Menu

Alkol Bağımlılığı

Alkol , özellikle üretildiği ürünlerin yetiştirildiği bölgeler başta olmak üzere binlerce yıldır insanlar tarafından içilmektedir. 19. yüzyılda gelişmeye başlamış olan  “Alkolizm“in bir hastalık olarak adlandırılması fikrinin artık  bilimsel ve sosyal çevrelerde kabul edilmesi sonucunda tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de alkolikleri tedavi etmek için sağlık kurumları açılmaya başlanmıştır. Son yıllarda bir çok ülkede alkole bağlı problemlerin tartışılmasında sadece bu sorunları yaşayan küçük bir grup insanın üzerine odaklanılmasından vazgeçilmiş, sigara ve AİDS mücadelelerinde olduğu gibi “yeni bir halk sağlığı hareketi” esas model haline gelmiştir. Böylece sorunun daha geniş boyutlarda tartışılmasına yol açılmıştır.
Günümüzde alkol kullanımının anlamı sosyal gruplar arasında farklılıklar gösterse de genellikle hoş zaman geçirme ve eğlence amacı taşımaktadır. Ancak her ne kadar keyif verici olsa da, genellikle kullanılan doza bağlı olarak çok çeşitli kişisel ve toplumsal zararlara neden olmaktadır.
Öncelikle bilinmesi gereken şey aşırı alkol tüketiminin yüksek risk anlamına geldiğidir. Alkollü iken verilen zararlar, gece geç saatlere kadar uyanık kalınması gibi toplum huzurunun bozulmasından, aile içi şiddet uygulanması, çocukların istismar edilmesi, suç işlenmesi, darp ve cinayet gibi daha kötü sonuçlara doğru uzanmaktadır. Genellikle kişilerin alkol tüketiminin artması, daha ciddi şiddet veya zarar anlamına gelmektedir. Tüketilen alkol miktarına, tüketme sıklığına bağlı olarak  şiddet riski de artmaktadır. Oluşturduğu bağımlılık dışında pek çok durumda içilen doza bağlı olarak alkol kullanımı nedeniyle yaralanmalar, ruhsal ve davranışsal hastalıklar, mide-barsak sistemi rahatsızlıkları, kanserler, kalp damar hastalıkları, immünolojik bozukluklar, akciğer hastalıkları, kas ve iskelet sistemi rahatsızlıkları, düşük doğum ağırlığı ve artmış düşük riskini içeren üreme ile ilgili bozukluklar ve doğum öncesi hasarlar gibi 60 değişik hastalık ve rahatsızlık ortaya çıkabilmektedir.

Ağır alkol kullananların içme miktarlarını azaltmaları veya tamamen bırakmalarında sağlık açısından birçok fayda bulunmaktadır. Hatta karaciğer sirozu ve depresyon gibi bazı kronik hastalıklarda, alkol tüketiminin azaltılması veya bırakılması sağlık durumunda hızlı düzelmelere neden olmaktadır.

Alkol ile meydana gelen zararların birçoğu, sadece içenlere değil diğer insanlar için de geçerlidir. Hamilelik süresince annelerinin alkol almasından dolayı düşük doğum ağırlıklı olarak dünyaya gelen bebekler,yine ebeveynlerinin alkol içmesinden dolayı ihmal ve  istismara uğrayan çocuklar, içkili olarak araç kullanan sürücülerin neden olduğu kazalarda ve şiddet olaylarında yaralanan veya ölen kişiler ve bunların yakınları da olumsuz olarak etkilemektedir. Ayrıca alkol tüketiminin neden olduğu sağlık sorunları ve iş göremezliğin de çok ciddi bir ekonomik maliyeti vardır.
Alkol tüketimi çok sayıda sağlık problemine neden olmasına rağmen yakın tarihlere kadar bir çok ülkede var olan kanunlar halkın sağlığından çok kamu düzeninin sağlanması veya alkol ticaret piyasasının düzenlenmesi amacıyla yapılmıştır. Ancak bu durum alkolizmin toplumsal sonuçlarının giderek daha fazla fark edilmesi ile birçok ülkede alkol karşıtı organizasyonları başlamıştır.
“Plastik Düşler” adı ile yayınlanacak olan kitabımında da yer alacak olan alkol kullanımının oluşturacağı önemli sorunlar hakkında bilgileri sorular ve yanıtları şeklinde sizlere sunuyorum:

