Menu
Anasayfa » Enfeksiyon Hastalıkları » HIV/AIDS Nedir, Nasıl Bulaşır?

HIV/AIDS Nedir, Nasıl Bulaşır?

HIV vücuda girdikten sonra kişinin bağışıklık durumuna göre uzun yıllar herhangi bir belirti göstermeden varlığını sürdürür. Doğru zamanda ilaç tedavisine başlayan HIV pozitifler hiçbir zaman AIDS evresine gelmeden sağlıklı bir şekilde yaşamlarını sürdürürler. 

Geç tanı alan ve AIDS evresinde olan kişiler dahi ilaç tedavisiyle sağlıklarına geri kavuşabilirler. Yani, HIV taşıyıcısı olmak, ölüm demek değil.

. HIV  Nedir?

HIV (Human Immmunodeficiency Virus), Türkçe’de “İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü” olarak adlandırılan bir virüstür. Adından da anlaşılabileceği gibi bu virüs insan bağışıklık sisteminin zayıflamasına ve tedavi alınmadığı durumda etkisiz hale gelmesine neden olur. Bağışıklık sistemi çöken vücut, normalde kolaylıkla direnç gösterebileceği hastalık etmenlerine açık ve savunmasız hale gelir.

HIV: Human Immunodeficiency Virüs  (İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü) kelimelerinin kısaltması olduğundan “HIV Virüsü” dersek virüsün virüsü demiş oluyoruz. Bu nedenle sadece “HIV” veya “HIV enfeksiyonu” terimlerini kullanmak yeterli.

HER HIV TAŞIYICISI AIDS DEĞİLDİR!
. AIDS Nedir?

AIDS (Acquired Immune Deficiency Syndrome) HIV tarafından oluşturulan, Türkçe’de Edinsel Bağışıklık Yetmezliği Sendromu” olarak adlandırılan bir hastalıklar bütünüdür. Tedavi olanaklarından yararlanılmadığı durumlarda zamanla zayıflayıp savunmasız hale gelen HIV taşıyıcısı aynı zamanda AIDS gelişimi de görülmüş kişi demek değildir. AIDS, taşıyıcı bir kimsenin HIV nedeniyle ciddi enfeksiyonlardan birini geliştirmiş ya da kan testleriyle ölçülebilen bağışıklık sistemi hücrelerinin virüs tarafından yüksek düzeyde tahrip edilmiş olmasıyla tanımlanabilir.

HIV vücuda girdikten sonra kişinin bağışıklık durumuna göre uzun yıllar herhangi bir belirti göstermeden varlığını sürdürür. Doğru zamanda ilaç tedavisine başlayan HIV pozitifler hiçbir zaman AIDS evresine gelmeden sağlıklı bir şekilde yaşamlarını sürdürürler. Geç tanı alan ve AIDS evresinde olan kişiler dahi ilaç tedavisiyle sağlıklarına geri kavuşabilmektedir. Yani, HIV taşıyıcısı olmak, ölüm demek değildir.

– AIDS: Acquired Immune Deficiency Syndrome (Kazanılmış Bağışıklık Yetmezliği Sendromu). “AIDS Sendromu” demek yerine “AIDS tablosu/evresi” veya “terminal dönem” demek yeterli olacaktır.
– AIDS bir hastalık değildir, hastalıklar bütünü/sendromdur. Bu nedenle ”AIDS hastalığı” ve”AIDS hastası” söylemide doğru bir ifade değildir.
– Dolayısıyla HIV pozitifler kişiler için kullanılması gereken doğru terminoloji ”HIV/AIDS ile yaşayan” veya ”HIV Pozitif” dir.
. -li ve -lı gibi ekler ayrımcılığı destekleyen eklerdir. Bu nedenle “AIDS’li” veya “HIV’li” demiyoruz. Bunun yerine “HIV ile yaşayan” veya “HIV+ kişi” diyoruz.
HIV; din, dil, etnik köken, meslek, yaş, kadın, erkek, çocuk ayırmaz.

HIV NASIL BELİRTİ VERİR?
. HIV ile enfekte olduğumu nasıl anlarım? Belirtiler nelerdir?

