Menu
Anasayfa » Kanser » Cinsel Yolla Bulaşan Tehlike: Rahim Ağzı Kanseri

Cinsel Yolla Bulaşan Tehlike: Rahim Ağzı Kanseri

Serviks kanseri serviksi döşeyen dokudan gelişir. Serviks, rahimin alt kısmıdır. Serviks, uterusun fetusu taşıyan gövde kısmını vajinaya bağlayan kısımdır. Serviksin rahme en yakın olan kısmına endoserviks, vajinaya yakın olan kısmına ise ektoserviks denmektedir. Serviks kanseri sıklıkla bu iki bölümün karşılaştığı bölümde gelişir.

Serviks kanseri sıklıkla orta yaş döneminde görülür. Serviks kanseri tanısı almış kadınların yarısı 35 ile 55 yaşları arasındadır. 20 yaş altındaki kadınlarda nadiren görülür. Serviks kanseri her ne kadar genç kadınlarda görülse de pek çok ileri yaştaki kadın bulundukları yaşta da risk altında olduklarının farkında değildir. Serviks kanseri tanısı almış kadınların yüzde 20’ sinden biraz fazlası 65 yaş üzerindedir. İleri yaştaki kadınların en az 70 yaşına kadar Pap testi olması bu açıdan önemlidir.

En erken evrede yakalanmış serviks kanserinde 5 yıllık sağkalım oranı neredeyse yüzde 100’ dür. Eğer kanser biraz daha ileri evre ise ancak lenf nodlarına (düğüm) veya diğer yerlere yayılmamışsa sağkalım oranı % 92’ dir. Tüm evreler birarada düşünüldüğünde 5-yıllık sağkalım oranı yaklaşık yüzde 73’ tür.

Risk faktörleri nelerdir?
Serviks kanserine yakalanma riskini arttıran çeşitli faktörler vardır. Bu risk faktörlerinden herhangi birini taşımayan kadınlar nadiren serviks kanserine yakalanır. Bu risk faktörleri serviks kanseri olasılığını arttırsa dahi bu riskleri taşıyan pek çok kadında bu kanser gelişmez.

Serviks kanseri için risk faktörleri şunlardır:

Human papillomavirus (HPV) infeksiyonu: Serviks kanseri için en önemli risk faktörü HPV ile infeksiyondur. Serviks kanserinin gelişmesi için HPV almış olmanın neredeyse şart olduğu düşünülmektedir. Bazı cinsel davranış biçimleri bir kadının HPV alma riskini arttırır:
• Erken yaşta cinsel ilişki
• Bir çok cinsel partnerin varlığı
• Sünnetsiz erkekler ile cinsel ilişki kurulması

HPV yıllarca herhangi bir belirti vermeden veya siğil oluşturmadan var olabilir. Bu sebeple farkında olmadan HPV cinsel partnere geçirilebilir. Son çalışmalar kondom (prezervatif) kullanmanın HPV geçişinin engellenmesinde çok etkin olmadığını göstermiştir. Bunun sebebi kondomla örtülü olmayan cinsel bölgede de HPV’ nin sessiz bir şekilde barınabilmesidir.

Sigara: Sigara içeren kadınlar içmeyenlere göre iki kat fazla risk altındadır. Sigara vücudun akciğer dışında da birçok dokusunu kansere yol açan kimyasal maddelere maruz tutmaktadır. Bu zararlı maddeler akciğerlerden emilip kanla çeşitli organlara taşınabilir. Sigara içen kadınların servikal salgılarında sigara yan ürünleri bulunmuştur. Bu ürünlerin serviks hücrelerinin DNA’ sını bozarak kanser oluşumuna katkıda bulunduğu düşünülmektedir.

HIV infeksiyonu: HIV, AIDS hastalığına yol açan virustur. Bu virus vücudun bağışıklık sistemini zayıflattığından HPV infeksiyonu riski artar. İmmün sistemin kanser hücrelerini tahrip edici ve kanseri büyüyüp yayılmasını yavaşlatıcı etkisi vardır. HIV infeksiyonu taşıyan kadınlarda servikal prekanserler kansere normalden daha hızlı dönüşebilir.

Klamidya infeksiyonu: Klamidya cinsel temasla bulaşan ve kadın genital sistemini infekte edebilen, nisbeten sık görülen bir bakteridir. İnfeksiyon bir çok kadında belirti vermeden sessiz seyredebilir ve ancak serviksten yapılan örneklemeler sırasında fark edilebilir.

Diyet: Meyve ve sebzeden fakir diyetle beslenme serviks kanseri için risk oluşturmaktadır.
Aşiri kilolu kadınlarda da risk yüksek bulunmuştur.

