Menu
Anasayfa » Köşe Yazıları » İç Hastalıkları Köşesi » Bahar Yorgunluğunun Nedenleri

Bahar Yorgunluğunun Nedenleri

Bahar yorgunluğu ya da bahar depresyonu; özellikle bahar mevsiminin başladığı günlerde birçok kişide görülebilen, genel bir bitkinlik, güçsüzlük ve enerji noksanlığı, isteksizlik, uykusuzluk, vücutta karıncalanma gibi belirtilerle seyreden bir rahatsızlık halidir.

Kışın soğuk ve güneşsiz günleri yavaş yavaş yerini baharın neşesine ve sıcaklığına terk ediyor. İşte bu hava ve mevsim değişikliği insan biyoritmini (insan vücudu hassas bir saat gibi bu değişikliklere uymaya çalışır) olumsuz etkiliyor. Bahar mevsiminde havadaki elektrik yükü artıyor.

Bu yük havada bulunan pozitif ve negatif yüklü iyonlar aracılığıyla taşınmaktadır. Bu taşıma dengesi bozuklukları iklim değişikliği dönemlerinde sıkça karşımıza çıkar. İnsanlarda yorgunluk belirtileri ve ruhsal sıkıntılara bile yol açarak rahatsızlık sebebi olurlar. Havadaki elektrik yükü şehirlerde ve de özellikle büyük şehirlerde daha fazladır.

Bu duruma bir de hava kirliliği, sanayi atıkları ve trafik yoğunluğu da eklenirse, kişilerdeki bahar yorgunluğu belirtileri daha da yoğun olarak yaşanır. Bahar ayının ve güneşin getirdiği rehavet duygusuna, stres ve gerginlik duygusu da eklenince insanda mevcut olan birçok hastalık da  negatif olarak etkilenmektedir (mide hastalıkları, asabi kolit rahatsızlıkları, koroner damar hastalıkları, depresyon ve panik ataklar v.s.). Meteorolojik değişiklikler insan vücudundaki su dengesini de negatif yönde etkiler.

Bahar yorgunluğunu tarif ederken;
a)    Kronik yorgunluk sendromu (hastalık belirtileri)
b)    Mutsuzluk yorgunluğu
c)    Bahar yorgunluğu
gibi üç grup hastalık belirtilerini birbirlerine yakın birçok bulguları olmakla beraber birbirinden ayırmak gerekir.

Bir kişi fiziksel olarak yorgunluktan, tüm eklem ağrılarından ve yataktan  yorgun kalkmaktan ya da gün içerisinde çabuk yorulduğundan bahsederken, bir başkası ruhsal ya da psikolojik yorgunluktan bahsedebilir. Yine vücudunda enerji azaldığından birçok aktiviteye katılma isteksizliğinden yakınan kişiler az değildir.

KRONİKLEŞMİŞ YORGUNLUK

Eğer bir yorgunluk aylarca sürüyorsa, hatta yatak istirahatı ile de geçmiyorsa müzminleşmiş (kronik) bir yorgunluk hastalığından bahsedilebilir. Öyle yorgunum ki demekle seyredebilen yorgunluk halini, kronik yorgunluk sendromundan ayırmak gerekir.

İster bahar yorgunluğu olsun ister diğer yorgunluk rahatsızlıkları olsun; yorgunluk birçok hastalık belirtilerini etkiler.
•    Kas ağrıları, omuz, sırt ve boyun ağrıları.
•    Yorgunlukla birlikte; konsantrasyon bozukluğu, neşesizlik, aşırı sinirlilik, hafıza zayıflaması ve uyku bozuklukları.
•    Yorgunluk hareketsizliğiyle birlikte aşırı yeme problemi şişmanlık olur ve de o da birçok rahatsızlığı negatif olarak etkiler.
•    Uyku ritmi bozukluğu; uykuya dalma güçlüğü bazen de aşırı uyuklama hali gibi.
•    Baş ağrıları
•    Stres ve ruhsal gerginliğe bağlı olarak barsak ve mide rahatsızlıkları. Bahar mevsiminde mide ve oniki parmak ülseri olanlarda hastalık nüksleri daha çok görülebilir.