En başta HIV’in tanısı doğru zamanda yapılan kan testleriyle konur. HIV enfeksiyonun belirtileri şunlar olabilir: 
•    Hızla kilo vermek 
•    Kuru öksürük 
•    Nükseden yüksek ateş ve gece terlemeler 
•    İleri derecede ve açıklanamayan bir bitkinlik 
•    1 haftadan fazla süren ishal 
•    Dilde, ağızda ve boğazda beyaz nokta ve lekeler 
•    Zatürre 
•    Derinin üstünde veya altında, ağzın içinde, burunda ve göz kapaklarında kırmızı, kahverengi, pembe veya mor lekeler 
•    Hafıza kaybı, depresyon ve başka nörolojik rahatsızlıklar.

CİNSEL YOLLA BULAŞAN HASTALIKLAR VE HIV…
. HIV dövme veya piercing yaptırarak geçebilir mi? 

HIV’in bu yöntemlerle geçmesi teorik olarak mümkündür. Deriyi delebilecek her aletin ilk önce sterilize edildiğinden emin olmalısınız. HIV’den başka, dış ortamda daha uzun yaşayan enfeksiyonların bulunmasından dolayı, dövme veya piercing yaptırmayı düşünüyorsanız, gittiğiniz yerde enfeksiyon önleme yöntemlerini araştırın ve kesinlikle emin olmadığınız yerlerde yaptırmayın.”

. HIV ve başka Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar (CYBH) arasında bir bağlantı var mıdır?

Evet. Her Cinsel yolla bulaşan hastalık genital bölgedeki cilde ve mukoza tabakasına zarar verir. Bu HIV’in vücuda girip yayılmasını kolaylaştırır. Bu durumda en çok zarar verebilen cinsel yolla bulaşan hastalıklar şunlardır: 
•    Frengi 
•    Şankroid (bakteriyel enfeksiyon -genital bölgede ülsere yol açar) 
•    Genital herpes 
•    Bel soğukluğu 

Cinsel yolla bulşana hastalık taşıyıp taşımadığınızı öğrenebilmek için test yaptırmak çok önemlidir. Eğer cinsel yolla bulaşan hastalık var ise, doktorunuza danışarak en kısa zamanda tedavi olmanız çok önemlidir. Cinsel yolla bulaşan hastalıklara maruz kalmamak için cinsel ilişkide prezervatif kullanmaya dikkat etmek gerekir.

. Damar içi madde kullanımı niçin HIV riski taşır?

Damar içi madde kullanırken, ilk önce iğne ve şırınganın içine bir miktar kan gelir. HIV pozitif birisi iğnesini başkasıyla paylaşırsa, HIV’in bu kişiye de bulaşması çok yüksek bir ihtimaldir çünkü o kanın başkasının damarına direkt olarak enjekte edilmesi söz konusudur. Damar içi madde kullanımında şu yollardan HIV geçmesi mümkündür:
•Kan bulaşmış şırıngayı uyuşturucu hazırlarken kullanmak,
•Maddenin hazırlandığı suyu tekrar kullanmak,
•Uyuşturucuyu suda eritmek için kullanılan şişe kapaklarını, kaşıkları veya başka herhangi kabı tekrar kullanmak,
•İğneyi engelleyebilecek parçacıkları temizlemek için kullanılan pamuğu tekrar kullanmak.

Sokakta iğne satanlar kullanılmış iğneleri yeniden paketleyip satabilirler. Bu yüzden madde ve uyuşturucu kullananların eczanelerden temiz iğne almaları çok önemlidir.Herhangi bir sebepten iğne paylaşmak hem HIV’e, hem de başka kan yoluyla geçen hastalıklara yol açabilir.”

. Anneden bebeğe bulaşma önlenebilir mi?

HIV  taşıyan anne adayları hamileliklerinde alacakları antiretroviral ilaçlar yoluyla bebeklerine virüs geçişini yüzde 0.5′lere kadar indirebilmektedirler. Ayrıca doğum sonrasında da emzirme yoluyla bulaşın önlenmesi için annenin bebeğini emzirmek yerine mama yoluyla beslemesi önerilmektedir. Afrika’da anneden bebeğe bulaşı oranı son derece yüksektir. Açlık nedeniyle anneler bebeklerini kendi sütleriyle beslemektedirler bu da yayılımı artırmaktadır.

. HIV/AIDS ve evcil hayvanlar konusunda nelere dikkat edilmelidir?

Evcil hayvanlar, bulunmaz dostlardır. Hayvan beslenmesi ve hayatımızı onlarla paylaşmak, pek çok açıdan pozitif etki yaratmaktadır. Evcil hayvanınız varsa, ondan vazgeçmeniz kesinlikle yanlış olacaktır. Sadece ufak hijyen kontrollerini yapmanız yeterlidir.