Doğum kontrol hapları: Uzun süreli doğum kontrol hapı kullanmak riski arttırır. Bazı çalışmalar 5 yıl veya üzerinde kullanımda risk artışı göstermiştir. Bir calışmada ise 10 yıldan fazla kullanımda riskin 4 kat arttığı bulunmuştur. Doğum kontrol haplarının yararları ile bu göreceli olarak düşük olan risk artışı göz önüne alındığında kullanıp kullanmama tercihinizi yaparken doktorunuzla görüşün. Birden fazla cinsel partneri olan kadınlar hangi doğum kontrol yöntemini kullanırlarsa kullansınlar cinsel temasla bulaşan hastalıklardan korunmak için kondom kullanmalıdırlar.

Birden fazla gebelik: Çok sayıda miyada gelmiş gebelik öyküsü olan kadınlarda serviks kanseri riski daha yüksektir.

Düşük sosyoekonomik düzey: Düşük sosyoekonomik düzeyli olan kadınların düzenli PAP testi olmak ve preinvazif servikal hastalıkların tedavisi gibi hizmetleri içeren sağlık hizmetlerine yeterince ulaşamaması nedeniyle risk altında olduğu bilinmektedir. Bu kadınlar aynı zamanda genellikle beslenme yetersizliği içinde oldukları için de risk grubunda olabilirler.

Ailede serviks kanseri öyküsü: Son çalışmalar annesi veya kızkardeşlerinde serviks kanseri olan kadınlarda serviks kanserinin daha sık görülebildiğini bulmuştur. Bazı araştırmalar bunun HPV infeksiyonu ile savaşımda problem olmasına yol açan kalıtsal bir bozukluğa bağlamaktadırlar.

Belirtileri nelerdir?
Serviksin prekanserleri ve erken evre kanserleri genellikle belirti ve bulgu vermez. Belirtiler genellikle kanser invazif olduğunda ve çevre dokulara yayıldığında başlar. En sık belirti, beklenmeyen vajinal kanamadır.

Beklenmeyen, adet kanamasından farklı bir vajinal akıntı ilk belirti olabilir. Bu akıntı lekelenme tarzında veya hafif kanama şeklinde olabilir ve iki adet arasında görülebilir. Bunun yanısıra adet kanamalarının daha uzun ve şiddetli olması şeklinde de olabilir. Menopozda kanama ve fazla miktarda vajinal akıntı şeklinde de belirti verebilir.

Muayene, cinsel ilişki veya vajinal duşun ardından kanama ve cinsel ilişki esnasında ağrı da serviks kanserine işaret edebilir.

Erken tanı için…

Erken tanı genellikle duzenli PAP testleri ile konabilir. Serviks kanserinin belirti ve bulgularına dikkat etmek gecikmeyi engelleyecektir. Erken teşhis genellikle başarı şansını artırır. Dünyada düzenli PAP testi olmayan toplumların kadınlarında serviks kanserinden ölüm oranı cok daha yüksektir. Serviks kanseri birçok gelişmekte olan ülkede kadınlarda kanserden en önemli ölüm nedenidir. Bu ülkelerde, tanı konduğunda genellikle kanser ilerlemiş duzeydedir.

Tanı nasıl konur?
Tıbbi hikaye ve fizik muayene: Hastanın ve ailesinin tıbbi geçmişi, serviks kanserine ait belirtiler ve risk faktörleri sorulacaktır. Genel fizik muayene ve özellikle kanserin yayılıp yayılmadığını anlamak için lenf bezlerinin muayenesi yapılır.

Anormal servikal sitoloji (hucre ıncelenmesı) sonucu olan kadinlar icin diger testler:
PAP testi bir tanı testi olmayıp sadece tarama testi olduğu için, sonuç anormal olduğunda prekanseroz bir değişiklik veya kanser olup olmadığını anlamak icin ek testler (kolposkopi ve biyopsi, bazan endoservikal küretaj) gereklidir. PAP testinde SIL veya atipik glanduler hucreler goruldugunde bu testler onerilir.

Kolposkopi: Kolposkopi isleminde doktor servikse kolposkop denilen ve dürbün tarzında büyütücü mercekleri olan bir alet ile bakar. Serviksin yüzeyi yakınen ve net olarak izlenebilir.

Servikal  biyopsiler: Serviksin prekanser ve kanserlerini tanıda kullanılan çeşitli biyopsi yöntemleri vardır. Bu yöntemlerden bazıları anormal dokunun tamamen çıkarılmasınıi sağlayarak servikal prekanserlerin veya erken servikal tedavisi icin yeterli dahi olabilir.

Kaynak: Anadolu Sağlık Merkezi web sitesi
(www.anadolusaglik.org)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

İlgili Yazı

Kemik İliğinden Kök Hücreler Nasıl Toplanır?

Altınbaş Üniversite Hastanesi Medical Park Bahçelievler Çocuk Hematoloji/Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Ceyhun Bozkurt kemik iliği nakli ...