Menu
Anasayfa » Köşe Yazıları » Böbrek Bağışının Önemi

Böbrek Bağışının Önemi

Türkiye’de yaklaşık toplam 45.000 son dönem kronik böbrek hastası bulunmaktadır.Son dönem kronik böbrek hastaları kendi sosyal yaşantılarındaki sıkıntılar ile birlikte, gerek ailevi yaşanan sosyal sorunlar ve gerekse tedavi giderleri ülkemiz açısından önemli boyutlardadır.

Son dönem kronik böbrek hastalarının yaşantılarını sürdürebilmeleri için iki seçenekleri bulunmaktadır;

Birincisi; hastaların böbreklerinin yaptığı işlevleri yapan diyaliz tedavisi( bu tedavi kendi içinde ikiye ayrılır; birincisi hemodiyaliz, ikincisi periton diyaliz) ki bu tedavi hastanın hayatta kalmasını sağlayan, ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırılmayan bir tedavi şeklidir.

İkincisi ise; en kaliteli ve en geçerli yöntem olan böbrek naklidir.

Diyaliz tedavileri çok pahalı bir tedavi yöntemi olup, (bir diyaliz hastasının yıllık tedavi masrafı yaklaşık 23.000$’dır.) hastanın ancak yaşamını idame ettirebilmesini sağlayabilir. Ancak hastanın diğer hastalıklara karşı bağışıklığı azaldığı için, yan etkileşimli hastalıklar nedeni ile de bir çok sıkıntı ve ek maaliyetler oluşur.Bu tedavi şekline sosyal yönden bakıldığında ise, hastanın tedavisinin kesin bir sonuca ulaşamayacağını bildiği için, psikolojik sorunlar yaşamakla birlikte, kendisinin üretkenlikten uzak olması ve ailevi açıdan da sosyal ve ekonomik yükler getirmesine neden olur.

Böbrek nakli; hastanın tedavisinde kesin bir yöntem olup, gerek sosyal ve gerekse ekonomik açıdan da çok tatminkar bir tedavidir.Böbrek nakli olan son dönem kronik böbrek hastası, kaliteli bir yaşama kavuşabileceği gibi, kendisi üretken bir seviyeye gelip, ailesinden yük kalkıp, tedavi masrafları da minimum seviyeye inebilmektedir.

BÖBREK NAKLİ İÇİN İKİ YÖNTEM BULUNMAKTADIR

Birincisi; hastanın 1.dereceye kadar akrabalarından bir böbrek alabilmesi, ikincisi ise; bir kaza sonucunda beyin ölümü gerçekleşmiş bir vatandaşın böbreğinin bağış sureti ile en uygun hastaya nakledilmesidir.

Böbrek naklindeki birinci yöntem olan canlıdan nakil, operasyonel masraflar açısından biraz daha maaliyetli olup, böbreğini verecek olan kişide, belirli kriterlerde sağlık sorununun olmaması gerekmektedir.

Beyin ölümü gerçekleşmiş, kadavradan nakilde ise; operasyonel masraflar daha uygun olup, nakil süreçleri daha kolay olabilmektedir. Bu nedenle bireylerin organlarını ölmeden evvel bağışlaması çok önem kazanmaktadır.

Kişilerin organları bağışlaması sureti ile yapacakları katkı, ülkemizde sosyal ve ekonomik açıdan çok büyük değerler yaratabilmektedir.

BÖBREK NAKLİ NASIL YAPILIYOR?

Böbrek nakli; hastanın 1.dereceye kadar olan akrabalarından, kendi rızaları ile tıbbi açıdan bir takım kriterlerin uygun olması halinde, gerçekleştirebilmektedir.Bu yöntemle yapılan böbrek nakli, hem alıcı hem de verici ile ilgili iki operasyon gerektirmekte olup, ameliyat sonrası bakımlarda her iki hasta açısından iki defa yapılmaktadır.

Beyin ölümü gerçekleşmiş ve organlarını bağışlayan kişilerden böbreğin nakli ise; bağışçının doku grubuna en uygun,ulusal bekleme sırasında bekleyen, son dönem kronik böbrek hastalarına, Sağlık Bakanlığı’na bağlı Ulusal Koordinasyon Merkezi’nin aracılığı ile gerçekleşmektedir.

Kadavradan böbrek nakillerinde, gerek bağışçıların sayısındaki artış ve gerekse sistem organizasyonu çok önemlidir.

TÜRKİYE’DEKİ BÖBREK NAKLİ MERKEZİ SAYSI?

Türkiye’de toplam 35 adet böbrek nakli merkezi olup, bunların 8 adedi özel, 27 adedi de devlet ve üniversite hastaneleridir.

Timur Erk
Türk Böbrek Vakfı Başkanı
IFKF (Uluslar arası Böbrek Vakıfları Federasyonu) Yürütme Kurulu Üyesi

www.tbv.org.tr

 

 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

İlgili Yazı

Büyüklerin ve Çocukların Kızgınlığı Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Kızgınlık doğal bir duygudur. Kızma özgürlüğümüz her zaman olmalıdır. Kızgınlığımızı görmezden gelmemeli, yokmuş gibi davranmamalıyız. ...