18. Avrupa Obezite Kongresi (ECO 2011); 25-28 Mayıs 2011 tarihleri arasında, İstanbul Lütfü Kırdar Kongre Merkezi’nde düzenleniyor. Avrupa Obezite Araştırma ve Türk Obezite Araştırma Deneği’nin iş birliği ve Prof. Dr. Volkan Yumuk’un başkanlığında düzenlenen Obezite Kongresi öncesinde Türk Obezite Araştırma Derneği tarafından obeziteyle ilgili olarak ayrıntılı bir açıklama yapıldı.
OBEZİTE NEDİR?
Şişmanlığın tıp bilimindeki ismi OBEZİTE’dir. Vücut yağı normal erkeklerde ağırlığın yüzde 15-18’ini, kadınlarda yüzde 20-25’ini oluşturur. Erkeklerde bu oran yüzde 25’i, kadınlarda ise yüzde 35’i geçerse şişmanlık oluşur. Çocuklarda ise boy-kilo cetveline göre 95 persentilin üzerine çıkması durumunda şişmanlıktan bahsedilir.
TOPLUMDA GÖRÜLME SIKLIĞI
Dünya Sağlık Örgütü 1997 yılında şişmanlığın küresel bir epidemi halini aldığını ve mutlaka tedavi edilmesi gereken kronik bir hastalık olduğunu ilan etmiştir. Sıklılığı da giderek artmaktadır.
Şişmanlık ateroskleroz veya damar sertliği, hipertansiyon, şeker hastalığı, kalp hastalığı , kan yağlarında yükseklik ve birçok yandaş hastalığın ortaya çıkmasına neden olması nedeniyle büyük önem arz eder. Kilo vermekle bu hastalıkların azalması veya düzelmesi sağlandığı için şişmanlık mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır.
Şişmanlık oranı İngiltere’de son 10 yılda yüzde 8’den yüzde 17’ye; A.B.D’de yüzde 33’e çıkmıştır.
TÜRKİYE’DE HER 3 KADINDAN BİRİ VE HER 5 ERKEKTEN BİRİ ŞİŞMANDIR
Türkiye’de şişmanlık son 10 yılda kadınlarda yüzde 65 oranında, erkeklerde ise yüzde 30 oranında artış gösterdiği saptanmıştır. Yeni yapılan bir çalışmada bölgelere göre şişmanlık en fazla İç Anadolu’da (yüzde 25 ), en az ise Doğu Anadolu’da (yüzde 17.2 ) saptanmıştır. Her 2 ev kadınından 1`inin şişman ve kadınların şişmanlığının tamamına yakınının da hastalık getiren ``elma`` tipinde olduğu ortaya konmuştur. Türkiye`de her 3 kadın ve her 5 erkekten 1`inin şişman olduğu saptanmıştır.
Almanya’da yaşayan Türklerde 1997 yılında Giessen şehrinde yapılan bir araştırmada erkeklerde yüzde 21.4, kadınlarda ise % 47.6 oranında bulunmuştur. Bu oldukça yüksek bir orandır.
Şişmanlığın giderek artmasının nedeni fizik aktivitenin azalması veya hareketsizliğin giderek artmasına, BESLENME ALIŞKANLIKLARINDAKİ DEĞİŞMEYE, lezzetli ve yağ içeriği yüksek gıdalarla beslenmeye ve fast food türü gıdalarla beslenmenin artmasına bağlanmaktadır.
ŞİŞMANLIK KİMLERDE DAHA SIK GÖRÜLÜR?
. Endüstrileşmiş, gelişmiş ülkelerde daha sıktır.
. Şehirlerde köylere göre daha sıktır.
. Kadınlarda erkeklere göre daha sık görülür.
. Yaş arttıkça şişmanlık artar.
HANGİ DURUMLAR ŞİŞMANLIĞA NEDEN OLUR?
. Fiziksel aktivite azlığı, hareketsizlik.
. Beslenme alışkanlıkları yada yağlı yiyeceklerle baslenme, aşırı yemek yeme.
. Yaş ile birlikte artma
. Kadınlarda erkeklere göre daha sık (doğumda alınan kilolar)
. Doğum sayısı arttıkça artar
. Evlilik sonrası
. Sigara bırakanlarda
. Alkol alanlarda şişmanlık daha fazla görülür.
ŞİŞMANLIĞIN BAŞLICA NEDENİ HAREKETSİZLİK VE FAZLA BESLENMEK
. Harcadığınızdan fazla kalori alınması durumunda alınan fazla enerji vücutta yağ olarak depolanarak şişmanlığa neden olur.
. Şişmanlığın oluşumunda genetik ve çevresel faktörlerin ve psikolojik durumun önemli etkisi vardır.
