapılmış oluyor. Bu da hastaya hem maddi zarar veriyor, hem de tedavi olmadan ilaca bağlı yan etkilerin görülme riskini doğuruyor” dedi.
Nöropatik Ağrı tedavisindeki irrasyonel ilaç kullanımının maliyetine de değinen Prof. Dr. Ersin Tan “Nöropatik Ağrı tedavisindeki irrasyonel ilaç kullanımının (akılcı olmayan yanlış tedaviler) yaklaşık 55 milyon TL’lik bir maliyeti olduğunu” belirtti.
Prof. Dr. Ersin Tan, “Sürekli devam eden yanma, karıncalanma, batma, elektrik çarpar gibi ve donma şeklinde ağrılarınız varsa doktorunuza başvurun. Hissettiğiniz ağrıyı ve bu ağrının vücudunuzun hangi bölgelerini etkilediğini tarif edin” diyerek, ağrıyı doğru tarif etmenin önemini vurguladı.
NÖROPATİK AĞRI EN ÇOK DİYABET HASTALARINDA GÖRÜLÜYOR
Manchester Kraliyet Hastanesi ve Manchester Üniversitesi Kardiyovasküler Tıp Bölümü`nde görev yapan Avrupa Diyabetik Nöropati Derneği Başkanı Prof. Dr. Rayaz Malik ise, nöropatik ağrıya en çok diyabetin yol açtığını, yaklaşık olarak her 3 diyabet hastasından birinin bu ağrıları çektiğini ve hastalara ‘Geceleri ayağınızda yanma oluyor mu?’ gibi soruların yöneltilmesi ile bile bu hastalıkların erken teşhisinin mümkün olduğunu dile getirdi. Prof. Dr. Malik, diyabet hastalarında nöropatinin erken teşhisinin çok önemli olduğunu, hastalık ne kadar geç teşhis edilirse tedavisinin de o oranda zorlaşacağını sözlerine ekledi.
Kronik ağrı türleri arasında yer alan ve sinirlerin zarar görmesinden, sinir sisteminin omurilik veya beyin gibi ağrı sinyallerini ileten kısmının hasar görmesinden ya da işlev bozukluğundan kaynaklanan “Nöropatik Ağrı” yaşam kalitesini büyük ölçüde etkileyen bir hastalık. Yanma, batma, donma, elektrik çarpar gibi ve karıncalanma şeklinde kendini hissettiren ve günlük hayatı oldukça kısıtlayan bu ağrılar nedeniyle işinden ayrılan hatta evden çıkamayan hastalar bile var.
Bel fıtığı, kanser, inme, zona, omurilik zedelenmesi, multipl skleroz, parkinson gibi farklı hastalıklarda sıkça karşılaşılan nöropatik ağrıların özellikle diyabet hastalığındaki prevalansı (sıklığı) çok yüksek. Bu ağrılar, sinirlerin hasarı ve işlev bozukluğuyla ortaya çıkıyor ve normal ağrı kesicilerle dindirilemiyor. Şikâyetlerin giderilmesi amacıyla yapılan diyabetik nöropatik ağrı tedavisinin ise diyabet tedavisi ile birlikte yapılması gerekiyor. Uyku bozukluğu, depresyon ve gerginliğe yol açarak kişilerin hayatını fiziksel ve sosyal olarak alt üst eden nöropatik ağrı nedeniyle hastaların yarısı işten ayrılıyor, bir kısmı ise evden çıkamaz hale geliyor.
Yaygın olarak diyabet hastalarında görülen, hekim ve hasta tarafından tanı ve tedavisi pek bilinmeyen nöropatik ağrı hakkında bilinçlendirme yapmak üzere harekete geçen Nöropatik Ağrı Platformu (SNAPS), geçtiğimiz yıl ‘Ağrını Tanı’ kampanyasını başlatmıştı. |