Soru: Alkol kullanmanın güvenli düzeyi nedir?
Yetişkinlerin çoğu alkolü makul bir miktarda kullanabilir. Alkol tüketiminiz hakkında bilgi sahibi olmanız için öncelikle içtiğiniz miktarın hakkında bilgi sahibi olmanız gerekmektedir. Bir kişinin tükettiği alkol miktarı birimlerle ölçülür. Tipik olarak;
1 birim içki= 1/4 litrelik küçük bir şişe bira= 1 küçük kadeh şarap= 1 ölçü rakı, viski, votka veya cin gibi alkollü içki
tanımlanır.
Bir kural olarak bağımlılık uzmanları yetişkin erkeklerin haftada 21 birimden fazla ve yetişkin kadınların 14 birimden fazla içmemelerini önerir. Bunun anlamı yetişkin erkekler için günde iki içki ve yetişkin kadınlar ve yaşlı kişiler için günde bir içkinin geçilmemesidir.
Eğer haftalık birim hakkınızı geçip geçmediğinizden emin değilseniz bir süre için bir içme günlüğü tutmaya çalışın. Her içkiyi, miktarı, vesileyi ve mümkün olduğunda volümünü kaydedin. Ayrıca ertesi gün akşamdan kalma olup olmadığınızı ve bunun gününüzü nasıl etkilediğini de not alın. Bu şekilde içme alışkanlığınızın bir resmini çıkarabilirsiniz ve işlerin kontrolden çıkıp çıkmadığını anlayabilirsiniz.

Soru: Kimlerin alkol içmesi sakıncalıdır?
Bazı kişiler hiç alkol içmemelidirler. Bunlar, hamile olan ya da hamile kalmaya çalışan kadınlar, ciddi tedavi gören veya ilaç kullananlar, araç kullanmak ya da spor yapmak gibi zindelik ve beceri gerektiren aktiviteleri yapanlar, içki içmeye bağlı olarak sağlık durumları kötüleşenler, alkol tedavisi görmüş kişiler ve 21 yaşın altındaki gençlerdir.

Soru: Alkol tüketimi bakımından kadın ve erkek arasında niçin fark vardır?
Çünkü kadınlarda % 55’e karşılık erkek vücudunun % 66’sı sıvıdır. Bu da alkolün erkeklerin vücudunda kadınlarda olduğundan daha seyreltilmiş olduğu anlamına gelir. Sonuç olarak aynı miktar alkolle kadınlar erkeklerden daha çabuk sarhoş olma eğilimindedir.

Soru: Ne zaman alkol içmeyi kesmeniz gerekir?
Eğer tavsiye edilen haftalık birimleri aşarsanız veya aşağıdaki işaretlerden herhangi birinin kendinizde düzenli olarak görürseniz alkol içmeyi kesmeyi düşünmenizin zamanıdır. Kişinin alkol kullanma biçimi de bazen tehlikeli düzeyde alkol kullanımının işaretlerini verebilir. Bunlar arasında;
• Aynı etkiyi sağlamak için daha fazla miktarlarda içmeye başlamak,
• Sarhoş oluncaya kadar içmek
• Hızlı içmek
• Az yemek
• İşe geç kalmak
• Arkadaşları arasında ağır içicilerin olması
• Boş zamanlarını alkol kullanarak geçirmek sayılabilir
• Sarhoş olduğunuzda sonradan cidden pişman olduğunuz şeyler yapmak,
• Akşamdan kalma olduğunuz için ertesi gün bir randevu kaçırmak,
• Bir süre içmeden geçirmiş olmanıza rağmen tekrar içmeye başladığınızda kısa bir sürede aşırı içmek,
• Alkol kullanımı ev ve iş yaşamınızda sorunlar yaratıyor ise, sabahları bulantı ya da ellerinizde titreme ile uyanıyorsanız ya da sabahları da içmeye başladıysanız ciddi alkol sorununuz var demektir,
• Karaciğer hastalığı, şeker hastalığı, yüksek tansiyon vb alkol ile daha da kötüye giden bir sağlık sorunu varsa.

Soru: Ne zaman profesyonel yardım alma zamanıdır?
Eğer aşağıda ki işaretlerden herhangi birinin kendinizde görürseniz profesyonel yardım almak için bir bağımlılık uzmanına başvurmanızın zamanıdır.
• Gizlice içmek veya ne kadar içtiğinizi küçümsemek,
• Tekrar ne zaman alkol içme fırsatınız konusunda çok düşünmek,
• Alkole harcadığınız para yüzünden kendinizi borç içinde bulmak veya bazı önemli gereksinimlerinizi karşılayamamak,
• İçemediğiniz zaman sıkıntılı ve kaygılı olmak ya da uyuyamamak,
• Belirli durumlarla başa çıkmak için içmeye ihtiyacınız olduğunu düşünmek,
• İçkili olduğunuz için bir tartışmaya girmek veya kaza yapmak,
• Alkol tüketiminiz hakkındaki yakınlarınızın sorularından kaçınmak veya yanıtlamaktan rahatsızlık duymak,
• İnsanlar bir içki sorununuz olduğunu öne sürdükleri zaman kızgın tepki vermek.

