Menu
Anasayfa » İç Hastalıkları » Tromboz Nedir, Nasıl Oluşur?

Tromboz Nedir, Nasıl Oluşur?

Florence Nightingale Hastanesi İç Hastalıkları ve Hemotolji uzmanı Prof. Dr. Reyhan Küçükkaya, “Tromboz atardamarda örneğin, kalbi besleyen bir koroner damarda ortaya çıktığında kalp krizine; beyin damarlarında olursa felçlere sebep olabiliyor. Eğer toplardamar sisteminde ortaya çıkarsa daha çok bacaklarda görülüyor” diyor. Doğum kontrol ilaçlarının, menopoz sonrası kullanılan hormon ilaçlarının damar tıkanıklığı riskini artırdığına dikkati çekiyor.

Prof. Küçükkaya; obez, diyabet, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol gibi sorunları olan kişilerde ve sigara içenlerde tromboz riskinin yüksek olduğunu anlatıyor.

Bilim Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Reyhan KÜÇÜKKAYA, trombozla ilgili sorularımızı yanıtladı.
. Tromboz, halk arasındaki ismiyle kanın pıhtılaşması nedir?
“Trombozu kısaca kalp damar sistemi içerisinde anormal pıhtı oluşumu şeklinde ifade edebiliriz. Normalde damarlarımızda herhangi bir hasar olduğunda örneğin, bir yerimiz kesildiğinde kanamanın hemen kesilmesini sağlayan birtakım sistemler vardır. Bu sistemler herhangi bir travma görmemiş damarda kendiliğinden meydana gelirse veya küçük travmalardan sonra abartılı bir şekilde meydana gelirse bazen hayatı tehdit edebilecek trombozlara neden oluyor. Hangi damar sistemini tuttuğu çok önemli bizim için. Eğer atardamarda olursa, örneğin, kalbi besleyen bir koroner damarda ortaya çıkarsa kalp krizi meydana gelebilir.

Beyin damarlarında olursa felçlere sebep olabiliyor. Eğer toplardamar sisteminde ortaya çıkarsa daha çok bacaklarda görülüyor. Bacaklarda oluşan bu pıhtı için en önemli korktuğumuz nokta, bu pıhtıdan kopan küçük parçacıkların gidip akciğer damarlarını tıkamasıdır ki biz buna Pulmoner emboli diyoruz. Ameliyattan sonra en önemli ölüm sebeplerinin başında geliyor. Bu gözle baktığımız zaman tromboz gelişimi aslında, trombozun yol açtığı sorunlar tüm dünya genelinde en önemli ölüm ve sakatlanma nedeni olduğu için bizim için çok önemli.”
. Doğum kontral hapı tromboz oluşumunda risk yaratır mı, diğer riskler nelerdir?
“Doğum kontrol ilaçları, damar tıkanıklığı riskini artırmaktadır. Sadece doğum kontrol ilaçları değil özellikle menopoz sonrası kullanılan hormon tedavisi de bu riski artırmaktadır. Bu risk özellikle obez, diyabet, yüksek kolesterol gibi birtakım sorunları olan kişilerde ve sigara içen kişilerde, yüksek tansiyonu olan kişilerde daha fazladır. Bu hastaların ayrıca aile öyküsüne de dikkat etmek gerekir. Doğuştan kaynaklanan bazı sorunlar tromboz gelişme riskini artırırlar ve bu kişiler o zamana kadar hiçbir sorunla karşılaşmadığı halde doğum kontrol ilacına başladıktan kısa bir süre sonra öldürücü olabilecek birtakım sıkıntılar yaşayabilirler. Bu yüzden doğum kontrol ilacına başlamadan önce herkese daha önce damar tıkanıklığı yaşayıp yaşamadığı, ailesinde tromboz öyküsü olup olmadığı sorulur. Sigara içmemesi, kilosuna dikkat etmesi, kan yağlarına dikkat etmesi önerilir.”
. Bazı kadınlar; arkadaş tavsiyesiyle doğum kontrol hapı kullanıyorlar. Bu durum tromboz oluşumu açısında çok riskli değil mi?
“Kesinlikle riskli. Obez hanımlar, sigara içen, ailesinde damar tıkanıklığı öyküsü olan hanımların doğum kontrol ilacı kullanmadan önce mutlaka kadın doğum uzmanıyla görüşmesi ve bu konuda bilgi alması gereklidir.”
. Ameliyat ya da doğum sonrasında tromboz oluşur mu, özellikle hangi ameliyatlar tromboz oluşumu açısından risk oluşturuyor, kimlerde oluşturuyor ve ne tür önlemler alınması gerekiyor?
“Özellikle büyük ameliyatlar dediğimiz karnı ilgilendiren karın cerrahilerinde, ortopedik cerrahi girişimlerde ve özellikle kalça ve diz protezleri ameliyatlarında tromboz gelişme riski çok yüksek. Yine kanser ameliyatlarında da tromboz gelişme riski çok yüksek. Bu tip ameliyatlarda mutlaka ameliyattan hemen öncesi ve sonrasında ayağa kalkıp günlük yaşantısına ulaşana kadar hem kan sulandırıcı iğneler yoluyla hem de varis çorapları ve bacağa belli kompresyonda basınç uygulayan çoraplar aracılığıyla kişinin damarlarında tromboz gelişmesi engellenmeye çalışılıyor.