Barsaklarda gaz, kabızlık ve ishal gibi düzensiz barsak hareketlerini beraberinde taşıyan, hassas bağırsak sendromu diye adlandırılan durum görülebilir.
Baharda daha çok görülen ve diğer yorgunluk rahatsızlıklarını arttıran durumları özetlersek;

•    Beslenme alışkanlığı bozuklukları, besinlerle yeterli miktarda vitamin, mineral alınmayan durumlarda yorgunluk tetiklenebilir.
•    Tembel bir yaşam biçimi de yorgunluk sebebi olabilir.
•    Tiroit bezinin çalışma düzensizlikleri özellikle bu bezin az çalışması yorgunluk belirtilerini artırır. Çünkü bu durumlarda hafıza zayıflaması, uyku eğilimi, adale ağrıları normalden fazla görülür.
•    Birçok enfeksiyon hastalığı , mikroplar ve ya virüslerle meydana gelmiş olsun, yorgunluk belirtilerini artırırlar.
•    Tansiyon, kalp hastalığı, alerji, nezle ve bazı ağrı kesici ilaçlarda yorgunluk belirtilerini artırırlar.
•    Tansiyonda sık sık inip çıkmalar, kan şekeri düşmeleri, gürültülü ortamlar, fazla sıcak ya da soğuk ortamlar, stresli iş ortamı, kirli hava gibi durumlar da yorgunluğa yol açabilir. Fazla katein, yoğun sigara kullanımı, aşırı alkol ve madde alışkanlıkları da yorgunluk tetikleyen durumlardır.

Bahar yorgunluğu yaşayan kişilerin durumu iş yerlerine de yansıyabilir. Ayrıca iş yeri yorgunluğu adı altında da çalışanların iş yorgunluğu ve taşıdıkları stres oranın da hissettikleri bazı rahatsızlıkları da söz konusudur. Dinlenmek için süre ayırmayan ve yüksek aktivite ile çalışanlarda iş yeri yorgunluğu daha fazla görülür. Yoğun bir tempo ile çalışanların masalarında bile uygulayabilecekleri gevşeme, relaksiyon teknikleri uygulamaları faydalı olur. Olaylara iyimser ve olumlu bakmak yorgunluk giderici bir ilaç olabilir.

Bahar yorgunluğu ve diğer yorgunluk durumlarında esas ve eşlik eden sebepleri belirleyip ona karşı önlem alınmalıdır. Eğer yorgunluk yaşayan kişilerde, durumu tetikleyici hastalıklar tespit edilirse onları önleyici tedaviye başvurulmalıdır. Kansızlık durumu varsa sebep belirlenip önlem alınabilirse yorgunlukta önlenmiş olur. Aile ve iş yerlerinde sosyal ve psikolojik problemler varsa, önlenmelidir.

Yorgunluk sorunu olan hastalarda B ve C vitaminlerinden, magnezyum, potasyum ve çinko desteğinden faydalanılır. Gevşeme egzersizlerinden yararlanılabilir. Meyve, sebze ve ağırlıklı beslenmeye ağırlık verilmeli, günlük içilen su miktarını 3 litre civarında tutulmalı, iyi ve kaliteli bir uyku düzenini sağlamak için stres azaltılmalıdır.

Sigara, alkol ve kafeinden mümkün olduğunca uzak durulmalıdır. Yorgunluğu gideriri ve rahatlatır düşüncesiyle aşırı alkole başvurmak yanlış olur. Yatarken alınan depresyon azaltan, uyku düzenleyen ve kas gevşeten ilaçlardan yararlanılabilir.

Prof. Dr. Koptagel İlgün
Acıbadem Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı
www.acibademhastanesi.com.tr

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

İlgili Yazı

Büyüklerin ve Çocukların Kızgınlığı Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Kızgınlık doğal bir duygudur. Kızma özgürlüğümüz her zaman olmalıdır. Kızgınlığımızı görmezden gelmemeli, yokmuş gibi davranmamalıyız. ...