Soru: İçtiğiniz alkolü kesmeniz gerektiğine karar verdiyseniz size yardımcı olacak ne gibi  ipuçlarına gereksinimiz vardır?
Bu konuda size yardımcı olabilecek bazı ipuçları aşağıda verilmiştir.
• Kendinizi yoksunluk dönemi için hazırlayın. Eğer yoksunluk döneminde çarpıntı, terleme, titreme gibi fiziksel belirtiler göstermeye başlıyorsanız hemen bir bağımlılık uzmanı ile görüşmenizde yarar vardır. Böylece oldukça zor olabilecek alkolü birden bırakma dönemi sırasında size yardımcı olabilecek bazı tavsiyeler ve ilaçlar verilebilir.
• Danışmanlık ekstra yardım sağlayabilir. Duygularınız hakkında konuşmak sizi başlangıçta neyin bağımlılığınızı başlattığı konusunu çözmeniz için cesaretlendirebilir. Ayrıca size alışkanlığınızı bırakırken destek sağlayabilir.
• Kendiniz meşgul ederek sıkıntının üstesinden gelin. Hayatınızda ne kadar çok şey olursa kayma ihtimaliniz o kadar az olur. Alkole karşı her zaman tetikte olmak hayatidir. Arzulamaları, krizleri ve zayıf noktaları önceden tahmin edin, dikkatinizi dağıtacak bir plan yapın. Bu duygular geçecektir.
• Arkadaşlarınızdan ve ailenizden destek isteyin. Yardımcı olacaklardır ama öncelikle bunu istemeniz gerekir.

Soru: Eğer içkime birşey katılırsa bana ne olacak?
İçkinize birşey katılmasının anlamı, sizin haberiniz olmadan içeceğinize alkol veya başka bir maddenin karıştırılmasıdır. İnsanlara içkinize şaka olarak, saldırı amaçlı, soymak amaçlı veya cinsel saldırı amaçlı birşey karıştırabilirler. Sonuç olarak beklemediğiniz halde sarhoş olursunuz veya maddenin etkilerini hissedersiniz.

Hem alkollü hem alkolsüz içkilere birşey karıştırılabilir, yani karıştırmanın etkileri içeceğinize ne karıştırıldığına bağlıdır. İçkilere karıştırılan en yaygın maddeler Rohypnol ve GHB’dir. Rohypnol en çok “randevu tacavüzü ilacı” olarak bilinir. Kokusuz ve renksizdir. İçeceklerin içine rahatça karıştırılabilir. İnsanların kendilerinden geçmelerine veya geçici olarak hafızalarını kaybetmelerine neden olur.

İçkiye birşey karıştırılmasının etkisi boyunuz, kilonuz ve kullanılan maddelerin miktarı veya kombinasyonu dahil olmak üzere bir takım şeylere göre değişkenlik gösterir. Bilincinizi kaybedebilir, kendinizi savunamayacak hale gelebilir ve ne olduğunu unutabilirsiniz. Sonuç olarak birşey karıştırılmış içkiler içmek sizi aşırı derecede savunmasız bırakır.

Bu konuda sizin için uyarıcı olacak işaretlerden bazıları baş dönmesi veya bayılma, mide bulantısı veya uykulu hissetme, sarhoş veya kafa karışıklığı hissetme, kendinden geçme ve önceki geceden hatırlanamayan zamanlar nedeniyle huzursuz hissederek zihni karışmış şekilde uyanmadır. Bu etkilerin çoğu sarhoş olduğunuzda yaşadıklarınızla benzer olduğundan dolayı eğer daha önce birazcık içtiyseniz ne olduğunu karşılaştırmanız kolaydır.

Soru:Eğer içkinize birşey karıştırılmasından endişeleniyorsanız bunun olma riskini azaltmak için alabileceğiniz önlemler nelerdir?
Bu konuda size yardımcı olabilecek bazı önlemler aşağıda verilmiştir.
• Eğer içmeye dışarı gidecekseniz alkolün hareketlerinizi ve tepkilerinizi etkileyebileceğini hatırlayın. Bu nedenle birşeylerin yanlış olduğunu söyleyemeyecek kadar sarhoş olacak kadar içmeyin.
• Tanımadığınız veya güvenmediğiniz birinden içki kabul etmeyin ve başkalarının içkilerini paylaşmayın veya tadına bakmayın.
• Şişede içkiler satın alın ve içmediğiniz zamanlarda ağzını başparmağınızla kapatın.
• İçkinizi asla gözetimsiz bırakmayın.
• Eğer içkinize döndüğünüzde bir şekilde farklı görünüyorsa veya yerinden oynatılmışsa tekrar içmeyin.
• Alkolsüz içeceklere, çaya, kahveye, sıcak kakaoya da birşeyler karıştırılabileceğinden haberdar olun.
• Arkadaşlarınızı gözetin ve onların içkilerine de göz kulak olun. Eğer içkilerine birşey karıştırıldığını düşünüyorsanız onları o durumdan mümkün olan en kısa süre içinde çıkarın.

Soru: Hiç alkol içilmemesi gereken durumlar nelerdir?
Alkolün hiç kullanılmaması gereken durumlar şunlardır:
• Gebelik sırasında,
• Araba kullanırken,
• Makine ile çalışırken,
• Egzersiz yapmadan önce.