. Şişmanlığa neden olan durumları şu şekilde sıralayabiliriz:
1. Alınan bazı ilaçlar ve hormonlar: Kortizon kullanımı veya psikiyatride kullanılan bazı ilaçlar
2. Beslenme alışkanlıkları:Sık yemek yeme, aşırı yeme, yağlı yemek yeme ve ihtiyaçtan fazla kalori almak
3. Hormon hastalıkları: a) Cushing sendromu denilen böbrek üstü bezinin fazla çalışması hastalığı b) Hipotiroidi (Tiroid bezinin az çalışması) c) Polikistik over sendromu (Obezite,kıllanma ve infertilite ile seyreden endokrin hastalık) d) Büyüme hormonu yetmezliği e) Hipogonadizm denilen seks hormon azlığı
4. Sosyoekonomik ve psikolojik faktörler
5. Genetik faktörler
6. Hareketsiz yaşam
ŞİŞMANLIKTA KALITIMIN (GENETİĞİN) ROLÜ
Yapılan çalışmalar şişmanlık oluşumunda kalıtım veya genetik faktörlerin yüzde 25-40 oranında rol oynadığını göstermiştir. Şişman kişilerin çocuklarında şişmanlık görülmesi 2-3 kat daha fazladır. Anne ve babanın her ikisinin şişman olması durumunda çocuklarının yüzde 80’inde erişkin yaşta şişmanlık gelişir. Anne veya babadan biri şişman ise çocuklarda yüzde 40, her ikisi normal kilolu ise yüzde 10 oranında şişmanlık gelişme riski vardır.
Çocukluk çağında (3-10 yaş arası) aşırı kilolu olan çocukların yüzde 50’sinde erişkin dönemde aşırı kilolu olma riski vardır. Şişmanlığın genetik nedenleri uzun yıllardan beri araştırılmaktadır. Toplumda sık görülen şişmanlığı ortaya çıkaran birçok genetik bozukluk vardır. Tek bir gen değil birçok gen bozukluğu şişmanlık nedenidir. Fransa ve Almanya da şişman ailelerde yapılan çalışmalarda 10 numaralı kromozomdaki belirli bir alanın şişmanlıktan sorumlu olduğu ortaya çıkarılmıştır.
Bu alandaki genlerin incelenmesi ile şişmanlığa neden olan genler daha iyi ortaya çıkarılabilecektir. Bunun yanında tek gen bozukluğuna bağlı şişmanlıklar da vardır. Ancak bunlar toplumda nadir görülürler.
TÜRK ŞİŞMANLARDA SAPTADIĞIMIZ GENETİK BOZUKLUKLAR
1997 yılından bu yana yaptığımız meleküler genetik çalışmalarda Türk obezlerin yüzde 4’ünde Melanokortin 4 Reseptör Gen bozukluğu saptadık. Ayrıca bir ailede dünyada ilk kez leptin gen bozukluğu bulduk. Leptin gen bozukluğu saptadığımız şişman hastalar leptin hormonu ile tedavi edildiler ve normal kilolarına döndüler. Bu çalışmamız dünyada büyük yankı uyandırdı.
ŞİŞMANLIĞIN NEDEN OLDUĞU HASTALIKLAR
Hipertansiyon-Tansiyon yüksekliği, Diabetes Mellitus-Şeker hastalığı, Kalp hastalıkları, Safra kesesi taşı, Karaciğer yağlanması, Artroz, Reflü özofajit
Gut-Ürik asit artışı, Kanser sıklığında artış (Kadınlarda meme, rahim kanseri, erkeklerde kolon kanseri artar).
Adet görme bozuklukları, polikistik over, Psikolojik bozukluklar: Aşağılık duygusu, kendine güven azalması, sosyal yaşamdan uzaklaşma
Felç-inme sıklığı artar, Uyku apnesi sıktır, Kadınlarda tüylenme-Hirsütizm, Karaciğer yağlanması oluşur.
18. AVRUPA OBEZİTE KONGRESİ İLE DÜNYA’NIN ÖNDE GELEN PROFESORLERİ ÇAĞIN HASTALIĞINI MERCEK ALTINA ALIYORLAR.
KONGEREDE TARTIŞILACAK ÖNEMLİ KONULAR VE ZAMAN ÇİZELGESİ:
25 Mayıs, Çarşamba 17:30-18:15 DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ ‘İSTANBUL 2006’DAN BERİ OLAN YENİLİKLER,
26 Mayıs, Perşembe 11:30-11:55 Obezite ve Hipertansiyon 11:30-11:45 Diyet ve Yaşam şekli 16:00-17:30 Obezite cerrahisi
27 Mayıs, Cuma 11:30-13:00 Aile, Ebeveynlik ve Çocuklarda Obezite 15:00-15:45 Obezite de Stres Mekanizması
28 Mayıs, Cumartesi 09:30-11:00 Obezite ve Metabolik Sendrom 11:30-13:00 Obezite, Beslenme ve Fiziksel Aktivite 11:30-12:00 Politika ve Ekonomi 11:30-13:00 Çocuk ve Yetişkin Obezitesinin Tedavi Yönetimi 13:15-14:00 Frederich Wassermann Ödülü. |