Özellikle obez, diyabet, kalp kapak hastalığı olan veya kalp yetersizliği olan kişilerde daha basit ameliyatlarda bile damar tıkanıklığı gelişme riski olacaktır. Bu kişilerde risk grubuna göre değerlendirilerek kan sulandırıcı ilaçlarla tedavi uygulanıyor. Gebelikte ise özellikle gebeliğin son aylarında karın içerisinde büyüyen bebeğin oluşturduğu kitle etkisi nedeniyle karın içi damarlara bir baskı oluyor ve damardan kanın geri dönüşümü engelleniyor. Bir çok gebede bacaklar şişir, varisler ortaya çıkar. Bunlar kısmen ufak tefek trombozlar nedeniyledir. Gebeliğin son günlerinde özellikle kanın pıhtılaşma yeteneği çok fazla artar. Doğum sırasında kan kaybıyla annenin ölmesini engellemek için. Bu ikisi meydana geldiğinde tromboz gelişme riski çok artar. Eğer gebe gereğinden fazla da kilo almışsa, az hareket ediyorsa, sigara içiyorsa bu risk katlanarak artar ve tromboz yüzünden çok ciddi sıkıntılar karşımıza çıkabilir.”
. Trombozun  ne tür belirtileri vardır?
“Toplardamar trombozlarında genellikle bacaklarda veya kolda bir tarafta kızarıklık, anormal şişlik ve ağrı ortaya çıkar. Dinlenmekle bunlar geçmez ve giderek artması ve belirgin bir çap farkında oluşması en önemli bulgulardan bir tanesidir. Atardamar tıkanıklığında ise tam tersine çok şiddetli ağrıyla beraber o bölgede soğuma, beyazlaşma meydana gelir. Pulmoner embolide; buradan kopan parçaların akciğer damarlarını tıkaması şiddetli göğüs ağrısı, nefes darlığı, nefes alamama hissi ve yan ağrısına yol açar. Hastada kanlı balgam ortaya çıkabilir. Bu bulguları taşıdığı zaman hemen en yakın hastaneye başvurması gerekir.”

. Kan sulandırıcı ilaç kullanan hastaların beslenmelerinde dikkat etmeleri gereken noktalar nelerdir, yanlış bir beslenme tedavide ne gibi aksamalara yol açar? 
“Kan sulandırıcı ilaçlar çok önemli eğer gereğinden fazla sulanma olursa hayatı tehdit eden örneğin beyin kanamaları, mide kanamalarına yol açar. Gereğinden az kullanılırsa veya etkisi ilaçlarla ve yiyeceklerle nötralize edilirse bu kez de hastada yeni trombozlar ortaya çıkar.

Bu hastaların özellikle koyu yeşil yapraklı gıdaları az ölçüde tüketmesi gerekir. Peynir, yoğurt gibi içinde pıhtılaşma maddeleri içeren gıdaları da yine ılımlı şekilde tüketmeleri gerekir. Genellikle bu hastalara içinde K vitamini bulunduran gıdaları öneriyoruz. Bu konuda bazı dokümanlar var, bu dokümanlar aracılığıyla neleri yiyip neleri yemeyecekleri konusunda özellikle dikkat etmelerini istiyoruz.

Yine bu ilaçları kullanıyorken romatizma grubu ağrı kesici ilaçlar ve aspirini kullanmaları çok tehlikeli, çok ciddi kanamalara yol açabilir. Buna çok dikkat etmeleri gerekiyor ve en az ayda bir kan sulanma oranlarını INR testi dediğimiz bir testle bakmalarını istiyoruz.”
. Mesleği, işi gereği sürekli ve uzun yolculuk yapan ya da yine uzun süreli ayakta kalanlar ya da oturanlar tromboz oluşumu açısından ne ölçüde risk taşıyorlar, bu durumda olanlara önerileriniz nedir?
“Uzun yolculuklarda özellikle uzun uçak yolculukları sırasında bacaklarda oluşan damar tıkanıklığı riski yüksek. Kişilerin yolculuk sırasında sık sık kalkıp hareket etmelerini, uçakta önerilen egzersizleri yapmalarını ve bol su içmelerini öneriyoruz. Sıvı alırken de idrar söktürücü niteliği olan çay, kahve gibi kanı sulandırmayıp aksine koyulaştıran sıvıları almamalarını öneriyoruz.”

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

İlgili Yazı

Bağışıklık Sistemi İle Uyku, Sağlıklı Yaşamamız İçin Birbiriyle Mesajlaşıyor

Uyku, fiziksel olarak dinlenebilmek için gerekli bir ihtiyaç olmasının yanında, vücudumuzda birçok sistemin düzenli işleyişi, ...