Soru: Alkol suiistimali veya kötüye kullanımı nedir?
Alkol suiistimali veya kötüye kullanımı, alkole çok şiddetli istek duymamak, kontrolü kaybetmemek veya fiziksel bağımlılık içermemesi açılarından alkol bağımlılığından farklıdır. Ek olarak alkol bağımlığındaki gibi tolerans gelişimi yani alkol etkisi altında olmak için artan alkol içme ihtiyacı içermez. Alkol suiistimali veya kötüye kullanımı son 12 aylık bir sürede aşağıdaki durumlardan bir ya da birden fazlasını içeren bir davranış biçimi olarak tanımlanır:
• Önemli iş, okul veya ev sorumluluklarını yapamamak,
• Araba veya makine kullanmak gibi fiziksel olarak tehlikeli durumlarda içmek,
• Alkollü iken neden olunan olaylardan dolayı yasal sorunların olması,
• Alkol etkisi yüzünden oluşan ve kötüleşen süregelen ilişki problemlerine rağmen içmeye devam etmek.

Soru: Tedavi hedefleriniz nelerdir? Ölçülü içmek mi yoksa tamamen bırak mı? Ya da ikisinin arasında bir şey mi?
Herkes için işe yarayabilecek kalıplaşmış tek bir katı tedavi metodundan bahsetmek doğru olmayacaktır. Aslında tedavi olmak isteyen herkese daha iyi bir hayat sağlayacak kendine özel yolları seçmelerine yardımcı olmak gerekir. Çoğu kişiler için alkolden tamamen uzak durmak doğru tedavi yaklaşımı olsa da bazı başka kişiler için alkol tüketiminde ölçülü olmak doğru tedavi hedefi olabilir. Önemli olan sizin için işe yarayacak yöntemin seçilmesidir. Özellikle yukarıda tanımlanan kötüye kullanım düzeyini geçen bağımlı hastaların alkole tekrar başlamaları durumunda en az son bıraktıkları düzeyde içmeleri çok kısa bir zaman gerçekleşmektedir. Bu nedenle bu kişilerin tekrar alkole başlamadan önce kendi durumlarını bir bağımlılık uzmanına danışarak değerlendirmeleri gerekir. Sadece kötüye kullanım düzeyinde alkol sorunu olan ve ciddi genetik yatkınlığı olmayan kişiler içinse belirlenen bir dönem mutlak alkolsüzlük süresi sonrası kontrollü ve önceden saptanmış miktarlarda içki içme denemesi yapılabilir. Ancak bu kişiler tekrar çok yoğun içmeye başlarlarsa bağımlılar ile aynı kategoride değerlendirilmeleri ve daha sonrasında mutlak alkolsüzlük rejimine girmeleri gerekir.

Soru: Alkolü seven herkesin alkol kulanım sorunu olduğunu söylemek doğru mudur?
Neredeyse tüm dünyada en yaygın olarak kullanılan keyif verici madde alkoldür. Genellikle ilk kullanımda çoğu kişinin hoşuna gitmese de daha sonraki kullanımlarında bu kanaat değişir. Bu nedenle alkol, çoğu kişi için gerçekten hoşa giden keyif verici bir madde özelliği taşır. Ancak alkol kullanan ve bundan keyif alan herkesin alkol ile ilgili sorunu olduğunu söylemek doğru değildir. Günümüz dünyasında bir çok sosyal aktivite esnasında alkol kullanımı kabul görmektedir. Eğer kullanıcı kişi, alkolü kontrolsüz seviyeye getirmeden, yaşamının önemli alanlarında ters sonuçlara neden olmadan , psikolojik ve fiziksel sorunlara neden olmadan kullanıyorsa sosyal içici olarak tanımlanır. Yine de kullanıcıların bir çoğu için alkol, farkında olmadan giderek artan dozlarda ve psikolojik, fiziksel ve sosyal sorunlara neden olacak şekilde kullanılmaya başlanabilir. Alkol ve diğer uyuşturucu kullanımları ile ilgili problemler kötüye kullanım ve bağımlılık olarak iki tanısal kategoride yer almaktadır.
Alkolün kötüye kullanım veya bağımlık düzeyinde kullanımı hem kullanan kişileri hem de  onları sevenleri fiziksel, duygusal, zihinsel ve ruhsal olarak olumsuz etkileyen çok zarar verici hastalıklardır.
Sosyal içici olarak yaşamını sürdürürken giderek artan alkol kullanımı nedeni ile tehlike işareti veren kişiler için kötüye kullanım veya bağımlılık geliştirecek kendi risk faktörleri hakkında eğitilmek ve kullanımlarını kontrol edip edemeyeceklerini görmelerine yardımcı olmak için bir bağımlılık uzmanı ile görüşmeleri gerekmektedir.

Soru: Bağımlılığın biyolojik, psikolojik ve sosyal bir hastalık olduğu yaklaşımı tedavi sürecinde ne anlama gelmektedir?
Bu yaklaşım bağımlığın biyolojik, psikolojik ve sosyal nedenlerinin olduğunu söyler. Bu durum göz önünde bulundurularak bağımlılık sorununu çok boyutlu olarak ele almamız gerekir. Yani bağımlı bir kişiyi ele aldığımızda o kişinin sadece içmesine veya uyuşturucu kullanmasına bakamayız, sadece bedenine veya duygusal yaşamına da bakamayız ve sadece ilişkilerine de bakamayız. Bağımlılık sorununa bakarken kişinin yaşamının bütün yönlerini ile ele almamız gerekir.

