Kamuoyunda “Tam Gün Yasası” olarak bilinen torba yasa onaylanarak Resmi Gazetede yayınlandı. Ancak birçok maddesinin yürürlüğe gireceği tarih 6 ay-1 yıl sonrası olacağında günlük yaşamımıza henüz yansımadı. Hekimler tam gün çalışmak istemektedirler ancak kabul edilen yasa ile özlük haklarında önemli kayıplar olmakta, çalışma düzeninde düzensizliğe gidilmekte ve sonuç olarak da sağlık sistemimize bir yarar sağlamayacağından bu yasaya karşı çıkmaktadırlar. Türkiye’de bulunan 64 tabip odasının tamamı (değişik siyasal görüşlere sahiptirler) ve uzmanlık derneklerinin tamamı, özetle ülkenin tüm hekimleri bu yasaya hayır demektedirler
1. Kabul edilen yasa hekimlere güvenceli ve emekliliklerine yansıyacak bir gelir sağlamamaktadır. Bu yasa ile hekim gelirlerinin yüzde 20’si güvenceli ve emekliliğine yansımakta, yüzde 80’i ise yapacağı ek işe bağlı olmakta ve emekliliğine yansımamaktadır. Ek gelir SGK üzerinden gelirdir ve SGK sağlığa harcadığı parayı primlerden toplamakta ve ancak giderlerinin yüzde 40’ını karşılayabilmektedir.
Özetle; bu gelirin karşılığı yoktur. Hekimlerin çok yüksek bir gelir talebi de yoktur ve en azından bir hakim maaşı olan 4500 TL güvenceli ve emekliliğine yansıyacak bir geliri hak ettiklerini düşünmektedirler. TTB alternatif bir Tam Gün Yasa Taslağı hazırlamış ancak bu taslak tartışılamamıştır. Hekimlere de tüm işçiler, emekçiler gibi güvencesiz ve sosyal haklardan yoksun bir çalışma ortamı hazırlanmaktadır. Halen TBMM de bulunan “Kamu Hastane Birlikleri Yasası” ile de kamu hastanelerinin özelleştirilmesinin önü açılmakta ve burada da hekimlerin sözleşmeli olarak çalıştırılması planlanmaktadır. Özetle arzulanan Türkiye’de emeği ile hayatını kazanan tüm emekçilerin 4/c kapsamına alınmasıdır.
2. Bu yasa ile üniversite hastanelerine de sağlık bakanlığı hastanelerinde uygulanan performans sistemi getirilmektedir. Özetle hekim ne kadar çok hasta bakar ve ameliyat yaparsa o oranda para kazanabilmekte ve bu yasa ile çok uzun süreler çalışmaya zorlanmaktadır. Makul bir gelir elde etmek için mesai sonrası da çalışmak gerekmektedir.
Avrupa Birliği ülkelerinde hekimlerin çalışma saatleri haftalık 35 saate çekilmiştir. Hasta muayenesi için Dünya Sağlık Örgütünün önerdiği süre 20 dakikadır. Zira uzun süreler çalışan hekimlerin hata oranlarının yükseldiği görülmektedir. Ayrıca hiç kimse bir cerrahın ameliyat ettiği 12. hasta veya bir dahiliyecinin muayene ettiği 134. hasta olmak istemez. Performans istemi hekimler arası barışı bozmakta, sağlık harcamalarını arttırmakta ve endikasyon dışı yapılan tıbbi işlemlerin sayısını arttırmaktadır.
3. Üniversitelerde öğretim üyeleri para kazanabilmek için çok hasta bakmak ve ameliyat yapmak zorunda bırakılmaktadırlar. Eğitim ve araştırma para kazandırmadığından eğitim ve araştırmanın aksayacağı görülmektedir. Bu yasa ile en çok zararı üniversite hastaneleri görecektir. Tıp Fakültelerinde verilen eğitimin halen de istenilen düzeyde olmadığının herkes farkındadır. Buna rağmen hiçbir alt yapısı ve eğitici kadrosu olmayan tıp fakülteleri açılmakta, mevcut tıp fakültelerinin öğrenci sayıları da arttırılmaktadır. Genç hekimlere verilen eğitim kalitesinin düşmesinin zararlarını ilerde bu toplumun tamamı çekecektir.
4. Yasada hekimler için zorunlu mali sorumluluk sigortası ön görülmektedir. Bu sigortanın primleri hekimler tarafından ödenecektir. Bu tür sigortaların sağlık harcamalarını çok arttırdığı görülmüştür zira hekimler kendilerini koruyabilmek için daha fazla tetkik istemekte ve ayrıca problem çıkma oranı yüksek hastalarda kaçmaktadırlar. Zarar gören kişinin kayıp oranına bağlı olarak tazmin edilmesi elbette kişinin mağduriyetini belli bir ölçüde azaltacaktır. Ancak bu tazminat dünyanın hiçbir ülkesinde kamuda çalışan hekimlerden alınan primlerle karşılanmamaktadır.
Kamu çalışanları tüm ülkelerde kamu kaynaklarından oluşan bir fondan ödenen tazminatlarla korunmaktadır. Kamu hastanelerinin yükü ve alt yapıları göz önüne alındığında bu uygulama özellikle Türkiye’de çok haksız bir uygulama olarak göze çarpmaktadır. Zira zamanla artacak olan primler hekimler için çok ağır bir yük haline gelecektir. Tazminatların bir fondan ödenmesi yıllar süren mahkeme sürecini de ortadan kaldırmaktadır. Kamuda çalışan hekimlerin özel sigortalar tarafından, hekimlerin kendi ödediği primlerle sigortalanacağı sistem ise dünya üzerinde sadece Türkiye’de bulunacaktır.
Yasanın Anayasaya aykırı birçok maddesi bulunmaktadır. Bu yönde TTB tarafından hazırlanan bir rapor Anayasa Mahkemesine götürme yetkisi olan ana muhalefet partisine iletilerek bu talepte bulunulmuştur. Yasanın durdurulması için yasal yollar kullanılacaktır.
Prof. Dr. A. Özdemir Aktan İstanbul Tabip Odası Başkanı
KONU İLE İLGİLİ DİĞER BAŞLIKLAR
Sağlıkta Performans Sistemi Hastalara Nasıl Yansıyacak?
Gül, Tam Gün`ü Onayladı
Doktorlar Tam Gün Yasası`nı Protesto Etti
|