Evcil hayvanınızın aşılarının ve rutin kontrollerinin tam olmasına özen gösterin. Daha önce toksoplazma enfeksiyonu geçirmemişseniz, kedi dışkısını çıplak elle tutmayın. Bu protozoondan (Toxoplasma gondii) korunmak için, çiğ et yememeli, hatta çiğ ete dokunmamalısınız da. İyi pişirildiğinden emin olduğunuz etleri yemelisiniz. Ayrıca, iyi yıkandığından emin olmadığınız hiçbir sebze ve meyveyi tüketmemelisiniz.”

SAĞLIK PERSONELİNE HIV BULAŞMA RİSKİ
. Sağlık personelinin çalıştıkları ortamda onlara HIV bulaşma ihtimali var mıdır?

Öyle bir ihtimal vardır ama çok düşük bir ihtimaldir. Hele evrensel önlemleri uygularlarsa (mesela: önleyici uygulamalara uyarlarsa ve tek kat eldiven takmak gibi kendilerini koruyabilmek için doğru önlemleri alırlarsa) bu ihtimal daha da azalır. 

Gündelik temastan HIV’in geçmediğini hatırlamak gerekir, bu yüzden böyle durumlarda ne sağlık personeli ne de başka bir insan tehdit altında değildir. Sağlık personeli için en büyük risk, HIV’in bulaşmış olabileceği iğne veya başka keskin aletlerle kendilerini yanlışlıkla kesmektir. Ama bu bile düşük bir risktir. Bilim insanlarının bu gibi kazalara maruz kalan sağlık personeliyle yaptığı birkaç araştırmaya göre, bir iğne batmasından dolayı HIV bulaşma ihtimali yüzde 1’den daha azdır. Bu hususta yapılabilecek en önemli şey, böyle durumlara maruz kalmayı önleme olmasına rağmen, maruz kaldıktan sonra yapılan uygulamaların da olması gereklidir.

. Sağlık hizmetlerinde tedavi gören herhangi bir hastaya HIV bulaşma ihtimali var mıdır?

Tıbbi ortamlarda HIV’in bulaşması mümkün olmasına rağmen bu durum çok nadir görülür. Tıp uzmanlarına göre enfeksiyonlara karşı doğru önlemler alındığı sürece, hem hastalar hem de sağlık personeli HIV ve başka kan yoluyla geçen enfeksiyonlara karşı korunmuş olurlar. 

1990’da HIV ile enfekte olan Florida’lı bir diş hekiminin bazı hastalarını da enfekte ettiği öne sürülmektedir. Viral DNA testlerine göre, diş hekimiyle beraber 6 tane HIV pozitif olan hastasının aynı viral türünü taşıdığı görülmüştür. HIV’in diş hekiminden hastalarına nasıl bulaştığı tespit edilememiştir. Bunun dışında hastasına HIV bulaştıran sağlık görevlisi örneğine rastlanmamıştır.

Çok nadiren, kişiye bağışlanmış dokulardan HIV geçtiği tespit edilmiştir. Çoğu HIV salgını ilk başladığında ve/veya evrensel önlemlerin alınmadığı durumlarda gerçekleşmiştir.

. Sağlıklı kalabilmek için yapabileceğim herhangi bir şey var mı?
Evet, yapabileceğiniz bazı şeyler var. Duygusal açıdan destek alabileceğiniz bir yerin veya kişinin olması çok önemlidir; çünkü bu yalnızlık hissini kaldırır, duyguların ve gerekli bilgilerin aktarabileceği güvenli bir ortam oluşturur. Bu konuda yakınlarınız veya doktorunuz size destek verebileceği gibi, Pozitif Yaşam Destek Merkezi’nden de yardım alabilirsiniz. Bunun yanı sıra, doğru ve dengeli beslenmek, sigara ve alkol kullanmamak, uyuşturucudan sakınmak, yeterince uyumak, spor yapmak ve stresten olabildiğince uzak durmak da bağışık sisteminizi güçlü tutmak açısından çok önemlidir.