Biyolojik
Günümüzde bir kişinin alkol veya madde kötüye  kullanım veya bağımlılık sorunu geliştirip geliştirmemesini belirleyecek bir genin varlığı halen bilinmemektedir. Ancak bağımlılığı olan kişiler arasında kimyasal karakter benzerliği olduğunu biliyoruz. Bedenimizin de kimyasal bir varlık olduğunu ve kimyasal bağımlılığın herkes için söz konusu olabileceğini de biliyoruz. Bağımlının beyin kimyasının devamlı alkol veya madde kullanımıyla etkilendiği yıllarca yapılmış araştırmalarda ortaya çıkmıştır. Önemli olan vücudumuzda doğal kimyasallar olduğu ve bunlarla oynamanın bize zarar verebileceği gerçeğine saygı duymamızdır. Ayrıca bedenimize iyi bakmamak, yorgunluk, stres veya iyi beslenmemeye yol açacağından bağımlılığa tekrar geri dönülmesine yol açacaktır.

Psikolojik
Çoğu kişi bağımlılığın sadece bir karakter zafiyeti olduğuna inandıklarından psikolojik durumun bağımlılığa katkıda bulunduğu gerçeğini göz önüne almazlar. Ancak bağımlı hastaları büyük bir yüzdesi ya çocukluklarında ciddi veya ağır şiddet görmüşler ya da en azından acı seviyesinde bir aile işlev bozukluğu sorunu yaşamışlardır. Bu kişilerin yaşamlarının daha sonrasında sorunlarıyla baş etme veya iç acılarına uyum sağlamak için alkol veya madde kullanımına başvurduklarını saptamak kolaydır. Çoğu kişi alkol veya madde kullanımını  duygularını dondurma veya acılarını bloke etme yolu olarak bulmuşlardır. Tedavi sürecinde bu kişilerin kendilerini daha iyi anlamaları için duygularının nasıl işlediğine, çekirdek inançlarının nasıl geliştiğine gerekir. Bu kişiler kendilerini daha iyi anladıklarında, bağımlılık sorunu ile daha iyi başa çıkabilirler.

Sosyolojik
Aynı zamanda sosyal varlıklarız. Başkalarının ilgisine açlık duysak ya da toplum veya gruplar içinde olmaktan nefret etsek bile yine de başka kişilerden etkileniriz. Bağımlılığı olan hastaların çoğunda en büyük engelleyici ve stres yaratıcı öğeler ilişkileridir. Kötü bir tartışma veya ilişki bağımlı bir kişiyi çok zorlar hatta sanki bir duvara çarptığını düşündürür. Herkes kendini içinde bulduğu toplumdan farklı görür. Bu farklılıklar; bedensel özellikler, cinsiyet, cinsel yönelim, din, etnik köken, sosyoekonomik durum, eğitim ve kültür gibi bir çok değişkene göre ortaya çıkar. Sonuçta kişiler kendilerini özel, dışarıda, değişik, ya da topluma uyumlu olarak tanımlar. Kişilerin kendilerini çevrelerindeki toplum içinde nasıl gördüklerinin  öz güvenleri üzerinde çok büyük bir etkisi vardır. Öz güven seviyesi topluma uyma veya başa çıkma çabasında alkol veya madde kullanmaya çok büyük bir etkisi vardır.

Görüldüğü gibi insanlar için hayat çok karmaşıktır. Kötüye kullanım ve bağımlılık sorunları da çok karmaşıktır. Bu yüzden bağımlılığı anlamak ve tedavi etmek çok yönlü yaklaşım gerektirir.

Soru: Tedavi sürecindeki bağımlının tekrar içmesine neden olan düşünce sürecindekiengeller nelerdir?
Bu engeller aşağıda sıralanmıştır.

• Tekrar kullandıkları her seferde sonuçların değişik olacağını düşünerek kendilerine zarar verici davranışlara devam etmek
• Hafıza ve yoğunlaşma zorluğu
• Ruhsal durum dalgalanmaları
• Duruma uyumsuz duygusal yanıtlar

Soru: Bir bağımlıyı tedavi etmenin bileşenleri nelerdir?
Bir bağımlının tedavisini  ruhsal, bedensel ve sosyal bir bütün olarak ele almak gerekir. Bu bütünün bileşenleri:

• Tıbbi durumun düzeltilmesi,
• Ruhsal durumun dengelenmesi,
• İlaç düzenlenmesi ve düzenli kullanımı,
• Beslenme dengesi,
• Duygusal iyileştirme,
• Aile ve sosyal ilişkileri iyileştirme,
• Nüksetmeyi engelleme,
• Manevi gelişim,
• Yaşam biçimi ve kariyer seçenekleri,
• Sosyal yaşam düzenlenmesi,
• Spor ve meditasyon aktiviteleri,

