Menu

Dişeti Hastalıkları

Ağız sağlığı, dişlerin, dişleri saran dişeti dokusunun, dişleri destekleyen çene kemiği gibi sert dokuların, ağız boşluğunu kaplayan yanak, damak, ağız tabanı yumuşak doku örtüsünün, dilin ve salgı bezlerinin yapısal ve fonksiyonel bütünlüğüdür.

Hep beraber bu yapılar sindirim kanalının girişini yapar.
Hep beraber çiğnemeyi, hep beraber yutmayı sağlar.
Hep beraber konuşmayı gerçekleştirir.

Ağız, güzel görüntüyü sağlayan bir tablonun içindeki “resim” gibidir. Güzel bir görüntü psikolojiyi yükseltir. Koku ağız boşluğu içinde sık rastlanılan bir problemdir. Sosyo-psikolojik yanı etkiler.

Ağız boşluğunu örten yumuşak dokular, diğer bazı sistemik hastalıkların belirtilerinin görüldüğü özel bölgelerdir. Örneğin: deri hastalıklarında, otoimmun hastalıklarda, AIDS te, kan hastalıklarında, sindirim sistemini tutan hastalıklarda, diabette ağız içi belirtiler çok tipik olabilir.

DİŞ VE DİŞETİ SAĞLIĞININ BOZULMASI VÜCUTTAKİ DİĞER ORGANLARI ETKİLEYEBİLİR

Diş ve dişeti sağlığının bozulması vücuttaki diğer organları etkileyebilir. Dişler sürekli enfeksiyon odağı haline gelebilir ve  kalp, böbrek, eklemler gibi yapılarda önemli sağlık sorunlarına yol açabilen enfeksiyonlara kaynak olabilir. Peridontitisler ile kalp hastalıkları, akciğer hastalıkları, düşük doğum ağırlığı ve diabet gibi hastalıkların ilişkisi bulunmuştur

Sağlıklı Dişeti: Sağlıklı dişeti kanamaz. Dişlerin boyun bölgesini bıçak sırtı şeklinde sımsıkı sarar. Rengi açık pembe, yüzeyi mat ve kıvamı serttir.

Sağlığın Korunması: Sağlıklı bir ağız, dişler ve dişetlerine sahip olmak için, diş yüzeylerinde, dişetleri altında ve üzerinde biriken mikrobiyal dental plağın sabah-akşam bulundukları yüzeyden temizlenmesi gerekir. Mikrobiyal dental plak, tükürükten çökelen, ağızdan uzaklaştırılmaz ise, içinde hastalık yapıcı mikropların gelişip ürediği yapışkan bir tabakadır. Bu tabaka dişetlerinde kanamaya, iltihaplanmaya, süregelen bu iltihaba bağlı olarak dişleri destekleyen kemiğin erimesine ve sonunda dişlerin kaybına neden olur.

DİŞETİ HASTALIKLARI

Dişetlerine ve diş köklerini destekleyen çene kemiği ve bağ dokusuna ait hastalıklardır. Gingivitis ve Periodontitis olarak ikiye ayrılır.

Gingivitis:
Sadece dişi saran dişeti dokusunun iltihabıdır. İltihaplı dişeti kanar. Dişlerin boyun bölgesini sımsıkı sarma özelliğini kaybeder. Hacmi büyür, kenarları kalınlaşır, rengi kırmızı-mor, yüzeyi parlak ve kıvamı yumuşaktır. Bazı nadir durumlarda iltihaba bağlı olmadan dişetlerinde soyulmalar, ülserler ve sert kıvamlı büyümeler de görülebilir.

Periodontitis: Dişetleriyle birlikte dişleri destekleyen, kökleri çevreleyen kemik ve lifsel dokuların iltihabıdır. Gingivitis ilerler, kemik dokuya yayılır ve kemik erimesi olursa periodontitis olarak isimlendirilir.

Hastalıkların Görülme Yaşı:
Dişeti hastalıkları, çocuklar dahil her yaşta görülebilir

Hastalıkların Ana Nedeni:
Dişeti hastalıklarının ana sebebi, ağzın temizlenmemesi sonucu, dişlerin bütün yüzeylerinde ve diş-dişeti birleşiminde biriken, milyonlarca mikroptan meydana gelen ve mikrobiyal dental plak adı verilen birikintilerdir. Bu tabaka temizlenmezse, mikropların ürettiği zararlı maddeler dişetlerinde iltihaba ve dişleri destekleyen kemik dokusunun kaybına neden olurlar.

HASTALIKLARI ŞİDDETLENDİREN DİĞER NEDENLER

Bu nedenler, mikrobiyal dental plağın birikimini kolaylaştıran ve etkisini artıran ağız içindeki lokal veya savunma sistemini etkileyen genel vucut sağlığı ile ilgili sistemik faktörlerdir. Bu faktörler, mikrobiyal dental plağın hastalık yapabilmesi için gerekli şart ve ortamı hazırlarlar.

    Diştaşları
    Kötü yapılmış dolgular, protezler
    Diş sıkma
    Çeneler ve dişler arası ilişkilerin bozukluğu
    Tükürük yapısı
    Sigara
    Ağız solunumu
    Bazı ilaçların kullanımı
    Hormonal durumlar
    Diabet
    Stress
    Genetik ve yapısal özellikler
    Bazı kan, deri ve kemik hastalıkları

HASTALIKLARIN BELİRTİLERİ

    Dişetlerinde kanama, kırmızılık
    Dişetlerinde hacimce büyüme
    Dişetlerinde çekilme ve şekil bozukluğu
    Diş ve dişetinin birbirinden ayrılması
    Diş ve dişeti arasındaki doğal derinliğin artması (cep oluşumu)
    Diş boylarının uzaması
    Dişlerde hassasiyet, kamaşma
    Dişerin yer değiştirmesi, aralarının açılması
    Dişlerin sallanması


DİŞ VE DİŞETİ HASTALIKLARININ TEŞHİSİ

Hastalıklar, hekimin yapacağı klinik ve radyografik muayene ile teşhis edilir. Bazı durumlarda laboratuvar testlerine de ihtiyaç duyulabilir.