Tıbbi açıdan: 
Bir doktor veya klinik bulduğunuzda ilk işiniz bağışıklık sisteminizin ve genel sağlınızın değerlendirmesini yaptırmak olmalıdır. Çoğu doktor ilk önce testler yapıp bağışıklık sisteminizin değerlendirmesini yapar. Bundan sonra, ileride sorun çıkartabilecek başka hastalığınızın (mesela frengi, verem veya hepatit-B) olup olmadığını kontrol eder. Bunların sonucunda doktorunuz tedaviye başlamaya karar verebileceği gibi, ileride hastalık bulaşmasını önlemek için girişimlerde de bulunabilir. Bunların arasında aşı yapmak (Hepatit A ve B, zatürree, grip ve gerekli görülen başka aşılar), koruyucu ilâç tedavisi başlamak veya tedavi edici ilâçlara başlamak sayılabilir. Ayrıca doktorunuz size, düzenli olarak kontrollere gelmeniz için bir program da hazırlayacaktır.

KONDOM KULLANIMI VE ÇİFTLERDE HIV POZİTİF OLGUSU
. Partneri de, kendisi de HIV pozitif olan bir çiftin kondom kullanmasına gerek var mı?

İki HIV pozitif kişi birbirlerinden enfekte olmamışlarsa ve viral yükleri baskılanmamışsa arasındaki cinsel ilişkide prezervatif kullanımı şarttır.  HIV’in farklı türleri olduğu için, birbirlerine yeniden HIV bulaştırmak mümkündür. Bir HIV türünün başka bir HIV ile enfekte olan birisine geçmesine “yeniden enfekte olmak” denilir.

Örneğin, kişi “A”da tedaviye cevap veren bir HIV türü var ise, ve kişi “B”de tedaviye cevap vermeyen bir tür var ise, kişi “B”den kişi “A”ya bu virüs türü geçerse, kişi “A”yı tedavi etmek zorlaşır. Ayrıca, unutmamak gerekir ki prezervatif kullandığınız sürece başka CYBH’lere karşı korunmuş olursunuz.”

DİRENÇ TESTİ NEDİR?
. Direnç testleri nasıl yardımcı olurlar?

Çeşitli direnç testleri mevcuttur. Türkiye`de genotip direnç testi yapılmaktadır. Bu test vücutta direnişe sahip olan virüs olup olmadığını ve hangi ilaçlara direniş gösterdiklerini tespit eder. Bu bilgi HIV tedavisinde kullanılacak ilâçları seçerken doktorlara yardımcı olur.

Direnç testlerinin, ilâç tedavisine başlanmadan önce, başlanan tedaviye yeterli yanıt alınamadığı durumlarda ya da tedaviye yanıt alınmışken viral yükün tekrar yükseldiği durumlarda yapılması önerilmektedir. Direnç testinin yapılabilmesi için viral yük >1000 kopya/ml olmalıdır. İlâçlar kesildikten bir süre sonra direnç testi yapılması yanlış sonuç alınmasına nende olabilir. O nedenle, tedavinin başarısız olduğu durumlarda direnç testi yapılacaksa, tedavi kesilmeden kan örneği alınıp gönderilmelidir.

. İnsanlar ilaçlarını düzenli almayınca ne oluyor?

HIV’i baskılayan ilaçları düzenli olarak almak çok önemlidir. Etkili olabilmeleri için bu ilaçların belli zamanlarda belli miktarlarda kanınızda bulunması gereklidir. İlaç programı bu seviyeleri azami dereceye çıkartabilmek için tasarlanmıştır. İlaçlarınızı programa dayalı bir biçimde almadığınız sürece ilaç seviyesinin düşmesine sebep olabilirsiniz. Böyle bir durumda HIV seviyesinin artmasına, hatta mutasyona uğramasına sebep olabilir. Bu mutasyonlar yukarıda da belirtildiği gibi, virüsün direnişini arttırıp yaşamasını sağlar.

HIV, alınan tedaviye karşı direnç kazanırsa, bu ilaç artık etki etmemeye başlar. Bu yüzden virüs seviyesi artarak, CD4 (bağışıklık sitemi) sayısı düşebilir. Böyle bir durumda büyük bir ihtimalle yeni bir ilaç tedavisine başlamanız gerekebilir.

Bir ilaca direnç kazanması bazı durumlarda daha önce hiç almadığınız başka ilaçlara da direnç göstermesine sebep olabilir. Buna çapraz direnç denir. Sonuç olarak direnç tedavi opsiyonlarınızı kısıtlayabilir.
Direnci önlemenin en etkili yolu, ilaç programınıza sadık kalmaktır. Bazı araştırmalara göre, HIV tedavisinden en çok fayda, en az yüzde 95 uyum ile görülmektedir.