Soru: Alkolizm ile neyi ifade ederiz?
Alkolizm, aynı zamanda ‘ alkol bağımlılığı’ olarak da bilinmektedir. Alkol bağımlılığı, alkol kullanımına bağlı olarak kendini gösteren bedensel, ruhsal, ailevi, sosyal ve ekonomik sorunlara rağmen alkol kullanmaya devam etme ve bunu yaparken de şiddetli bir arzu hissetme durumudur. Alkol bağımlılığı dört ana semptomu içerir :
• Şiddetli arzu—İçki içmeye yönelik güçlü bir istek veya zorlanma.
• Kontrolün zayıflaması—Herhangi bir zamanda kişinin içki kullanımını kontrol edememesi, limit getirememesi.
• Fiziksel bağımlılık—Çok miktarda alkol tüketiminin bırakılmasından sonra örneğin mide bulantısı, terleme, titreme, uykusuzluk, endişe ve kaygı gibi bazı belirtilerin ortaya çıkması.
• Tolerans—Alkolün ilk kullanıldığı zamandaki etkilerini hissetmek için giderek daha fazla miktarlarda içilmesi.

Soru: Alkol bağımlılığı kalıtsal mıdır?
Alkol bağımlılığının gelişim sürecini etkileyen birçok faktör vardır. Genetik bunlardan biridir ve alkol bağımlılığının aileden yayılma, gelme olasılığı da doğrudur. İnsanların, alkolü kötüye kullanmalarını etkileyen diğer  faktörler:
• Çevre
• Stres Seviyesi
• Alkolün elde edilebilirlik düzeyi
• Arkadaşların veya sosyal çevrenin etkisi

Bir kişinin alkolü kötüye kullanmaya başlamasının nedenlerini incelerken  mutlak kurallardan bahsedemeyiz. Ailesinde alkol bağımlıları bulunmayan bir kişi alkole karşı bağımlılık geliştirebileceği gibi, ailesinde alkol bağımlıları bulunan bir kişi de alkole karşı bağımlılık geliştirmeyebilir. Ancak  yine de ailesinde bağımlı olan kişilerin alkol kullanımında daha dikkatli olmaları gerekmektedir. Yani bağımlılık gelişmeden daha doğrusu alkol kullanmaya başladıkları andan itibaren içilen miktarı ve içtikleri gün sayısını kısıtlamaları daha iyi olacaktır. Örneğin günde 1-2 kadehi, haftada da 1-2 günü geçmemeye daima özen göstermeleri önerilir.

Soru: Alkol bağımlılığı hastalık mıdır?
Kişi her ne kadar kendi isteği ile kullanmaya başlasa bile bağımlılık düzeyine geldiğinde beyninde gelişen biyokimyasal olaylar sonucu artık kendi iradesinin dışında alkol kullanma arzusu ve davranışına sahip olmaktadır. Bu nedenlerden dolayı günümüzde alkol bağımlılığı tüm tıbbi otoritelerce bir hastalık olarak kabul edilmektedir. Ancak her ne kadar alkol bağımlılığının biyokimyasal bileşenlerinden bahsedilse de halen elimizde alkol kullanma arzusunu tamamen ortadan kaldıracak ilaçlar ve diğer tıbbi yöntemler mevcut değildir. Bundan dolayı hastalığın etkin bir şekilde tedavi edilebilmesi için psikoterapi ve sosyal yaklaşımlarda kullanılmaktadır.

Soru: Alkol bağımlılığının tedavisi hakkında neler söyleyebiliriz?
Alkol kullanımı fiziksel bağımlılık yaratabilir ve aniden bırakmak bazı kişilerde hayati tehlikeye yol açabilir. Bu yüzden bir bağımlı, alkolü bırakırken tedavi olması gerekli olabilir. Özellikle bağımlı kişilerin uzun süre alkolsüzlükleri sürdürebilmeleri için bir bağımlılık uzmanından yardım almaları önerilir.

Soru: Alkol tedavisi işe yarıyor mu?
Alkol tedavisinin işe yarayıp yaramaması uygulanan tedavi yöntemine bağlıdır. Her tedavi çeşidi eşit derecede etkili değildir. Genel olarak düzenli bir şekilde başlayarak sürdürülen uzun süreli tedaviler daha iyidir.  Şu anda çalıştığım Balıklı Rum Hastanesi Bağımlılık Tedavi Kliniğinde uygulanan 2 hafta süre ile yatarak ve sonrasında ayaktan bireysel ve grup tedavisi şeklinde programla takip ettiğimiz hastaların % 50-60 arası ayıklıklarını sürdürmektedir. Bu oran dünyadaki bağımlılık tedavi kliniklerinin tedavi başarısı oranları ile uyumludur.

Soru: Kimler alkol bağımlısı olmaya daha yatkındır?
Bugüne kadar ülkemizde yapılan epidemiyolojik bir çalışma olmamasına rağmen tüm dünyada değişik ülkelerde yapılan çalışmalar erişkin nüfusta her 10-20 kişiden 1’inin alkolü kötüye kullanmakta veya alkol bağımlısı olduğunu göstermiştir. Ancak, kadınlara nazaran erkekler daha çok alkol bağımlısı olmakta veya alkol ile ilgili problemler yaşamaktadırlar. Buna ek olarak, alkol problemlerinin oranı en yüksek 18-29 yaş arasındaki genç yetişkinlerde, en azı 65 yaşındaki ve üzerindeki yetişkinlerdedir.

