XIX. Ulusal Kanser Kongresi Başkanı Prof. Dr. Faruk Zorlu, bu yıl kongreye toplam bin 320 kişinin katıldığını ifade ederek kanserin tedavi edilmesi ve hastaların yaşam kalitesinin artabilmesinin ön koşulunun koordineli ekip çalışması olduğunu vurguladı.
Prof. Dr. Faruk Zorlu ayrıca "Sigaranın kontrol altına alınmasının hepimiz arkasında durmak zorundayız" diyerek kanserle mücadelede günlük yaşamın düzenlemesinin büyük önem arz ettiğini belirtti. Prof. Dr. Zorlu, “Televizyon dizileri dolaylı olarak kansere davetiye çıkarıyor. Ekran başında hareketsiz uzun süre geçirmek kanseri tetikliyor. Diziler ekrana bağlıyor. Buna abur cubur eklenince tehlike büyüyor” dedi.
HASTAYA ÖZEL TEDAVİ: FARMAKOGENETİK
Kongre Eşbaşkanı ve Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ahmet Demirkazık, sistemik tedavide özellikle son yıllarda önemli gelişmeler olduğunu paylaştı. Sistemik tedavide "hedefe yönelik tedavi"lerin özellikle öne çıktığını ve yüksek başarı elde edildiğini ifade eden Prof. Dr. Demirkazık, "Artık gelecekte kanser tedavisinde her hastaya özel tedavi uygulanacak. Buna `farmakogenetik` deniliyor" dedi.
Demirkazık, farmakogenetiğin onkolojide kullanıma girdiğini dile getirdi. Tüm branşlarda hastanın genetik özelliklerine uygun bireysel tedavi programlarının zamanla tüm branşlarda kullanılacağını belirten Prof. Dr. Demirkazık, bu sayede daha az yan etki, daha yüksek etki elde edilebileceğini, yaşam süresinin ve kalitesinin artacağını vurguladı.
ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERLERİNDE KEMOTERAPİ DAHA İYİ YANIT VERİYOR!
Pediatrik Onkoloji B.D öğretim üyesi Prof. Dr. Rejin Kebudi çocukluk çağı kanserlerinde gelişmeleri değerlendirdi. Dr. Kebudi, çocukların 1960`larda yüzde 20’sinin iyileştiğini günümüzde ise artık yüzde 70’lere kadar iyileşme oranının ulaştığını belirtti ve şu bilgileri verdi:
“900 erişkinden biri çocukluk çağı kanserinin sağ kalanı. Şu anda yüzde 65 oranında 7 yıllık sağ kalım var. Biz de yüzde 80’e ulaşabiliriz. Erişkinde olduğu gibi tarama testi yok. Burada erken tanı önemli. Tabii bu noktada ailelere büyük görev düşüyor. Aileler ne yazık ki hekime geç başvuruyor. Ailelerin erken belirti ve bulguları fark etmesi lazım. Erken tanıda başarı yüzde 80 ama ne yazık ki hastaların üçte ikisi ileri evrede geliyor.”
Çocukluk çağı kanserinde kemoterapinin daha iyi yanıt verdiğini ifade eden Prof. Dr. Kebudi, bu hastalarının tedavisinde karşılaşılan en önemli sorunlardan birinin yatak sayısının yetersiz olmasından kaynaklandığını vurguladı.
ŞİFA ORANI ARTTI Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Şuayib Yalçın ise başta akciğer, böbrek ve kolon olmak üzere birçok kanser türünde önemli gelişmeler olduğunu belirtti. Yeni ajanlar ve kişiye yönelik tedavilerle şifa ve sağ kalım oranının arttığını vurgulayan Yalçın, "Tüm kanserlerde yüzde 20-30 oranında şifa oranı arttı" dedi.
SEÇİLECEK BAŞBAKANA DAVET
Türk Pediatrik Onkoloji Grubu Başkanı ve Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği Başkanı Prof. Dr. Tezer Kutluk ise dünyada görülen kanser sayısının her geçen yıl artığına dikkat çekerek Türkiye`de her yıl 150 bin civarında kanser beklendiğini dile getirdi.
Ulusların ``kanserle savaşı`` bir politika olarak algılaması gerektiği değerlendirmesinde bulunan Dr. Kutluk, Uluslararası örgütlerce kanser kontrol planları geliştirildiğini anlatarak sözlerini şöyle sürdürdü:
``Eylül 2011`de New York`ta BM`de bir zirve toplanacak. Seçilecek hükümetimizi ve Başbakanımızı Haziran`da kanserle savaşa davet ediyoruz ve Eylül ayında yapılacak Dünya Kanser Zirvesi`nde görmek istiyoruz. Türkiye`de her yıl 150 bin insan kanser oluyorsa, buna önem verilmelidir. Sigara ile mücadelede bu kadar öne çıkan bir ülke, kanserle savaşta geri kalamaz. Sağlığı bu kadar çok konuşan bir hükümet, bu konuda dışarıda duramaz.`` HASTALARIN YARISI RADYOTERAPİDEN YARARLANAMIYOR
19. Ulusal Kanser Kongresi’nde konuşan Kongre Genel Sekreteri Prof. Dr. Ufuk Abacıoğlu da Türkiye’de her yıl kansere yakalanan 150 bin hastanın yarıya yakınının radyoterapiden yararlanamadığı belirtti. Tıbbi Onkoloji Derneği’nin 2009 yılında yaptığı çalışmaya göre 90 radyoterapi merkezlerine başvuran hasta sayısının 62 bin olduğunu paylaşan Prof. Dr. Abacıoğlu, “Oysa tüm hastaların yüzde 60’ının radyoterapi göreceğini varsayarız. Bizim tespitlerimize göre ilk kez radyoterapi alan 90 bin hastanın olması gerekiyordu. Ayrıca kanser tekrarladığı içinde ikinci kez de radyoterapi gören 20 bin kişinin daha olması ön görülüyordu. Yani beklenen hasta sayısının 110 bin olması gerekirken bu sayı 62 binle sınırlı kalıyor. Aynı durumun ilaç tedavisi için de olduğu tahmin ediliyor” diye konuştu. |