Şeker hastalığı, yüksek tansiyon, hastalık ne olursa olsun HIV’de de,  ilaçları düzenli bir şekilde almak çok önemlidir.

HIV VÜCUDA NASIL GİRER? 
. Bağışıklık sistemi nasıl çalışır?

Vücudumuzda, bağışıklık sistemi adını verdiğimiz bir savunma sistemi bulunur. Bu sistem, vücudumuza giren bakteriler, mikroplar, virüsler, toksinler ve parazitlerle savaşır. HIV, vücudumuzun bağışıklık sistemini oluşturan CD4 adı verilen kan hücrelerini hedef alır.

. HIV vücuda nasıl girer?

HIV, zedelenmiş deri ve mukozalardan (ağız, burun, göz, vajina, penisin baş kısmı gibi ince dokular) vücuda girebilir. Virüs vücuda girdikten sonra kendini çoğaltmak için CD4 hücrelerine girer. 

. HIV Akyuvarlara Nasıl Girer?

HIV akyuvarlara “füzyon”adını verdiğimiz yolla girer. Bu girişte, hücrelerin yüzeyinde bulunan bazı duyargalar, yardımcı işlev görürler. Virüs, CD4 hücrelerine girdikten sonra, hücrenin metabolik etkinliklerini, kendi üremesini düzenlemek amacıyla kullanır ve yeni virüs parçacıkları oluşturacak şekilde çoğalır.

. HIV nasıl ürer?

Virüs, CD4 hücrelerinin içindeki gen bölgesine (DNA) girer ve çeşitli enzimler aracılığıyla kendi kopyalarını oluşturur. Yeni oluşmuş HIV hücreleri, hücre zarından ayrılır ve onu çevreleyen hücre zarından bir parçayı beraberinde götürür.

. HIV bağışıklık sistemini nasıl etkiler?
Yeni HIV hücreleri diğer bağışıklık hücrelerini etkilemek için harekete geçer. Bu süreç kişinin bağışıklık sistemini yavaş yavaş zedeler ve AIDS tablosu ortaya çıkar. AIDS sadece bir hastalıktan ibaret değildir. Bir insanda görülebilecek hastalıklar topluluğunu tanımlamak için kullandığımız bir terimdir. Bu hastalıklar kişiden kişiye değişir ve AIDS ile ilgili hastalıklar olarak da isimlendirilebilir.

. HIV pozitif kişilerin hak ve özgürlükleri nelerdir?

HIV pozitif kişiler tüm T.C. vatandaşları ile aynı haklara sahiptir. HIV ile yaşayan bireyler düzenli tedavi ile hayatlarına devam edebilir, çalışabilir, evlenebilir, belirli önlem ve kontrollerle sağlıklı çocuklar dünyaya getirebilirler.

. Nereden destek alabilirim? 

2006 yılında ilk kez hizmete başlayan Pozitif Yaşam Destek Merkezi (PYDM), HIV ile yaşayan herkese tıbbi, psikolojik, hukuki ve sosyal destek vererek HIV ile yaşayan kişilerin ilk tanı travmasını atlatıp, HIV/AIDS konusunda bilgilenip düzenli ilaç tedavisi ile hayatlarına devam edebilmesi konusunda her türlü desteğin ücretsiz sağlandığı Türkiye’deki ilk ve tek destek merkezi’dir. Bu güne kadar 550’nin üzerinde HIV ile yaşayan kişiye destek verilen 
Merkezde tüm çalışanlar mahremiyet konusunda hassastır. PYDM sadece HIV pozitif kişilere ve yakınlarına destek vermektedir.

Yukardaki bilgiler Pozitif  Yaşam Derneği’nin web sitesinden Aralık 2010 tarihinde alınmıştır. Konu hakkında detaylı bilgiye ve gelişmelere derneğin www.pozitifyasam.org adresinden ulaşabilirsiniz.

Kaynak: Pozitif Yaşam Derneği
www.pozitifyasam.ogr

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

İlgili Yazı

‘Koronavirüs Havuzdan-Denizden Bulaşır Mı’ Sorusuna Uzmanından Önemli Yanıt!

İstanbul Rumeli Üniversitesi Sağlık Bilimleri Yüksekokulu Müdürü  Prof.Dr. Nedime Köşgeroğlu, COVID-19 normalleşme sürecindeyken herkesin merak ...