Soru: Alkol bağımlısı olduğunuzu veya size yakın birinin alkolik olduğunu nasıl söyleyebilirsiniz?
Aşağıdaki kısa anketi yanıtlamak güzel bir başlangıç olabilir.
• Hiç içki içmeyi bırakmanız gerektiğini hissettiniz mi?
• Çevrenizdeki insanlar  içki içmenizi eleştirerek  sizi kızdırdılar mı?
• Hiç içki içmenizden dolayı kendinizi kötü veya suçlu hissettiniz mi?
• Sabahları hiç sinirlerinizi yatıştırmak veya mahmurluktan kurtulmak için ilk iş olarak içki içtiniz mi?
Bu sorulardan birine “evet” yanıtı vermişseniz olası bir alkol problemi ile karşı karşıyasınızdır. Birden çok “evet” cevabı mutlak bir problemin olduğunu göstermektedir. Eğer kendinizin veya tanıdığınız birinin alkol problemi olduğunu düşünüyorsanız hemen bir bağımlılık uzmanına başvurmanız çok önemlidir. Onlar bir alkol probleminizin olup olmadığına karar verecek ve eğer böyle bir probleminiz varsa size harekete geçmek için en iyi yolu önereceklerdir.

Soru:Eğer alkol kullanımı ile ilgili bir sorun yaşıyorsanız tamamen alkolü bırakmak yerine içmeyi azaltarak bu sorunu çözebilirmisiniz?
Bu sorunun boyutuna bağlıdır.Eğer alkol bağımlısı olarak teşhis edilmişseniz, yanıt “hayır” olacaktır. Araştırmalar kendi başlarına içki içmeyi bırakmaya çalışan hemen hemen tüm alkol bağımlılarının  başarısız olduğunu ortaya koymaktadır.Ama eğer bağımlı değilseniz sadece ara sıra alkol ile ilgili problemler yaşıyorsanız, içtiğiniz alkol miktarına kendiniz limit koyabilirsiniz.

Soru: Alkol problemi olan bir kişi nasıl yardım alabilir?
Eğer alkol probleminiz nedeni ile yardım almak istiyorsanız bu kitabın son bölümünde  ülkemizdeki bağımlılık tedavi merkezleri ve uzmanlarının iletişim bilgilerinden seçeneğiniz  ilgili birisi ile konuşabilirsiniz.