Dişeti hastalıkları, genellikle hastalara yoğun şikayet vermeyen ve farkedilmeden sinsice ilerleyen hastalıklardır. Çoğu durumda kişinin farkedebileceği tek belirti sadece kanama olabilir. Bu nedenle kişilerin 6 aylık düzenli hekim kontrolu yaptırması şarttır. Hastalıkların erken devrede yakalanması uygulanacak tedaviyi ve problemin kontrol altında tutulmasını kolaylaştırır.

DİŞ HASTALIKLARININ TEDAVİSİ

Hastalık derecesine göre her kişiye ayrı tedavi planı yapılır. Özellikle son yıllarda devreye giren ilaç, malzeme ve teknik imkanlar çok başarılı tedavi sonuçlarının alınmasını sağlamaktadır. Her hasta için belirlenen tedavi planı ne olursa olsun, dişeti tedavileri birbirini izleyen basamaklar halinde uygulanır.
Bu basamaklar:

    Başlangıç tedavisi
    Cerrahi Tedavi
    İdame ve Destekleyici Tedaviyi içerir.

Ayrıca her 3 tedavi basamağı sırasında mekanik işlemleri desteklemek amacıyla hastanın gereksinimlerine göre uygun antibiotik uygulaması yapılabilir.

TEDAVİ İŞLEMLERİ


Başlangıç tedavisi içinde:

Fırçalamanın ve dişlerin arayüz bölgelerinde temizliğin öğretilmesi
Diş ve kök yüzeylerindeki birikintilerin ortadan kaldırılması
Plak birikimini artıran ağız içi nedenlerin ortadan kaldırılması
Çiğneme kuvvetlerinin dengelenmesi

Cerrahi tedavi içinde:
Büyümüş ve şekli bozulmuş dişetlerinin düzeltilmesi
Anormal kas bağlantılarının düzeltilmesi
Dişleri saran dişeti miktarındaki yetersizliklerin tamamlanması
Kök yüzeylerinin kapatılması
Diş ve dişeti arasında yapışmanın tekrar sağlanması ve ceplerin normal boyutlarına indirilmesi
Hastalığa bağlı yıkıma uğramış kemiğin yeniden oluşturulması
Kaybedilmiş dişler yerine implant uygulanması ve ideal implant-yumuşak doku ilişkisinin sağlanması

İdame tedavisi içinde:

6 aylık kontrollarla tedavi sonunda elde edilen sağlığın devamlılığının sağlanması
Diş ve kök yüzeyi/implant temizliğinin yapılması
Hastanın ağız temizliği ile ilgili bilgilerinin tazelenmesi ve yenilenmesi
amaçlarıyla gerekli işlemler uygulanır.

AĞIZ BAKIMI

Ağız bakımı, mikrobiyal dental plağın bütün diş yüzeylerinden, diş-dişeti birleşiminden ve dişlerin arayüz bölgelerinden uzaklaştırılması işlemidir.

Dişler ve dişetleri orta sertlikte bir fırça ile sabah kahvaltıdan sonra ve gece yatmadan önce olmak üzere günde en az iki kere, 3 dakika süreyle fırçalanmalı ve dişlerin arayüz bölgeleri dişipi/arayüz fırçası gibi yardımcı araçlarla temizlenmelidir. 45 derecelik bir açıyla diş-dişeti birleşimine yerleştirilen fırça, aynı diş üzerinde 10-15 sn kalmak üzere eliptik titreşim hareketleriyle uygulanır.

Fırçalama, her çenede birbirini takip eden bir sıralama içinde, hiçbir diş atlamadan, dişlerin ön, iç ve çiğneme yapan yüzeylerinde sistematik bir şekilde yapılır. Arayüz temizliğinde, özel fırça ve diş ipleri kullanılarak dişler arasındaki boşluklar, dişlerin birbirine bakan ara yüzeyleri tüm birikintilerden arındırılır. Ayrıca dil yüzeyi de fırçalanmalıdır.

Düzgün ve düzenli bir şekilde gerçekleştirilen bu temel mekanik uygulamalar, fırçalamayı kolaylaştıran veya destekleyen ağızdaki ihtiyaca göre seçilecek kozmetik/ilaç etkili/koruyucu bir macun eşliğinde yapılabilir. Macun içeriğinin etkinliğinde esas olan, fırça kıllarının yaptığı mekanik temizliktir. Hiçbir kimyasal yardımcı ajan fırçalamanın yerine geçemez ve tek başına mikrobiyal dental plağı yapıştığı yüzeylerden uzaklaştıramaz.

Dişetlerinin ve dişleri destekleyen kemik dokusunun ömür boyu sağlıklı kalabilmesi ve tedavi sonunda elde edilen ortamın korunması için, hastanın kendisinin yaptığı ağız bakımı işlemleri, düzenli hekim kontrolları ve tedavileri çok önemlidir.

Prof. Dr. Bahar Eren Kuru
Marmara Üniversitesi, Dişhekimliği Fakültesi
Periodontoloji Anabilim Dalı Başkanı

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

İlgili Yazı

Büyüklerin ve Çocukların Kızgınlığı Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Kızgınlık doğal bir duygudur. Kızma özgürlüğümüz her zaman olmalıdır. Kızgınlığımızı görmezden gelmemeli, yokmuş gibi davranmamalıyız. ...