Soru: Eğer bir alkol bağımlısı yardım almak istemiyorsa, onu tedavi ettirebilmek için bir yol var mıdır?
Bu durum bağımlı kişinin çevresine bir meydan okuyuşu olabilir. Şiddet olayları ve hayati tehlike durumları dışında alkol bağımlısı kişi kendi isteğinin dışında tedavi olmaya zorlamamalıdır. Ama bu harekete geçmek için bir kriz anının beklenmesinin uygun olacağı anlamına gelmez. Klinik tecrübelerini temel alan birçok bağımlılık uzmanı bir alkol bağımlısına tedaviyi kabul ettirebilmek için yakınlarına aşağıdaki maddeleri adım adım uygulamalarını tavsiye ederler:
• Bütün kurtarma ve koruma görevlerine son verin. Genellikle alkol bağımlısının ailesi ve yakınları, içtiği alkolün neden olduğu davranışların oluşturabileceği olumsuz sonuçları için diğer insanlardan özür diler ve onu alkolle bağlantılı sıkışık ve rahatsız edebilecek durumlardan korurlar. Hemen, bu tip kurtarma önlemlerini almaktan vazgeçmek gerekir. Böylece bağımlı olan kişi alkol kullanmanın verdiği zararları daha iyi görmüş olur ve bırakmak için daha motive olabilir.
• Müdahale edeceğiniz zamanı iyi ayarlayın. Bağımlı kişi ile içtiği alkolün neden olduğu herhangi bir problem yaşandıktan kısa bir zaman sonra konuşmak için plan yapın. Örneğin, içtiği alkol nedeni ile aile içinde ciddi bir tartışma çıktığında veya alkolü iken bir kaza yaptığında harekete geçebilirsiniz. Ancak konuşacak zamanı iyi seçin ve muhakkak ayık durumda iken birebir konuşmayı tercih edin.Bu konuşma esnasında sizinde zihnen uygun olmanız gerekir. Yani bağımlı kişiye çok kızgınsanız ve sinirli iseniz konuşmayın.
• Açık ve özgün olun. Bağımlı kişiye onun ile  ilgilendiğinizi, kendisini sevdiğinizi, değer verdiğinizi, yardım etmek istediğinizi ve alkolü bırakması için destek vereceğinizi söyleyin. Alkolün sadece onun için değil her ikiniz için de sorun olduğunu örneklerle anlatın.
• Mektup yazın. Bağımlısı kişiler içtikleri alkolün oluşturduğu sorunlar hakkında  konuşulduğunda çoğu zaman savunucu bir tutum içinde olurlar ve iletişimden kaçarlar.Ancak özellikle kişinin yaşadığı alkol sorundan etkilenen başta çocukları olmak üzere aile bireylerinin kendisine yazacakları mektubu muhakkak okuyacaktır. Bu mektupta kendisinin sizin yaşamınızdaki önemine ve ona karşı hissettiğiniz sevgiye vurgu yaparak alkolü bırakmasını neden istediğinizi yazın.
• Sonuçları ifade edin. Bağımlı kişiye tedavi için yardım alırsa tüm sorunlarında yardımcı olacağınızı söyleyin. Tedavi olmazsa doğabilecek sonuçları ifade edin. Bağımlıyı cezalandırmadan, kendisi ile hiçbir faaliyete katılmayacağınızı belirtin. Bunlar, herhangi bir alkolle ilgili sosyal faaliyete kişi ile gitmeyi reddetmekten evden dışarı çıkmamaya kadar olabilir. Ancak uygulamak için hazır olmadığınız durumlarda tehdide başvurmayın.
• Yardım için hazır olun. Hastanızın tedavisi için nereye veya kime başvurabileceğinizi önceden tespit edin ve hatta hastanız için bir tedavi programı hazırlayabilmek amacıyla önceden bir bağımlılık uzmanı ile görüşün. Eğer bağımlı kişi yardım almak istiyorsa, hemen randevu almak için uzmanı arayın ve tedaviye ilk gidişte onunla birlikte gidebileceğinizi teklif edin.
• Bir arkadaşa başvurun. Eğer bağımlı kişi halen yardım almayı ret ediyorsa onunla konuşması için bir arkadaşından yardım isteyin. Daha önce alkol problemi yaşamış ve tedavi olmuş bir arkadaş daha fazla ikna edici olabilir ya da daha önce bu konu hakkında ön yargıları olmamış bir arkadaş bir fark yaratabilir. Bazen birden fazla kişinin birkaç kez müdahalede bulunması, alkol bağımlısının tedavi olmaya ikna edilmesi için gerekebilir.
• Sayılarda kuvveti bulun. Bir bağımlılık uzmanının yardımı ile aile, yakınlar ve arkadaşlardan oluşan bir grup alkol bağımlısını tedaviye yönlendirmek için birleşebilir. Böyle bir yaklaşım etkili olabilir ama muhakkak daha önce böyle bir çalışma yapmış uzmanın denetiminde yapılmalıdır.
• Destek alın. Adsız Alkolikler (AA) gibi alkolü bırakmış olan kişilerin oluşturduğu destek gruplarından yardım alın.

Soru: Hamilelik süresince, içki içmek güvenli midir?
Hayır. Hamilelik esnasında alınan alkol anne kanından plasenta yoluyla direkt bebeğin kanına geçer ve bebek kanındaki alkol miktarı anne kanındaki ile eşitlenir. Bu durumun bebekte  birçok zararlı etkileri olabilir. Annenin günlük aldığı alkol miktarı arttıkça bebekte istenmeyen durumların oluşma riski de artar. Hamileliğin erken dönemlerinde alınan alkolün direkt olarak anne rahmindeki embriyo üzerine olan etkisi düşüğe neden olabilir. Daha sonraki dönemlerde oluşanları ise zihinsel gerilik, organ anormallikleri, öğrenmede zorluk, hiperaktivite ve davranışsal problemlerine  sıralayabiliriz. Üstelik bu sorunların bir çoğu yetişkinlik dönemine kadar sürmektedir.  Hamilelik süresince alınan alkolün bebek üzerinde oluşturduğu en olumsuz etki, Fetal Alkol Sendromu adı verilen klinik durumdur. Bu sendromda anne rahminde iken bebekte oluşan gelişme geriliği,  büyüdükçe gözlenen çeşitli davranış bozuklukları, başta kalp olmak üzere bir çok organda görülen anomaliler, zeka geriliği, normaldışı yüz görünümü gibi bulgular vardır.

Henüz, tam olarak ne kadar alkol kullanımının bu sorunlara neden olduğunu kesin olarak bilmiyoruz. Hamilelik süresince alkol alan annelerin bebeklerinde doğumda hiçbir bulgu saptanmasa da büyüdükçe gelişme geriliği görülmekte ve bu durum iki yaşına geldiği döneme kadar gecikebilmektedir.Bu nedenle hamile kalmaya çalışan ya da hamile olan kadınların bu tür olumsuz durumları önleyebilmeleri için hiç alkol içmemeleri gerekmektedir.

Doç. Dr. Ayhan Kalyoncu/ Pisikiyatri Uzmanı
www.ayhankalyoncu.com

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

İlgili Yazı

Büyüklerin ve Çocukların Kızgınlığı Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Kızgınlık doğal bir duygudur. Kızma özgürlüğümüz her zaman olmalıdır. Kızgınlığımızı görmezden gelmemeli, yokmuş gibi davranmamalıyız. ...